Karakter Boyutu A A A
SAADET AKP'lileşiyor mu?
21 Şubat 2010 Pazar 13:04

Eski GİK Üyesi Necmettin Aydın SP'nin izlediği stratejinin "SP'nin AKP'lileştiği" yorumlarına neden olduğunu iddia etti...

Eski GİK Üyesi Necmettin Aydın, SP'nin izlediği stratejinin "SP'nin AKP'lileştiği" yorumlarına neden olduğunu iddia etti.

Mayıs 2010 yılında yapılması muhtemel parti kongresinde Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un parti tüzüğünde köklü değişime gideceğini duyurmuştuk.

Katıldığı TV programları, salon toplantıları ve verdiği konferanslarda Milli Görüş geleneğinden farklı bir dil geliştirmeye çalıştığını açıkça ifade eden Numan Kurtulmuş’un siyaset anlayışına itirazlar yükselmeye devam ediyor.

Milli Görüş’te daha önceki kongre sathına kadar eleştirilerin hep kapalı devre yapıldığı biliniyordu.

Yeni Genel Başkanın ismi ile birlikte eleştiri geleneğinin değiştiği ve artık her ortamda (hatta Sayın Kurtulmuş’un TV’den Erbakan’ı 28 Şubat sürecinde hata yaptığını iddia etmesi) eleştirinin mümkün olduğu gözlemlenmekte.

Saadet Partisi 20. dönem Milletvekili ve Eski GİK Üyesi, Zonguldak Belediye Başkan Adayı Necmettin Aydın, Numan Kurtulmuş'un Saadet Partisini Milli Görüş'ü var eden temel ilkelerden uzaklaştırmaya yönelik söz, fil ve girişimleri olduğunu iddia etmiş  ve duyduğu rahatsızlığı daha fazla gizleyemeyerek yazılı gerekçe ile istifasını sunmuştu.

Eski GİK Üyesi Necmettin AYDIN’ı 25 Haziran 2009 tarihinde yayınladığı istifaya götüren gerekçelerin üstünden nerdeyse bir yıl geçti.

Geçtiğimiz sürede gelişen hadiseleri Saadet Partisi etrafında değerlendiren Necmettin Aydın, Parti Sekreterliği’ne gönderdiği, “Değerlendirme” başlıklı yazısında ilginç iddialarda bulunmuş.

İşte Necmettin Aydın’ın “Değerlendirme” başlığı ile Saadet Partisi Genel Sekreterlerine gönderdiği açıklama:


"İSTİFA GEREKÇELERİM AYNEN DURUYOR” (*)

22 Haziran 2009 tarihli istifamla (zorunlu olarak 05 Temmuz 2009’ da da bir açıklama yapmış ve daha detaylı bir şekilde)  gerekçelerimi de açıklamıştım Bu açıklamamın sonunda istifa gerekçelerimin ortadan kalkması halinde gönüllü bir nefer olarak Saadet Partisine hizmet etmeye devam edeceğimi beyan etmiştim. Ancak istifa tarihimden bu güne bir yıla yakın zaman geçmesine rağmen istifa gerekçelerim aynen ortada durmaktadır. Şöyle ki:

1) Yeni yönetimin Milli Görüş kavramı ve felsefiyle ilgili sorunlu duruşu halen devam etmektedir.

"SAADET PARTİSİ AKP’LİLEŞİYOR MU?” (*)

a-Sayın Genel Başkan 29 Ağustos 2009 tarihinde Star gazetesinde yayınlanan gazeteci Şamil Tayyar’ la yaptıkları bir mülakatta (tamamının okunması ile konu daha iyi anlaşılacaktır) Şamil Tayyar’ın  “AK Partinin de yapmaya çalıştığı bu değil mi?” sorusuna sayın Kurtulmuş “Evet AK Parti bunu yapmaya çalıştı girişim düzeyinde kaldı, başaramadı.” diyerek. AKP’den de  öte bir  modelden bahsetmektedir. Zaten siyasi çevrelerde de son dönemlerde, AKP’nin, SP’ lileştiği ; SP’nin de AKP’ lileştiği yorumlarını her halde duymayan kalmamıştır.

“KURTULMUŞ, YETERSİZ VE TUTARSIZ” (*)

b-Sayın Kurtulmuş ekonomi konferansında çok dağınık bir görüntü ortaya koymuş (mesela iç borçları merkez bankasına aktarmak gibi), anlamsız ve hesapsız ekonomik bir takım beyanlarla ne dediği de belli olmamış, ekonomi platformlarında ciddi itibar erozyonuna uğramıştır.  Türkiye’nin temel meselelerine yönelik tespit ve çözüm önerilerinde de yeterli olamamanın ötesinde çok büyük yanlışlıkların ve tutarsızlıkların içerisindedir.

“MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN KAVRAMLARIDNAN UZAK DURULUYOR” (*)

c- Bu konferanslarda Milli Görüş hareketinin kırk yıllık birikimi sonucu ortaya çıkmış halka mal olmuş ve hatta efsaneleşmiş ekonomik kavram ve uygulamaların (Adil Düzen, Havuz sistemi, denk bütçe, kaynak paketleri, milli kaynakların servete dönüştürülmesi, İslam birliği, D8 gibi ) dan özellikle uzak durulmaya çalışılmıştır.
d-Din kardeşliği gibi evrensel bir kavram yerine gönüllü birliktelik gibi illa farklı bir şeyler söylemek , önce ordu operasyonları durdursun dan açılım karşıtlığına  geçmek sıkıntılı durumlardır.

“TEMEL İLKELERİMİZ DİĞERLERİNE BENZEMEYE BAŞLADI” (*)

e-Milli Görüş’ün en temel ilkesi önce ahlak ve maneviyattır. Olmazsa olmaz ilkesidir. Bu hepimizin varoluş gayesi, hayat felsefemizdir. Sayın Kurtulmuş ise maneviyatçılığı SP’nin dört özelliğinden biri olarak açıklamaktadır. Bu ise diğer sağcı partilerin milliyetci– mukaddesatcı- medeniyetci vs. açıklamalarına benzemektedir. Başlangıçta önemsenmeyen küçük açı farklılıkları çok büyük savrulmalarla sonuçlanmaktadır.

"KURUTLMUŞ, ERBAKANLA REKABETE Mİ SOYUNDU?” (*)

2) Sayın Erbakan’la ilgili istifa dilekçemde ve daha sonraki açıklamalarımda beyan ettiğim hususlar aynen geçerliliğini korumaktadır. Mesela Sayın Erbakan elli yılı aşkın sanayici ve devlet adamlığı birikimini billurlaştırdığı (Aralık 2009 Kocatepe genel kültür merkezinde) son ekonomi konferansına başta Sayın Genel Başkan olmak üzere parti üst yönetimi katılmamış aksine on beş gün sonra aynı yerde ve geçtiğimiz ay İstanbul’da iki ayrı ekonomi konferansı vererek sanki bir rekabet havasına girmiş görüntüsü vermiştir. Milli Görüş’ün tarihi iki yüz yıldır gibi beyanlar da bu rahatsızlığı açığa vurmaktadır, Hayatında   değil yeteri kadar, hiçbir iş - idari ve siyasi başarısı olmayan normal bir akademisyenin genel başkan olarak işe, dava formatlaması, ideoloji önermesi ile başlaması, bitişinin başlangıcı olur

“SAADET’TE TASFİYE SÜRECİ  HIZLANACAK” (*)

3) Teşkilatlarla ilişkiler konusundaki tedirginliklerse derinleşerek devam etmektedir. Yine yukarda zikrettiğim Şamil Tayyar’la röportajda ipuçları verilen teşkilatlara yönelik değişikliklerin ve tasfiyelerin kısmen yürütüldüğü, yakın zamanda yapılacak büyük kongreyle merkezden başlayarak daha hızlı bir şekilde gerçekleştirileceği konuşulmaktadır.                                                           

“KURTULMUŞ BOŞ ZAMANLARINDA MI GENEL BAŞKANLIK YAPIYOR?” (*)

 4) Başta Sayın Genel Başkan olmak üzere parti üst yönetiminin büyük çoğunluğu halen Ankara dışında oturmaya devam etmekteler; haftada bir gün toplantıya gelinmekte sanki Sadet Partisi Genel merkezi haftada bir geçerken uğranılan bir mola yeri, turistik tesis gibidir. Sayın Kurtulmuş TV konuşmalarında da notları idareye verdiğini, ikinci dönemin martta başlayacağını açıklayarak asıl işinin hocalık olduğunu boş zamanlarında Genel Başkanlık yapıyormuş izlenimi vermektedir.


