FUTBOL HALKLARI BİRLEŞTİRİYOR

Sağlık ve inşaat sektöründe Elazığ'ımıza yatırımları olan Elazığspor İkinci Başkanı Op. Dr. Ali Şekerlisoy, "Spor özellikle de futbol ülkemizde insanları birleştirici bir rol oynamıştır. İnsanları zararlı ayrımcılıktan kurtarmıştır" dedi.

19 Mayıs 2010 Çarşamba 23:46 < RÖPORTAJ

Elazığspor İkinci Başkanı Op. Dr. Ali ŞEKERLİSOY ile Elazığspor’u konuştuk…

FUTBOL HALKLARI BİRLEŞTİRİYOR

Sizi kısaca tanıyarak başlayalım…

1958 İskenderun doğumluyum. 1979-1980’deki üniversite yerleştirme sınavında Türkiye birincisi olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yerleştim. 1987’de tıp fakültesini bitirip 1992’de ortopedi ihtisasımı tamamladım. Yaklaşık 20 yıldır Elazığ’da hizmet vermekteyim.

Ne tür yatırımlarınız var?

Tabiri caizse ben Elazığ’a çıplak geldim. Allah nasip etti çeşitli işler kurduk. Burada kazandığımızla bu topraklara yatırım yapmak istedik.

Sağlık alanında El-Tıp Görüntüleme Merkezi adıyla bir görüntüleme merkezimiz mevcuttur. El-Tıp Görüntüleme Merkezine bağlı Özel Elazığ Tıp Merkezi ile hastanecilik hizmeti vermekteyiz. Yine sağlık alanında Onur Medikal ve Onur Eczanesi olarak hizmet veriyoruz. Gül Ecza Deposu adıylada Tüm Türkiye’de ilaç sattığımız bir dağıtım sistemimiz bulunmaktadır.

Sağlığın yanı sıra inşaat sektöründe de hem yap sat amaçlı hem yatırım amaçlı faaliyetlerimiz oluyor. Son faaliyet alanlarımızdan biri de diyaliz merkezi oldu. Dünya Diyaliz Merkezi’ni de grubumuz bünyesine aldık. Diyaliz merkezimizi de  tüm Türkiye’de yaymayı amaçlıyoruz. Bu saydığım işletmelerde 250 civarında kişimizi de istihdam etmiş oluyoruz.

Elazığspor ikinci başkanlığına geliş hikâyeniz nasıl oldu?

Öncelikle şunu belirtmeliyim; Elazığ Spora dışarıdan biri olarak gönül vermenin güzelliği başkaymış, içine girince oluşan duygusal bağı hissetmenin güzelliği bambaşka...

Elazığ Spora girişim tesadüfî oldu diyebilirim. Yönetim oluşturulamadığından dolayı Sayın valimiz, belediye başkanımız, emniyet müdürümüz, ticaret odası başkanımız bir yönetim belirlemişler. Bu listede benim adım da geçiyormuş. Sayın valimiz beni aradı bu taleplerini iletti. Yönetimi bilmediğim için önce tereddüt yaşadım ama sayın valimiz kime sorduysak sizin adınızı, Ali Şekerlisoy olsun dediklerini iletince cesaretlendim bu cümleyi anahtar cümle kabul ettim ve yönetime girdiğim. İyi de oldu. Çünkü Elazığ ve Elazığ Spor sevgisi başka bir şey... Hem bu sene Elazığ Spor’un azımsanmayacak bir başarısı oldu. Kümede kalmak büyük bir başarı değil ama bizim takımın kümede kalması büyük başarı sayılıyor. Nedenine gelince, biz aldığımızda takım dipteydi, zamanla aradaki büyük farkı kapattık hatta bizim 15-16 puan üstümüzdeki takımlar düştü, biz kurtardık. Bu başarı değil de nedir?

Futbola ülkemizde özellikle önem veriliyor yıllardır. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Spor özellikle de futbol ülkemizde insanları birleştirici bir rol oynamıştır… İnsanları zararlı ayrımcılıktan kurtarmıştır. Bunun için önem verilmeli… Elazığsporumuzun da yine tüm insanların ilgisini toplayacak şekilde başarılı bir takım olması için elimizden geleni yapmalıyız. Bu hem insanlarımız için hem de ilimizin tanıtımı için önemlidir.

Geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Elazığ Spor için umudun ötesinde bir şey besliyorum. Hayal gibi gelmesin size, biz Elazığ Spor’u süper ligde oynatmak istiyoruz. Bu sebeple gelecek sene sezon içinde şampiyonluk hedefliyoruz. Hatta şahsi bir hayalim de var; Bu hayalim Elazığ Sporun süper ligde oynamasından da daha önemli bir şey fakat burada bu konuyu açmak istemiyorum.Gelecek başarılardan sonra bu hayalimi herkesle paylaşmak isterim.

Bu yönetim önümüzdeki yıl da devam edecek mi?

