Karakter Boyutu A A A
İLETİŞİMDE ESAS OLAN SÖZDÜR
24 Şubat 2010 Çarşamba 22:36

Rektörlük Basın Danışmanlığından İletişim Fakültesi Dekanlığına atanan Prof. Dr. Esma Şimşek ile medya ve iletişim üzerine konuştuk.

İletişim Fakültesinin çiçeği burnunda dekanı

Prof. Dr. Esma Şimşek ile medya ve iletişim konusunda konuştuk:


İLETİŞİMDE ESAS OLAN SÖZDÜR



Sizi tanıyarak başlayalım…

Osmaniye doğumluyum… İlk ve orta öğretimimi Osmaniye’de tamamladıktan sonra 1986’da Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Aynı yılın Eylül ayında Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisansa başladım. 1987’nin sonunda yüksek lisansımı tamamladım. 1988’de doktoramı yaparken araştırma görevlisi olarak da Fırat Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde göreve başladım ve 1990’nın Eylül ayında da doktoramı tamamladım. 1998 yılında doçent, 2004 yılında profesör oldum.

 
Türk Dili ve Edebiyatı bölüm başkanlığı, dekan yardımcılığı, rektör danışmanlığı gibi farklı idari görevlerde yer aldım. 21 Ocak 2010 itibariyle de İletişim Fakültesi dekanlığı görevini aldım. Uzmanlık alanım Halk Edebiyatı. Folklor ve halk bilimi üzerine çok çalışmalarım var. Bunlardan bir kısmı da Elazığ folkloruyla ilgili çalışmalar.
 
Aynı zamanda Elazığ masalları, fıkraları, manileri üzerinde farklı şekillerde çalıştım, öğrencilerimi yönlendirdim. Yüksek lisans tezi ve ya bitirme ödevi aşamalarımızda da bu tür çalışmalarımız oluyor. Öğrencilerim Yrd. Doç. Dr. Ebru Şenocak, Yrd. Doç. Dr Birol Azar ve Araştırma Görevlisi Güldal Çetindağ ile birlikte Elazığ folkloru üzerine oldukça geniş ve güzel bir çalışma hazırlıyoruz, yayın aşamasına gelmek üzere…
 
Bunların dışında kitaplarım var, folklor ve halk edebiyatıyla ilgili… Mesela Kadirli ve Osmaniye Ağıtları, Yukarı Çukurova Masallarında Motif ve Tip Araştırması… Bu eser aynı zamanda doktora tezimdi, yayımlandı. Hocalarım Prof. Dr. Saim Sakaoğlu ve Prof. Dr. Ali Berat Alptekin ile birlikte Azerbaycan üzerine hazırladığımız iki ciltlik bir kitabımız var. Yine aynı hocalarımla Meddah Behçet Mahir’in Bütün Hikâyeleri adıyla iki ciltlik eserlerimiz var. Su ve Ab-ı Hayat adında beş, altı yıldır üzerinde çalıştığım bir eserim var, son şeklini verip inşallah onu da yayınlatacağım.
 
Sizi dekanlığa getiren iletişimci yönünüz nerden geliyor? Halk bilimci olmanızdan mı?
Neticede Fen Edebiyat Fakültesi ile İletişim Fakültesi’nin sosyal bilimler bölümü birbirinden pek de uzak değil. İkisinin de ana konusu insan ilişkileri ve sosyal konular. Ayrıca edebiyat ile iletişim birbirine yakın, ikisinde de esas olan söz ve dil o sebeple bir takım konuları örtüşüyor. Hem ikisi de ilgi gören alanlardan. Sanırım bu yönleriyle düşünüldü ki rektör tarafından teklif edilip YÖK tarafından bu göreve uygun görüldüm.

 
Rektör danışmanlığı görevinizde basınla alakalıydı galiba…

Evet… Yine alanımdan kaynaklansa gerek. Basın ve halkla ilişkilerde de iletişim fakültesinin hazırladığı gazetede yazı yazma, yazıların kontrolü, iletişimin sağlanması, basınla bağlantıların kurulması gibi görevlerde yer almıştım.

