Karakter Boyutu A A A
KURTULMUŞ’UN YAPTIĞI İĞRENÇ DİN İSTİSMARI
30 Kasım 2009 Pazartesi 14:59

TV-5te izledim Numan Kurtulmuş bir toplantıda yaptığı konuşmanın sonunda -sıkça formatını ve sözlerini değiştirdiği- yeminde şu sözleri katılımcılara tekrarlatıyordu:
NUMAN KURTULMUŞ’UN YAPTIĞI
İĞRENÇ DİN İSTİSMARI

TV-5’te izledim… Numan Kurtulmuş bir toplantıda yaptığı konuşmanın sonunda -sıkça formatını ve sözlerini değiştirdiği- yeminde şu sözleri katılımcılara tekrarlatıyordu:

“Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğime söz veriyorum…” 

İnsanlar Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceklerine dair neden Numan Kurtulmuş’a söz versinler?

Numan Kurtulmuş kimdir ki insanlardan Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceklerine dair söz alsın? İnsanlardan böyle bir talepte bulunma hak ve yetkisini nasıl kendinde bululabilir?

Her şey bir yana Allah’tan başkasına kulluk etmemek konusunda Numan Kurtulmuş biat alacak, dinde tabi olunacak, kendisine söz verilecek biri midir?

Numan Kurtulmuş’un ne ilham verecek bir samimi imanı, takvası, ihlâsı ne de örnek alınacak temiz bir ahlakı var…

Her işi bulaşık, mülevves, kirli, netameli; komplocu, entrikacı, işbirlikçi biri Numan Kurtulmuş.

Bukalemun gibi renkten renge, şekilden şekile, tipten tipe giren kılıksız, kişiliksiz; her gün yeni bir zikzak çizip farklı yönde hareket eden, bir sağa bir sola kıvıran omurgasız bir insan neden ve nasıl örnek alınabilir?

Sadakatsiz, vefasız, samimiyetsiz, güvenilmez, riyakâr, bir dediği diğer dediğini tutmaz, çelişkili, günübirlikçi, istikrarsız, kendini bilmez birini insanlar örnek alacaklar da ellerine ne geçecek?

Vıcık vıcık din istismarcılığı yapıp, müptezel, yılışık bir profil ve gayri ciddi bir siyasi tablo çizerek Saadet Partisi’ne kazandırabileceği bir şey olabilir mi Numan Kurtulmuş’un?

Haddini fevkalade aşarak insanlardan Allah’tan başkasına kulluk yapmayacaklarına dair söz almaya kalkışması ise tüm yaptıklarının üzerine tüy diken bir densizliktir.

Erbakan 40 yıldır yaptığı toplantılarda konuşmalarına ilişkin Millî Görüş partilerinin başarısı için çalışacaklarına, gösterdiği hedeflerin gerçekleşmesi için gayret göstereceklerine dair katılımcılardan hep söz alırdı.  Tam bir samimiyet, tutarlılık ve karşılıklı güven içerisinde verilen bu sözler hiçbir zaman kişisel hususlara taalluk etmezdi…

Kimseden kişisel ibadetlerine, kulluk görevlerine ilişkin herhangi bir söz vermesi talebinde bulunmazdı. Sadece seminerlerde ve dar çerçeveli özel toplantılarda “Müminler her gün kıldıkları 40 rekât namazda Fatiha okurken yalnızca Allah’a kulluk edip, ne isteyeceklerse yalnızca O’ndan isteyeceklerine söz verdiklerini asla unutmamalıdır” diyerek uyarır, nasihat ederdi. Fakat Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğimize söz veririz şeklinde yemin ettirdiği hiç vaki değildir.

Bu şekilde böyle bir söz almanın anlamı da, mantığı da, gereği de yoktur. Hele bir siyasi lider için bu asla yakışık alacak bir hareket tarzı da değildir. Esasen söz alınacak hususların gözlemlenebilir, denetlenebilir somut konulara ilişkin olması gerekir.

Ortaya koyduğu neyi varsa kötü bir taklitten ibaret, tam bir maymun iştahı ve mukallitliği ile her şeyi iğdiş eden bu ne yaptığını bilmeyen adam Saadet Partisi Genel Başkanlığına hiç layık değil, Millî Görüş’ün ihtişamına da yakışmıyor.

…Ve de bu böyle gitmez.

Bu tür şaklabanlıklarla bir siyasi parti toplumda saygınlık kazanamaz. Doğrusu Millî Görüşçülerin bu adama tahammül etmesi insanın içini kaçırıyor.

Saadet Partisi’ne asla layık olmayan, Millî Görüş’ün ihtişamına yakışmayan bu meymenetsiz adama topluca karşı gelip bayrak açmak lazım…

Bunun için daha fazla vakit geçirmeden Millî Görüşçülerin Erbakan’a başvurup göstereceği minvalde hareket etmeleri artık kaçınılmaz bir hal almış bulunuyor.

Hızla yaklaşan genel seçimden önce gereken yapılmazsa Saadet Partisi yine nal toplayacaktır.