Bunu başkanımız Akın Şatıroğlu bilir,sayın başkanımızla birlikte  önümüzdeki yıl yönetimde bir revizyon düşünüyoruz. Çünkü toplantılara katılmayan, söz verdiği katkıları yapmayan arkadaşlar oluyor. Bunlar belki işlerinin yoğunluğundan belki başka sorunlarından dolayı Elazığsporu  ihmal ediyor olabilirler. Bu arkadaşlarımızın yerine, Elazığ Sporu ihmal etmeyecek , Elazığ Spor’a daha faydalı olacak arkadaşlarımızın yönetimde yer alması muhtemelen daha iyi olacak.

Bunun için bir arayış içinde misiniz?

Bunun için benim arayış içinde olmam yanlış olur. Kulüp başkanımızla bir araya gelince böyle arayışlarımız olacaktır ama benim şahıs olarak özel bir çabam yok çünkü bu iş ekip işi. Benim ferdi çabam ekip ruhunu bozar.

Elazığ Spor açısından bakarsanız uzun süre yönetimsiz kaldı… Bu sahipsizliği neye bağlıyorsunuz?

Elazığspor bir handikaptaydı. Hem ağır bir borcu vardı hem de yönetimsiz kalmıştı. 1 liralık borç 5 lira olmuş, gelen tebligatlara bizim size borcumuz yok diye cevap verecek bir muhatap olmadığından, gerçekte olmayan borç  gerçek borca dönüşmüş,Borç faizi   ve avukatlık ücretleriyle birlikte oldukça artmıştır. Bu borç insanları korkutmuş olmalı bu sebeple ekip tam oluşturulsa bile ekip ruhu oluşamamıştı.Bu nedenle Elazığ Spor yönetimsiz kaldı diye düşünüyorum. Biz bu ruhu oluşturduk ve bu ruhun oluşmasında ve  borç engelini aşmada oldukça zordu; sayın valimiz sayın emniyet müdürümüz ve sayın ticaret odası başkanımızın katkıları çok olmuştur.

Elazığspor’a sahip çıkmak isteyenlerin korkularının tek sebebi ekonomik mi?

Bunun sebebi sadece ekonomik değil; Maalesef Elazığ zor bir memleket. İş yapanın yaptığı işe zaman zaman pişman edildiği de oluyor. Elazığspor’da görev alanlara da aynı Elazığ’da iş yapanlara yapıldığı gibi acımasızca bir eleştiri kampanyası da yürütülebiliyor, Bu nedenle insanlar Elazığspor’a hem ekonomik, hem manevi katkıda bulunacağım, hem de acımasızca eleştirileceği korkusuyla yönetimde yer almak istemiyor olabilir. Örneğin ben Elazığ’da 250 kişiye istihdam sağlayan biri olarak da bu haksız eleştiri ve yıpratmalardan nasibi oldukça fazla almaktayım.

Bunu neye bağlıyorsunuz? Elazığ’da yatırım yapan herkes bu durumdan muzdarip…

Elazığ küçük bir şehir... Dedikodusu çok. Rakipler hizmetlerini çoğaltarak, geliştirerek önündekine yetişmek, onu geçmek yerine çelme takarak yok etmeyi yeğliyorlar. Bu da Elazığlıları kendi memleketlerinde yatırım yapmaktan soğutmaktadır diye düşünüyorum.

Büyük şehirlerdeki, hatta yurt dışındaki birçok büyük iş adamının Elazığlı olduğuna ben şahit oldum. Ama bu iş adamları memleketinde istediği huzuru bulamamış yatırımlarını birikimlerini başka illere veya yurtdışına taşımış.Bu iş adamlarının  Elazığ için büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorum

Peki iş adamları ne yapmalı? Bırakıp gitmeli mi, sabredip direnmeli mi?

Benim hayat felsefem direnmek yaşamaktır düşüncesinden oluşuyor. Ben herkesin direnmesini, bu şehrin hakkını vermesini, yatırım yapmasını istiyorum. Başta da dedim ben bu şehre çıplak geldim ve burada kazandıklarımla buraya yatırım yapmayı borç bildim. Herkesin bu şehre borcunu ödemesi lazım... Adına vefa borcu deyin, memleket borcu ya da ata borcu deyin ne derseniz deyin. Biri burada kazanmış, burada var olmuşsa buraya bir borcu vardır. Bunun ödenmesi gerektiğine inanıyorum. İnandığım için de ödeyeceğim inşallah ve ödüyorum da. Ben Türkiye’nin neresinde ne kazandıysam , kazandığımı getirdiğim tek yer Elazığ’dır.

Sizi yoran dedikodular mı yoksa yatırımlarınızı geliştirmek mi?

Yatırımlarım beni hiç mi hiç yormuyor hatta keyif veriyor. Yatırım yaparken ortaya  çıkan engeller beni geçici bir umutsuzluğa itse de hatta bazen bu tip sorunları aşamayacağımı düşünsem de sonunda bu sorunları bir şekilde aşıyorum. Tabi bunun maddi manevi bedelini ödeyerek. Ama artık yoruldum.

Bunları paylaşabilir misiniz?

