Net Haber Gazetesi Sahibi Elif Figen Aktepe

1 Temmuz’da geniş katılımlı büyük bir organizasyon yapmaya hazırlanan çiçeği burnunda gazete Nethaber’in eski sunucu, yeni gazeteci sahibi Elif Figen Aktepe Harput Güneşi ismini verdiği programının ayrıntılarını gazetemize anlattı. Haftalık bir gazete olan Nethaber’in 7 ay gibi kısa bir süredir yayında olmasına rağmen büyük çapta organizasyon yapabilmesini güçlü ikili ilişkilerine bağlayan Aktepe, başarı için bunun şart olduğunu belirtti. Harput Güneşi hakkında da konuşan Aktepe hem konser, hem ödül töreni hem de bir yıldızlar geçidi olarak tanımladığı programına Kurtlar Vadisi oyuncularına varıncaya kadar pek çok tanınmış ismin katılacağının altını çizdi.
Figen Aktepe kimdir?
Hemen belirteyim Elif Figen Aktepe diyelim… Mesleğe ilk başladığımda bana Figen ismini kullanalım daha modern dediler ve Elif’i kamufle ettiler. Hayatımdaki en büyük hataydı diyebilirim. Hâlbuki ne güzel bir isim. Şimdi de yeniden o isimle anılmak için çabalıyorum. İlimizde radyo sunuculuğu, televizyon sunuculuğu yaptım. 2007 yılında da sağlık sorunlarım sebebiyle bırakmak zorunda kaldım. Şimdi ise Nethaber Gazetesi’ni çıkarıyorum.
Buldum diye bağırdı…
Radyoculukla başlangıç yaptınız… Ne zaman, nasıl başladınız?
Yıllar önce Hasan Hüseyin Dursun Hoca beni keşfetti. O zamanlar özel kanallar da yeni açılmıştı. Bizim de hayalimiz hep izlediğimiz ünlülerin yerinde olmak, sunuculuk yapmaktı. Bana soranlara da ileride ne olacaksın diye hep sunucu derdim. Bir gün kazara Hasan Hüseyin Dursun Hocayı ziyarete gitmiştik. Ben konuşunca birden buldum diye bağırdı. Ben de şaşırdım, Hasan Hüseyin Hoca ne buldu dedim… Mükemmel bir ses, mükemmel bir diksiyon dedi ve bana seni seçtim dedi. Aradığım gibi yumuşak, diksiyonu düzgün bir ses dedi. O zaman da yumuşak, diksiyonu düzgün bir bayan spiker bulmak epey zormuş. Gittim eve babam da çok tutucudur bu konularda. Dedim babacığım ben sunucu olacağım. Önce dalgaya aldı annem de araya girince izni aldım. İşte Elif ismini bırakmak o zaman oldu.
Elif ismini seviyorum çünkü…
Elif ismine sevginizin sebebi manasından mı?
Elbette… Elif biliyorsunuz ki ilk harftir. Bunun yanında diktir. Temsil yönünden mübarektir. O yüzden çok severim. Kutsal bir manası vardır Elif’in… 
1994 yılında artık keşfedildikten sonra aynı gün hemen yayına aldılar beni. Ve ilk yayınımda herkesi hayran bıraktım. Neredeyse hatasız bir yayın oldu. Gerçi bir sefer mikrofonu kapamayı unutmuştum bir kez de açmayı ama… (Gülüşmeler) Sunuculuğu gerçekten çok seviyorum. Bana şimdi ne olmak istiyorsun diye -hayata yeni başlayacak biri olsam- sorsalar ben yine sunuculuğu seçerdim.
Televizyonculuk deneyiminiz de oldu galiba bir dönem…
Evet… Bir yıl sonra da televizyonda haber sunmaya başladım. Hatta o zamanlar kostümle, bakımlı bir şekilde TV’ye çıkmayı Elazığ’a ben getirdim. O zamanlan sunum tekniklerimle halk beni benimsedi ve çok sevdi. Spikerlik tecrübem de 2007 sonuna kadar ara ara devam etti. Televizyonculuğu uzun süre yapmadım çünkü kendimi o konuda yetersiz görüyordum.
Dobra olduğum için
beni sadece gerçekten
tanıyanlar severler
Genelde radyoculuktan tanınıyorsunuz… Ve sesinizle insanların belleklerinde kalıyorsunuz. Sesinizi duyup da tanıyanlar oluyor muydu dışarıda?
Hem de çok… O zamanlar arabam yoktu minibüsle bir yere gittiğimde bir kişi alır mısınız dediğimde, hatta mezarlığa dahi gittiğimde bir şey sorduğumda hemen tanınırdım. Konu buraya gelmişken şunu da belirtmek isterim benim sevenim azdır. Beni ancak gerçekten tanıyanlar severler. Diğerleri beni kesinlikle sevmezler.
