Sizi tanıyalım…
Keban Alabalık Tesisleri işletmecisi ve
ortağıyım. 1974 Elazığ doğumluyum. İlk orta ve liseyi Elazığ’da okudum. Fırat
Üniversitesi’nde Elektrik Bölümünü bitirdim ama bu işi yapmadım. Balıkçılıkla
uğraştım. Takdir buymuş ilk başta inşaatla uğraştım şimdi balıkçılık yapıyoruz.
Türkiye’de ilk üç
üretici arasındayız
Bu su yıllardır
Keban’da akıyordu nerden aklınıza geldi böyle bir tesis kurma fikri?
1996’da farklı işler yapan 8-9 ilk başta
hem hobi niyetiyle hem de ortak bir iş yapma amacıyla havuzlar yapıp başladık.
İlk başladığımızda hem coğrafi koşul kötüydü hem de bölgede de balıkçılık pek
yoktu. Kimse alabalığı bilmiyordu. Elazığ’da alabalık üretimini ilk biz yaptık.
Başladığımızda biz de dâhil hiç kimse balığın nasıl üretildiğini bilmiyorduk.
Zorluğunu bayağı yaşadık. Sağ olsun üniversitedeki hocalarımız, Tarım İl Müdürlüğü
herkesten bilgi aldık sonra da bu işe başladık. Ama tabi herkes teorik olarak
bilgi sahibi pratikte bu işle uğraşmadıkları için çoğu şeyi biz uğraşırken
öğrendik. Yavrular geliyordu, uzun yolda hastalanıyordu, tetkikleri yapılırken
çoğu ölüyordu ama sonra batı illerinde yapanlarla tanıştıkça bizler de bu
sorunların üstesinden geldik. Bilgi alışverişi yaptık, tecrübeli elemanları
getirdik burada beraber çalıştık… Ve onca uğraştan sonra balık üretiminde
önceleri adımızı kimse bilmezken şimdi dünyada adımız biliniyor ve ülke
genelinde ilk üç içerisindeyiz.
Kafes
balıkçılığını ilimize kazandırdık
Üretim
kapasiteniz nedir?
1996’da 30 ton gibi küçük bir kapasiteyle
başladık şimdi bu miktarın 100 katı civarında balık üretiyoruz. Yıllık 3100 ton
yani… Tabi bu miktar sadece Keban Alabalık Tesisleri adı ile üretilen… Biz o
zamanlar başladığımızda şüpheyle bakanlar daha sonra üretime başladılar. Şu
anda 30 adet üretim işiyle uğraşan kişi var… Bu arkadaşlarımızla beraber
bölgemizde 5500 – 6000 ton arasında balık üretimi yapılmakta. Ayrıca Keban ve
Karakaya’da da kafes balıkçılığı projemiz var bunlarla iki yıl içerisinde inşaallah
birinci sıraya ülke genelinde yükseleceğiz.
Bu kadar balığı
sadece Elazığ mı tüketiyor? Başka illere dağıtım yapıyor musunuz?
Antalya’dan Hakkâri’ye kadar her ile
balık gönderiyoruz. Tabi oralarda bizim yerlerimiz yok müşterilerimizin
tesislerine yetiştirdiğimiz balıkları gönderiyoruz. Bunlar içinde en büyük müşterilerimiz
askeri birlikler… Birliklere de hem taze temizlenmiş hem de şoklanmış balık
gönderiyoruz. Önceleri 30 ton balığı satacak yer bulamazken şimdi 3000 ton
yetmez hale geldi. Çünkü millette balık bollaşınca yeme kültürü oluştu, halk
alabalığı tanıdı böylece tüketimi de artmaya başladı. Ve bundan sonra da ne
kadar çok üretilirse o kadar da çok tüketeninin olacağına inanıyoruz.
Lokantamız balık
tüketiminde birinci…
Peki bulunduğumuz
lokanta bölümünüzde ne kadar ve nasıl tüketiliyor?