Bunları paylaşmak sorunları küçültmüyor aksine büyültüyor. Bu sebeple paylaşmaya gerek duymuyorum.

Elazığ Spor’un sahipsizliğini de mi dedikodulara bağlıyorsunuz?

Tabiî ki öyle. Çünkü hangi yönetim gelirse gelsin karşısında bir muhalif taraf oluşuyor. Hem de daha yönetim kendini göstermeden...

İçimizdeki muhalifler başarısızlıkta eşitlik bekliyorlar. Biz ise başarıda eşitlik istiyoruz. Başarısızlık yarışından kimseye fayda gelmez.Başarısızlıkta eşitlik  isterken  kaynaklarımızın, vaktimizin, emeğimizin heba olacağını unutmayalım,

Başka merkezlerde de yatırımlarınız var mı?

Yatırım olarak merkez üssüm Elazığ. Son yatırım olarak da Irak’ta inşaat alanında bir ortaklığımız oldu. Özellikle de Kerkük’teki yatırımımız bitme noktasına geldi. Kuzey Irak’ta bir hastanenin projesini biz çizdik. Bir vâkıfa çizmiştik, o vakfın inşaat sözleşmesini yapıp ona başlama durumumuz var. Ayrıca Irak’ın tümünün ihtiyacı olan ihtiyaç maddelerin ihracatıyla ilgili yeni bir şirketimiz var, o da çalışmalarına devam ediyor.

Biraz da El-Tıpı tanıyalım…

El-Tıp görüntüleme merkezimizde tomografi, MR ve kemik ölçümü alanında hizmet veriyoruz. Bu hizmet alanlarının yanı sıra Elazığ Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hizmet sözleşmemiz, Harput Devlet Hastanesi’nde hizmet sözleşmemiz olduğu gibi kendi yerimizde de hizmet veriyoruz.

 Bu firmamız gelişerek elindeki sermaye ile Elazığ Tıp Merkezini oluşturdu. 8 uzman branşta sağlık hizmeti veriliyor. İlimizin hiçbir sağlık hizmeti almayan mahallesini özellikle seçtik. Verdiğimiz hizmetin kalitesi oldukça yüksek, teknolojik imkânlar gelişmiş. Bizim dışımızda hiçbir  merkezde kendilerine ait tomografi, MR, kemik ölçümü cihazları yoktur. Bu sektörü geliştirerek belki buradaki potansiyeli yurt dışında kullanmayı  düşünüyorum.

Hedefleriniz neler?

Kimse çamur atmazsa büyük hedeflerim var. İçimdeki çalışma isteği, şevki ayrı bir şey. Benim bir şeye ihtiyacım yok her şeyden elimi eteğimi çekip dinlenmeye geçebilirm ama ben çalışmak istiyorum. Bu arzuyla hedefim de büyük oluyor. Gün gelir büyük hedeflerime vardığımda ayrıca görüşürüz. Ben 16 yıl Elazığ’da vergi rekortmeni oldum. Ama ayrıcalık istemiyorum. Sadece normal işleyişle işlerimin yürümesini istiyorum. Ama maalesef bizim işlerimiz çoğu zaman engellerle geciktiriliyor. Yani eşitlik istiyorum.

Kendi memleketiniz yerine Elazığ’ı neden tercih ettiniz?

Gençken geldim buraya… Kendi memleketimi de çok seviyorum. Hem oraya gidince ağlıyorum hem buraya gelince ağlıyorum. Orada annem, babam, akrabalarım, atalarımın mezarları var. Burada da öyle bir kuşak oluştu ki herkes beni tanıyor. Kendi memleketimde eski kuşak hariç kimse beni tanımıyor. Oysa şimdi sokağa çıksam Elazığ’da  çoğu beni tanıyor. Burada oluşan dostluk ve arkadaşlıklar beni buraya bağlıyor. Evet sorun çıkartan çok kişi var ama benim sorunlarıma kendi sorunları gibi yardım edenler de var. Yapılan iş yanlış deyip düzeltmeye çalışan kesim de var. Bu olmasa çoktan gitmiştim belki de.

Açıklamalarınız için teşekkür ediyoruz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Elazığ güzel bir şehir insanı güzel… Birkaç gün ayrı kalınca hasret kalıyorum. Elbette her güzelin bir kusuru vardır ilimizin kusura da kıskançlık. Ama bunun törpülenmesi lazım… Elazığ’ın makus talihi deniyor hep biraz da bu engel çıkartanların yaptıkları kısıtlansın o zaman görün nasıl kırılıyor bu kabuk… Gazetenize bizleri tanıtma imkanı verdiği için teşekkür ediyor, yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

Fotoğraf: Muhammed Gürses
Röportaj: Osman Gürses
YORUM EKLE
    YORUMLAR
DÖVİZ KURLARI
USD 5.4794     EURO 6.2177     IMKB 104862     ALTIN 230,026    
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:01
Güneş 06:22
Öğle 12:36
İkindi 16:00
Akşam 18:40
Yatsı 19:57