Karakter Boyutu A A A
BAŞARILI SAYILMAK İÇİN...
26 Mayıs 2009 Salı 21:41

Doğu ve Güneydoğu Anadolunun belgeli tek organizatörü olan, Tarkan ve Yıldız Tilbeyi ilimize getirerek başarılması zor bir ilki gerçekleştiren Alparslan Çolakoğlu konserin ayrıntılarını, yaşadığı zorlukları gazetemize değerlendirdi.
 
Önce sizi tanıyalım…

1979 Elazığ Koçkale doğumluyum. 1999 itibariyle de medyanın içerisine girdim. Radyo yayıncılığı ile uğraşmaya başladım. Aynı zamanda organizasyonlar yapmaya da o dönemde başladım.

 

Organizatörlük yanınızı biraz daha yakından tanıyalım…

10 yıldır bu işle uğraşıyorum ama bağımsız olarak 5 yıldır bu işle meşgulüm. Askerden sonra Eylül Ajans’ı kurdum ve böylece bağımsız olarak bu işle ilgilenmeye başladım. Tabi o zamanlar radyo ile ilgileniyordum ve yayınlarını yaptığımız hemen hemen bütün sanatçıları ilimize getirdik. Ve bugüne kadar sadece 1 konserimiz iptal oldu onun haricinde iptalimiz de yok.

 

Ne tür organizasyonlar yaptınız bugüne kadar?

Daha çok halk müziği sanatçıları vardı tabi… Arzu, Kıvırcık Ali, 2005’te on sanatçıyla stadyumda bir konser yaptık. İsmail YK’yı, Eylem’i, yine Hadise’yi, İlkay Akkaya ve Mikail Aslan konserlerini ilimizde yaptık. Malatya ve Diyarbakır’da bu tür organizasyonlar yaptık ama en büyük işimiz Tarkan’ı Elazığ’a getirmek…

 

İlk kez açıklıyorum

Hadise gelemeyecek…

Türkiye’nin en ünlü isimlerini getiriyorsunuz. Bu isimler nerden aklınıza geldi? İkna süreci nasıl gelişti?

3 yıl önce Tarkan’la görüşmelerimizi yapmıştık ama kaset çalışmaları olduğu için getiremedik. Aslında Hadise ve Tarkan konserimizi 2007’de yapacaktık. O zaman Tarkan’ın kaset çalışmaları vardı. Şimdi de ilk kez burada açıklıyorum Hadise’nin sağlık sorunları çıktı ve maalesef gelemeyecek. Ama Tarkan gelecek. Ayrıca biletlerimizi iki sanatçı için duyurduğumuz için Hadise’nin yerine de son albümünü yeni çıkarmış ve ilk konserini ilimizde verecek olan Yıldız Tilbe’yi düşündük ve o gelecek. Hadise’nin ayrıca daha önceden bana sözü vardı. Hangi şehirde dersen hay hay demişti. Menajeri Süheyl Atay da aynı zamanda Tarkan’ın da menajerliğini, avukatlığını yapmıştı. Yine Hadise’yi Eurovision’a da taşıyan isimdir Süheyl Atay. Onlar daha önce benim iptal olan konserimden dolayı zararda olduğumu da biliyorlardı. Sanatçıların paralarını ödemiştim geri de alamamıştım. Bunu da bildikleri için bana destek de olmak istiyorlardı. Bana Hadise tamam kimi istiyorsun başka dedi. Ben de Tarkan olsun dedim. Olur, olmaz epey düşündük. Mesut Bingöl var 20 yıldır bu piyasada olan değerli bir abimiz… Onu da alarak Uygar Ataş’ın –Tarkan’ın menajeri- yanına gittik. 2,5 dk. sürdü görüşmemiz. Bize stadın çimlerini kullanabilir miyiz diye sordu hemen Valimizi, Gençlik Spor İl Müdürlüğünü aradık ve onay aldıktan sonra Ataş Bey’e otel konusunda da güvence vererek anlaşmayı yaptık. Ama tabi az önce de açıkladığım gibi Hadise sağlık sorunları nedeniyle doktor raporuyla gelemeyeceğini belirtti. Ama tabi belirttiğimiz tarihte gelemeyecek. Yaz içinde yine Hadise konserini de yapacağız.

