Karakter Boyutu A A A
YERE GÖĞE SIĞMAYAN BOYUT HABER BOYUTSUZ FINDIK FARESİ DOĞURDU
09 Temmuz 2009 Perşembe 23:30

TV-5e program yapan Haber Boyut sitesinin delikanlı yönetmeni Yavuz Selim Kurt; El-Aziz Gazetesini tehdit ederek Maskelerini düşürüyoruz; yarını bekleyin dedi, incir kabuğunu bile dolduramadı...

YERE GÖĞE SIĞMAYAN BOYUT HABER BOYUTSUZ FINDIK FARESİ DOĞURDU

“İki doğu ve iki batı”nın arasını doldurmak için tombul avurtlarını şişire şişire TV-5’e program yapan Haber Boyut sitesinin delikanlı yönetmeni Yavuz Selim Kurt; El-Aziz Gazetesini Numan Kurtulmuş, Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk aleyhlerinde yazılar yayımladığı için tehdit ederek “Maskelerini düşürüyoruz; yarını bekleyin…”  anonsuyla izleyicilerine büyük heyecan verdi.

Binlerce izleyicinin tıkladığı bu oldukça iddialı anonsu sonra ufaktan ufağa yayından kaldırarak yerine “Kişi kendinden bilir işi”  kafiyeli başlığıyla sade suya tirit, dolambaçlı, uzun, içeriği incir kabuğunu doldurmayan üçüncü sınıf şişinme ve övünme edebiyatı denemesi niteliğinde bir yazı yayımladı.

Numan Kurtulmuş, Şevket Kazan, Oğuzhan Asiltürk ağabeylerini kuruş almadan sırf dava aşkıyla meccanen savunduğunu ardı arkası gelmeyen düzeysiz, pespaye cümlelerle uzun uzun anlatırken adeta kan ter içinde kaldığı izlenimini veriyordu.  Delikanlı yayıncı Yavuz Selim Kurt; El-Azizcileri tehdit eden anonsu internet sitesine koyarken kurt soyadı gibi adeta canavar kesilmişken;  dolambaçlı uzunca makalesini yazarken ise elma kurdu gibi peltemsi bir hal almıştı sanki.

Bediüzzaman Hazretleri, sonsuz Rahmet sahibi ve Rezzak olan Yüce Allah’ın, çok güçlü ve kurnaz bir canavar olarak yaratmasına karşın kurdun hayatının büyük çoğunluğunu karnını doyuracak bir yiyecek bulamadan karlı dağlarda aç geçirdiğine; buna karşın elma kurdunun onca zavallılığına ve salaklığına rağmen bol rızık içerisinde yüzdüğüne ibret nazarıyla dikkat çeker.

Tıpkı elma kurdunun elma içerisinde açtığı dolambaçlı delikli yollar gibi, donatıldığı bol imkânlar içerisinde tombullaşan delikanlı yayıncı Yavuz Selim Kurt kardeşimiz de uzun dolambaçlı cümlelerle büyük ağabeylerini savunmaya kalkışarak deyim yerindeyse boyundan büyük bir işe soyunmuş…

Bre anlama özürlü delikanlı yayıncı Yavuz Selim Kurt kardeş… Senin iddia ettiğin gibi El-Aziz Gazetesi olarak o değerli (!) ağabeylerine iftira atıp aksini ispatlamalarını kendilerinden veya senden istemiş değiliz. Biz diyoruz ki iddialarımız karşısında diyebilecek bir şeyleri varsa yazıp göndersinler senin aleyhimize yazdığın yazı gibi aynen yayımlayalım.

Yaşın müsait olmayabilir, ya da izlememiş olabilirsin; 12 yıldan beri uzun uzadıya tüm ayrıntıları ve argümanları ile konuya ilişkin yazdıklarımızdan haberin yok anlaşılan. Şimdi senin paşa keyfin ve izleyicilerin hatırı için bir kez daha çok özet olarak tekrarlayalım…

Millî Selamet Partisi’nin ilk emanetçi Genel Başkanı, Devlet Bakanı, avukat, şair, gazeteci, yazar Süleyman Arif Emre, Siyasette 35 Yıl adlı 3 ciltlik değerli eserinde şöyle bir anekdot anlatıyor:

             “Millî Nizam Partisi’nin bir toplantısı sırasında içeriye haber ilettiler “Bir adam gelmiş çok önemli bir şey anlatacağını, bunun için mutlaka Erbakan ile görüşmesi gerektiğini söylüyor” diye. Erbakan “Kimmiş; ne diyecekmiş; gönderin gelsin bakalım” deyince içeriye aldılar.

