Elazığspor
Başkanı Şatıroğlu ilk özel röportajını El-Aziz’e verdi:
SAHİPSİZLİK
İÇİMİZİ BURKUYOR

Elazığspor
başkanlığına geliş hikâyenizden bahsedelim…
Sezon başında Elazığspor sıkıntılar
yaşadı. Bir türlü başkan adayı belirlenemedi. Daha sonra başka bir yönetim kısa
süreli görevi devraldı. Böyle belirsizlikler olunca belediye başkanından takıma
sahip çıkması beklenildi çünkü belediye başkanımızın 2004’den beri Elazığspora
verdiği katkıları tüm kamuoyu biliyor. Ama bu dönem daha farklıydı çünkü
takımın sahaya çıkmama riski söz konusuydu. Sayın valimiz, belediye başkanımız,
ticaret odası başkanımız, emniyet müdürümüz fikir birliği ile beni başkanlığa
getirdiler. Aday olup gelsem belki bu kadar titiz davranmayabilirdim ama
seçilip geldiğim için yük ve sorumluluk biraz daha fazla… O güveni boşa
çıkarmamak için 30 kişilik yönetimimiz ile gecemizi gündüzümüze kattık,
başladık. 26 Eylül Cumartesi kongreden çıktık ve Adana Demirspor maçıyla
görevimize başlamış olduk.
Kulübün
halini görünce gözünüz korktu mu?
Tüm kamuoyunun bildiği gibi sıkıntı
olduğunu biliyorduk elbette ama içine girince diğer detaylara da vakıf olduk.
Çözüm için işe koyulduk. Avukatımız, mali işler sorumlularımız yoğun bir
tempoda çalıştılar. Biriken dosyalar vardı, cevap verilmemiş yazılar vardı.
Öncelikle muhasebe ve evrak kayıt bölümünde düzenlemelere gittik. Cevap
verilmeyen eski yazılara dahi cevap vererek bazı konularda süre kazanmaya
çalıştık. Netleşmemiş çok şey var kulüpte bunlar zaman alacağa benziyor. Göreve
geldiğimizde 1- 1,5 ay içinde kulübün kesin borcunu ve durumunu açıklarız
demiştik ama henüz netlik kazandıramadık. Göreve geldiğimizden beri şunu
söylüyoruz; yapacağız edeceğiz demek yerine yaptıktan sonra oldu deyip sonucunu
bildireceğiz. Stadı devralmamız da bunun örneğidir. İdari anlamda hala
sıkıntılar var inşallah sezon sonuna kadar tüm sorunları çözemesek de sistemini
oturtacağız.
İlk
yarıda ardı ardına mağlubiyetler yaşandı o zaman karamsarlığa düştünüz mü?
Allah’a şükürler olsun öyle bir
karamsarlığa kapılmadım hep ümidim vardı. Halkın da ümitli olması bize
güvenmesi doping oldu bizim için. Biz yönetime geldikten sonra 8 puan
toplayabildik.1 galibiyet, 5 beraberliğimiz vardı, buna rağmen halkımız ümitli
davrandı yönetimimize ve şahsıma hiçbir tepki olmadı. Yönetime geldiğimizde
devre arası transfer döneminde takımımızı güçlendireceğimizi söylemiştik.
Halkımız da bu sözümüze güvendiği için olmalı bize o zaman tepki vermedi bu da
bize artı güç kazandırdı.
Devre arası transfer bekleniyordu ama bu
kadar futbolcu getirileceği de beklenmiyordu.
Amacınız
sezonu kurtarmak mı geleceğe yatırım mı?
Puanımız 15-20 arası olsaydı transferde
işimiz biraz daha kolaylaşırdı. Belki o zaman 12 değil 6-7 transfer
yapabilirdik. Baştan beri söylediğimiz gibi devre arası yapacağımız transferler
ile dönemin değil önümüzde ki sezonun da hazırlığını yapmayı amaçladık. Puan
anlamında yaşadığımız zorluğa rağmen bu düşüncemizden taviz vermemeye çalıştık.
Transfer ettiğimiz 13 oyuncunun 11’i daha 1,5 yıllık oyuncu diğer ikisinde de
opsiyon var.