 

Peki, en zor kısmı işinizde sanırım ikna… Nasıl ikna ediyorsunuz sonuçta sanatçılar ve kaprislileri de çok…

Tabi… Şimdi bir de Tarkan gibi mega star dediğimiz dünyaca ünlü bir ismi getiriyorsunuz. Yalnız büyük isimlerin çok büyük zorlukları yanında kolaylıkları da var. Mesela Tarkan’dan artık konser hakkında söz aldın mı bir daha da caymaz, geri adım atmaz. Tabi benim maddi gücüm fazla değil ama iyi bir kariyerim vardır. Burada konsere gelen tüm sanatçılar çok memnun ayrılmışlardır. Bunun bir avantajı var. Bir de ilimizde böylesi büyük bütçeli bir çalışma da yapılmamış, daha önce bir ön yargı var bunu aşmanız lazım. Çok şükür yaptığımız organizasyonlarda da bu ön yargıyı kırdık diyebilirim. Son haftaya girerken Hadise’nin gelmemesine hem o hem de biz çok üzüldük. Hadise biliyorsunuz çok üstüne gidildi ciddi bir travma geçirdi. Onun yerine de Yıldız Tilbe gelecek. Yıldız Tilbe de son kasetini çıkardı ve ilk konserini yeni eserleriyle ilimizde verecek. Bunun yanında pek çok albümde ve tanınmış sanatçılarda eserleri olan biri… Ayrıca Tarkan’ın da yeni albümüne iki eser vermiş bir isim. Ve ilimize de bir kez gelmiş şimdiyi kadar. Yani çok önemli bir konser olacak.

 

600 bin TL’lik bir organizasyon

Maddi boyuttan bahsettik. Tahmini bir rakam istesek… Ne kadar tuttu bu organizasyon?

Yani tabi büyük bir iş… Hadise de gelseydi ilk yola çıktığımızda 450 Bin TL olarak hesapladık. Fakat daha sonra 600 bin TL’yi buldu. Tabi bunun içinde bütün masrafımız ve ayrıca Hadise’nin gelmemesiyle beraber aldığımız uçak biletleri, otel masrafları ile 50 bin TL zararımız da içinde… Tabi verdiğim 600 Bin TL’nin içinde Yıldız Tilbe’nin de ücreti dâhil.

 

Hadise’ye karşı çıkışların sebebi kan uyuşmazlığı

Hadise’ye gelmişken bu konu üzerinde duralım. Hadise ülkemizde -yaygın bir tabirle- hadise oldu Eurovision yarışması sürecinde… Daha önce bu yarışmaya katılan, büyük destek alan isimlerle kıyaslanamayacak kadar iyi olmasına rağmen neden bunca aleyhte kampanya başlatıldı sizce?

Hadise benim konserime son anda katılamıyor olsa bile ben onun dik duran, kimsenin önünde eğilmeyen şahsiyetli bir insan olduğunu biliyorum. Tabi ki işin içinde bu yönü de var. Bahsettiğim gibi şu an organizasyonuma katılmadığı halde bunları söylüyorum. Bunun yanında malumunuz bu ülkede başarılı sayılmak yaptığınızla pek de alakalı değil. Başarılı sayılmanız için, desteklenmeniz için kimliğinize bakılıyor ya da aidiyetinize bakılıyor. Yani Hadise de malum zümreyle kan bağına sahip olsaydı bakın nasıl anlatıyorlardı. Kaldı ki Hadise birinci seçildiğimiz zamana kıyasla bile çok büyük bir oy aldı. Eurovision tarihinde en yüksek oyu Hadise ile aldık. Ama tabi sorun siyasi… Ayrıca yarışmada halkoylarıyla da 2. seçilmişti ama jüri oylarıyla 4. oldu. Eee tabi bir de ülkenizden destek yerine engeller gelirse bu dördüncülük çok büyük bir başarıdır. Ama dediğim gibi malum zümreyle aidiyetinin olmaması ve istedikleri rantı da alamamaları bu başarının daha büyük olmasının en büyük sebebidir. Hatırlarsınız elbisesine, kilosuna, saçına ve daha nelerine karıştılar. TRT ile arasını açmaya çalıştılar. Bu kadar engelin içinde çok büyük bir başarı elde etti. Ama tabi başarının ölçütleri farklı olunca sonuçta farklı gösteriliyor topluma. Bakın eğer Hadise’ye çok ısrar etseydim kesinlikle o haliyle buraya gelir konsere de çıkardı. Ama kendisine saygı duyuyorum ve zarar etme pahasına da olsa erteliyorum konseri.

