Karakter Boyutu A A A
CAMİAMIZ HALA ŞUURSUZ
20 Ocak 2010 Çarşamba 22:48

Milli Nizam Partisinin kurucularından olan kuyumcu Nadir Yumakgil Milli Görüş ile nasıl tanıştığını anlattı o günlerdeki heyecanı şimdi göremediğini belirtti.
Milli Nizam Partisi’nin kurucularından olan ve
gençlik yıllarında dava ile tanışan Yumakgil

MİLLİ GÖRÜŞ CAMİAMIZ HALA ŞUURSUZ

 

 
Sadece kuyumculukla değil Milli Görüş camiasındaki yerinizle de tanınıyorsunuz, biraz da bundan bahsedelim… Nasıl tanıştınız Milli Görüş ile?

Milli Nizam Partisinin kurucularındanım. Ama tanışmamız ilginç oldu.

Ağabeyim Milli Görüş Lideri Erbakan’ı ilimize konferansa geldiğinde ağırlamıştı. Bir salonda konferans verilecekti.

O zamanlar gençtim çok da bir dava derdi içinde değildim. Ağabeyim bana gel salonun önünde bekle dedi. Güvenlik açısından çok kötü günlerdi o zamanlar… Ama karşı cenah beni tanır sayardı. Kapının önünde beklemeye başladım. Tabi kimse yanaşamazdı. Gelen eyvallah, giden eyvallah...

Derken Erbakan geldi içeri geçti, başladı konuşmaya...

Dışarıda beklerken birden kulağımı içeriden gelen sese verdim. Baktım siyasi toplantıda dinden imandan bahsediliyor. Bizim zamanımızda birinin açıkça dini konulardan bahsetmesi çok acayip gelirdi, tuhaf karşılanırdı hele de profesörün... Bu nasıl profesör böyle dinden imandan bahsediyor dedim, hayran kaldım. Baktık net bir adammış dedik ve o günden sonra da Milli Görüşçü olduk.

Milli Nizam’dan bu yana da hiç fire vermeden, bazıları gibi yağ kavurmadan bu günlere geldik. Ölene kadar da Milli Görüş’e hizmet edeceğiz. Bu davanın iki sene il başkanlığını 15 sene de muhasipliğini yaptım. O zamanlar bir emir beklemeden dükkânımızı kitler davaya hizmet aşkı ile çalışırdık biz o şekilde inanmıştık. İçimizde büyük bir heyecan vardı.

Erbakan da konuşmasında eski günlerdeki heyecanı örnek veriyor. Siz de hasretle o günlerdeki heyecandan bahsettiniz… Şimdi durumu nasıl görüyorsunuz?

O heyecan yok tabi... Ben Selametçileri görünce hazır olda dururdum, saygı hürmet gösterirdim. Çünkü davanın liderinin ne kadar büyük bir adam olduğunu biliyordum. Onun hürmetine mensuplarına da saygı gösteriyordum. Gelip evimde kalırlardı… Öyle kahvaltılı toplantılar olurdu ki 500 kişiyi bulurdu. Hepsinin masrafını da ben karşıladım. Şimdi otelde kalıyorlar, masraflar için para toplanıyor,o zamanlar böyle şeyler yoktu ayıptı. Biri çıkar bütün masrafları karşılardı. Ama sonradan baktık ki hak dava münafıksız olmuyormuş… Menfaat düşkünü, farklı amaç peşinde olan pek çok gafil, art niyetli insan da varmış… Tabi bunlar da insanın içini kaçırıyordu. Ama çok şükür ki davamızın liderinde bir kusur yoktur. O yüzden hala Milli Görüşçüyüz. Belki de insanların içini kaçırmak için bunu özellikle yapıyorlardı.

O dönemlerden unutamadığınız, paylaşmayı düşündüğünüz şeyler var mı?

Her şey anlatılmaz tabi… Liderimiz Erbakan Hoca evimizde kaldığı zaman bizzat bazı sırlarına vakıf oldum. Hocamız da benim sırlara vakıf olduğumu biliyor. Ama bunları anlatamam şimdi… Zaten bizi Milli Görüşçü tutan da bu sırlardır.  

Ama şöyle bir şey anlatabilirim. Bir gün bir rüya gördüm. Komutan beni askerlerle dolu bir gemiye bindirdi. Fakat ben asker falan değilim rütbem yok beni niye getirdiniz buraya dedim sen bu geminin kaptanısın bu gemiyi sen yürüteceksin dedi. O rüyanın etkisi ile sabah ettim. Dükkana girdim telefon çaldı. Necmettin Erbakan… Tüylerim diken diken oldu. Emredin Hocam dedim. Dedi ki Elazığ’ın il başkanısın git partiyi teslim al. Gittim başkan oldum… Böyle mübarek bir davadan vazgeçilir mi?