Takımın
durumu göz önüne alınırsa oyuncu getirmekte zorlandığınız oldu mu?
Takdir edersiniz ki transfer ettiğimiz
oyuncular ligin üst seviyesindeki oyuncular ve 12 puanlık bir takıma gelirken
kafalarında soru işaretleri olması da doğal. Çünkü bu nitelikteki oyuncuların
hiçbiri 3. ligde oynamak istemeyen
oyuncular. Buna rağmen onları ikna ettik, güven verdik ve getirmeyi başardık.
Şu anda kulüpte kimsenin küme düşme gibi bir endişesi yok. Teknik heyetimizle
birlikte önümüze bir plan koymuştuk her bölgede birkaç alternatif
belirlemiştik. Çok şükür ki birinci veya ikinci alternatifimizi takımımıza
kazandırabildik. Transfer döneminde futbol kamuoyunda da çok iyi bir imajımız
oldu.
Takım
iyi oynamaya başladı… Tünelin ucu göründü mü sizce?
Bunun devamlılığı önemli. Bu günkü
konumda alacağımız her puan bizi biraz daha rahatlatıyor. Teknik heyetimiz de
oyuncularımız da ellerinden gelen özveriyi kullanıyor. 10 haftalık çalışmayı
dört haftaya sığdırmamız lazımdı bunları yaparken de puanlar almamız
gerekiyordu, zorluğu buydu. Çok şükür o da gerçekleşti. Kendi sahasında hiç
yenilmeyen Mardin’den 3 puanla döndük, Malatya maçında da net bir skor aldık.
Stadyum
Elazığspor’a devredildi. Bunun işletilmesi ile ilgili problem yaşıyor musunuz?
Biz stadı devralır almaz Elazığspor’u sezonluk
85-90 bin liralık kâra geçirdik, ödenmesi gereken bir borcu ödemekten
kurtulduk. Yıllık 15 bin liraya kiraladık, gençlik spor il müdürümüze çok
teşekkür ediyoruz çok kolaylık sağladı bize ve 3 eşit taksite böldü kirayı. Ama
biz asıl geliri sportif başarıdan sonra bekliyoruz. Çünkü şu anki başarı
durumumuz reklam geliri gibi bazı kazançların önünü de tıkıyor.
İnanıyorum ki sezon sonuyla birlikte
inşallah takımımız bu grupta devam edecek ve seneye de hedefimiz farklı olacak.
O zaman gelirler de artar mesela alttaki dükkânlarımızdan birini Elazığspor
ürünleri satarak değerlendirmeyi, formasından kalemine rozetine kadar her şeyin
satılacağı bir showroom’a dönüştürmeyi düşünüyoruz. Kiraya verebileceğimiz
dükkânlar var. Stat içiyle ilgili tribün isim hakları var. İsim hakları
konusunda bile takım 3. lige düşerse diye işadamları ticari tereddüt içinde
olabiliyorlar, bunda da haklılar. Tüm bunlar sezon başıyla birlikte daha farklı
olur diye düşünüyorum.
En önemli eksiğimiz o ama Elazığ’ın ve
kamuoyunun öncelikle istediği Elazığspor’u sportif anlamda rahatlatmamız. Ama
kurumsallaşma konusunda da boş durmuyoruz. Muhasebemizi ve idari personelimizi
bir sisteme oturtmamız gerekiyordu yavaş yavaş bunu yapıyoruz. Yönetimler gelip
gitse dahi bazı şeylerin daimi olması gerekiyor, kulüp avukatı gibi...
Çünkü geldik gördük geçen dönemden 3
taksit ödenmeyen vergi borcu sıkıntı oluşturdu. Geçen dönem spor kulüpleri için
106 ve 109 taksit imkânı çıkmıştı. O zaman ortalama aylık 10 bin lira ödenmesi
gerekiyordu ama 3 taksitin ödenmemesiyle birlikte bu hakkımızı kaybettik. Şimdi
en fazla tanınan hak kanun olarak 18 ay rakam 700 binin üzerinde. Seyirci
hâsılatı dışında gelirimiz yok. Forma reklamından biraz kazanıyoruz, iş
adamlarımız destek oluyor yani resmi bir gelirimiz yok. Bu şartta da takımı bu
durumdan kurtarmaya çalışırken ayrıca aylık sabit 40-50 bin ödeme gibi bir
şansımız yoktu.
