Bekir Hazar

10 Mart 2016 Perşembe 07:54 DİĞER KÖŞE YAZILARI

HİLAL, AYYILDIZLA BULUŞUYOR

Ağlıyorlar, zırlıyorlar, dövünüyorlar...
Bir tek yerlerde tepinmedikleri kalıyor. Bahsettiklerim, İngiliz basınının tüm köşelerinde kalem tutan eller. Mülteci kriziyle başlayan süreçte AB-Türkiye arasında anlaşmanın kapısına gelinmesine en büyük öfke İngiltere'den yükseliyor. "Türkiye'ye vizeler kalkacak, AB'ye gireceğiz" diye adamların neredeyse bir yerleri yırtılıyor.
Ankara'yı mültecileri kullanarak şantaj yapmakla suçlayıp, paralel yapıyı korumaya kadar gidiyorlar.
Londra'daki sahtekar ve beyinsiz kalemler, Cumhurbaşkanımız'a en ağır ifadeleri yöneltiyorlar. Dün "Erdoğan'ın Türkiyesi ile anlaşma kaçınılmaz" diye başlıklar atıyorlar. Ardından "Çaresiziz" manşetleriyle ağıtlar yakıyorlar. "Kartlar dağıtıldı, tüm aslar Ankara'nın elinde" diye yazıyorlar. Hatta Telegraph gazetesi yazarı Con Coughlin "Türkiye'nin AB üyeliği konusunda kozlar bugüne kadar Brüksel'in elindeydi. Şimdi masalar ters döndü" diye gözyaşı döküyor.
Başınıza o masalar kadar taş düşecek inşallah. Tam iki yıldır bu sütunlarda insanlık dramının yaşandığı Suriye'de krizin ters dönüp, Avrupa'yı vuracağını yazıyorum.
Ekranlarda Suriye krizinin hızla bizi AB üyeliğine götüreceğini yazıyorum. İngilizler dahil tüm Avrupa öküzün trene baktığı gibi izlediler Suriye'deki iç savaşı. Türkiye'nin tampon bölge dahil tüm taleplerine topyekün karşı durdular. Yıllarca Suriye'deki kaosa müdahale için bir uçak bile göndermediler.
İç savaş hoşlarına gitti aslında. Müslüman Müslüman'ı boğazlıyor, kesiyordu. Times muhabirini Irak'a gönderiyor "İşte DAEŞ'in korkulu rüyası Ebu Azrail" diye röportaj yayınlıyordu. Sosyal medyada Ebu Azrail olarak meşhur olan Iraklı Şii askeri gururla okuyucularına tanıtıyordu. "İşte DAEŞ'in başına 1 milyon dolar ödül koyduğu adam" diye sunuyordu. Asıl adı Falih el Rubaey olan Ebu Azrail, DAEŞ'li bir teröristi yakıp vücudunu keserek parçalara ayırmış, video görüntülerini sosyal medyada yayınlamıştı. Times Ebu Azrail'e "Ünlü olmak nasıl?" diye soruyordu. Sırf bu soru için Irak'a muhabir gönderiyordu. Adeta zevk alıyorlardı insan yakma ve kesme olayından.
Ortada tam bir İngiliz kafası vardı. İslam coğrafyasında kim kimin kafasını keserse, onlar için harikaydı. Onun için Iraklı Şii'ye "Beyefendi kafa kestiniz, ünlü olmak nasıl bir duygu" diye soruyorlardı. DAEŞ'i de bölgeyi yangın yerine çevirdikleri için çok seviyorlardı. Bunu nereden çıkarıyorsun diye sorabilirsiniz. Birincisi tam 100 yıl önce aynı olayları, ektikleri fitne tohumları ile Osmanlı coğrafyasında çıkardılar. İkincisi Kraliçe Elizabeth'e ait devletin resmi yayın organı BBC, DAEŞ'e hala "TERÖR ÖRGÜTÜ" diyemiyor. Dünkü internet sayfasında DAEŞ terör örgütünden "CİHATÇILAR " diye bahsediyor. Bu kelimeyi özenle seçiyor Kraliçe'nin yayın organı. İngilizler işte böylesine sinsi bir millet. Türkiye'ye vizelerin kalkması onun için en çok onları rahatsız ediyor.

Yazının devamı için tıklayın >>
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 03:15
Güneş 04:58
Öğle 12:26
İkindi 16:18
Akşam 19:41
Yatsı 21:17
DÖVİZ KURLARI
USD 4.7878     EURO 5.6116     IMKB 101090     ALTIN 200,828