Peki parti içinde Erbakan’a rağmen yapılan ayak oyunlarından biri sizi de il başkanı olmaktan etmiş zamanında…

Parti içi ayak oyunları mı… Onlar o zaman da çok oluyordu. Erbakan’a rağmen çok şey yapıyorlardı. Neler neler… Anlatmaya başlarsam bitmez. Tabi bazen de insanlar gerçekleri görsün diye Erbakan özellikle göz yumuyordu. Nelere şahit olduk. Davanın liderine güveniyorduk o yüzden içimiz rahattı. Yoksa parti içinde neler neler yapılıyordu.

Peki, şimdi hocadan bir telefon gelse hadi Nadir Bey falan görev senin dese…

O zaman da bana söyleyince hemen ayağa kalkar emredersin Hocam derdim şimdi de yine aynı aşk ve heyecanla elimden geleni yapmaya çalışırım. Dedim ya Erbakan da kusur yoktur. Ne derse onu yapmaya hazırız.
 

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bizlere kendimizi, davamızı anlatma imkânı sunduğunuz için teşekkür ediyoruz. Gazetenizdeki arkadaşlarıma da selamlarımı iletiyorum.

 
         >>>>>>>>>>>>>>>>>2.Bölüm<<<<<<<<<<<<<<<<<

55 yıldır kuyumculuk mesleğini icra eden Nadir Yumakgil:
PARALAR ALTIN OLMALI

Öncelikle sizi tanıyalım…

1955 yılında kuyumculuğa başladım. 1968 yılında da dükkan açarak esnaflığa adım attım. Tam 55 yıldır bu mesleğin içindeyim.

 
Sadece perakende satış mı yoksa imalat da yapıyor musunuz?
Ben zaten üretimden gelen biriyim. Atölyemiz vardı 20 sene işlettik ama bazı sebeplerle kapattık. Pek gerek de kalmadı aslında… Eskiden mal almak için İstanbul’a giderdik şimdi ise İstanbul bize geliyor, çantacılar ayağımıza kadar getiriyor.
 

Kuyumculuk mesleği dışarıdan bakıldığında çok kazançlı bir meslek olarak görünüyor siz ne düşünüyorsunuz?

Evet dışarıdan öyle görünüyor ama içine girince sanıldığı gibi kârlı kazançlı bir meslek olmadığını fark ediyorsunuz. Mesela altını 353 liradan alıp 355 liraya satıyoruz yani 2 lira en fazla kâr ediyoruz. Bir ayakkabıcının kârı bizden çok fazla... Tabi biz de sürümden kazanıyoruz. Ama  işlerin durduğu zaman biz çok daha çabuk etkileniyoruz.

Para bankadan çıkmıyor öyle olunca da sıcak para dönmüyor. Elazığ’ın mali durumu da kötü... Eskiden Ferrokrom’da binlerce kişi çalışırdı şimdi 500 kişi çalışıyor. Ferrokrom  gitmiş, Maden gitmiş, yem fabrikası gitmiş, süt fabrikası gitmiş, şeker fabrikası gitmek üzere. Elazığ’ın geliri nerede? Tarım zaten bitmiş, köylüde para olmasa mal olmasa şehirli bitmiş.O yüzden kuyumculuğun tadı tuzu kalmadı.

 
Altın fiyatları da yükseliyor bunu neye bağlıyorsunuz? İlgiye mi?

Hayır sanıldığının aksine altına pek de rağbet yok, para yok ki olsun. Fiyat yükselmesi istikrarsızlıktan oluyor. Bir de altın değişmez bir değerdir. O yüzden ne olursa olsun en sağlam yatırım aracıdır. Ama döviz öyle değil… Ait olduğu ülke ekonomisi çökünce elindeki kağıt parçasından farksız olur.

 
Peki daha sürer mi bu artış?

Tabi sürer… Tecrübelerime dayanarak söylüyorum altın hangi seviyeden düşmüşse yine oraya çıkar mesela bundan bir ay önce altın 395 liraydı şimdi 355 lira… Er geç o 395 lirayı yine görecek ama 1 ay ama 1 yıl sonra… Süre değişebilir ama o seviyeye çıkacağı muhakkak.

 
Gönül kârda gezer 
Ülkemizde altına ilgiyi nasıl görüyorsunuz?