 
Fakültenin mevcut durumu hakkında bilgi alalım. Umduğunuz gibi mi karşılaştınız?
İletişim Fakültesi 1997 yılında resmi olarak açıldı. 2001 yılında ilk mezunlarını verdi. Bu aşamada ilk zorlukları kurucu dekanımız çekmiş olmalı. Tabii ki bir proje gerçekleştiği anda her şey dört dörtlük olmuyor zamanla düzene oturuyor.
 
Tanımadığım bir fakülte olsaydı belki göreve geldiğimde hayal kırıklığına uğrayabilirdim ama ben farkında olarak geldim. Çünkü İletişim Fakültesi bize uzak değildi ve rektör danışmanlığı yaptığım dönemlerde de bu fakülteyle bire bir ilişki içerisindeydim. Yapıyı iyi biliyordum, öğretim elemanlarını tanıyordum.
 
Şunu söyleyebilirim ki hem fiziki ortam açısından, hem de akademik ve idari personel açısından eksiklerimiz var. Ama geçmişe nazaran bayağı ilerleme kat ettik. Şu anda mevcut iki bölümümüz açık; Radyo Televizyon Sinema Bölümü ve Halkla İlişkiler bölümü. Radyo Televizyon Ve Sinema Bölümünün ikinci öğretimi de açıldı. Gazetecilik Bölümü ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nün de açılması için gayret gösteriyoruz. Bunlar da açılırsa dört bölümümüz açılmış olacak ama öğretim üyesi kadromuzda da ufak tefek sıkıntılarımız baş gösterecek.
 
Tabi bunlar her fakültede olan problemler. Nitekim ilk dönemlerde öğretim üyesi kadrosu 1 iken bugün benimle beraber 7 oldu. Bunlara ek olarak 5 araştırma görevlimiz, 2 okutman, 4 öğretim görevlimiz var. Şu anda 6 öğrencimiz dışarıda doktora yapıyorlar. Bunların da gelmesiyle beraber kadro sıkıntımız bayağı azalacaktır.
 
Bize bağlı televizyonumuz var. Orada daha kaliteli daha güzel programlar yapmamız için işin uzmanı olan çok sayıda elemana ihtiyacımız var. Bunlar az diye elimizi eteğimizi çekecek miyiz? Hayır, biz elimizdeki imkânları genişleterek çok daha kaliteli işler yapma peşindeyiz. Böylece hem fakültemiz büyüyecek hem de Fırat TV gelişecek. Elemanlar profesyonel olunca elbette daha kaliteli işler çıkacaktır.
 

Öğrenci sayınız ne kadar?

300’e yakın... Ayrıca İletişim Fakültesine de formasyon yani öğretmen olma hakları verilmesiyle fakülteyi bitiren öğrencilerimizden tezsiz yüksek lisans yapan öğrencilerimiz oluyor. Tezli ve tezsiz yüksek lisans yapan öğrencilerimiz de 50’yi bulur.
 

Yüksek lisans programı fakülte bünyesinde verilmeye başladı mı?

Tabi... Hatta doktora programı için de girişimlerimiz var. Umarım gelecek yıla kadar onu da açacağız. Böylece araştırma görevlilerimizi dışarı göndermek yerine burada yetiştireceğiz. Bu da fakültemiz için çok iyi olacak. Hem onlar yetişirken biz de onların deneyimlerinden, araştırmalarından istifade etme imkânı bulacağız.

 
Mezunlarınızdan bilgi alıyor musunuz? İş bulmada zorluk çekiyorlar mı?

Ben yeni geldiğim için mezunlarla ilişki veya bağlantı kurmam söz konusu olmadı ama aldığım duyumlara göre diğer fakültelere nazaran yerel medyada olsun ulusal medyada olsun daha rahat iş bulabiliyorlar, daha güncel görevler alabiliyorlar. Formasyon dersinin verilmesi de öğrencilerimiz için ekstra bir imkân oldu. 80 mezunumuzun 60’ı şu an çeşitli kurumlarda çalışıyor durumda… Gerek kamuda gerekse de özel sektörde istihdam açısından iyi durumda olan bir bölümümüz var.

