Haziran
ayı il divan toplantısında konuşan Saadet Partisi il başkanı İlyas Keskin
yerelden ulusala birçok konuda açıklamada bulundu.
Malatya’nın Bayan
Milletvekilini bile aşamadılar
AKP’nin
5 Elazığ milletvekilinin Malatya’nın bir bayan milletvekili kadar bile etkili
olamadığını savunan İlyas Keskin Doğu Kalkınma Ajansı’nın Malatya’ya
kaptırılmasını eleştirerek şunları söyledi:
“Doğu
Kalkınma Ajansı, Bingöl, Tunceli, Elazığ
ve Malatya illerini kapsayan, ekonomik ve sosyal anlamda adı geçen illeri
geliştirecek projeleri hayata geçirecek kurumdur. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansının ilimizde kurulması önemlidir ve
zaruridir, neden? Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli illerinin kavşak
noktasıdır. Ayrıca doğa ve inanç turizmi, krom, bakır, mermer ve sanayi
alanında gelişmeye aday bir konuma sahiptir.
Bundan
dolayı beş milletvekili bir araya gelip kalkınma ajansının ilimize alınmasını
mutlaka gerçekleştirebilmelidirler. Görünen
o ki, milletvekilleri beşi bir olup Malatyalı bayan milletvekilini
aşamamaktadırlar.”
“Tabela asmakla iş bitmiyor”
Keskin
İlimizin beş milletvekilinin de iktidar partisinden olmasına rağmen istenilen hizmeti
veremediklerini belirterek şöyle konuştu:
“Yedi
yıldır tek başına hükümet olmalarına rağmen havaalanının gümrük meselesini
çözemediler. Hacca gidecek hacılarımız bu
şekliyle ilimizden uçamayacaklar. İlimiz bölgenin sağlık merkezi olacak
dedikleri halde hala özellikle yanık
hastaları Kayseri’ye, Adana’ya gitmektedirler. Tabela asmakla Bölge hastanesi
olunamıyor. İlimiz işsizlikte birinci sıralarda, sokaklar dilenciden
geçilmiyor.
Uluova
ve Kovancılar ovalarına su verilmemekte, yaklaşık
elli tane köy ve o köylerde, iflas etmiş tarım sistemimizle cebelleşen
hemşerilerim susuzluktan kırılmakta, pancarları ekinleri kurumakla karşı
karşıya terk edilmiş durumdadırlar.
Sivil toplum örgütlerinin serzenişini, tepkilerini izliyoruz, fakat olaya
vaziyet edecek olanlar milletvekilleridirler. Böyle devam ederse ilimiz en
büyük katma değerini Uluova’ dan almakta olup, bu değer yok olacak, bir an
evvel yetkililerin olaya müdahale etmeleri gerekir. Vatandaşın canı çıktıktan
sonra neye yarar ki. “
İl
Divan Toplantısında Milletvekillerine seslenen Keskin, “basın ve medyada boy
gösterip, arz-ı endam edeceğinize vekili olduğunuz insanların dertleriyle
dertlenin yoksa pişman olursunuz. Bu insanlar sizi tek başına iktidar ettiler,
karşılığı bu mu? Elazığspor’u siyasi ve
ekonomik rant kapısı olarak görenler, maalesef sporda da ilimize esef verici
bir neticeyi yaşatıyorlar. 29 Mart seçimleri sonrasında sahte bağış vaatleri
ile alakalı haberleri hep birlikte izledik. Siz o sahte vaadi hangi makamı
temsil eden zat-ı muhteremin yaptığını biliyorsunuz” dedi.
“Hükümetin Karnesi Bozuk”
Saadet
Partisi İl başkanı İlyas Keskin Genel idarede de Hükümet edenlerin karnesinin
bozuk olduğunu belirterek şunları
söyledi:
“Asgari ücret yüzde 4,1 artacakmış ve
netice, 547 TL olacakmış, buna açlık ücreti derler. Bu ücretle 4 kişilik bir
aile simit bile alamaz. Zira en düşük evin kirası 300 TL’dir.
Mayınlı arazilerin
temizlenmesi ve tarıma açılması kanunu maalesef Cumhurbaşkanı’nın onayından
geçti, inşallah Anayasa Mahkemesi bu kanun değişikliğini iptal eder diye
bekliyoruz. Ülkemizin toprak bütünlüğü açısından bu kadar vahim icraatlar
yapılırken, hiç ciddiyeti olmayan gündemler oluşturulmakta, cambaza bak oyunu
oynanmaktadır. Bu arada atını alan Üsküdar’ı geçmektedir.
“Tüm darbecileri yargılayalım”
Son
günlerde darbecilerin yargılanması konusu etrafında yapılan tartışmalara
değinen Keskin şu açıklamalarda bulundu:
“Bir
gazete gerçek olup olmadığı hala tespit edilemeyen bir belge yayınlıyor. Belge
Fetullah Hoca ve Akp hükümetini yıkmaya yönelik olduğu iddia edilen bir belge.
Genelkurmay belge fotokopi ve bizim hiyerarşik yapımızın yani Türk Silahlı
Kuvvetlerinin bilgisi dâhilinde olmadığını söylüyor. Olay Ergenekon davası
kapsamında yerini alıyor. Başbakan Urfa Kongresinde seslenerek bu olayı,
belgeyi çözeceğini, sonuna kadar gideceğini iddia ediyor. Bekleyip göreceğiz.