Çok iyi… Bundan 2 ay önce 300 liraya altın alan şimdi 50 lira kâra geçti. Niye ilgi göstermesin ki… Gönül kârda gezer…

 
Ülke ekonomisin daha sağlıklı işlemesi için altın paraların çıkması uzmanlarca önerilir siz buna nasıl bakıyorsunuz?

Az önce de bahsettik altın değişmeyen gerçek bir değerdir. Üzerinden ne kadar zaman da geçse bir değerdir. Ama kağıt öyle değil… Bir süre sonra bir bakıyorsunuz ki serveti temsil eden meblağ simit parası bile değil. Böyle bir şey elbette olumlu sonuç verecektir. En önemlisi piyasadik suiistimalerin önüne geçecektir. Sahte para basma gibi...

 
Meslekte ileriye yönelik hedefleriniz var mı?

Şimdi günü kurtarma derdindeyiz. Kafamızı kaldırıp da önümüze bakma durumunda değiliz. Elimizdeki sermayemizi muhafaza etsek yeter diyoruz. Başka isteğimiz yok... İyi olacak inşallah.

 
Ailece kuyumculukla uğraşıyorsunuz bunun sırrı ne? Bir bulaşan daha vazgeçemiyor mu?

Aileden birisi bir sanat öğrenince gerisi de peşinden gidiyor ister istemez. Bizim Kürk köyünde ağabeyim Rıfat Yumakgil 1940’larda kuyumculuğa el attı sonra ben geldim… Yani mesleğe önce ağabeyim başladı… Bizim köyün çoğu da bizden sonra kuyumcu oldu. Tabi haliyle ailemize de yansıdı bu durum…

 
Vatandaş bu ara çok altın bozduruyor mu?

Ben 45 senedir bu çarşıdayım ve en eskilerindenim… Bu aralar biraz ağır geçiyor. Eskiden mal satalım diyorduk. Şimdi verdiğimizi alamıyoruz.

 

Röportaj: Osman Gürses
Fotoğraf: Muhammed Gürses

317 defa okundu...
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
ANKET Diğer Anketler
Hürriyet yazarı Oktay Ekşi başyazısında Elazığ yerine El-Aziz ismini halk istemez diye yazdı. Gerçekten öyle mi?
Asla istemem
El-aziz ismini tabii ki isterim
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» HEDEF ADİL DÜZEN
» ELAZIĞSPOR DOLUDİZGİN
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» NUMAN KOPMA NOKTASINDA
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
DÜN DE, BUGÜN DE!
İsrail, Yahudi Lobisini devreye sokarak ABD ve Avrupa Birliği ülkelerini soykırım iddiaları ile Türkiye aleyhine kışkırtıp Ermeni halkı üzerinden hedefine ulaşıp sonuca varmaya çalışmaktadır.
KERPİÇ EVLERİN FATURASI
Elazığ'daki deprem nedeniyle Cumhurbaşkanı Gül, "Devlet tüm imkânlarıyla seferber olmuş durumdadır" derken, Başbakan Erdoğan ise kerpiç evlerin faturasının ağır olduğunu ve afet bölgesi için TOKİ'ye talimat verdiğini söyledi.
DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
Bu sabah meydana gelen Karakoçan-Başyurt merkezli depremde ölü sayısının 51 ve yaralı sayısının ise 74 kişi olduğu bildirildi. 19 cenaze defnedilirken, artçı depremler dinmek bilmiyor...Şu ana kadar 90'ı aşkın artçı sarsıntı oldu...
HEDEF ADİL DÜZEN
28 Şubat 1997 post modern darbe sürecinin 13. yılında gelinen durumun bir fotoğrafını çekip bilançosunu çıkarmak ve ortaya koyduğu vizyonun ne hale geldiğine bir projeksiyon tutmak istiyoruz
Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
Nihat Genç: "Ülkede bir tek Milli Görüşçü ERBAKAN HOCA kaldı. SP yöneticileri AKP karşısında etkisiz kalıyor." dedi...
ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
Numan Kurtulmuş Erbakan'a rağmen Tantan ve Şener'le sağda birlik arayışını sürdürüyor.
DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
Deprem uzmanı Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, Elazığ'daki deprem bölgesinde incelemelerde bulunarak, Doğu Anadolu'yu bekleyen büyük deprem tehlikesine dikkat çekti ve köy dönüşüm projesinin gerekliliğine vurgu yaptı.
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» KERPİÇ EVLERİN FATURASI
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» HEDEF ADİL DÜZEN
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.233 93 68
Eposta: info@el-aziz.com