Elazığ Murat Turizm firması tarafından düzenlenen Otobüs İşletmecileri Kriz Yönetim Platformu Toplantısı, Elazığ Akgün Otel'de yapıldı. Toplantıya Türkiye'de faaliyet gösteren 251 firma yöneticisinin yanısıra Elazığ Valisi Muammer Erol, AKP Elazığ Milletvekili Tahir Öztürk ve Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa katıldı.
Toplantıda konuşan Elazığ Valisi Muammer Erol, "Kaliteyi ve tercih edilebilirliği bir şekilde bu rekabetçi ortamda sağlamamız gerekiyor" ifadesine vurgu yaptı.
Vali Erol, otobüsçülerin, otobüs işletmecileri sektöründe gelişen rekabet ve ulaşım alternatiflerinin, kriz ve sıkıntıları da birlikte getirdiğinin göründüğünü, bunun yansımalarını idareci olarak görüp, yaşayıp, sektörün sıkıntılarını ve problemleri ile ellerinden geldiğince ilgilenmeye çalıştıklarını söyledi.
Vali Erol, "Ancak burada hepimizin içinde yaşadığı bir realitede var. Ulaşım ve iletişim imkanları geliştikçe, serbest ticaretin önü açıldıkça, tüketici lehine fiyat avantajları tüketicilerin tercihlerini belirlerken, sunulan mal ve hizmetlerin erişimindeki kolaylık ve kalite farkı da tüketici tercihlerini belirleyen önemli unsurlar olarak ortaya çıkıyor" dedi.
Kalite, tercih ve rekabet
Uçakla hava limanından hava limanına gidebilirken, deniz yoluyla limandan limana, demir yoluyla gardan gara gidilebilirken, kara yoluyla en erişilmez noktalara da ulaşma şansı olduğunu hatırlatan Vali Erol, şunları söyledi: "Bu bir özgürlük, ulaşım özgürlüğü adına ciddi bir fırsat ve kara yolu otobüsle ulaşım sağlanması konusunda öne çıkan en önemli artı. Yıllarca bu ülkenin insanlarının dertlerini, yüklerini, sevinçlerini, kederlerini, sevgililerini, özleyenlerini. Onların içinde bizler de vardık. Bundan sonra da olacağız. Ama kaliteyi ve tercih edilebilirliği bir şekilde bu rekabetçi ortamda sağlamamız gerekiyor."
Otobüsle ve uçakla gelenler
Toplantı öncesi Tüm Otobüsler Federasyonu (TOF) Genel Başkanı ve Ulusoy Genel Müdürü Mustafa Yıldırım ile buraya gelen otobüs işletmecilerinin sayısı hakkında görüştüklerini anlatan Vali Erol, şunları söyledi:
"Şöyle bir elinizi kaldırın kaç kişisiniz? 'Otobüsle gelenler elini indirsin' dediğimizde kaç kişi havada kalacak bir görürseniz. Bunun niye böyle olduğunun sorusunu öncelikle kendimize sorarsak, istişareye, cevap aramaya, problemlere çözüm aramaya buradan başlarsak. Bu vesileyle sorunların çözümü maksadıyla istişare etmek için bir aradasınız. Ama yine de merak ediyorum buraya dışarıdan gelen arkadaşlarımız ellerini kaldırırlar mı? Şimdi bu arkadaşlarımızın içinden uçakla gelenlerin elleri havada kalsın otobüsle gelenlerin elleri insin desem."
Otobüste maç seyrettirilecek
Tüm Otobüsler Federasyonu (TOF) Genel Başkanı ve Ulusoy Genel Müdürü Mustafa Yıldırım da Türkiye'de karayolu taşımacılığının iyi olmaması durumunda, insanların iyi, güvenli ve kaliteli ulaşım yapamayacaklarını öne sürdü.
Otobüslerin içine teknolojiyi soktuklarını, uçaklardan önce otobüslerin içine teknoloji getirdiklerini ifade eden Yıldırım, "İnsanlarımız iç hatlarda, kısa mesafelerde film seyredebiliyorlar, televizyon seyredebiliyorlar, yarın insanlara otobüslerimizin içinde maç seyrettireceğiz" dedi.
