Bir esnaf ağabeyimiz
vardı! İlkokulu zor bitirmişti ama çekirdekten esnaftı! Kısaca
"Kayserili"ydi dersek, herhalde meramımızı daha iyi
anlatmış oluruz!
Dükkanına giren müşterinin alıcı olup
olmadığını gözünden tanırdı! Ve alıcı olmayan müşteriye pek vakit
ayırmazdı! Peki, kimin alıcı müşteri kiminse sadece bakıcı müşteri
olduğunu nasıl ayırt ederdi?
Bunu yanında çalışan tezgahtarları
eğitirken öğrenmiştik:
"Oğlum müşterinin
ayakkabısının burnu dükkanın kapısına bakıyorsa, kendinizi boşa yormayın, ona
bir şey satamazsınız, ayakkabısının burnu dükkan kapısına bakan müşteri alıcı
değil bakıcı müşteridir" diye çalışanlarını uyarırdı!
Şimdi rahmetli olan esnaf
ağabeyimizin bu nasihatları kulağımıza küpe olmuştur. Sadece bir
esnafın dükkanında değil her yerde bu kriteri uygularız! Özellikle
de siyaset dünyasında bu öğütün bir hayli geçerli olduğuna çok
kez tanık olmuşuzdur!
Bu kuralı uyguladığımız
zaman pek yanılmadık! Eğer bir siyasi bulunduğu çatı altında iğreti
olarak duruyorsa ayakkabısının burnu mutlaka siyasi partinin giriş kapısına
doğru yönelmiş durumdadır!
O kalıcı bir siyasi
değil, duruma göre vaziyet alacak biridir!
Yani şartlar işine
gelirse, o siyasi çatı altında durmaya devam edecektir yok gelişmeler
aleyhine ise hemen kendine yeni bir kapı arayacaktır!
Siyaset dünyamızın
özellikle ağzı çok laf yapanlarına dikkat ederiz!
Adam ağzını açtı mı susturmak
mümkün değildir! Öyle bir konuşur, öyle bir hava estirir ki
sanırsınız o siyasi çatının tek temel direği kendisidir! Ama ne
gezer!
O konuşmalar, o havalar
sadece günü birlik politikalar içindir!
Dolayısıyla biz siyasilerin
parlak nutuklarına değil ayakkabılarının burnuna bakarız!
Ayakkabısının burnu partinin giriş kapısına yönelikse, ağzı ile kuş
tutsa bizim için bir değer ifade etmez!
Biliriz ki o kalıcı
değil gidicidir!
Kalıcı olmayıp gidici
olan biri için de kendimizi
yormayız! Bu kriteri uygulamayı herkese tavsiye ederiz!
Şimdi kimi dostlarımızın "Ufacık
bir dükkanda müşterinin ayakkabısının burnunun kapıya bakıp bakmadığını kontrol
etmek kolay ama koca bir partide bu nasıl yapılır?" diye sorar gibi
olduklarını biliyoruz!
Orası da bizim
sırrımız!
Yıllardır bu işin içinde
olunca, yıllardır bu siyasetin içinde pişince kimin ayakkabısının partinin
giriş kapısına baktığını kimin bakmadığını bir çırpıda çıkarıveririz! Hadi ufak
bir ipucu verelim, kalıcılar gidiciler kadar gürültü patırtı çıkarmazlar!


