 
Medya sektörü son yıllarda çok büyük bir gelişim kaydetti. İlimizde medyaya gereken önem veriliyor mu?

Medya, her kurum ve her alan için önemli bir unsur. Halk bunun pek de bilincinde değil... Peki medya imkânlarını en verimli şekilde kullanıyor mu? Hayır. Yani iki taraflı eksiklerimiz var. Medya isterse tüm olayları olumlu yönde aksettirebilir. Seyirciyi dinleyiciyi ne tarafa yönlendiriyorsa dikkatler o tarafa toplanıyor, hangi konuyu gündemde tutuyorsa ona güncel olarak yaklaşılıyor. Belki aksettirilenden daha önemli olaylar oluyor farkında olmuyoruz.

 
Madem medyanın insanlar üzerinde tartışılmaz bir etkisi var o zaman toplumu faydalı konulara yönlendirmesi, dikkatleri böyle konulara çekmesi medyanın en önemli amacı olmalı. Ayrıca medyanın dilimize de gereken önemi vermesi lazım... Televizyon programlarında, gazetelerde, dergilerde yabancı kelimeler değil Türkçemiz özendirilmeli. Türkçeyi en güzel şekliyle kullanmak da medyanın önemli görevlerinden olmalı.

Yine medya toplumda birlik ve beraberliği sağlayacak, kültürel değerlerimizi ön plana çıkaracak konularda hassas davranmalı, toplum menfaatine olan konulara ağırlık vermeli.

 
Medya özgürlüğü açısından ülkemizi nasıl değerlendiriyorsunuz. Amerika özgürlükler ülkesi denir ama 2 ulusal gazetesi var, ülkemizde ise 25’in üzerinde bu sayı…

Bu konuda ülkemiz en özgür ülkedir diyebiliriz. Bu iyi ama ölçüsüz özgürlük de her zaman sakıncalıdır. Bu özgürlüğü suiistimal etmemek lazım…

 
Anlattıklarınızdan anlıyoruz ki medya, algı yönetimi gücüne sahip… Halkın medyayı takibi nasıl olmalı? Suiistimallere kapılmamak bakımından…
Öncelikle halkımız televizyon izlerken daha seçici ve dikkatli olmalı. Vakit doldurmak için değil vaktini en verimli şekilde kullanmak için, doğru kazanımlar elde etmek için medyayı takip etmeli... Başka kültürlerin dayatılmaya çalışıldığı, toplum ahlakına yakışmayan, özgürlük adı altında yeni nesli saygısızlığı iten davranışların meşrulaştırılmaya çalışıldığı televizyon programları ve dizilerin bağımlısı olmak yerine biraz da haberlere, düşünce programlarına, gazetelere vakit ayırmalıdırlar. Tabi bunları izlerken de konuların nasıl ele alındığına dikkat edilmesi lazım. Çok mühim bir olayın sadece bir ayrıntısına yoğunlaştırılıyorsa belli ki saklanmak istenen bir şeyler var. Olayları daha genel değerlendirmede fayda vardır.
 
Ayrıca çocuklara da örnek olması açısından günlük değilse bile arada bir gazete almaya aileler alışmalıdır. Bu çocuklarda en azından okuma alışkanlığı kazandıracaktır.

 
Medyanın takip edilmemesinde sebep olarak biraz da itibarını yitirmesini söyleyebilir miyiz?
Gazete açısından düşündüğümüzde okuyucunun beklentilerine karşılık vermeyen, dikkatini çekmeyen ciddi konulara yer vermemesinden kaynaklanabilir. Geçmişte yayın organlarının bazıları belki siyasiydi. Farklı düşüncelere, farklı guruplara hitap eden yayın organları vardı. Şimdi onlar derinliklerini yitirdiler gibi, insanlar da aradıklarını bulamayınca uzaklaşma oldu. Yine medya organlarının toplum anlayışından uzak yayınları, başına buyruk tavırları da etkisini kaybettiren hususlardandır. Bir diğer husus ise menfaat amacıyla gerçekleri çarpıtma ve üzerini örtme amacıyla yayın yapmaktır ki bu hem etkiyi kaybettiren hem de ülkeye, insanlara zarar veren bir durumdur. Medya hitap edilen toplumun anlayışıyla paralel hareket etmelidir.
 