Yıldırım, Türkiye'nin otobüs sektörüne ihtiyacı olduğunu, bu sektörün diğer taşıma sistemlerinin alternatifi olarak da rakibi olarak da görülmemesi gerektiğini, otobüs sektörünün diğer sektörlerin tamamlayıcısı olduğunu söyledi.
Otobüsleri sırtta taşımalı
Hava yoluna karşı olmadıklarını, yüzölçümü genişliği ve coğrafi konumu ile ekonomik koşulları dikkate alındığında Türkiye'nin orta ve uzun vadede Avrupa ölçeğinde bir demiryolu ağına sahip olamayacağını belirten Yıldırım sözlerini şöyle devam etti:
"Bu ülkeyi yönetenler bizim yolcumuz olmuştur, onların çocukları bizim yolcumuz olmuştur. Yarın da olacaktır. Türkiye'de otobüse binmedim diyen el kaldırsın desem, salondan bir kişi çıkmaz. Ama uçağa binmedim, trene binmedim diyen insan bulabilirsiniz. Bırakın vapura binmeyi bu salonda denizi görmemiş insan vardır. Ama otobüse binmemiş insan yoktur. Hepiniz otobüse bineceksiniz, binmek zorundasınız. Çünkü Türkiye başka türlü taşımacılık gerçekleştirmek durumunda değil. Türkiye'nin Almanya ölçeğinde demir yolu yapabilmesi için 60 milyar dolar yatırıma ihtiyacı var orta vadede. Uzun vadede bu değer 200 milyar dolardır. Türkiye bu engelleri aşamayacağına göre hava alanlarının olmadığı yerde otobüsçüleri sırtında taşımalıdır. Biz bu insanları sırtımızda taşıyorsak siyasetçilerimiz de bizi sırtında taşımak zorundadır. Bizim önümüzü açmak, engelleri kaldırmak zorundadır."
Uçakla gelen zarar ve sıkıntı
Elazığ'da otobüs işletmeciliği yapan platform sözcüsü Yüksel Yüce de toplantıda söz alarak, 2005 yılından beri gelişen uçak sektörünün kendilerine verdiği zarar ve sıkıntılarının başında geldiğini belirtti.
Yaşanan zararla otobüs sektörünün tamamen bir yıkıma gidebileceğini kaydeden Yüce, "Buna bir dur demenin zamanı geldi. Bizim taleplerimiz otobüs fiyatlarında taban fiyat uygulaması varsa, uçak için de taban fiyat uygulaması istiyoruz. Onlarla beraber eşit şartlarda rekabet şansımızın olmasını istiyoruz. Başka bir talebimiz yok işin gerçeğinde" ifadelerine yer verdi.
Yüce, yakıtlarını ÖTV dâhil olmak üzere yüksek vergilerle aldıklarını ancak uçak firmalarının ÖTV ve KDV'siz aldığını, üzerlerinde yüksek vergi yükü bulunduğunu, giriş çıkışlarda otogar ücretleri olduğunu, tüm bunların üstünde de "kambur" olarak korsan taşımacılığın yer aldığını savundu ve ekledi: "Yani bu sektörde böyle gidersek, ayakta kalma şansımız bitiyor. Küçükten başlar büyükten başlar ama böyle gidersek yakın zamanda bazıları bu sektörün içinde olmaz."
Ucuz mazotla ucuz yolcu
Konuşmaların ardından, söz isteyen işletmeciler sıkıntılarını dile getirdi. Söz alan Palandöken Turizm ortağı Naim Küçükmalkoç, sınır illerindeki firmaların komşu ülkelere gidip ucuz mazot aldıklarını ve ucuz yolcu taşıdıklarını iddia etti.
Küçükmalkoç, "Bunlar aldığı mazotla 25 TL'ye Erzurum'dan İstanbul'a yolcu taşıyorlar. Biz ne yapalım? Bize de bu fiyattan mazot sağlansın. Biz de ucuz yolcu taşıyalım. Bizler yoğun bakıma girmek üzereyiz. Müdahale etmezlerse öleceğiz" dedi.
Arda Efe