Adam şöyle söze başladı… Ben ABD Yahudi Cemaati temsilcisi Musa Saffet Bayramaşık… Cemaat adına size şunu söylemekle görevlendirildim: Eğer bizim belirleyeceğimiz şartlarımızı yerine getirmezseniz Millî Nizam Partisi’ni kapattırırız!

Erbakan adamı azarlayıp oradan kovdu… Aradan çok geçmedi gerçekten Yargıtay Başsavcısı Millî Nizam Partisi hakkında dava açtı ve Anayasa mahkemesince kapatıldı.”

…Ve şimdi biliyoruz ki daha sonra Erbakan kapatılan partisi yerine Millî Selamet Partisi’ni kurdu, 1973 Genel Seçimine girdi, Meclis’e bir grup soktu ve ilki CHP ile olmak üzere çeşitli partilerle birlikte içinde yer aldığı 3 ayrı koalisyon hükümetinde 4 yıl fasılasız iktidar ortağı oldu.  Ve 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile diğer tüm partiler kapatılıncaya kadar da MSP kapatılmadı.

Bu durumda demek ki Erbakan MNP kapatıldıktan sonra ABD Yahudi Temsilcisi Musa Saffet Bayramaşık ile uzlaşmış! Şayet uzlaştı ise hangi konularda uzlaşmış olabilir? Siyasette 35 Yıl kitabında belirtildiğine göre Erbakan’ın İsrail ve Siyonizm aleyhine söyleminden vazgeçmesi isteniyormuş.

Oysa dünya âlem biliyor ki Erbakan hiçbir zaman İsrail ve Siyonizm aleyhtarı söyleminden vazgeçmedi, taviz de vermedi, her halükârda daima sürdürdü. O halde Millî Selamet Partisi’nin kilit yerlerine Musa Saffet Bayramaşık’ın belirlediği isimlerin konulması hususunda anlaşmış olabilirler diye ister istemez düşünüyoruz.

 Ama iddialarımızı bu varsayıma dayandırıyor değiliz. Asıl dayanağımız çok daha somut ve hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak açıklıktadır. Bakınız nasıl…

 Bu satırları yazan kişi olarak bendeniz 1977-1980 arası Millî Selamet Partisi Elazığ İl Sekreteri olarak görev yaptım. Daha önce 1977 Yerel Seçiminde Baskil İlçesinde Millî Selamet Partisi Belediye Başkan Adayı olmuştum. Ondan önce de yine Baskil İlçesinde MSP gençlik kuruluşu Akıncılar Derneği Kurucu Şube Başkanı olarak görev yaptım.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra ise Elazığ’dan bir grup arkadaşla 5 yıl boyunca Mamak Askeri Mahkemesindeki MSP davasını -ilki hariç- sonuna kadar tüm duruşmalarını izledim. Refah Partisi döneminde gayri resmi birtakım görevler ve meccanen çalışmalar içinde yer aldım. Bu süreçte hemen her yıl Elazığlı grubumuzla Erbakan’ı Altınoluk’taki yazlığında ziyaret ettik. Birlikte çektiğimiz hatıra fotoğraflarımız var, istesek yayımlarız…

Sayın Yavuz Selim Kurt kardeş, şimdi sen hayatta hiç bizleri görmedin, bu yüzden de tanımıyorsun. Tanımadığın kişiler hakkında da atıp tutuyorsun. Ama bilesin ki özellikle Şevket Kazan bizleri kendi çocukları kadar iyi tanır. Çünkü uzun yıllar sürekli temaslarımız oldu, kendisine seçimlerde birlikte çalıştık.

Bu uzun yıllar boyunca Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk’ün, bizzat Erbakan ve Millî Görüş partileri aleyhine içeriden nasıl tezgâhlar kurup dolaplar çevirdiklerini, nasıl tam bir ihanet içerisinde hareket ettiklerini bire bir çıplak gözlerle sayısız olayda müşahede ettik ve çeşitli vesilelerle Erbakan’a durumu anlattık. Erbakan hiçbir zaman bir şey yapmadı, en azından biz hissetmedik.

Ama bu durumu fark etmemize memnun olmuş gibi davranıyordu. Hatta birtakım yönlendirmelerle daha fazla şüphelenmemizi ve malumat edinmemizi sağladığı da oluyordu. Çok önemli iki olayda ise Beşir Darçın’ı da şahit tuttu. Belli ki Beşir Darçın da durumu anlasın istiyordu.

Daha sonra Şevket Kazan Millî Gazete Elazığ Temsilciliğini de bizlerden aldı ve tamamen dışlayarak hiçbir kuruluşa girmememiz için talimat verdi. Teşkilatlara ise Erbakan’ın bizi yasakladığı yalanını habire yaydı. Erbakan ile görüşmelerimizi de engellemeye başladı, birçok güçlüklerle görüşme imkânı bulabiliyorduk, çoğu zaman da görüştürmüyordu bizleri.

