Bu hafta Tarım İl Müdürü Rüştü Emir ile devletin, hakkında çok konuşulan tarım politikasını, bakanlıkta yapılacak yeni düzenlemeleri ve teşvikleri konuştuk.
2009 yılı değerlendirmesi alarak başlayalım…
Zor ama verimli bir yıl geçirdik. Aslında ayrıntılı cevabı yıl sonu değerlendirme toplantımızda yapacağımız değerlendirmeden sonra vereceğiz ama genel olarak olumlu bir yıl geçirdik. Kırsal Kalkınma ve Projeleri Destekleme Fonundan bütün çiftçilerimizin ihtiyaçları hibe olarak karşıladık. 2010 yılı ilk hedefimiz de ilimizin stratejik ürünlerini değerlendiren tesisler olacak. Alabalık, üzüm, hayvancılık tesisleri gibi…
Bu yıl ki değerlendirme toplantısı hangi tarihte yapılacak? Hangi konular gündeminizde olacak?
2009’un değerlendirme toplantısını bütün birimlerimizle 25 Ocak’ta yapacağız. Geçtiğimiz senenin değerlendirmesi önümüzdeki senenin planlamasını yapacağız. Bu konuda bilgi vereceğim ama önce bu toplantı formatına ilgili biraz değinmek istiyorum. Enteresan bir formatta yapıyoruz biz bu toplantıları. Bize bağlı olan bütün birimlere 10 ilçe, 7 şube müdürlüğüne yazı gönderdik. Bu yazımızda 25 Ocak 2010 tarihinde 2 gün sürecek değerlendirme toplantısı için 2009 yılı faaliyetlerinin bir özeti ve 2010 yılı hedef ve programlarını sunmalarını istedik.
Değişik bir anlayışla 3. maddede şunu soruyoruz. Vizyonunuz ve stratejik hedefleriniz nedir? Mesela siz Karakoçan ilçe müdürüsünüz soruyoruz, siz Karakoçan’da ne yapmayı planlıyorsunuz? Tarımı nasıl kalkındırmayı planlıyorsunuz? 2023 yılında Karakoçan halkı nasıl bir Karakoçan görecek tarım sektörü açısından?
4. bir madde Alternatif tarımsal teknikleri konusundan ne gibi yenilikler planlıyorsunuz? Bulunduğunuz ilçeye ne gibi yenilikler getirdiniz veya getirmeyi düşünüyorsunuz? Maalesef ülkemizde bürokrasi eskiden böyle şeylerden habersizdi. Yani stratejik hedef, vizyon, alternatif teknikleriniz var mı diye teftiş kurulumuz da sormuyordu. Eskiden teftiş geliyor sadece evraklar üzerinde inceleme yapıyordu. Şimdi teşkilatlanmada bir değişikliğe gidilecek bu kapsamda teftiş kurulu da değişecek...
Yine bu toplantımızda müdürlerimize birimlerinin alet eksik ve fazlasını soruyoruz… Olur ki benim alet eksiğim vardı onun için iyi hizmet veremedim demesin. Ya da benzeri sıkıntılar yaşamasın. Bunun yanında alet fazlasını da soruyoruz, varsa onu da belirtsin ihtiyacı olan yerlere gönderelim diye…
Ve son olarak da daha başarılı olabileceğinize inandığınız bir birim var mı, diye soracağız. Olur ki yetkileri daha fazla olursa belki daha iyi hizmet verir… Onun için bunu bize açıkça beyan etmesini istiyoruz. Biz de bunları imkânımız dâhilinde Sayın valimizle beraber değerlendireceğiz. Bu değerlendirmeleri yaptıktan sonra 2009 yılı sonuçlarını ve 2010 yılı stratejik hedeflerimizi daha iyi açıklayabilirim…
Az önce biraz bahsettik bakanlığın teşkilat kanununda değişikliğe gidilecek… Değişikliğin kapsamı hakkında biraz bilgi alabilir miyiz?
Bakanlığımızın bu mevcut yapısı Özal zamanından kalma… Kanun Hükmünde Kararname ile oluşmuş… Dolayısıyla sayın bakanımızın bu kanun teklifi çok önemli… Her şeyden önemlisi bakanlığımız ilk kez derli toplu bir teşkilat kanununa kavuşmuş olacak. Ve bakanlığımızın ismi de bu kapsamda değişerek Tarım ve Gıda Bakanlığı oluyor.