Belgeyi yayınlayanlardan hesabının sorulması, arkasında kimlerin olduğu, sebep
ve neticelerini mevcut parlamenter yapıya yani demokrasiye verilen zararı bütün
bunları soracak ve neticeye gidecek olanlar başta Başbakan, Hükümet ve yetkili
kurumlardır.
12
Eylül’ü yapanlardan hesap sorulacakmış. 27 Mayısçılar ve 28 Şubatçılar ayrı
tutulmamalı, darbenin iyisi kötüsü olmaz. Tek
başına iktidar olan AKP’nin Anayasa değişikliğini derhal yapıp ilgili ek 15.
Maddeyi ortadan kaldırmasının tam
zamanıdır. Muhalefet partilerinin de darbeleri gerçekleştirenlerden hesap
sormasının gereği vardır. Tam zamanıdır. Zira ihtilal olunca parlamentonun tümü
fesih edilmekte ve bütün Milletvekilleri saf dışı edilmektedir. Demokrasi büyük
yara almaktadır.”
“Yeni Bir Dünya D-
İlyas
Keskin son olarak 54. Hükümetin Başbakanı Prof
Dr. Necmeddin Erbakan’ın katılımı ile geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen D-8’in
12. Kuruluş yıldönümü etkinliklerine değindi. D-8’in temel prensipleri ile ilgili
açıklamalarda bulunan Keskin şunları ifade etti:
“Temeli
Ekim 1996 yılında Çırağan Sarayı’nda atılan D-8’in hayata geçirilişi ile zulüm dünyası yıkılacak, Saadet
dünyası kurulacak, Kuvveti üstün tutan zulmün yerini, hakkı üstün tutan refah
dünyası alacaktır.
· Materyalizm değil,
maneviyatçılık,
· Çatışma değil, diyalog,
· İnsanların mutluluğu için,
üstünlük-tekebbür değil, eşitlik,
· Toplulukların saadeti için,
çifte standart değil, adalet,
· İnsanların saadeti için
sömürü değil, işbirliği,
· Baskı ve faşizm değil, insan
hakları, özgürlük ve demokrasinin esas alınması gerekmektedir.
D-8 Türkiye,
Pakistan, Bangladeş, Mısır, Nijerya, İran, Endonezya ve Malezya’nın katılımı
ile başladı, D-60 – D-160 ile devam edecektir. Dünyanın var olan
kaynakları emperyalist 300 ailenin tekelinden ve zulmünden mutlaka
kurtarılacaktır. Buda ancak ve ancak Yeni Bir Dünya D–8 projesinin hayata
geçirilmesi ile mümkündür.
Batı dedikleri BM – NATO – AB – ABD Emperyalizmin
iğrenç tablosuna baktığımızda D-8’lerin ne kadar elzem ve mühim olduğu daha iyi
anlaşılır.
Yıl 2009, 21. Yüzyılda yaşıyoruz. İki milyar insan,
yani dünya nüfusunun üçte biri sefalet, açlık, hastalık ve kötü beslenme ile
karşı karşıyadır. Her gün bu sebeplerden dolayı 150 bin insan ölüyor. Ölenlerin
40 bini çocuk. 800 milyon insan yatağına aç giriyor. Bunların 500 milyonu
hasta, gelişmiş dedikleri batı ve Avrupa ülkelerinde bile 100 milyon insan
açlık sınırının altında yaşıyor. Dünyada içecek su bulamayan 1,5 milyar insan
var. Gelişmiş geri kalmış 21 ülkede ortalama yaşam, örneğin Zimbabwe’de 1970’li
yıllarda 56 olan ortalama yaş, 1990’lı yıllarda 33,1’e kadar inmiş. Gelişmiş
ülkelerde örneğin İngiltere’de 72’den, 78’e ulaşmış. 31,5 trilyon dolar olan
dünyanın toplam üretiminin yalnızca % 1’i yani 315 milyar doları dünya
üzerindeki fakirliğin ortadan kaldırılması için yeterlidir.
Dünyanın ilk
on zengininin toplam serveti, 133 milyar dolardır. Bu rakam, nüfusları 2,5
milyar olan gelişmemiş ülkelerin 1,5 katıdır. En fakir 20 ülkenin borçlarının toplamı 5,5 milyar
dolardır. Gelişmiş 6 ülkenin kedi köpek maması için 9 günde harcadığı para 700
milyon dolardır. Bütün bunlar yaşanırken bizler seyirci kalamayız, D-8 işte tüm bu olumsuzluklara rağmen
kuruldu.”
“Amacımız
Dünya ve Ahiret Saadeti”
Doğruları haykırmak, yanlışların karşısında dimdik
durmak bizim asli görevimizdir diyen Keskin sözlerini şöyle tamamladı:
“Burası
yolgeçen hanı değildir. Herkes hesabını vermeli bugün vermezse yarın mahşerde mutlaka
hesap görülecektir.
Saadet Partisi
ve Milli Görüşün varlık sebebi insanlığa dünya ve ahiret saadeti yaşatmaktır. Onun için mücadelemiz devam
edecek, herkesi ve kesimi duyarlı olmaya, haksızlıkların karşısında susmamaya
davet ediyoruz, katılın bize sizde kazanın. Saadete, ancak Saadet Partisi ile ulaşabilirsiniz.”


