Saadet Partisi seçim barajının altında kaldığında, masonik medya ve işbirlikçi çevrelerin yapacakları “Numan Kurtulmuş ile Saadet Partisi oyları arttı” türünden güzellemeler karın doyurmaz…

Bizden uyarması…

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>O<<<<<<<<<<<<<<<<<<<


2250 defa okundu...
yusuf ayyıldız       Bu Kadar İstismar Yeter   27 Kasım 2009 Cuma 10:34
40 senedir bizim dışımızdaki tüm partilere taklitçi dedik.Şimdi taklitçinin en büyüğü geldi başımıza musallat oldu.Hoca'nın her toplantı sonunda ettirdiği o kutsal yeminide aklı sıra taklit etmeye çalışıyor.İnsanları ayağa kalmaya davet ediyor.Hoca'nın yemininin üzerine yemin ettiriyor.Bizim Milli Görüşcülerde o ne diyorsa hepsine 'HE'diyor.Erbakan Hoca hemen hemen tüm bayramlarını İstanbul'da geçirirdi.Akabinde SP İstanbul İl Bşk lında,tüm Milli Görüşcülerle bayramlaşıp kısa konuşma yapardı.Şimdi iki bayramdır Hoca İstanbul'a gelmiyor.Mangalda kül bırakmayan bizim bu Milli Görüşcüler,hiç düşündülermi acaba?Neden Hoca iki bayramdır İstanbul'a gelmiyor?
mesud akgül       DİN İSTİSMARI VE SABETAYİSTLER   27 Kasım 2009 Cuma 00:57
Sabetayist Yahudilerin inançları gereği bir davranış biçimi ve hayat tarzı haline getirdikleri,doğrusu çok da başarılı oldukları konuların başında Din istismarcılığı gelir.Sabetayist olduklarını gizlemek ve Müslümanları aldatmak için İslam’ı en iyi şekilde öğrenip,toplumda muhafazakar görünme yöntemi,peygamberleri Sabetay Seviden kendilerine bir emir ve miras olarak kalmıştır.Gerektiğinde dini kutsalları ve figürleri mükemmel bir şekilde kullanmayı çok iyi becerirler.Numan Kurtulmuşta yapmaya çalıştığı Erbakan dan farkını iki şekilde ortaya koymaktan ibaret.Birincisi yeni bir söylem,eylem,yaklaşım,anlayış,üslup diyerek Milli Görüşçü olmayan kesimlere Erbakandan farklı olduğunu anlatmaya çalışmak.İkincisi çok dindar görünmeye çalışıp Milli Görüşçülere "bakın ben Erbakan dan daha dindarım" mesajını vererek Erbakan dan farkını ortaya koymaya çalışmak.Milli Görüşün 40 yıllık geçmişinde ihanet edenlerin ortak hareket tarzları daima Erbakan dan daha dindar biri olarak görünmeye çalışmalarıdır..Gündüz Sevilgen nurcu kimliği ile,,Korkut Özal nakşi kimliği ile,Tayyip Erdoğan da yine radikal yazılmış İslami Şiirler okuyarak Erbakan dan daha dindar görünmeye çalışmışlardır.Numan Kurtulmuşta ikide bir Dedesi Numan Kurtulmuşun Türkiye de ilk İlmihal kitabı olan Amentü Şerhinin yazarı olduğunu ve Babasının İlim Yayma Cemiyetinin kurucuları arasında olduğunu tekrarlayarak aklınca hem El-aziz gazetesinin dile getirdiği ihanetlerini kamufle etmeye çalışmakta,hem de Erbakan an daha dindar biri görüntüsünü vermeye gayret etmektedir.Zaten Erbakan da bu gerçeği İstanbul da katıldığı bir bayramlaşma töreninde şu şekilde ifade etmişti; "ABD'de yaşayan Yahudiler diyorlar ki,Biz Erbakan’la mücadele etmek için onun karşısına daima ondan daha dindar görünen siyasetçileri çıkarttık.Şimdi sıra Tayyip Erdoğan dan daha dindar görünümlü birini çıkartmaya geldi".Eğer Milli Görüşçüler Tayyip Erdoğan dan daha dindar görünümlü bir siyasetçiyi,CHP'de,veya MHP'de arıyorlarsa ciddi bir akli rahatsızlık geçiriyorlar demektir.Bu konuda Elazığ da ki Milli Görüşçüler ,diğer illerdeki Mili Görüşçülerden daha şanslı sayılırlar.Nede olsa Ülkemizdeki 3 Akliye Hastanesinden biri Elazığ da.
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
ANKET Diğer Anketler
Hürriyet yazarı Oktay Ekşi başyazısında Elazığ yerine El-Aziz ismini halk istemez diye yazdı. Gerçekten öyle mi?
Asla istemem
El-aziz ismini tabii ki isterim
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» HEDEF ADİL DÜZEN
» ELAZIĞSPOR DOLUDİZGİN
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» NUMAN KOPMA NOKTASINDA
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» ERBAKAN/ '28 ŞUBAT BAŞARILI OLAMADI'
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» KERPİÇ EVLERİN FATURASI
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» HEDEF ADİL DÜZEN
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.233 93 68
Eposta: info@el-aziz.com