 
Öğrencilerinize medyanın işleyişi hakkında şuurlandırma da yapıyor musunuz? Yoksa daha çok teknik bağlamda bilgiler mi öğretmeyi tercih ediyorsunuz?

Tabii ki uygulama alanlarına göre onları yönlendiriyoruz. Dergi hazırlama, sinema senaryosu hazırlama, kısa filmler çekme gibi yarışmalar düzenleniyor. Bu konuda da öğrencilerimizi teşvik ediyoruz. Önümüzdeki aylarda Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından hazırlanan bir belgesel filmi yarışma var, bizim fakültemizden de 5-6 kişi teşvikimizle o yarışmaya katılacaklar. Fırat Haber adında üniversitemizin bir gazetesi var, gazetecilik bölümünün de açılmasıyla birlikte o gazetenin çoğu işlerini öğrencilerime devretmek istiyorum. Bu onlar için de iyi bir uygulama alanı olur.

 
Uygulama alanlarına bakıyoruz da üniversitenin gazetesiydi, televizyonuydu eksiklikleri çok. İlimiz medyasına örnek olması gerekirken uzun zamandır hala mevcut yerel medyanın bayağı gerisinde kalıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Eksiklerimizin farkındayız, üzerine de gidiyoruz ama sadece bizim çabamızla hallolmuyor. Fiziki imkânlar, maddi imkânlar, en önemlisi kadro eksikliği kaliteden ödün vermemize sebep oluyor ama özellikle işi bilen elemanlar göreve gelince elbette kalitemizde artış olacaktır. Ben göreve başlayalı 1 ay olmadı. Bundan sonraki planlarımızın başında kadroyu zenginleştirme ve elimizden geldiğince maddi sıkıntıları azaltma var. Bunları çözebildiğimiz ölçüde verimi de uygulamalarımıza yansıyacaktır.

 
Üniversite televizyonunun yayınlarına baktığımızda daha çok suya sabuna dokunmak istemiyormuş izlenimi var…

Televizyonumuz resmi bir kuruma bağlı olduğu için belli kıstaslara uymak zorundayız. Bu sebeple siyasete giremiyoruz. Bizim için önemli olan kültürel değerler, sosyal konular, bilgi paylaşımları. İleride bunları çeşitlendirmeyi elbette düşünüyoruz. Sadece üniversite halkının değil, Elazığ halkının hatta çevre illerin de dikkatini çekecek daha kaliteli programlar düzenlemeyi düşünüyoruz.

 
Osmaniye’den geldiniz ama uzun yıllardır Elazığ’dasınız. İlimiz üzerine pek çok araştırma yaptınız. İlimizde en önemli iletişim sorunu nedir?

Sevgi sorunu var… Bunu sadece ilimize özel bir durummuş gibi değerlendirmek yanlış olur. Sevgiden ziyade bir takım olumsuz olaylar insanlar arasındaki güveni sarstı. Güvenle yaklaşamıyoruz verilen bir selamın dahi ardında bir art niyet olduğunu düşünmeye başladık. Toplumda menfaatler ön plana çıktığı için insanlar birbirine şüphe ile yaklaşıyor bu da sevgiyi azaltıyor. İletişimde sevgi çok önemli ama sadece kendimizi değil, tabiatı diğer insanları da sevmek zorundayız. Bilgi ve sevgi paylaşıldıkça artar. Sevgiyle yaklaşılınca mutlaka karşılığı alınır. Bu durum ilimizde biraz da kıskançlıkla birleşince durum çok daha farklı oluyor.

 
Halk bilimci olarak ilimizi kültürel açıdan nasıl buluyorsunuz?

Ben Osmaniyeliyim. Elazığ halk kültürünü Osmaniye’ye nazaran daha zengin yaşayan bir şehir... Mesela bayram gelenekleri Osmaniye’de bu kadar zengin yaşatılmıyor. Bayram hazırlıkları, bayramlaşma, iade-i ziyaretler açısından daha zengin. Mahalli yemekler çok çeşitli. Manileri, hoyratları, fıkraları vs. Şairlerimiz yazarlarımız oldukça bol… En önemlisi çayda çıra oyunuyla Elazığ halk bilim alanında kendini ispatlamış, kültürel değerleriyle zenginliğini göstermiş bir ilimizdir.