Yönetim geldiği gibi oradaki idari
personelin bu problemler hakkında bilgilendirme yapması gerekiyordu öncelikle
şunları takip etmemiz gerekiyor diye... Bize böyle bir şey gelmedi bizden
önceki yönetime de geldiğini sanmıyorum. İşte bu anlamda kurumsallaşma ve
süreklilik şart.
Ayrıca kurum hekiminin de daimi olması
lazım… Ama takım sürekli değil ki hekim sürekli olsun diyeceksiniz. Bu anlamda
takımın istikrar kazanması da kurumsallaşmanın bir örneğidir. 3-5 aylık değil
2-3 yıllık sözleşmesi olan futbolcularımızın olması lazım.
Kurumsallaşma anlamında çalışmalarımız
var bunları zamanı geldikçe açıklayacağız. Geldiğimizden beri sadece bu
transfer döneminde mali bilançomuzu açıklayamadık onun üzerinde de mali
işlerden sorumlu arkadaşlarımız çalışıyor. Biliyorsunuz biz her ay kamuoyuna
gelirimizi giderimizi net olarak açıklıyoruz bunlar da insanlara bir güven verdi.
Elazığspor şeffaflaştı. Şu an bir vatandaş olarak kulübe gitseniz Elazığspor’un
mali durumunu öğrenmek istiyorum deseniz 5 dakikada doküman elinizde olur her
şeyi öğrenirsiniz.
Biz
size soralım o zaman… Borçlar ne durumda alacaklılardan dolayı sıkıntı yaşıyor
musunuz?
Şu ana kadar icra anlamında sıkıntı
yaşamadık. Transfer döneminde federasyona 509 bin lira net para yatırdık, bunun
yanı sıra 330 bin liralık diğer kısmını da kendi çabalarımızla birebir arayarak
Elazığlı arkadaşlarımızdan bulduk.
Bunu 3-4 aylık bir zamana yaydık. Şahsi
çeklerimizi vererek 839 bin lirayı bir kerede vermektense 309 bin lirayı böyle
yöntemlerle zamana yaymış olduk.
Tam olarak borcu sorarsanız 7 trilyon
civarında ama dediğimiz gibi içinde mükerrerler var, temliklerden düşecek
rakamlar var. 830 bin lira çekle de olsa zamana da yayılsa şu dönemde ödenmiş
oldu. Sayın belediye başkanımızın katkılarıyla sezon başında transfer için
ödenen 10 trilyon gibi bir rakam vardı. Temliklere, federasyona, iddiaya
kestiğimiz fatura da bizim yönetime geldiğimiz bu 4 ay içinde 650 bin lira
civarındaydı. Bu da tabi Elazığspor’un borcundan düştü. Ortalama 2 trilyon 100
milyar civarında borç ödenmiş oldu bu dönemde.
Transferlere
toplam ne kadar para harcandı?
509 bin federasyona eski borçlardan dolayı
ödenen tutar. 330 bin lira da taksitlendirme… Aslında federasyona transfer için
ödediğimiz tutar 839 bin lira. Ama tam rakamı daha sonra açıklayacağız şimdi
yanlış bir rakam vermek istemiyorum. Hesaplanması yapılsın genel bir açıklama
yaparak kamuoyunu bilgilendireceğiz.
Taraftarın merak ettiği bir husus da
deplasmanlara otobüs tahsisi…
Onu ayarlamaya çalışıyoruz. İnşallah
imkânların el verdiği ölçüde taraftarımızı sıkıntıya sokmadan deplasmanlara
götürmeyi düşünüyoruz.
Moral
gecesi yapılacağı açıklanmıştı. Tarihi ve yeri belli mi?
Ankara’dan başlayacağız. Buna sayın
belediye başkanımız ve milletvekilimiz Necati Çetinkaya bey öncülük edecekler.
Büyük ihtimalle şubat ayının 3. haftasında Ankara’da ilk gecemizi
gerçekleştireceğiz. Bu konuda iş adamlarımızdan talep var, halkımızda da büyük
istek ve birlik beraberlik duygusu var. Oradan döndükten sonra Mart’ın ilk
haftasında da Elazığ’da bir birliktelik gecesi yapacağız inşallah.