Çırçır Şelalesi üzerinde kurulu olan
tesisimizde dünyanın hiçbir yerinde tüketilemeyecek miktarda bir balık tüketimi
oluyor. Tesisimizde yılda 150 ton alabalık çeşitli yemek çeşitleriyle
tüketiliyor. Tesisimizde bu kadar balığın tüketilmesinin sırrı ise hem güzel
doğal manzarası hem de tüm yemeklerimizin alabalıkla yapılıyor olmasında… Yani
bir vatandaş her geldiğinde balığın bir çeşidini yese 11 kez gelmiş oluyor.
Yeni projelerle
en az 150 kişi daha iş sahibi olacak
Hem üretim hem de
tüketim bölümünüz yoğun çalışıyor. Kaç kişiyle bu işi yürütüyorsunuz?
Yaz kış sürekli çalışan eleman sayımız
90-100 arası değişiyor. Ama yazın lokanta bölümünde işler daha da yoğunlaştığı
için 25-30 arası takviye eleman alıyoruz. Ayrıca ihracata yönelik bir işleme
tesisi açmayı düşünüyoruz. Bu yıl inşallah bu da faaliyete geçerse 30-40 kişi
sadece bu kısımda istihdam edilecek. Bunun yanında 900 ton kapasiteli off-shore
tesisimiz olacak burada da 20’ye yakın insan çalışacak.
Alabalık’ın hangi
türünü üretiyorsunuz?
Bizim ana üretimimiz alabalığın gökkuşağı
cinsi ama bunun yanında diğer türleri de yetişiyor. Ar-Ge bölümümüzde 12 tane
mühendisimiz var. Yurt dışından özellikle dişi balığa ihtiyaç var. Bunun için
de biz yumurtada dişileştirme işlemleri yapıyoruz. Bununla beraber farklı
bölgelerden farklı türleri de getirip üretimine başlıyoruz. Mesela Munzur’dan
kırmızı benekli alabalık getirerek üretimine başladık diğer türlerin üretimi
için de çaba sarf ediyoruz.
Önce üretim sonra
turistik yatırımlar…
Tesisleşmeniz hâlâ
devam ediyor. Ağırlığı hangi alana daha çok vereceksiniz? Lokanta mı üretim mi?
Bizim esas amacımız üretimi arttırmak.
Üretimde ülke genelinde iyi bir yere geldik. Biz bırakın korumayı bunu daha da
ilerilere taşımayı hedefliyoruz. Bizim şu an üretimdeki hedefimiz yıllık 10.000
ton… Bunu da 2015’e kadar yakalayacağız inşallah. Bundan sonra ise turistik
yatırıma dönmeyi amaçlıyoruz. Yani şu anki mevcut tesislerimize otel, pansiyon,
aquapark gibi bazı aktiviteleri de eklemeyi düşünüyoruz. Bu sayede ilimize
turizm alanında daha fazla katkıda bulunmak hedeflerimiz arasında.
Çok şükür yemek
tekrar nasip oldu
Hangi illerden ya
da ülkelerden ziyaretçileriniz oluyor?
Tesisimiz bir cazibe merkezi haline
geldi. Bölgenin hemen hemen her ilinden tesisimize ziyaretçi var. Ve genelde gelenler
gruplar halinde geliyor. Ayrıca ilimize, bölgeye gelen ne kadar yabancı turist
varsa onların artık uğrak yeri haline geldik. Artık hemen hemen her ilde
tanınıyoruz. Elazığ’ın içinde bulunduğu CEBİT Fuarına firma olarak biz de
katılmıştık. Stantta ben oturduğum zaman gelip orada ürünlerimiz tadanlar çok
şükür ki tekrar bize nasip oldu diyerek beğenilerini iletiyorlardı. Yani artık
prestijli bir marka olduk.
Balıktan her
türlü yemeği yapmak için çalışan aşçımız var
AR-GE’den
bahsettik… Burada çalışmalar sadece balık üretimi için mi yoksa balıktan yemek
yapma konusunda da çalışma yapıyor musunuz?