 
İlimizdeki yerel medya hakkında iletişimci şapkanızla görüşleriniz neler?

Genel anlamda zengin kültüre sahip bir şehir olduğu için medyası da çok çeşitli... Bir ildeki medya bolluğu o ilin kültürel zenginliğinin bir getirisidir. Elazığ birçok araştırmacıya ve yazara da ana vatan olmuştur. Ama bu medya bolluğu çok da iyi değerlendirilmiyor. Çok fazla medya organı var ama etki bakımından sorun var. Halbuki konulara birlikte yaklaşmak etki bakımından da sonuç alma bakımından da daha iyi olacaktır.

 
Dekanlığa geldiğiniz günden sonra özel yaşantınızda ne gibi değişiklik oldu?

Yoğunluk oldu. Benim daimi kadrom Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde, halk bilimi alanında öğretim üyesiyim. Şu anda danışmanlığını yürüttüğüm 3-4 doktora, 3-4 tane yüksek lisans öğrencim var. Hem Fen Edebiyat Fakültesinde hem Eğitim Fakültesinde derslerim var. İletişim Fakültesinin belli toplantıları var, alanımla ilgili toplantılar oluyor. Bu görevi alınca belki daha rahat çalışmam ve burada daha verimli olmam için dersleri bırakmam gerekirdi ama dönem ortasında dersi bırakmamın öğrencilerime haksızlık olacağını düşündüm ve tüm sorumluluklarımı özel hayatımdan fedakârlık ederek yerine getirmeye çalışıyorum. Bünyem buna ne kadar müsaade eder bilmiyorum. Eğer yetiştiremezsem kendi alanımdan fedakârlık edeceğim. Belki projelerim sürüncemede kalacak, makalelerim azalacak ama şimdilik hepsini yapmaya gayret ediyorum.

 
Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.

 

Röportaj: Osman Gürses

Foto. Muhammed Gürses

 