 

Sponsorluk anlayışı gelişmiyor…

Peki, bu kadar büyük bir meblağı nasıl karşılıyorsunuz? Sponsorlar mı destek oluyor?

Sponsor işine hiç girmesek yeridir. İlimizde neredeyse gezmediğim firma kalmadı. İnsanları inandırmak için canlı telefon bağlantıları bile yaptık ama neredeyse sponsorsuz girdim bu işe… Biletlere güveniyorum. Tabi bu işi ben yapıyorum ama bu ilimiz için bir ilk ve gelecek için de emsal teşkil edecek. Başaramazsam tamam benim başarısızlığım ama bu Elazığ’a sayılacak ve bundan sonra da yeni bir organizasyon yapılacağı zaman önünüze bu başarısızlık konacak. Onun için ne yapıp edip başarmak zorundayım. Ve yılmadım da bu yönden çok da bir beklentim yok. Çok büyük bir ilgi göreceğine ve biletlerin masraflarımı karşılayacağına inanıyorum. Özellikle Elazığ Belediyesi ve ETSO’nun bu işin dışında kalması beni rahatsız ediyor. Bir ili bundan daha iyi nasıl tanıtabilirsiniz ki?

 

Ticaret prestij gerektirir

İlimizde sponsorluk anlayışının gelişmemesinin sebebi nedir?

İlimizde kaliteli reklamlardan, organizasyonlardan, sponsorluklardan belli bazı bahanelerle hep geri durulması gerçekten üzücü bir olay. Bugün dünyanın en büyük iki işi organizasyon ve pazarlama ama bakıyoruz ilimizde bu iki unsur da çok zayıf. Çünkü bu iki iş de reklamın öneminin bilinmesi ile alakalı. Fakat bizde hep alışıldık tarz reklamlar var ve maalesef bu konuda katı da bir duruş var. Böyle olunca kısır bir döngü içinde yaşıyor ilimiz.  Bugün çok büyük bir iş de yapsan marka da olsan bunun pazarlanması ve organizasyonu çok önemli. Maalesef bu önemin farkında değiliz. Mesela konserimize sponsor olan bir firma 2 ay boyunca ülke genelinde adını duyurmuş olacak. Bu işin prestijini siz düşünün artık. Zaten ticaret de prestij üzerine kurulmuyor mu? Bir firma prestijini kaybederse geriye müşterisi de kalmıyor. Batan firmalara bir bakın hepsinde de bu örneği fazlasıyla görürsünüz. Bugün bizim organizasyonumuza, Bursa, Ankara, Maraş, Antep, İzmir gibi yerlerden bile toplu bilet alımları yapılıyor. Bu insanlara firmanızı duyurmak istemiyorsanız reklam daha ne için yapılır ki?

 

Neden ben yapamıyorum da o yapıyor mantığı var

Tek sebebi sadece reklamın öneminin bilinmemesi mi yaptığınız işe destek olunmamasının?

Tabi ki hayır... Bundan daha da vahimi maalesef neden ben değil de o yapıyor anlayışının çok yaygın olması. Yani kıskançlık. Bu büyük işi benim yapmam lazımdı diyor insan. Artık bu düşüncedeki insandan nasıl destek beklersiniz ki? Bu sadece ilimizde değil İstanbul’da da var… Ama Sayın Valimiz sağ olsun çok büyük destek verdi bize. Kaldı ki o da beni ve yaptığım organizasyonlardan haberdar olmadığı halde ilin tanıtımına katkısı olacağı ve önemini bildiği için desteklerini verdi, yardımcımız oldu. İl Gençlik ve Spor Müdürlüğümüze çok teşekkür ediyorum. Beykonak diye bir lokantamız var bize büyük destek veren. Davetiyelerimizin halka ulaşmasında destek olan firmalarımız var. Yıldız Kardiyo radyo reklamlarımızı üstlenmiş durumda… Onun dışında çok da büyük bir destek yok.


İşin finansmanında sadece biletlere güveniyorsunuz yani…

Yani… Ben bu konserimde ilk kez bandrol aldım Kültür Bakanlığından. 50 bin bandrol aldım ama 40.000 bilet bastırdım. Ama ben biletlerin iki misli kadar insanın geleceğine inanıyorum. Yani bilet hâsılatı bu organizasyona yeterli gelecektir.

