Milli Görüş hareketi cumhuriyet tarihimizin en karmaşık ve en zor döneminde toplumsal bir ihtiyaç ve talep olarak doğmuştur.
Sadet Partisi GİK Üyesi ve Konya İl Başkanı 16 Ekim 2009 cuma günü Konya'da yapılacak Milli Görüş'ün 40. yıl kutlamalarıyla iligli basın toplantısı düzenledi.
Milli Görüş Hareketinin önemiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunun Tolu;
Bu gün buraya 16 Ekim 09 tarihinde yapacağımız milli görüşün 40. yıl kutlamalarını duyurmak ve milli görüşün anlamını bir kez daha tespit etmek üzere toplandık.
Katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum.
Kıymetli arkadaşlar;
Milli görüş hareketi cumhuriyet tarihimizin en karmaşık ve en zor döneminde toplumsal bir ihtiyaç ve talep olarak doğmuştur.
1960 lı yıllarda Amerika ve Rusya dünyayı iki kutba ayırmış, komünizm ve kapitalizm kıskacında tüm dünyayı sömürmekte iken, Türkiye’de bu kamplaşmadan kurtulamamış, komünizmin ve kapitalizmin tesirinde kalarak bu iki ülkenin çıkarlarının çatıştığı merkez ülkelerden birisi haline gelmişti.
Oysa ne kominizim ne de kapitalizm hiçbir zaman insanlığa huzur getirmemiş hep kavga ve savaşların sebebi olmuştur.
İşte tam bu ortamda Erbakan Hoca Anadolu devini uyandırmak için ticaret odası seçimlerine girmiş ve burada yaptığı çalışmalarla Anadolu sermayesinin bağımsız ve üretici bir kimlik kazanmasına çalışmıştır.
Bu yönde yaptığı çalışmaların önü haksız olarak kesilen Erbakan hocam bu kez milletimizin siyasal bilincini geliştirmek ve toptan bağımsızlık için 1969 bağımsızlar hareketini başlatmış ve Konyamızdan Milletvekili seçilmiştir.
Hemen sonrasında kurumsal bir kimlikle milletin sesi olabilmek için Milli Nizam partisini kurmuştur.
Kıymetli arkadaşlar;
Bağımsızlar hareketi ile başlayan siyasal bilinçlenme süreci aslında bir başkaldırı ve direniştir.
Çünkü milli görüş zulme rıza zulümdür anlayışını kendine şiar edinmiş bir siyasal harekettir.
Bu anlamda baktığımız zaman ilk olarak gençliğimizin maneviyatını yok etmek için uygulanan kültür emperyalizmine karşı direnç başlatmıştır.
Çünkü küçük Amerika projesi adı altına yürütülen ve maneviyatsız, dinsiz, kitapsız, geleneksiz ve kültürsüz bir gençlik var etmeye çalışmak bu millete yapılmış bir zulümdür.
Çağdaşlaşma adı altında tüm aile değerlerimizi ortadan kaldırarak gençliğimizi materyalizmin kıskacına iten küçük Amerika yozlaşmasından kurtarmak için yola çıkan Milli Nizam Partisinde ilk hedef ve slogan olarak Önce Ahlak ve Maneviyat ilkesi benimsenmiş ve bu yönde çalışmalar yapılmıştır.
İşte bu sebepledir ki; ateizme ve yozlaşmaya karşı mücadele eden Milli Nizam Partisi ve irticai faaliyet suçlaması ile kapatılan ilk partimiz olmuştur.
Bu yönde atılmış adımları tek tek saymaya gerek duymuyorum.
Yine 20 YY da sömürünün bir başka aracı da sanayileşme üzerinden yürütülmüştü.
Ve bizim ülkemiz siz tarım ülkesisiniz diyerek sanayileşmekten uzak tutulmuş ve yıllarca modası geçmiş sanayi tesislerinin hurdalığı olarak kullanmış ve ekonomik varlığımız bu şekilde sömürülmüştür. Bu da bir başka zulüm şeklidir.
İşte bu ortamda Milli Selamet partisi tarafından Ağır sanayi hamlesi olarak başlatılan çalışmalar bu zulme ve sömürüye bir başkaldırıdır.
Bu bağlamda Konyamıza yapılan Tümosan ve Ilgın şeker fabrikası çok güzel örneklerdendir.
Yine milli selamet partisi döneminde kıbrısta yaşanan insanlık dıramına da bir son verilmiş ve Kıbrıslı kardeşlerimize yapılan zulüm ve katliamlara son verilmiştir.
Yine daha sonra gümrük birliği ile başlayan süreç ülkemizin sömürülmesinin otomatiğe bağlanması dönemleridir. Ve refah partisi bütün zamanlarda gümrük birliğine karşı çıkmış ve direnmiştir.