Size sevgisizliğin sebebini hissediyorsunuzdur…
Elbette... Açık bir sebebi var. Ben çok dobra dobra konuşurum. Açık konuşurum. Şeffafım… Yani kısacası olduğum gibiyim. Bu zamanda da böyle insanlar pek sevilmezler. Ama tabi bu demek değildir kimse sevmiyor. Beni gerçekten tanıyanlar da beni çok severler. Çünkü güvenebilirler… Bu zamanda bu da çok zor bulunur.
Kendimi gazeteci görmüyorum
Radyo, televizyon derken şimdi de gazeteciliğe başladınız…

İnanç ve ikili ilişkiler
başarı için gerekli
Yeni bir gazete olmanıza rağmen Harput Güneşi gibi büyük bir organizasyonu tertip etmenizin sırrı nedir?
En başta inanmak… Ben öncelikle inandım ve bunu yapabilirim dedim. Ve bunun yanında başarı için olmazsa olmaz iyi ikili ilişkiler… Bu başarı için gereklidir. İnsanlarla ikili ilişkilerinizi güzel tutunca sizin tek başınıza halledemeyecek kadar büyük gördüğünüz bir problemin bir başka insan için çok basit bir olay olduğunu ve kolayca çözülebildiğini görüyorsunuz. Yani el elden üstündür. Ben başarımın sırrını buna bağlıyorum. Ve tabi işe sıkı sıkı bağlanmamı sağlayan başarıya olan inancıma da. Çünkü inancınızı kaybederseniz artık hiçbir şey size yardım etmiyor.
Gazetecilik demeyelim… Gazete çıkarmaktaki hedefiniz nedir?
Bugüne kadar neyi kafama koyduysam yaptım. Sunuculuk yıllarımda çok önemli isimlerle röportajlar yaptım, ikili diyaloglar kurdum. Yani o zamanlar işimi en iyi şekilde yaptığıma inanıyorum. Şimdiki amacım da ilimizde medyacılıkta farklı bir konma gelmek. Yani ben her habere giden kendi muhabirlerim olsun, olayların içinden bizzat kendi yorumunu gazeteye döksün istiyorum. Gerçi şimdi bunlarla ilgilenen az bir kadrom var ama. İnşaallah gün geçtikçe bu hedefe doğru ilerleyeceğim. Ve ben kalıcı olmayı istiyorum. Şunu söyleyeyim bir insanın hedefleri büyükse demek ki aşacağı çok merhale var demektir. Benim hedeflerim büyük olmayacak inşaallah ben büyük olacağım.
Günlere gidemiyordum
şimdi rüyalarımı da kaybettim
Gazeteciliğin önemi nedir sizce? Bir bayan olarak böylesi meşakkatli bir işe girmenizin sebebi olmalı…
Evet gerçekten de bir bayan olarak çok yorucu bir iş… Çünkü tatili, dinlenme saati yok. Günün çoğunu dışarıda, büromda geri kalanında ise evde halamla kalıyorum gidiyorum evde bilgisayar başında internette geçiriyorum. Tabi ki bunun bir sebebi var. Ben işimi iyi yapmak istiyorum. Bir işe girdin mi iyi yapacaksın. Gazetenin önemi de kalıcılıktır. Gazetede yayınlanan bir yazı, bir haber gazeteniz de haftalıksa uzun bir zaman masanızın üstünde kalıyor ve gelen giden görüyor. Televizyonda söylenen kısa sürede unutulabiliyor ama yazılı basın öyle değil. Bir insan gazeteyi ne zaman eline alsa okunmamış gazete yeni sayılır diyip okuyabilir. Yani etki bakımından önemli bir konumdadır. Bundan da iyi faydalanmak istiyorum. Onun için de bu işi seviyorum. İnanır mısınız ben artık rüyada bile haber, röportaj yapıyorum… Yani günlere gitmekten geçtim rüyalarımı da kaybettim. Bir işte başarılı olmak için deli olmak lazım derler ben onu da aştım… (Gülüşmeler)
Az önce ailenizden bahsettiniz gelecekler diye… Elazığ’da değiller mi?
Annem, babam rahmetli oldular. Evin en küçüğüyüm… Gazetemin sahibi de ablamın kocası… Onlar gelecek. Haber müdürüm, yeğenim ikinci fakültesini -Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu- bitirdi o gelecek… İstanbul’dan Almanya’dan misafirlerim gelecek… Burada da halamla kalıyorum o gelebilir…
Televizyonculuk düşünüyor musunuz?
Teklif geldi ama inanın artık düşünmüyorum. Çok yoğun çalıştığım bir dönemde çok düşkün olduğum annemi kaybettim. Ondan sonra da kamera karşısına geçemez oldum. Panik atak oluyorum. Televizyonculuğu bunun için de düşünmüyorum.
Sorularımız bitti, açıklamalarınız için teşekkür ediyor, programınızda ve yayın hayatınızda başarılar diliyoruz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?


























