ERBAKAN'I SAADET PARTİLİLERE KARŞI SAVUNMAK!

Mesud Akgül'ün yazısı... 13 Şubat 2018 Salı 10:07


Mesud Akgül

Erbakan hayatta iken yanımızdaki Yahudi odakların içine sızmayı başardığı sermaye, medya, siyaset, bürokrasi, dini tarikat ve cemaatler ile akademik kesimlerin her Allah'ın günü şiddetli saldırıları ve kara propagandalarının tehdidi altındaydı.

Tamamen uydurma, yalan, illüzyon, algı operasyonlarından ibaret olan saldırı kampanyalarına karşı Erbakan'ın hakkını, hukukunu savunması gereken kendi teşkilatı ile tabanı bırakın savunmayı, karşı atağa geçmeyi; düşmanların, karşıtların attıkları iftiraları birer hakikatmış gibi sahiplenip Erbakan karşıtlığı için kullanıyorlardı!

Vefatından sonrada değişen hiçbir şey olmadı!

Sözde Erbakan'ın 40 yıllık en yakın dava arkadaşları diye bilinen Ak Saçlı ekip, vefatı sonrası Erbakan düşmanlığı yapmaya başladılar.

Erbakan'a şeytanı bile utandıracak iftiralar yönelttiler.

Hakeretler ettiler.

Hakkında karalama kampanyası başlattılar.

Erbakan ailesini teşkilattan dışladılar.

Teşkilatlarda Erbakan ailesi fertlerine muhabbet besleyenleri bile barındırmadılar.

Erbakan hayatta iken kimi hangi ilde hangi göreve getirmişse onu tespit edip teşkilattan kovdular.

Eskiden Erbakan'ı içerideki ve dışarıdaki Siyonist Yahudi mahfillerin suçlamalarına, saldırılarına karşı El-aziz gazetesi olarak biz sahiplenip savunurduk!

28 Şubat, AK Parti kuruluş sürecinin öncesi ve sonrasında yaşananlar, Numan Kurtulmuş ve Ak Saçlıların ihaneti buna şahittir.

Ancak Erbakan vefat ettikten sonra Yahudi kesimlerde Erbakan düşmanlığı bitti.

Ama bu sefer Erbakan düşmanlığı bayrağını sözde 40 yılık dava arkadaşları teslim aldı!

Yaklaşık 7 yıldır El-aziz gazetesi olarak Erbakan'ın hakkını, hukukunu kime karşı savunuyoruz?

Saadet Partisi kabuk yönetimi ve tabanına karşı!

Erbakan'ın hakkını, hukukunu Saadet Partililerin saldırı, haksızlık ve edepsizliklerine karşı savunuyoruz.

Bu ne demek biliyor musunuz?

Hz. Peygamberin ölümünden kısa bir süre sonra onun mübarek soyundan gelen Al-i Beyt fertleri bizzat Kainatın Efendisini hak peygamber olarak tanımış, tebliğ ettiği dine inanmış ve O'nun ümmeti olduğunu iddia eden Müslümanlar tarafından türlü türlü zulümlere, haksızlıklara, iftiralara uğradılar!

Hz. Hüseyin ve aile fertleri bizzat Müslümanım diyenler tarafından katledildiler.

Kerbela'da Hz. Peygamberinin soyuundan gelen 72 kişi hunharca öldürüldü.

Kim yaptı bu cinayeti?

Müslümanlar!!!!

Erbakan'ın vefatı sonrası da Milli Görüşün Kerbela süreci başladı!

Bu süreçte yaşanan haksızlıkların, zulumlerin, iftiraların ve kahpeliklerin altında yine Müslümanların imzası var!

Kerbela'da olduğu gibi Hz. Hüseyin ve ailesi dönemin Müslümanları tarafından ne kadar yalnız ve sahipsiz bırakıldılarsa; Erbakan ve ailesi de o kadar desteksiz ve kimsesizliğe terk edildi.

Kerbela'da başrolde siyasi hırsının esiri, kölesi ve uydusu olmuş Müslümanlar vardı!

Erbakan'a atılan iftiraların arkasında da siyasi ikbalinin derdinde olan, riyaset hırsıyla yanıp tutuşan, makam/ menfaat düşkünü Müslümanlar var!

Yani tarih tekerrür etmeye devam ediyor!

O.G.