Geçmiş dönemlerde de isim değişikliği oldu ama benim içlerinde en çok sevdiğim Milli Selamet Partisi döneminde kullanılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıydı...
Yine Bakanlıkta yapılacak değişiklikle Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü kuruluyor. Biz bu kapsamda gıda laboratuarının önemini bildiğimiz için İl Kontrol Laboratuarımızın akreditasyon belgesini verdik. Henüz hiç kimsenin bilmediği bu görevi biz yerine getirmiş olduk. Gıda kontrolü ihracatçımızın önündeki en büyük handikaptı ama biz akreditasyonu sağlayarak bu yolda üreticimizin önünü açtık. Ayrıca laboratuarımızı geliştirdik de…
Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü, Hayvancılık Genel Müdürlüğü kuruluyor. Özellikle bu birim çok önemli… Çünkü Tarım il Müdürlüğü bünyesinde hayvancılıkla ilgili bir birim yoktu. Hayvan Sağlığı birimi vardı ama o da adı üzerinde sadece sağlığı ile ilgiliydi… Daha kapsamlı bir birime ihtiyaç vardı bu ihtiyaç da yeni düzenlemeyle karşılanacak.
Yine düzenleme kapsamında bakanlık üst düzey kadrosu müşavirlik kadrosuna atanacak. Tabi bu hala tasarı halinde ama sonuç olarak bakanlık yeni düzenlemelerle çok daha işlevsel bir yapıya kavuşacak.
Bu düzenleme ile il veya daha alt teşkilatlarda yenilikler olacak mı?
Bu tasarı şimdilik taşrayı kapsamıyor. Bizde sadece il müdür yardımcıları kalkacak. Biz de İl Tarım ve Gıda Müdürü olarak görev yapacağız.
Gıda Denetimlerine gelelim… İlimizde ne sıklıkla denetim yapıyorsunuz? Periyodik bir takviminiz var mı yoksa ihbarları mı değerlendiriyorsunuz?
Her ikisi de… Gıda denetiminde ülke çapında gurur verici bir duruma geldik. Alo 174 dediğimiz bu telefon hattıyla vatandaşlarımız gıda ile ilgili tüm ihbarlarını bize iletebiliyorlar. Biz de hemen bunu değerlendirerek sonucunu da vatandaşımıza söylüyoruz. Bir de sürekli yaptığımız denetimler oluyor. Şimdiye kadar 536 gıda üretim noktası, 1570 gıda satış ve tüketim noktasında bu denetimlerimiz sürekli devam ediyor.
Biz 81 ile örnek olacak bir mobil gıda denetim projesine sahibiz. Bakanlığa da projemizi verdik. Yalnız burada bir sıkıntımızı iletelim.. Vatandaşlar bazen sokaktaki satıcıları da bize bildiriyorlar. Onlar belediyenin yetkisi içinde, bizimle alakalı değil. Aslında onun için de belediyemize teklif sunduk üreticiye yer verilsin diye ama maalesef ne pazarcılar ne belediye kabul etmedi. Ama şimdi Yen Hal Yasası ile bu hak kanunla veriliyor.
Yeni Hal Yasası ile ilgili görüşleriniz neler?
Domates tarlada 20 kuruş, pazara geliyoruz 1 lira… Aradaki fark aracının cebine.. Tabi aracı da kazanacak ama vatandaşı zarara sokmadan. Bu yasayla fiyatların ucuzlayacağı açık…
Devletin uyguladığı tarım politikası da zaman zaman eleştiriliyor ama özel bir amaç mı güdülüyor burada? Devlet vatandaşını köylülükten kurtarıp okumasını mı istiyor?
Bu konu halk tarafından çok iyi bilinmiyor. Bu konulara da çok bilimsel yaklaşılmıyor. Bakın ben 7-8 defa Avrupa’ya gittim. AB’nin hedefi tarımla uğraşan nüfusu %5’in altına indirmek... Tarımla uğraşan nüfus ne kadar fazla olursa bir devlet için o kadar kötü… Ülkemizde bu oran %36… Sanki tarımla uğraşan nüfus fazla olunca toprak daha mı iyi işleniyor? Hayır…
Bakın son zamanlarda uygulamaya konan çok güzel bir kanun var. Mirasla arazilerin bölünmesinin önüne geçilmesi.. Arazi büyüklüğü optimal 50-60 hatta 100 dekarın altında olmamalı modern tarım yapılabilmesi için… En az 50-100 inek olmalı ki işletme diyesiniz. Yani devlet vatandaşın köylü kalmasını istemiyor. Artık daha çok okusun istiyor. Köylülük güzel bir şey değil ki? Ama tabi bunun da gerekli alt yapısını sağlamak kaydıyla... İnsanları modern hale getirmek lazım…
Bu politika gittikçe sonuç da veriyor. Önceleri daha zor şartlarda daha ilkel yöntemlerle tarımla uğraşan daha çokken, şimdi imkânlar artmış, makine gücünün kolaylığından faydalanılıyorken tarımla uğraşan azalıyor.