Yakın
tarihte bir kongre düşünüyorsunuz. Amacınız nedir?
Elazığspor’da kongre yapmak istiyorsunuz
ama daha ilk toplantıda hiçbir zaman çoğunluk sağlanamıyor. Üyelikten düşen
var, üye olduğunu unutan var bunları güncelleyip sağlıklı bir üye sistemi
oluşturmaya çalışıyoruz. Amacımız bu.
İstikrarı yakalayabilirsek bir sezon
sonra inşallah bu menfi durum ortadan kalkmış olur. Uzun süreli transferler
yapılırsa bonservislerden de katkı sağlanır. Borçların bitmesi en az iki sezonu
bulur. Hiçbir gelir olmadan beklenen başarıyı gerçekleştirmeye çalışıyoruz
işimiz zor ama altından kalkacağız inşallah.
Taraftardan
bu süreçte beklentiniz nedir?
Kombine biletlerle ilgili bilboardlar var
biletler pahalı değil uygun, alırlarsa 150 bin lira civarında bir gelir
sağlamış oluruz. Bu da maddi anlamda sıkıntıda olan bir takım için iyi bir
gelişme olur. Şu an 500 lira da Elazığspor için iyi bir para 100 bin lira da…
Yani rakam önemli değil herkes elinden geldiğince katkıda bulunmalı.
Taraftarın
artık stada gelmeye başlamasını neye bağlıyorsunuz?
Taraftar bizim samimiyetimize güveniyor.
Ayrıca sağolsun arkadaşlarımızın fikirleriyle bilboardlarla takıma destek olma,
birliktelik sağlama çağrısında bulunduk. İyi bir zamanlama ile tutturunca bu
hafta stat özlenen kalabalığına ulaştı.
Hedefleriniz
neler?
Bu sene hedef belirleme gibi bir lüksümüz
yok. Durum ortada amaç ligde kalmak… Önümüzdeki yıl için ise net bir hedefimiz
var şampiyonluk.
Elazığspor’un
sahipsiz kalıp belediyeye devredilmesi sizi de üzdü mü?
Mutlaka üzüldük. Keşke kulübe sahip
çıkılsaydı. Hatırlanacağı üzere kulübe sahip çıkmasaydık lige bile
katılamayacak hatta kapanacak duruma gelmişti… Bu bir il için çok üzücü bir
durum. Elazığspor gibi bir kulüp bu durumlara düşmemeliydi… Yönetim sorunları
bu hale getirmişti. Takımın dipsiz kuyu olmasının sebebi de yönetim
anlayışıydı… Ama inşallah bunlar da zamanla düzelecektir. Elazığspor’da şu anda
her şeyi bir arada yapmaya çalışıyoruz. Sportif başarıyı da, kurumsallaşmayı
da, alt yapıyı da…
Belediye
olarak Elazığspor’u hangi şartlar oluşursa artık ayrılarak kendi mecrasına
bırakırsınız?
Kamuoyunun, bizlerin güvenini alabilecek
bir adayın çıkması halinde… İnşallah kulüp işleyiş anlamında biraz daha rahata
kavuşursa ki çıkacağını da umuyorum. Ama sistemi de oturtmadan bırakmak
istemiyoruz. Sistemi oturttuktan sonra duruma bakacağız.
Takımın
sabit gelirleri yok. Bu şartlarda gelir bulmakta zorlanıyor musunuz? Genelde
kimlerden destek alabiliyorsunuz?
İş adamlarımızdan destek alıyoruz. Ama bu
sürekli böyle gitmez. Takımı sabit gelirlere kavuşturmak zorundayız. Reklam ve
tribün isim haklarından gelir sağlamaya çalışıyoruz. Belediyeden sağlanan
katkılarla çarkı döndürmeye çalışıyoruz. Taraftarımızın maçlara ilgisi bize
maddi katkı sağlıyor. Bu sebeple taraftarlarımızdan özellikle kombine
biletlerimize ilgi göstermelerini bekliyoruz.
Verdiğiniz
bilgiler için teşekkür ediyoruz.
