“PROFESÖR OLMAK YETMİYOR, AKSİYON GEREK”
"TANSU ÇİLLER DE NAZIM EKREN DE PROFESÖRDÜ” (*)


5) Aslında bir başka gerçek şudur Dünyada 183 tane ülkenin hiçbirisinin ne devlet başkanı nede başbakanı profesör değildir. Çünkü akademik karakterlerle yöneticik formasyonu birbirine zıttır. Akademik formasyon teorik, kavramsal  analitik, ayrıştırıcı ayrıntıcı, doktriner ve egosantrik özellikler içerir. Gerçekliğin engebeli alanı, girift ilişkileri, labirentleri onlara terstir. Ancak ilimsiz olmaz. İlim ışıktır. İlimden uzaklaşanlar yıkılmış

yok olmuşlardır. Onun için  tüm dünyada akademisyenlerden danışman olarak istifade edilir. Osmanlı her meslekten, meşrepten yönetici yapmış ulemadan yapmamıştır. (Hiç kimse Sayın ERBAKAN’ı örnek göstermesin. Onun tüm hayatı aksiyondur. Muhteşem akademik hayatından çok daha uzun ve başarılı (Gümüş motor, odalar birliği, bağımsız milletvekilliği, Başbakan Yardımcılığı, Başbakanlık) elli yılı aşkın iş, yönetim ve Devlet Adamlığı hayatı vardır. Ebetteki akademik hayatı yanında yeterli süre ve yoğunlukta tecrübeleri olanlar daha şayanı kabuldür. Aksi hüsrandır. Prof. Dr. Tansu Çiller Türkiye’nin başına gelmiş bir felakettir. Son dönemde de Tayyip Erdoğan, Prof. Dr. Nazım Ekren’i ekonomiden sorumlu bakan yapmış çok kısa zamanda da görevden almak zorunda kalmıştır.

“SAADET % 04 LERDE. BU GERÇEĞİ GÖRMEMEK GAFLETTİR” (*)


6) Seçimlere bir yıl gibi zaman kalmıştır. Seçimlere bir yıl kala seçmen eğilimleri hemen hemen bellidir. Geçtiğimiz en az üç dört seçimin bir sene önceki anketleriyle o seçim sonuçlarını karşılaştırdığımızda bu gerçeği görürüz. OCAK ayı içerisinde yayınlanan üç dört tane ankete baktığımızda Saadet Partisinin durumu %2 ila %6 arasında gösterilmektedir. Bunun ortalaması da %4 tür. Eğer biraz bilim diyorsak artık insanların tüm eğilimlerinin ölçülebildiğini, tahmin edilebildiğini kabul etmek zorundayız Bu gidişle önümüzdeki seçimlerde Saadet Partisinin alacağı oy (artı, eksi 2) %4 tür. Milletvekilliği seçimleri baraj altı partiler için daha zordur. Bu gerçeği görememek saflığın, gafletin ötesidir.  Siyasette mucize olmaz. Bizim için daha önceki raporlarımda arz ettiğim gibi başarının iki temel şartı vardı ama geçti. Aktif agresif liderlik ve belde -İlçe teşkilatlarından başlayarak teşkilatları ayağa kaldırmak. Sayın Genel Başkan ve merkez yönetim kadrolarının televizyon -televizyon, salon- salon değil teşkilat –teşkilat dolaşmaları, halkın içine girip çarşı pazar gezmeleridir.

“GERÇEKLERİ KAMUOYU BİLMELİ” (*)

Bu güne kadar görüşlerimi dar bir alanda açıklamaya çalıştım. Özellikle yazılı ve görsel medyadan uzak durdum. Ancak bu gerçeklerin tüm kamuoyuyla da paylaşılmasının bir görev olduğu ve bu düşüncelerimi yazılı ve görsel medya kuruluşları üzerinden anlatmanın Milli Görüş davası ve ülkemizin selameti açısından gerekli olduğu düşüncemi kamuoyuna saygıyla arz ediyorum.

