40 YIL ERBAKAN DÜŞMANLIĞI YAPAN DİNİ ÇEVRELERİN HEDEFİNDE ŞİMDİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VAR!

40 Yıl Erbakan Düşmanlığı Yapan Dini Çevrelerin Hedefinde Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan Var...

10 Mart 2018 Cumartesi 21:21 < GÜNDEM


Mesud Akgül

Türkiye'de 1923 hile rejimi ve köle düzeniyle alıp veremediği olmayan; zalimle mücadele etmek gibi bir ideali bulunmayan; hakkı üstün tutma, haktan yana olma gayesi taşımayan; Cihad ibadeti nedir bilmeyen; İslam'ı devlet kılma ve devletin Müslümanlar tarafından yönetilmesi fikrine uzak irticai bütün dini örgütler ile sözde din adamlarının bu ülkede en büyük düşman edindikleri lider Erbakan'dı!

40 yıllık siyasi hayatında her zaman Erbakan'a karşı küresel güç Siyonizm'in kontrolündeki rakip lider ve partileri destekleyen gelenekselleşmiş din temsilcilerinin yeni hedefinde şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan var!

Ülkemizdeki tüm tarikat, cemaat ve dini yapılanmaların Erbakan düşmanlığı altında yatan gerçeği anlamak için Kuran'da hayatları ve mücadeleleri anlatılan Peygamberlerin kıssalarından alınacak mühim dersler var.

Öncelikle yüce Allah hiçbir din adamından Peygamber seçmemiştir! Seçimini din bilginlerinden yana yapmamıştır!

Din adamı sıfatını taşıyan tek bir Peygamber yoktur!

Aksine bütün peygamberler meslek sahibi olan kişilerden seçilmiştir!

Yani Allah'ın en seçkin kulları, Allah'ın hak dininin emirlerini ve yasaklarını insanlara tebliğ ederken bunu din adamı kisvesiyle yapmış değillerdir!

Peygamberler terziydi, çiftçiydi, marangozdu, tüccardı, çobandı, doktordu, Kraldı, sihirbazdı, demirciydi ama bir tanesi bile din adamı değildi!

Bir diğer Kuran-i hakikatte şudur ki yaşadığı dönemde din adamı olup hak Peygambere iman edip teslim olmuş tek bir kişinin varlığından bile Kuran'da bahsedilmiyor.

Aksine Kuran-ı Kerim Belam diye nitelediği hak Peygamberlere kurulu rejim adına düşmanlık eden din bilginlerinden bahseder.

Ve yüce Allah hakkı üstün tutmayan, haktan yana olmayan, hak hakim olsun diye Cihad etmeyen zalim rejim işbirlikçisi din adamlarına yönelik Kuran'da, " Kitap yüklü merkepler" şeklinde hakaret içerikli aşağılayıcı bir tanımlamada bulunmuştur.

Peki, normal şartlarda Peygamberlere ilk tabi olması gereken din adamları neden tam tersi bir tutum takınıp düşmanlık etmişlerdir?

Çünkü bütün Peygamberler hakim geleneksel din anlayışına karşı Allah'ın gerçek hak dininin emirlerine ve yasaklarına uyulması gerektiğini topluma tebliğ etmişlerdir.

Yani hak Peygamberler aynı zamanda bir müceddid gibi vazife görerek içtihad ve tecdid yapmışlardır.

Kurulu zalim sistemlere itaat etmeyi benimsemiş geleneksel batıl din anlayışını hak Peygamberler içtihad ve tecdid yöntemiyle yıkmaya, ortadan kaldırmaya çabalamışlardır.

İşte bu yüzden topluma hakim olmuş geleneksel dinin temsilcileri olan din tacirleri hak Peygamberle bile bile düşmanlık etmişlerdir.

Haktan sapmış, uzaklaşmış, çürümüş ve kokuşmuş din zihniyetinin müsebbibi olan, "Kitap yüklü merkepler" elde ettikleri toplumsal itibarlarını, saygı gören konumlarını, yönetim erkindeki ayrıcalıklarını kaybetmek korkusuyla dini her türlü batıldan, hurafeden, tağuttan kurtarıp özüne, aslına döndürmek için içtihad ve tecdid yapan Peygamberlere karşı insanları kışkırtmışlardır!

Batıl geleneksel din anlayışı nedeniyle insanların cehaletinden yararlanıp kendilerini adeta putlaştıran, ilahlaştıran irticai din bilginleri gerçek hak din uygulanmaya başladığında elde ettikleri ne varsa şan/şöhret, itibar, mal/mülk, saltanat, maddî çıkar, servet bunların tümünü kaybetme korkusuyla hak Peygamberlere karşı zalim kurulu düzenin devlet otoritesiyle işbirliği yapmışlardır.

