ERBAKAN VAKFI VE AKINCILAR DERNEĞİ’NİN KUDÜS AÇIKLAMASI

Erbakan Vakfı Ve Akıncılar Derneği’nin Kudüs Açıklaması...

07 Aralık 2017 Perşembe 09:20 < GÜNDEM


Kudüs’ün ABD Başkanı Trump ve İsrail Yönetimi Tarafından Başkent İlan Edilmesine Yönelik ERBAKAN VAKFI Elazığ Gençlik Kolları    
 
Basın Açıklaması
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
 
“Yüce Rabbimizin Kuran-ı Kerim’de, İsra Suresi 1. Ayet-i Kerime’de ‘’Bir kısım ayetlerimizi kendisine gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.’’ diye buyurarak Kutsal kıldığı, Hz. Peygamber’in Hadis-i Şerif’inde ‘’Ziyaretler ancak üç mekana yapılır. Mekke’deki Mescidu’l Haram’a, Medine’deki benim bu mescidime (Mescid-i Nebevi’ye) ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya.’’ diyerek müjdelediği Kudüs (Beytu’l Makdis) ve Mescid-i Aksa yıllardır gözlerimizin önünde işgal ediliyor. Kudüs ve Mescid-i Aksa ki, Hicret’in 16. Ayına kadarki süreçte, 14 yıl boyunca, Hz. Peygamber’in ve Müslümanlar’ın kıble olarak yöneldiği yerdir.

Tarih boyunca birçok Peygambere ev sahipliği yapan ve Tevhid dini ve inancının merkezi olan, Efendimiz Aleyhisselatu Vesselam’ın İsra ve Miraç mekanı olan Kudüs biz Müslümanlar için daima kutsaliyetine inandığımız bir beldedir. İslam tarihinde ilk olarak 638 yılında Hz. Ömer döneminde fethedilen Kudüs, 1099 yılına kadar İslam beldesi olarak kalmıştır. 1099 yılında Haçlı ordularınca işgal edilen kutsal Kudüs, 88 yıl boyunca 1187 yılına kadar boynu bükük kalmıştır. Büyük İslam kumandanı Selahaddin Eyyubi 1187 yılında bu işgale son vermiş ve Kudüs’ü tekrar İslam beldesi haline getirmiştir. Bu şekilde 63 yıl Eyyubiler, 264 yıl Memlükler yönetiminde kalan Kudüs 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilmiş ve tam 400 yıl boyunca ecdadımız Osmanlı tarafından bir barış şehri olarak temsil edilmiştir. Hem Hz. Ömer ve Selahaddin Eyyubi dönemleri hem de Osmanlı süreci Kudüs tarihi’nin en huzurlu dönemleri olarak kayıtlara geçmiştir. Ancak 1918’de Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle başlayan İngiliz işgali adım adım Kudüs’ü Siyonistlerin kontrol ettiği bir mekan haline getirmiştir.

1897 yılında Siyonist ideolog Theodor Herzl’in başkanlığında Basel’de toplanan 1. Siyonist Kongre tarafından alınan kararlar doğrultusunda, İngilizler Filistin’e Yahudi göçleri başlatmış ve Filistin’de Yahudilerden müteşekkil olan birtakım işgal örgütlerini kurmuştur. Haganah çetesi, Stren çetesi ve İrgun Çetesi olarak anılan bu terör örgütleri Filistin halkına yönelik sistematik işkenceler ve soykırımlar uygulamıştır. Bölgenin nüfus yapısı bu soykırımlar ve Yahudi göçleri yoluyla değiştirilmiş ve 14 Mayıs 1948’de işgalci İsrail devleti ilan edilmiştir. Her geçen gün artan işgaller vasıtasıyla İsrail haritasını sürekli genişletmiş ve adım adım Siyonistlerin hayali olan Büyük İsrail’e giden yol açılmıştır.