Elbette… Dediğim gibi köylü nüfus ne kadar az olursa milletin eğitimi ve devletin gelişmesi de o kadar sağlıklı oluyor. Şöyle düşünün 500 inekli işletmenin 2 kişiyle idare edildiği işletmelere tanık oluyoruz artık. Bakın verim daha çok işle uğraşan insan daha azalıyor. Daha modern çiftçilik yapılacak. Tarımla uğraşan nüfus ne kadar azsa tarımsal üretim o kadar fazladır demektir.
GAP Bölgesinde yapılacak süt inekçiliğine devletin büyük bir teşviki vardı. DAP için de bu teşvikler verilecek mi?
İnşallah aldığımız haberlere göre bu teşvikler yakın bir zamanda bölgemizde de uygulanacak.
Peki neler getirecek bu teşvik?
50 inekten aşağısına teşvik verilmeyecek.
Tesisini yapacak %30 hibe desteği verilecek. Binaya, inşaata…
Hayvana %40 hibe desteği var. 100 inek alacaksın devlet de sana 40 tane daha verecek. Baba oğluna vermez. Bu desteği…
Alet ve ekipmana da %40 hibe desteği…
Sağlık ekipmanı kuracak ona da %40…
Ve yem bitkini de kendin yetiştireceksin. Entegre bir tesis oluşturacaksın. Benzerini Denizli’de yaptık. Hala hayırla anılıyoruz orada… İnşallah ilimize de benzeri tesisleri kavuşturacağız. Yani düşünün biraz araziniz varsa sıfırdan sermaye sahibi olacaksınız. Yani bu şartları gelin sağlayalım ben de müdürlüğü bırakayım birlikte köşeyi dönelim… (Gülüşmeler)
Bu teşvikin çıkması ile bölgede hayvancılıkta uçuşa geçeceğiz. Bakın ülke genelinde ilimiz alabalıkta 2. oldu. Bağcılıkta 2. olduk. Modern sulamada ilimiz önde gidiyor. Bir eksiğimiz hayvancılıktı inşallah bu entegre tesislerle bu alanda da ülkede söz sahibi olacağız.
Yaz, bahar dönemi geliyor. Çiftçilerimizin şimdiden yararlanabileceği şeyler var mı?
Doğrudan gelir desteği müracaatları devam ediyor. Kırsal Kalkınma Projelerinin 5. etap başvurusu geçen hafta bitti. Şu anda değerlendirmeler yapılıyor. 29 proje kabul edildi, değerlendirmeler sürüyor. Birçoğunun çıkmasını ümit ediyoruz. Çünkü ilimizin kalkınması için bu projelere büyük ihtiyaç var.
Ayrıca çiftçilerimiz ÇKS kayıtlarını yenilesinler. Hayvancılık desteklerinden yararlanmaları için kayıtlarını, yapıp kulaklıklarını taktırsınlar, aşılarını yaptırsınlar. Brusella aşılarını yaptırsınlar. Çünkü bu yapıldığı takdirde hem brusella desteği, hem suni tohumlama desteği hem de buzağı desteği alacaklar. Ama aşı olmazsa bu destekten mahrum kalınacak.
Valilik ya da diğer kurumlarla diyaloglarınız nasıl?
Valimiz ilimiz için çok büyük bir şans… Çok iyi diyaloglar içindeyiz. Diğer kurumlarımızla da iyi diyaloglarımız var. Çok şükür iyi bir koordinasyon var şu an ilimiz kurumları arasında…
Ödenek sıkıntınız var mı?
Geçtiğimiz yıl hiç sıkıntı yaşamadık inşallah bu yıl da öyle olacak.
Açıklamalarınız için teşekkür ediyoruz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Çiftçi eğitimi bizim en önemli çalışma alanımız bunun için de basınımıza büyük görev düşüyor. Verdiğiniz destekleriniz için çok teşekkür ediyoruz. Başarılarınızın devamını diliyorum.