499 defa okundu...
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
ANKET Diğer Anketler
Yardım gemisi için sizce İsrail'den izin alınmalı mıydı? Bu konuda Türkiyen'nin tavrı mı yoksa otoriteye başkaldırmama anlayışı mı doğrudur?
İsrail'den izin alınmalıydı. otoriteye başkaldırmamak lazım.
Türkiye'nin tavrı doğru, izne gerek yok.
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
MİLLÎ GAZETE ABONELERİNİ KESTİRENLERE DİKKAT!
Milli Gazete abonelerini tek tek dolaşıp Erbakan'a ihanet ettiği gerekçesiyle gazeteyi kesmelerini söyleyen geri zekâlı ya da fırsatçı kişilere asla itibar edilmemelidir.
Numan Kurtulmuş - Güçlü Türkiye Partisi flörtü
Saadet Partisi'nde 1250'den fazla delegenin sadece 310'unun oyunu alan Kurtulmuş yapılacak olan yeni kongrede Genel Başkan gösterilmezse ya da Genel Başkan seçilemezse kendisine yeni bir yol mu çizecek?
YENİ SİYASİ OLUŞUM KAÇINILMAZ OLUR
Referandum iktidar-muhalefet oylamasına dönüştürüldüğü için eğer EVET oyları yüksek oranda çıkarsa CHP ve MHP bunun altında ezilir; AKP ise ağırlaşacak siyasi yükü bütünüyle tek başına kaldıramayacağı için karşısına yeni bir oluşum çıkması kaçınılmaz olur.
ERBAKAN'A MUHTEŞEM KARŞILAMA
Milli Görüş tarihinde kayda geçecek muhteşem bir coşkuyla karşılanan Milli görüş Lideri 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakanın İstanbula gelişi bayram havasındaydı.
Siz Numan Kurtulmuş'u tanıyor musunuz? (3)
Numan Kurtulmuş Nereden Geliyor, Nereye Gidiyor? Son zamanlarda basında müthiş bir Numan Kurtulmuş furyası var. Nereden geliyor bu Numan aşkı? Bilen yok.
EKREM DUMANLI'DAN İFTAR İTİRAFI
SP'nin İstanbul İftarında yaşanılan provokasyon hadisesini Milli Görüşlü gençliğe ihale etmeye çalışan bir takım Kurtulmuş taraftarlarının çirkin yüzü daha da belirginleşiyor.
Erbakan: Bünyemize karışmış çürükler temizleniyor!
Milli Görüş lideri Prof.Dr. Necmettin Erbakan Ajans5.com'un sponsor olduğu AGD'nin ev sahipliğini yaptığı iftarda konuştu...
» MİLLÎ GAZETE ABONELERİNİ KESTİRENLERE DİKKAT!
» Numan Kurtulmuş - Güçlü Türkiye Partisi flörtü
» YENİ SİYASİ OLUŞUM KAÇINILMAZ OLUR
» ERBAKAN'A MUHTEŞEM KARŞILAMA
» Siz Numan Kurtulmuş'u tanıyor musunuz? (3)
» EKREM DUMANLI'DAN İFTAR İTİRAFI
» Erbakan: Bünyemize karışmış çürükler temizleniyor!
Erbakan: Bünyemize karışmış çürükler temizleniyor!
Milli Görüş lideri Prof.Dr. Necmettin Erbakan Ajans5.com'un sponsor olduğu AGD'nin ev sahipliğini yaptığı iftarda konuştu...
MİLLÎ GAZETE ABONELERİNİ KESTİRENLERE DİKKAT!
Milli Gazete abonelerini tek tek dolaşıp Erbakan'a ihanet ettiği gerekçesiyle gazeteyi kesmelerini söyleyen geri zekâlı ya da fırsatçı kişilere asla itibar edilmemelidir.
YENİ SİYASİ OLUŞUM KAÇINILMAZ OLUR
Referandum iktidar-muhalefet oylamasına dönüştürüldüğü için eğer EVET oyları yüksek oranda çıkarsa CHP ve MHP bunun altında ezilir; AKP ise ağırlaşacak siyasi yükü bütünüyle tek başına kaldıramayacağı için karşısına yeni bir oluşum çıkması kaçınılmaz olur.
GAZANIZ MÜBAREK OLSUN!
Millî Görüş davasının 40 haramilere bırakılamayacağını, Millî Görüş lideri Erbakanın 40 yıllık emeğinin heba edilemeyeceğini dosta, düşmana gösterdiniz. Sağ olun, var olun, berhudar olun, elleriniz dert görmesin.
Siz Numan Kurtulmuş'u tanıyor musunuz? (3)
Numan Kurtulmuş Nereden Geliyor, Nereye Gidiyor? Son zamanlarda basında müthiş bir Numan Kurtulmuş furyası var. Nereden geliyor bu Numan aşkı? Bilen yok.
ERBAKAN'DAN İFTAR AÇIKLAMASI
Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan, Saadet Partisi (SP) İstanbul İl Başkanlığı'nın verdiği iftarda çıkan olaylarla ilgili değerlendirme yaptı.
EKREM DUMANLI'DAN İFTAR İTİRAFI
SP'nin İstanbul İftarında yaşanılan provokasyon hadisesini Milli Görüşlü gençliğe ihale etmeye çalışan bir takım Kurtulmuş taraftarlarının çirkin yüzü daha da belirginleşiyor.
» Erbakan: Bünyemize karışmış çürükler temizleniyor!
» MİLLÎ GAZETE ABONELERİNİ KESTİRENLERE DİKKAT!
» YENİ SİYASİ OLUŞUM KAÇINILMAZ OLUR
» GAZANIZ MÜBAREK OLSUN!
» Siz Numan Kurtulmuş'u tanıyor musunuz? (3)
» ERBAKAN'DAN İFTAR AÇIKLAMASI
» EKREM DUMANLI'DAN İFTAR İTİRAFI
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  

bayrak
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.233 93 68
Eposta: info@el-aziz.com