Kurulduğu günden beri ABD’nin sınırsız desteğini alan, bugün pervasızca, hiçbir uluslar arası anlaşmayı tanımadan, yaşayan Filistin halkının egemenlik haklarını çiğneyerek yoluna devam eden İsrail maalesef bölge ülkelerinden ve Müslümanlardan gereken cevabı bir türlü alamamıştır. Filistin meselesi ne ABD, ne Rusya ne de Avrupa Birliği’yle çözüme kavuşturulamaz. Çünkü bu ülke ve birliklerin yönetimleri Siyonistler lobiler tarafından etrafı çevrilmiştir ve bundan dolayı Filistin ve Kudüs sorununda hiçbir gerçekçi adım atılamamaktadır. Özellikle Amerika’da yönetim ister Demokrat ister Cumhuriyetçi olsun, adı ister Truman ister Bush isterse de Trump olsun ABD yönetimleri asla İsrail aleyhinde adım atamazlar.

Dolayısıyla ABD başkanı Trump’ın Kudüs’ü başkent ilan edip, ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma fikri yeni oluşan bir durum değildir. Zaten, ABD yönetimlerinin 1995’teki Kudüs Büyükelçilik Yasası’na göre Tel Aviv’deki elçiliği Kudüs’e taşıması öngörülüyordu. Ancak bu yasa, 22 yıldır Bill Clinton, George Bush ve Obama yönetimleri tarafından ‘’ulusal güvenlik’’ gerekçesiyle erteleniyordu. Bundan dolayı Donald Trump sadece malumun ilanını göstermiş oldu.
Diğer taraftan Müslüman ülke yönetimleri büyük ölçüde İsrail ile müttefik olmuş, en büyük silah ve ticaret anlaşmalarını imzalamış ve yıllardır süregelen işgale karşı göstermelik bazı söylemlerden öte adım atamamışlardır. Edebiyat ve siyaset kürsülerinden atılan İsrail karşıtı söylemler maalesef Türkiye başta olmak üzere tüm bölge ve Müslüman ülkelerinin acizlik ve ikiyüzlülüğünü ortaya koymaktadır. Siz istediğiniz kadar Kudüs’ün başkent ilan edilmesine karşı çıkın, eğer İsrail ile yaptığınız sözde barış anlaşmasında Kudüs’ü başkent olarak kabul ederseniz buna Siyonist yönetim güler geçer. Buna benzer durumlar maalesef pek çok Müslüman ülke yönetimlerinin hastalığı ve teslimiyeti haline gelmiştir.

Bizler Erbakan Vakfı Gençlik Kolları olarak, Milli Görüşçüler olarak buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz ki:
“Bırakın İsrail ile Mavi Marmara’nın Tazminatının Usulüne ilişkin anlaşma imzalayıp burada Kudüs’ü başkent olarak tanımayı, biz Tel Aviv’i bile tanımıyoruz. Biz İsrail’i bir devlet olarak görmüyoruz. İsrail ancak masumların kanı üzerine kurulu bir işgal ve TERÖR devletidir. Hem Türkiye’de hem de tüm Müslüman ülkelerde, yönetimlere çağrımız şudur: Derhal İsrail’i tanımaktan vazgeçin. Yaptığınız tüm anlaşmaları feshedin. İnancınızın gereğini yapın. Ecdadınıza layık olun. Hz Ömer’in yolundan, Selahaddin Eyyubi’nin izinden gidin Osmanlı’nın torunlarına uygun davranın. Unutmayın! İsrail ancak güçten anlar!..’’ve inşallah gün gelecek İSRAİL’i haritadan sileceğiz ve sabah namazını Özgür Mescid-i Aksa’da kılacağız.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi hepimizin ve tüm inananların üzerine olsun.”

ERBAKAN VAKFI Elazığ Gençlik Kolları Başkanı-Enes GÜLÜMSER

AKINCILAR DERNEĞİ 2.BŞK.MEHMET ERTUĞRUL KUDÜS AÇIKLAMASI
 
"Bir yandan gönül coğrafyamıza ölümler yağdırılırken bir yandan da kutsallarımız çiğnenip topraklarımıza el uzatılmaktadır.

Hadsizliğin, saldırganlığın ve hukuksuzluğun geldiği son nokta olarak siyonizmin bu devirdeki kullanışlı piyonu Trump aracılığıyla ilk kıblemiz Kudüs'ümüzü işgalci İsraillilerin Siyonist emelleri doğrultusunda başkent ilan etme cür'etinde bulunmuşlardır.
 
İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'da Hakkın daveti ezan susturulmaya çalışılırken; avluda savunmasız erkek ve kadın kardeşlerimiz şehit edilirken bu mezalimi dillendirmenin dahi antisemitizm olarak yaftalanması güçlünün haklı olduğu çarpık uluslararası hukuk ve siyaset sisteminin sonucudur. Müslümanlar hunharca katledildiğinde sessiz kalan güçlünün haklı olduğu bir Uluslararası Hukuk Sisteminin ve onun ikiyüzlü kullanışlı araçlarını AKINCILAR DERNEĞİ Olarak ret ediyoruz.
 
Filistin'de, Suriye'de, Mora'da, Cezayir'de, Doğu Türkistan'da, Etiyopya'da, Bosna'da, Arakan'da yaşanan kıyımlar gözümüzün önünde iken terör ve İslam dininin aynı cümlede zikredilmesinin vahşi ve saldırgan bir medeniyetin kullandığı bir algı aracı olduğunu çok iyi biliyoruz. Sömürgeci ülkeler ırkçı Siyonizm ideası merkezinde ilkel, barbar ve bencilce daha fazla tüketim ve İslam düşmanlığı motivasyonları ile yeni bir küresel sömürge düzeni kurmak amacıyla dünyayı çıkmaz bir yola sürüklemektedir. Tüm dünyaya hatırlatmak isteriz ki,
 
Türkiye tarihin kendisine yüklediği kutsal misyonunu ifa edecek; okyanus ötesinden iftira, tiyatral operasyonlar ve karalama kampanyalarıyla engellenmek istense de din, dil ve ırk ayrımı göz etmeksizin tüm mazlumların hakkını savunmaya daha gür sesle devam edecektir.
 
Kendilerini dünyanın efendisi, dünyanın diğer kalanını da kölesi olarak gören; kendisinden başkasına yaşam hakkı tanımayan bencil, vahşi ve saldırgan medeniyetin mensuplarını insanlığa davet ediyoruz"
 
HZ.Ömerler’in, Selahattin Eyyubiler’in,Yavuz Sultan selim ve Abdulhamid Hanlar’ın Tükendiğini ve zulmün payidar olacağını sananlar er veya güç ne kadar yanıldıklarını anlayacaklardır.
 
Mescidi haram ve mescidi nebeviden farklı değildir.KUDÜS Bize Peygamberimiz Hz.Muhammed’in,Hz İbrahim’in,Hz.Davut’un,Hz.Süleyman’ın Hz.İsa’nın emanetidir.
 
İslam Dünyası Kırmızıçizgisinin çiğnendiği bu oldu bitti karşısında asla sessiz kalmayacaktır 
 
ABD ve İsrail'in "kanlı ortaklığı" ve işgal planları devam etmektedir. "Kudüs'le ilgili böyle hadsiz ve hukuksuz bir tasarruf ABD'yi de İsrail'i de hiç ummadıkları bir neticeyle karşı karşıya bırakacaktır." 
 
"Kadim bir İslam şehri ve Müslümanların ilk kıblesi olan Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak nitelendirmeninABD'nin bu coğrafyadaki tüm varlığının ve ilişkilerinin ciddi bir biçimde sorgulanacağı yeni bir süreci başlatacaktır" "Kudüs bizim onurumuzdur, iffetimizdir. Kudüs, Müslümanlarındır ve ebediyen Müslümanların kalacaktır."
 
Biz AKINCILAR Derneği olarak ABD’yi İSRAİL’İ Ve yandaşlarını nefret ve şiddetle kınıyoruz ve diyiyoruz ki ZAFER İNANANLARINDIR.”
 
AKINCILAR DERNEĞİ 2. BAŞKANI-MEHMET ERTUĞRUL

TRUMP, İSLAM ÂLEMİNİ DEĞİL İSRAİL’İ ATEŞİN İÇİNE ATTI. TEPKİLER DE BU YÜZDEN - TIKLAYIN 

238 defa okundu.
Etiketlererbakan vakfı elazığ akıncılar derneği
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:58
Güneş 07:27
Öğle 12:26
İkindi 14:49
Akşam 17:11
Yatsı 18:34
DÖVİZ KURLARI
USD 3.8638     EURO 4.5501     IMKB 109330     ALTIN 155,894