 

Biletlere ilgi nasıl? Nerelerden temin edilebilecek?

Bugüne kadar yaptığım organizasyonlarla kıyaslanamayacak kadar büyük bir ilgi var. Ve ben en büyük ilgiyi son haftada bekliyorum. Bilet fiyatlarımızla bugüne kadarki en ucuza izlenebilecek Tarkan konseri olacak. 30 TL’den halkımız konserimize gelebilecek. Mado’dan, Boncuk Kozmetik’ten, Beykonak Lokantasından, Şehr-i Babil Cafe’den ve Can Müzik’ten biletlerimizi temin edebilecekler. Çevre illerden çok yoğun bir talep var. 2000, 3000 kişilik gruplar halinde bilet isteniyor bizden.

 

Kültür Bakanımız

Ertuğrul Günay’ı davet ettim

Konserinize tanınmış kimseleri davet ettiniz mi?

Ben Kültür Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay’ı davet ettim. Programlarının uygun olması halinde bize söz verdiler gelecekler. Ve tabi ilimiz protokolünü davet ettim. Yine bu organizasyonumuza doktor ve avukatlardan büyük bir talep var.

 

Peki, bu konser sizin için iyi bir referans olacak… Bundan sonraki hedefiniz kim?

Bu konserin beni kariyer olarak çok iyi bir yere taşıyacağının farkındayım. Artık dönemin en popüler isimleri kimlerse onlar gelecek. Ama benim bir hayalim var. Dünyaca ünlü bir isim olan Jennifer Lopez’i ilimize getirmek istiyorum. Tabi onun ülkemize gelmesi bir olay ilimize gelmesi ise daha büyük bir olaydır. Ama Tarkan’ın ilimize gelmesi için de aynı sözler söyleniyordu inşallah başaracağız. Şimdilik en büyük hedefim bu…

 

En büyük ikna silahım dürüstlük

Peki, böyle önemli ve genelde de kaprisli isimleri iknayı nasıl başarıyorsunuz?

Açıkça söyleyeyim dürüst davranarak. Yani Tarkan’a gittim 80 bin TL borç içinde olan bir organizatörüm dedim ve böyle bir düşüncem var diye belirttim. Beni samimi buldular ve kabul ettiler.

 

Ekibiniz var mı?

Radyoculuk dönemimizde çalıştığımız bir ekibimiz vardı. Ama tabi radyonun el değişmesi ile birçoğu buralardan gitti. Kardeşim olsun sponsor firmalarımız olsun bize destek veriyorlar. Ayrıca Tarkan’ın, menajerleri, asistanları ne zaman ihtiyaç duysak vakit geçirmeden hemen gelip bize yardımcı oluyorlar. Ayrıca 250 özel güvenlikçi ile anlaştık onlar da bize yardımcı olacaklar. Ben destek veren herkese teşekkürlerimi iletiyorum bunun yanında yerel basınımıza da desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Ayrıca Tarkan ve ekibine verdiğim güvenden dolayı da Doğu ve Güneydoğu’da yapacakları tüm konserlerin organizatörlüğünü benim yapmamı istediler.

 

Peki radyoculuk da yaptınız bir dönem ve yakın zamanda bıraktınız. Yeniden başlamayı düşünüyor musunuz?

Evet, Başak Radyo ile başlayan bu süreç Radyo 1’de Fatih Nacar kardeşimle sürdü. Ardından Ezgi Radyo’yu kurduk ve türkü ve ezgilerle Fatih kardeşimle Radyo 1’de başlattığımız serüveni sürdürdük. Ve radyoyu Türkiye’nin en çok dinlenen yerel radyosu unvanıyla devrettik. Düşünün İstanbul ve İzmir gibi illerin radyolarının da yerel sayıldığı bir değerlendirmede bu başarıyı aldık. Tabi yeniden döner miyim? Zaman gösterir, düzeysiz, kalite olmayan bir iş yapmayı pek düşünmüyorum. Yine reklamcılık, radyoculuk, televizyonculuk gibi pek çok alandan da ciddi teklifler alıyorum ama hiçbirini de kabul etmedim. Bağımsız olmak daha iyi…

 

Şairlik de var galiba…

Şairlik denmez ama şiir yazarım. Özellikle ilimizde iş yaptığımız zamanlar günün belli zamanları insanlara küsüyorum ve kendimi şiire veriyorum. Onlar içimden geliyor ve bu küskünlüğümü kendiliğinden yazıya döküyorlar. Şiir yazmak ayrı bir olay…


Kıskançlık ilimizde çok yoğun

İnsanlara küskünlükten bahsederken Elazığ’ı özellikle vurguladınız…

Evet, çünkü başarı takdir edilmiyor, başaran da desteklenmeyip engelleniyor. Maalesef kıskançlığın yoğun yaşandığı bir ilde yaşıyoruz. Dışa yansıtmıyoruz ama içimize de engel olamıyoruz. Şiirlerle bunu dile getiriyoruz.