16.02.2010   Necmettin Aydın

 Kaynak: Marmara Haber

  MT

2360 defa okundu...
murat türker       emir berkay   21 Şubat 2010 Pazar 12:02
emir kardeşim hazırlandım bir yorum yapayım ,yorumunu okuyunca ,bunun üzerine ne yazacağımı bilemedim ,allah razı olsun ,aynen katılıyorum
Emirberkay       Solcu gazetecilerden Numan'a cila!   21 Şubat 2010 Pazar 00:29
16 Şubat günü Numan Kultulmuş beyefendi, beş solcu gazeteciyle kahvaltıda bir araya geldi; Milliyet yazarı Melih Aşık ve Mehmet Tezkan, Akşam yazarı Oray Eğin, Hürriyet yazarları Yalçın Doğan ve Soner Yalçın... Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü... Bunlardan ilk dördü 17 Şubattaki köşe yazılarında Numan beyfendiye yer vererek resmen ona yıkama yağlama hizmetinde bulundular... Öyle ki onu öve öve bitiremediler... Ayrıca şu "siyaseti yeniden formatlaması" (formatlama=sıfırlama), "yumuşak konuşması" (Zeki Müren gibi mesela), vs. hususlarına vurgu yaparak başta milli görüşçüler olmak üzere millete pazarlamaya çalıştılar da çalıştılar... Bunların alayı Erbakan düşmanı, Erbakan Hocaya hakareti marifet sayan -daha doğrusu en önemli görev addeden- MATERYALİST zihniyetli insanlar... Durum böyleyken, ne hikmetse MANEVİYATÇI geçinen Numan efendiye övgü cümleleri dizmekten ve onu cilalıp parlatarak Milli Görüşçülere kakalamaya çalışmaktan geri durmadılar... Mehmet Tezkan kendi köşesinde beş yazarın da eski hızlı solcular olduğunu itiraf ediyor zaten... Unutmadan; Milli Görüş, Adil Düzen, Yeniden Büyük Türkiye gibi Erbakan'ı hatırlatan konularla ilgili en ufak bir kırıntı göremedim yazılarında. Kim bilir Erbakan ile ilgili neler konuşmuşlardır kapı ardında kahvaltı masasında, ama onlar ne finoğlu findir neyi yazıp yazmayacaklarını çok iyi bilirler... Neyse onlar kendi görevlerini layıkıyla yapıyorlar, onların ne oldukları ayan beyan ortada... Ancak şu sığ Numan efendi ve onun peşine koyun sürüsü gibi takılıp giden Milli Görüşçüler(!) yok mu, onlar da artık açıktan Milli Görüş davasına ve liderine ihanet etmekten çekinmiyorlar... Münafıklık çukurundan Münkirlik çukuruna terfi ettiler bir yerde... Milli Görüş ve Adil Düzen, İslam'dan ve Kuran Nizamı'ndan başka birşey mi ki siz sahiplenmiyorsunuz ey alçak münafıklar ve münkirler!... Niyetiniz belli ama emelleriniz kursağınızda kalacak!... Ne zaman mı? Çok yakında!...
mesud akgül       YAHUDİ MEDYASI BU GERÇEKLERİ NEDEN GÖRMEZ.   20 Şubat 2010 Cumartesi 15:46
Erbakan ve Milli Görüşün en şiddetli,ezeli düşmanı olan Yahudi-Masonik ve İşbirlikçi Münafık medya organlarında Numan Kurtulmuş her gün arz-ı endam edip,Erbakan'a olan kin ve düşmanlığını pervasızca kusarken,aynı medya grupları Numan Kurtulmuş'un ihaneti karşısında fevaran edenlerin haykırışlarını neden duymamazlıktan, görmemezlikten gelmektedir?.Numan Kurtulmuş'un Erbakan düşmanlığını açıkça beyan etmesi karşısında bayram eden medya,Erbakan ve Milli Görüş'e sahip çıkan samimi,inançlı dava adamlarının beyanatlarına karşı neden sansür uygulamaktadır?.Numan Kurtulmuşu her gün ekranlarında saatlerce konuşturan Yahudi-Masonik medya organları aynı şekilde ekranlarını neden Erbakanı ve Milli Görüş davasını savunanlara açmamaktadır?.Bu soruların cevabı aslında çok basittir.Birincisi Numan Kurtulmuş açıkça Erbakan düşmanlığı yaptığı için ekranlar kendisine daimi açık tutulmaktadır.İkincisi Siyonizmin en büyük düşmanı olan Erbakan'a zarar verme potansiyeli taşıyan bütün kişi ve kurumlar daima Sabetayist-Masonik çevrelerden her türlü desteği görmüşlerdir.Erbakan'a SADAKAT ŞEREFİMİZDİR diyenler,bu olup bitenler karşısında ne yapıyorsunuz?.Yoksa siz de iktidar olmak uğruna birilerinin gömlek çıkarması gibi sizde ŞEREFİNİZ'den mi vazgeçtiniz?
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
El-Aziz'in yıllardır dikkat çektiği ve dikkatli olmaya çağırdığı Milli Görüşçüleri bir kez de Adnan Hoca uyarıyor
DENİZLİSPOR: 0 ELAZIĞSPOR: 1