Yemek çeşidi konusunda aşçılarımız kışın
işlerin az olmasından dolayı mutfakta sadece nasıl yeni bir yemek çıkarırım
diye mesai harcıyorlar. Onun için bu hususta çalışmalarımızı hep kışın
yapıyoruz. Bir aşçımızı kış boyunca çalıştırıyoruz ki bize çeşit üretsin.
Mesela geçen yıl tatlısını yaptık gerçi yapan usta sonra bırakıp gitti ama
sürekli çalışıyoruz şu anda da az önce de bahsettiğim gibi 11 çeşit balığımız
var.
Daha balık
yemekten bıkmadım…
Çoğu gününüz
burada geçiyor ve gün boyu sadece balıkla karnınızı doyuruyorsunuz. Farklı bir
tat aramıyor mu insan zamanla?
Aslında balığın faydası ve lezzeti bir
arada bilinince kendisini de tükettiriyor. Öyle bir bıkma yaşamadım. Zaten
çeşidimizin de bol olması bu konuda bizi sıkıntıya düşürmüyor.
11 çeşit
yemeğimiz var dediniz. Bize bir çırpıda sayabilecek misiniz?
Alabalık ızgara, köfte, kebap, pide, kavurma,
güveç, sote, fileto, şiş kebabı, kiremitte kaşarlı, mantarlı çeşitleri var ve
en son da sadece hafta sonları olmak üzere dönerini yapıyoruz… Tabi saydıklarım
12 etti buradan ilk kez duyuruyoruz balık kuşbaşıyı yeni menümüze ekledik yani
artık 2 çeşit yemek yapabiliyoruz.
Bu kadar faal bir
mekânda aynı anda kaç kişiye hizmet verebiliyorsunuz?
Aynı anda 1000 kişiye hizmet verebilecek
kapasitedeyiz şu an.
Havyar alanında
da bir ilki gerçekleştirmek istiyoruz
Balıkçılık
alanında yan ürünlerin üretimine geçmeyi düşünüyor musunuz? Özellikle yurt
dışına ihracat yapmak için…
Bunun için bu yakın zamanda bir
mühendisimizi Ar-Ge’mizden Azerbaycan’a gönderdik. Azerbaycan Mersin Balığı
havyarını yapan dünyada en çok satışını gerçekleştiren ülke… İkinci sırada İran
geliyor. Ülkemizde henüz yok ama İran’da petrolün ardından ikinci milli gelir
havyardır. Ülkemizde yaygınlaşmamasının bir sebebi de AB politikaları sonucu
Mersin Balığı üretilmiyordu. Ama biz Keban Alabalık olarak üniversitemiz de sağ
olsun balığı ülkemize getirmek için çaba sarf ediyoruz. Ayrıca bizim bir
avantajımız da yine suyumuz. Mersin Balığı her suda yaşamıyor özellikli bir su
olması lazım. Bizim suyumuz da yaşaması için çok elverişli bir su… Bakalım
nasip artık inşallah kısa bir süre sonra havyar üretimine de başlamayı
istiyoruz. Bunun bölgeye de büyük getirisi olacak çünkü 1 kilo havyar 3000 -
5000 Euro arasında gidiyor.
İlçenin adını tüm
ülkeye yeniden duyuruyoruz
Firmanızın
faaliyetlerinin ismini duyurma açısından, ilçeye de doğrudan ve dolaylı bazı
katkıları oluyordur…
Elbette… Bu katkının en başında 120
kişiye istihdam imkânı sağlamak geliyor. Dünyanın en büyük sorunu işsizlik olan
bir dönemde bu ilçemize çok büyük bir katkıdır. Ve kalifiye elemanlarımız
harici tüm çalışanlarımız Kebanlıdır. Bunun yanında Kebanımıza yılda 150 bin
insan tesislerimize geldikten sonra giriş yapıyor. Bu da ilçe esnafına katkı
sağlıyor. Ayrıca şimdiye kadar Keban ismini barajı dolayısıyla duyan insanlar
vardı. Artık baraj eski önemini yitirdi belki ama şimdi bir de tesisleriyle ün
yaptı ilçemiz. Yani Kebanımız bu faktörleri iyi değerlendirilebilirse yeniden
eski canlılığına kavuşturulabilir.