 

Az önce Hadise’yi örnek verdik ve belirli bir zümreye ait olmak lazım dedik. Yaptığınız organizasyonlarda birilerine ulaşmada bu konuda siz de sıkıntı çekiyor musunuz?

Tabi ki… Biz Kuran-ı Kerim’den, kutsal kitabımızdan kula kulluk etmemeyi öğrendik ve yapmadık da. Ama biliyorsunuz bugün 70 milyon insan 3000 ailenin cebine çalışıyor. Birilerini memnun etmeyince önünüzü tıkıyorlar. Ama engelleri aşmayı da böylece öğreniyoruz. Dolayısıyla Hadise gibi biz de belirli bir zümreye ait olmama konusundan muzdaripiz…

 

Yaptığınız açıklamalardan dolayı teşekkür ediyoruz. Son olarak neler söyleyeceksiniz?

Çizginizden sapmadan yıllardır kimseye eyvallah demeden yaptığınız yayınlardan dolayı tebrik ediyor,  verdiğiniz destekten ötürü teşekkür ediyorum.

 

Röportaj: Osman Gürses

Foto: Enes Köymen

 

1218 defa okundu...
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
ANKET Diğer Anketler
Hürriyet yazarı Oktay Ekşi başyazısında Elazığ yerine El-Aziz ismini halk istemez diye yazdı. Gerçekten öyle mi?
Asla istemem
El-aziz ismini tabii ki isterim
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» HEDEF ADİL DÜZEN
» ELAZIĞSPOR DOLUDİZGİN
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» NUMAN KOPMA NOKTASINDA
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» Başbakan Erdoğan bugün Elazığ'a geliyor
DÜN DE, BUGÜN DE!
İsrail, Yahudi Lobisini devreye sokarak ABD ve Avrupa Birliği ülkelerini soykırım iddiaları ile Türkiye aleyhine kışkırtıp Ermeni halkı üzerinden hedefine ulaşıp sonuca varmaya çalışmaktadır.
KERPİÇ EVLERİN FATURASI
Elazığ'daki deprem nedeniyle Cumhurbaşkanı Gül, "Devlet tüm imkânlarıyla seferber olmuş durumdadır" derken, Başbakan Erdoğan ise kerpiç evlerin faturasının ağır olduğunu ve afet bölgesi için TOKİ'ye talimat verdiğini söyledi.
DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
Bu sabah meydana gelen Karakoçan-Başyurt merkezli depremde ölü sayısının 51 ve yaralı sayısının ise 74 kişi olduğu bildirildi. 19 cenaze defnedilirken, artçı depremler dinmek bilmiyor...Şu ana kadar 90'ı aşkın artçı sarsıntı oldu...
HEDEF ADİL DÜZEN
28 Şubat 1997 post modern darbe sürecinin 13. yılında gelinen durumun bir fotoğrafını çekip bilançosunu çıkarmak ve ortaya koyduğu vizyonun ne hale geldiğine bir projeksiyon tutmak istiyoruz
Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
Nihat Genç: "Ülkede bir tek Milli Görüşçü ERBAKAN HOCA kaldı. SP yöneticileri AKP karşısında etkisiz kalıyor." dedi...
ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
Numan Kurtulmuş Erbakan'a rağmen Tantan ve Şener'le sağda birlik arayışını sürdürüyor.
DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
Deprem uzmanı Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, Elazığ'daki deprem bölgesinde incelemelerde bulunarak, Doğu Anadolu'yu bekleyen büyük deprem tehlikesine dikkat çekti ve köy dönüşüm projesinin gerekliliğine vurgu yaptı.
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» KERPİÇ EVLERİN FATURASI
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» HEDEF ADİL DÜZEN
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.233 93 68
Eposta: info@el-aziz.com