Bordo Beyazlılar zorlu Denizli deplasmanında M. Ozan'ın kafa golüyle 3 puanın sahibi olurken 19. Hafta sonunda en yakın rakibi ile aradaki puan farkını 4'e çıkardı...
ADNAN HOCA’NIN SÖZÜNÜ ETTİĞİ ERGENEKONCU
Adnan Oktar A9'daki programında kendisini yıllar önce ziyaret eden ve ziyaret esnasında polis baskınının gerçekleştiği bir MSP'linin Ergenekoncu olduğundan söz etmişti. Fatih Altaylı 06.01.2000 tarihinde Hürriyette yazdığı dönemde bu kişinin kim olduğunu açıkça yazmış. İşte o Ergenekoncu...
TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
Türkiye Cumhuriyetinin önemli resmi kutlamalarından olan19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramındaki törenler artık stadyumlarda yapılmayacak...
ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
Geçtiğimiz hafta Habertürk'te yayınlanan programda Ergenekon ve Balyozdan tutuklanan subaylar için 'Onlar kahraman' diyen Saadet Partisi'nin önde gelen ismi Oğuzhan Asiltürk'e tepkiler sürüyor. Milat gazetesi yazarı Nevzat Çiçek de bugünkü yazısında Asiltürk'ün açıklamasına tepki göstererek, bazı sorular yöneltti.
ASİLTÜRK'E ERGENEKON TEPKİSİ BÜYÜYOR
Müntesiplerinin bile çok fazla savunamadığı Ergenekon terör örgütünü SP'nin ağabeyi diye lanse edilen Oğuzhan Asiltürk'ün savunması tüm kesimlerde büyük tepki yarattı.
İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
1 Şubat 2012 tarihinde Kanal A Televizyonu'nun konuyla ilgili görüşlerine başvurduğu Şevket Kazan konuya bihaber rolleri yaparak, Asiltürkle aynı görüşleri savundu ve Ergenekona destek çıktı
» SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
» DENİZLİSPOR: 0 ELAZIĞSPOR: 1
» ADNAN HOCA’NIN SÖZÜNÜ ETTİĞİ ERGENEKONCU
» TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
» ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
» ASİLTÜRK'E ERGENEKON TEPKİSİ BÜYÜYOR
» İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
OĞUZHAN ASİLTÜRK’E GÖRE YAHUDİLERLE POZ VEREN İLKER BAŞBUĞ ABD KARŞITI VATANSEVER GENERAL!
OĞUZHAN ASİLTÜRK'E GÖRE KUDÜSTE AĞLAMA DUVARI ÖNÜNDE DUA EDEN, KÖKTEN DİNCİ YAHUDİLERLE POZ VEREN İLKER BAŞBUĞ ABD KARŞITI VATANSEVER GENERAL!
İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
1 Şubat 2012 tarihinde Kanal A Televizyonu'nun konuyla ilgili görüşlerine başvurduğu Şevket Kazan konuya bihaber rolleri yaparak, Asiltürkle aynı görüşleri savundu ve Ergenekona destek çıktı
ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
Geçtiğimiz hafta Habertürk'te yayınlanan programda Ergenekon ve Balyozdan tutuklanan subaylar için 'Onlar kahraman' diyen Saadet Partisi'nin önde gelen ismi Oğuzhan Asiltürk'e tepkiler sürüyor. Milat gazetesi yazarı Nevzat Çiçek de bugünkü yazısında Asiltürk'ün açıklamasına tepki göstererek, bazı sorular yöneltti.
SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
El-Aziz'in yıllardır dikkat çektiği ve dikkatli olmaya çağırdığı Milli Görüşçüleri bir kez de Adnan Hoca uyarıyor
Elazığ’ın nüfusu 558.556
Elazığ'ın nüfusu, 2011 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 558.556...
EL-AZİZ’İ DOĞRULAYAN İTİRAFLAR
El-Aziz Gazetesi'nin 12 Eylül'le ilgili olarak yıllardır ortaya koyduğu gerçekler yavaş yavaş aydınlanmaya başlıyor...
TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
Türkiye Cumhuriyetinin önemli resmi kutlamalarından olan19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramındaki törenler artık stadyumlarda yapılmayacak...
» OĞUZHAN ASİLTÜRK’E GÖRE YAHUDİLERLE POZ VEREN İLKER BAŞBUĞ ABD KARŞITI VATANSEVER GENERAL!
» İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
» ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
» SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
» Elazığ’ın nüfusu 558.556
» EL-AZİZ’İ DOĞRULAYAN İTİRAFLAR
» TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  

bayrak



                                      
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.238 01 31
Eposta: osmangurses23@hotmail.com