Bu arada yukarıda sözünü ettiğimiz Süleyman Arif Emre’nin Siyasette 35 Yıl kitabını okuyunca ancak jetonumuz düştü. Ve bütün bu durumları ve yaşadığımız olayları ayrıntıları ile 12 yıldan beri çıkarmakta olduğumuz El-Aziz Gazetesinde sürekli yazdık Ve aleni olarak defalarca şu çağrıda bulunduk:

Şevket Kazan Oğuzhan Asiltürk ikilisinin ve varsa daha başkalarının Musa Saffet Bayramaşık adlı ABD Yahudi Cemaati temsilcisi şahıs tarafından Millî Selamet Partisi’nin kuruluş izni verilmesi karşılığında kilit noktalarına şartlı olarak konuşlandırıldığını gerçek anlamda bilebilecek olan tek kişi Erbakan’dır.

Şevket Kazan, Oğuzhan Asiltürk ikilisi bizleri alsın götürsün Erbakan’ın huzuruna çıkarsın desin ki; “Hocam bunlar sürekli şunu yazıyorlar… Biz Musa Saffet Bayramaşık tarafından Millî Selamet Partisi’ne şartlı olarak yerleştirilmişiz, biz Sabetayist imişiz, işbirlikçi hain imişiz; öyle mi?
 
Erbakan, şayet; “O nasıl söz, bunlar benim 40 yıllık, samimi, inançlı dava arkadaşlarımdır, siz iftira ediyorsunuz, tövbe edin, Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk’ün elini öpün, özür dileyin ve gazetenizde bu yazdıklarınızın asılsız olduğunu da yazın” derse ve biz de eksiksiz her istediğini yapıp yerine getirmezsek bizden namert kimse yoktur.”

              Yıllarca El-Aziz Gazetesi olarak bu şekilde çağrıda bulunduk ve henüz çağrımıza cevap alamadık.

Bir ara Hürriyet Gazetesi muhabiri olarak bizimle röportaj yapan Metin Yüksel isimli gazeteci, “Şevket Kazan, sizinle röportaj yaptığım için beni aradı ve çıkıştı. Ben de bu çağrınızı hatırlattım. Erbakan’ın bunu kabul etmediğini söyledi” diye bize anlattı.

Ve o çağırımız bugün yine geçerlidir!

Şimdi, delikanlı yayıncı Yavuz Selim Kurt kardeş; sen ayrıntılarını ve iç yüzünü bilmediğin bir konuda paralı ya da meccanen Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk ikilisinin avukatlığını üstleniyorsun; ama sanırız bilmeden yanlış yapıyorsun.  Sen daha dünkü çocuksun; niye böyle boyundan büyük işlere soyunuyorsun ki...

Biz “Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk ikilisine iftira atıyormuşuz da ey Yavuz Selim Kurt sen gel aksini ispatla diyormuşuz…” Ya, sen nerden çıkartıyorsun bunu Yavuz Selim Kurt? Biz ne zaman böyle bir şey dedik?

Bak, illa da bir işgüzarlık yapacaksan git Şevket Kazan, Oğuzhan Asiltürk ikilisine de ki: Siz niçin işin kolayı varken dolambaçlı yollara tevessül ediyorsunuz? Çağırın bu adamları, götürün Erbakan’ın huzuruna bitirin bu işi…

Bakalım sana ne diyecekler?

Bak Yavuz Selim Kurt kardeş, senin soyadın kurt ama asıl kurt onlar, paralı ya da meccanen seni kullanıyorlar. Bu pis işlere ne paralı ne de meccanen bulaşmanı tavsiye etmeyiz. Ama yine de sen bilirsin, pislikten beslenmek istiyorsan -bizim için bir sakıncası yok- devam et.

Numan Kurtulumş’a gelince onu da birtakım katakullilerle Saadet Partisi’nin başına bu ikili getirdi. Bu ikili bazen danışıklı dövüş yapar, zaman zaman iyi polis kötü polis oynar. Sen de bir gün onların oyunlarını bilecek kadar kurt olursan git aşık at, ama şimdi görüyoruz ki sen canavar kurt değil elma kurdu gibisin. Bir gün elmayı ısırırlarsa sana yazık olur…

Bak delikanlı yayıncı Selim Yavuz Kurt kardeş; eğer bir delikanlılık yapacaksan bu yazıyı aynen sitene koy, ümmeti Muhammed (SAS) okusun, senin ve bizlerin günahlarımıza kefaret olsun.