Bu tesis tamamen
Allah vergisi…
Baraja konu
gelmişken… Bu sudan aynı zamanda elektrik üreterek de faydalanıyorsunuz…
Çırçır Şelalesi üzerinde minik bir gölet
oluştu biz de bunun üzerine bir küçük santral kurduk ve tesisimizin tüm
elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasitede çalışıyor. Yani bu tesis tamamen
Allah’ın bir vergisi… Bu su aynı zamanda içilebilir de… Yani balığımızı
üretiyoruz, elektriğimizi üretiyoruz… Çok şükür Allah’a… Gelen balıkçılar bize
takılıyor… İşte su, elektrik, balık bedava diye... Yani biz de bunu Kebanımıza
en iyi şekilde katkı sağlamak için kullanıyoruz.
Tabi kolay yönü
çok ama zorlukları da vardır işinizin. Bahsetmek istediğiniz sorunlarınız
neler?
Yani sorun illa ki oluyor. Karakaya Baraj
Gölündeki Tesislerimizde akıntının artması sebebiyle bazı olumsuzluklar
yaşıyoruz. Oradan karayoluyla gelmek de mümkün değil. Kayıklarımızla ulaşımı
sağlıyoruz ama suyun azalması ile bazen ilerleyemeyecek hale geliyorlar. Aynı
zamanda akıntının da fazla olması ağlarımızda yırtılmalara sebebiyet veriyor bu
da balık kayıplarına yol açıyor. Yine o bölgede elektrik şebekesinin olmaması,
telefon şebekelerinin tam çekmemesi gibi iletişim sorunları da yaşıyoruz.
120 kişinin de
dolaylı olarak istihdamına vesile oluyoruz
Kaç yerde üretim
tesisiniz var…
6 yerde tesisimiz var. Bizim dışımızda
ayrıca yine 40’a yakın üretim yapan şahıslar da var. Bunu da Keban’a yaptığımız
katkılar arasında sayabiliriz. Her birinin yanında en az 3 kişi çalışsa 120
kişi eder. Yani bu işin yapılabilirliğini de biz öncü olarak göstermiş olduk ve
başlamalarına da vesile olduk.
Merkezinizin
bulunduğu bu tesis kaç metrekare alan üzerine kurulu?
10 dönümlük bir alan üzerinde hizmet vermekteyiz.
Diğer yerlerimiz farklı tabi… 10.000 olan var 15.000 olan var değişiyor.
Kaç ortakla
işleri yürütüyorsunuz?
9 orta başladık ama 97-98 yıllarında işin
zorluklarından dolayı 3 ortak kaldık. Tuncay Kaya, İbrahim Kavak ve ben
birlikte iyi bir işbirliği ile başarıyla bu işi yürütüyoruz.
Yayınlarınız ve
yaptıklarınızla örnek oluyorsunuz…
Sorularımız bitti…
Açıklamalarınız için teşekkür ediyoruz.
Gazetenize bize verdiğiniz destek,
ilimize yaptığınız katkılardan dolayı teşekkürlerimizi iletiyoruz. Yakın zamanda
yılın bürokratı olarak gerçekten hak eden Karayolları 8. Bölge Müdürü Sayın
Yasin Altunyuva’yı seçerek ilimizde örnek bir işe imza attınız bu
çalışmalarınızın devamını diliyorum. İyi bir gazete çıkarıyorsunuz yayın hayatınızda
başarılar diliyorum.


