Avrupa ile gümrük birliği yaparak tüm dış ticaretimizi Avrupa’nın inisiyatifine bırakıp sömürülmektense, İslam ortak pazarı kurup İslam ülkeleri ile eşit şartlarda ticaret yaparak onlara ağabeylik yapmayı öngörmüştür.
Refah partisinin bu öngörüsünün ne kadar haklı olduğu yıllar sonra ortaya çıkmış ve gümrük birliğinin ülkemize maliyetinin 150 milyar dolar olduğu pek çok kurum tarafından açıklanmıştır.
Refah partisinin direndiği bir başka hususta iç borçlanma yoluyla hiçbir üretim yapmadan hiç işçi çalıştırmadan devleti haraca bağlayarak milletin sırtından faiz geliri elde edenlere karşı başlattığı mücadele idi.
İşte bunun içinde Havuz sistemini gündeme getirmiş ve uygulamıştır.
Bu bağlamda refah partisi herkese refah, herkese özgürlük ve herkese adalet diyerek hem dış kaynaklı zulüm ve sömürüye hem de iç kaynaklı sömürüye toptan karşı çıkmış ve hepinizin hatırlayacağı gibi haksız ve hukuksuz yere kapatılmıştır.
Refah partisinin kapatılmasında her ne kadar irticai faaliyetler kılıf olarak kullanılmış olsa da asıl meselenin refah partisinin 11 aylık hükümet döneminde uyguladığı ekonomik program ve havuz sistemiyle başlattığı sömürüye başkaldırı olduğu herkes tarafından bilinmektedir.
Fazilet partisi döneminde de aynı hassasiyet korunmuş ve ilkelerden taviz verilmemiştir.
Kıymetli arkadaşlar;
Bu gün zulüm bittimi? Hayır.
Çünkü hala emeklerimiz sömürülmeye devam ediyor. Hem de 1960 yıllardan çok daha fazla.
Mesela bu yılın ilk 8 ayında milletimizin alın terinden toplanan 112 katrilyonluk verginin 42 katrilyonluk kısmı faiz ödemesine gitmiştir.
Bu gün milletimize ait olan pek çok kıymetli tesis haraç mezat elden çıkarılmıştır.
Bu gün tarım arazilerinin %80 i bankalara ipoteklidir ve çiftçimiz haciz kıskacı altındadır.
Bu gün sanayicilerimiz borç ve ipotek altındadır.
Yıllardır yeni bir sanayi tesisi kurulamamakta, milletimiz işsizliğe, açlığa, devletin vereceği sadakaya mahkûm bırakılmaktadır.
İşte bütün bunların tek bir anlamı vardır. Onun adı sömürüdür.
Sömürünün zulümden başka bir anlamı da yoktur. İşte bu sebeple Saadet partisi olarak Milli Görüşün tek temsilcisi sıfatıyla bu sömürüye ve zulme karşı direncimizi ve hassasiyetimi asla yitirmedin yolumuza devam edeceğiz.
Kıymetli arkadaşlar;
Milli Görüş Hareketi ve Konya özdeşleşmiştir. Ve Türkiye’de bir şehre mal olmuş başka hiçbir siyasi akım ya da hareket de yoktur. Konya deyinde Milli Görüş, Milli Görüş deyince hep Konya akla gelmektedir.
Bu anlamda Erbakan Hocamızın ve Genel Başkanımız Numan beyin Konyaya karış özel bir sevgi ve ilgisi vardır.
Hemen hepiniz dikkat etmişsinizdir ki; Konyamız her gelişinde istisnasız Konyamızın özelliklerinden bahseder ve şehrimizin Belde-i Muhayyere oluşunu uzun uzun anlatır.
Bu özel sevgi ve ilginin sonucu olarak milli Görüş Hareketinin 40. yıl kutlamaları 16 Ekim Cuma günü Selçuklu spor ve kongre merkezinde yapılacaktır.
Programımız saat 19;30 da başlayacak saat 23;00 da sona erecektir.
Bizler bu programla alakalı bu güne kadar Milli Görüş çatısı altında bir dakika bile nefes almış hemen her arkadaşımıza davetiye ile ulaşmaya çalışıyoruz.
Biz biliyoruz ki; bütün hemşerilerimizin Milli Görüş Hareketine bir şekilde katkısı mutlaka olmuştur. Bu sebeple bu kutlama sadece Saadet partimizin bir kutlaması değil Konyamızın ve bütün hemşerilerimizin bir kutlaması olacaktır.
Bunun için davetiye ile ulaşamadığımız hemşerilerimizi sizin vasıtanızla 16 ekim Cuma akşamı Selçuklu spor ve kongre merkezine bekliyoruz.
haberdem.com