"Kitap yüklü merkep'lerin" hak Peygamberlerin davetine karşı çıkarken kullandıkları retorik Kuran'da şöyle anlatılmaktadır: " Biz atalarımızın dinini terk edip sizin dininize mi girelim?"

Bugün de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın içtihadı hükümlerin yenilenmesi ve güncellemesine yönelik haklı, doğru ve isabetli çağrısına karşı çıkanların argümanlarına bakıldığında, "Kitap yüklü merkeplerin" kullandığı dille birebir aynı olduğu rahatlıkla anlaşılabilir!

Bütün Peygamberlerin getirdiği tek din vardır o da İslam'dır.

Ancak Peygamberlerin dini tek bile olsa şeriatları farklılık göstermiştir.

Bu farklılığın kaynağı içtihad ve tecdiddir!

Yani her Peygamber yaşadığı çağın ihtiyaçlarına, sorunlarına çözümler üreten; uygulanabilir, yaşanabilir, tatbik edilebilir olan; gettolara hapsedilmiş yalnızca marjinal kesimlere hitap eden değil tüm insanlığı kucaklayıcı ve kuşatıcı bir hak dinin savunuculuğunu yapmışlardır.

Bu mücadelelerinde en büyük rakipleri veya karşıtları da geleneksel ritüellerden ibaret dinin temsilcileri olan din bilginleri olmuştur.

Hz. Peygamber son Peygamberdir.

Ancak hayat, yaşam ve zaman durağan değil akışkandır.

Bu akışkanlık beraberinde değişimi, dönüşümü, ilerlemeyi topluma ve kainata dayatır.

Zamanla insanlar değişir...
Alışkanlıklar değişir...
İhtiyaçlar değişir...
Sorunlar, problemler değişir...
Ekonomi, ticaret değişir...
İlim, teknoloji, bilim değişir...
Fen ve Teknik değişir...
Hayat ve yaşam standartları değişir...

İslam'ın bu değişime, dönüşüme motor, römorkör vazifesi görmesinin yolu ise içtihad ve tecdiddir!

İçtihad ve tecdid olmazsa İslam hayatın ve yaşamın dışına itilir. Hayatı ve yaşamı yöneten baş aktör, temel öğe, ana etken ve dayanak olmaktan çıkar!

Her mevsimi geldiğinde ağaçlardan elde edilen meyveler insanlar tarafından kurutulur, reçeli yapılır. Bu kurutulmuş meyveler taze meyvelerin yerini tutar mı?

Tutmaz!

Ta ki mevsimi geldiğinde yeni meyveler dalında olgunlaşıncaya kadar kurutulmuş meyvelerle insanoğlu idare eder.

İşte Kuran ve sünnet esaslı yapılan içtihadlar da kurutulmuş meyve gibi zamanla son kullanım tarihini doldurur.

Mevsimi geldiğinde dalında olgunlaşmış yaş meyveler koparılmalı ve yeni kurutulmuş meyveler yâni içtihatlar yapılmalı!

Geleneksel, donuklaşmış, ruhsuz, cansız, içi saman dolu dini anlayışının otoritesi olan ruhban sınıfı, "Ekmeklerinden olma" tehlikesi sebebiyle hak Peygamberlere nasıl düşmanlık ettilerse benzer kaygılarla çağdaş BELAMLAR Erbakan'a da muhalif oldular!

Aynı din tacirleri, din bezirganları ve merdiven altı batıl din bilginleri aynı, "Kitap yüklü merkepler" gibi, "Ekmeklerinden olma" endişesiyle Cumhurbaşkanı Erdogan'a da saldırıyorlar!

Ancak bu sefer kaybedecekler!

İlahî irade ve zamanın ruhuna kimse direnemez!

O.G.


 ERBAKAN, İSLAMDA İÇTİHADIN ÖNEMİNİ ANLATIYOR - TIKLAYIN 
 ALLAH'IN KUR’AN'DA, "KİTAP YÜKLÜ MERKEPLER" ŞEKLİNDE HİTAP ETTİĞİ DİN TACİRLERİ KİM? - TIKLAYIN 

 

Etiketlermesut saray erbakan
YORUM EKLE
    YORUMLAR
DÖVİZ KURLARI
USD 5.3448     EURO 6.0757     IMKB 91074     ALTIN 214,385    
ELAZIĞ ⇓
İmsak 06:00
Güneş 07:29
Öğle 12:26
İkindi 14:50
Akşam 17:11
Yatsı 18:34