Haydi, seni görelim delikanlı yayıncı kardeş…
 

3601 defa okundu...
yarbay       demek doğruymuş   07 Temmuz 2009 Salı 18:33
daha önceleri şevket kazanın kardeşinin bir gazeteye verdiği ropörtajda selanik göçmeni olduğunu söylediğini kendisinin ticareti kardeşinin ise siyaseti seçtiğini duymuştum...oğuzhan asiltürkün de karabağ ermenilerinden esas adının DURDU DURANEV olduğunu duymuştum...şimdi ise el-aziz gazetesinde böyle şeyleri duyunca şaşırmadım ve benim duyduklarımla örtüştüğünü gördüm...inanıyorumki milli görüşçüler bu badireyide atlatacaklardır...elaziz gazetesine bu bilinç için teşekkür ederim
timuçin mutlu       rabbim sen bizleri koru   05 Temmuz 2009 Pazar 16:03
Allah'ım nekadar yücesin herşeye kadirsin , Hocamıza kuvvet ve kudret ver ,verki busoyubozuklarla sonuna kadar uğraşıp hakkın hakimiyetini sağlayacak milli görüş davasında son noktayı koyabilsin. Rabbim bunu ancak senden isteyebilir ve ancak senden dileyebiliriz Rabbim Hocamız zoru başardı ve ardından imkansız olanıda başaracak ve bu soyubozuklardan ümmeti kurtaracak. El-Aziz gazetesi yöneticilerine anlaşılabilmesi imkansız olan bugizli tuzağı bizlere farkettirdiğinden dolayı teşekkür ediyor ve daim takipçisi olacağımızı da kendilerine bildiriyorum Allah yar ve yardımcıları olsun.
muhammed kıvanç       el - azize tesekkurler   04 Temmuz 2009 Cumartesi 23:47
Yıllar önce bu duyumları almıştım fakat ihtimal vermemiştim fakat bu haberi okuyunca inancım sağlamlaştı el-aziz gazetesi editörlerine teşekkür ediyorum yerel gazeteden fazlasını yapıyor.
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
ANKET Diğer Anketler
Hürriyet yazarı Oktay Ekşi başyazısında Elazığ yerine El-Aziz ismini halk istemez diye yazdı. Gerçekten öyle mi?
Asla istemem
El-aziz ismini tabii ki isterim
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» HEDEF ADİL DÜZEN
» ELAZIĞSPOR DOLUDİZGİN
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» NUMAN KOPMA NOKTASINDA
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» Başbakan Erdoğan bugün Elazığ'a geliyor
DÜN DE, BUGÜN DE!
İsrail, Yahudi Lobisini devreye sokarak ABD ve Avrupa Birliği ülkelerini soykırım iddiaları ile Türkiye aleyhine kışkırtıp Ermeni halkı üzerinden hedefine ulaşıp sonuca varmaya çalışmaktadır.
KERPİÇ EVLERİN FATURASI
Elazığ'daki deprem nedeniyle Cumhurbaşkanı Gül, "Devlet tüm imkânlarıyla seferber olmuş durumdadır" derken, Başbakan Erdoğan ise kerpiç evlerin faturasının ağır olduğunu ve afet bölgesi için TOKİ'ye talimat verdiğini söyledi.
DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
Bu sabah meydana gelen Karakoçan-Başyurt merkezli depremde ölü sayısının 51 ve yaralı sayısının ise 74 kişi olduğu bildirildi. 19 cenaze defnedilirken, artçı depremler dinmek bilmiyor...Şu ana kadar 90'ı aşkın artçı sarsıntı oldu...
HEDEF ADİL DÜZEN
28 Şubat 1997 post modern darbe sürecinin 13. yılında gelinen durumun bir fotoğrafını çekip bilançosunu çıkarmak ve ortaya koyduğu vizyonun ne hale geldiğine bir projeksiyon tutmak istiyoruz
Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
Nihat Genç: "Ülkede bir tek Milli Görüşçü ERBAKAN HOCA kaldı. SP yöneticileri AKP karşısında etkisiz kalıyor." dedi...
ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
Numan Kurtulmuş Erbakan'a rağmen Tantan ve Şener'le sağda birlik arayışını sürdürüyor.
DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
Deprem uzmanı Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, Elazığ'daki deprem bölgesinde incelemelerde bulunarak, Doğu Anadolu'yu bekleyen büyük deprem tehlikesine dikkat çekti ve köy dönüşüm projesinin gerekliliğine vurgu yaptı.
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» KERPİÇ EVLERİN FATURASI
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» HEDEF ADİL DÜZEN
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.233 93 68
Eposta: info@el-aziz.com