

1960 Elazığ doğumluyum… 1993 yılına
kadar Polis Okulunda çalıştım. Daha sonra belediyeye tayin oldum. Milli Görüş
davasının çeşitli kademelerinde her zaman görev yapmış biriyim. Ekonomik olarak
çok zor dönemlerden geçtikten sonra şimdi müteahhitlik işi ile uğraşıyorum...
Dernek kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
1972 yılında kurular gençliğe hitap
eden bir dernek… 1980 itibariyle fesholan bir dernek. Bu derneği yeniden kurma
fikri ise arkadaşlarımızla bir araya geldik baktık ki toplumda, gençlerde bir
manevi bir boşluk var. Bu boşluğu nasıl doldurabiliriz diye düşündük ve
aramızda Akıncılar Derneğini kurma kararını aldık.
Bilindiği gibi son yıllarda sivil
toplum örgütlerinin güçlü olması çoğulcu demokrasinin de güçlü olması demektir.
Günümüzde kişisel gayret ve çalışmalar pek netice vermemekte ancak kurumsal
anlamda yapılan çalışmalar sonuç getirmektedir. İşte burada sivil toplum
örgütlerinin misyonu bir kez daha öne çıkmaktadır. Elbette ki milli ve manevi
konularda çalışmalar yapan birçok sivil toplum örgütlerimiz geçmişten bu güne
önemli çalışmalar yapmışlardır. Mili Gençlik Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği
bugüne kadar önemli çalışmalara imza attılar ve atmaya devam ediyorlar. Altın
bir nesil oluşturmak amacıyla gayret sarf eden ve fedakârlık yapan tüm
ağabeylerimize takdir duygularımızla şükranlarımızı sunuyoruz.
Küresel emperyalizm ve popüler
kültür arasında sıkışan gençliğimizi kendi öz değerleriyle donatmak, bizi biz
yapan milli ve manevi değerleri her daim canlı ve zinde tutmak, değişmez ve
eskimez ilkelere ve düsturlara bağlı kalarak teknolojinin imkânlarından
istifade etmesini bilen, zamanı ve olayları iyi okuyarak yorumlayabilen gençler
yetiştirmek amacıyla çalışmalarımı başlattık.
Kararı pratiğe geçirme aşaması hakkında bilgi alabilir miyiz?
Kimlerle kurdunuz?
Mehmet Karaaslan, Süleyman Akay,
Hüseyin Akgül, Mikail Tel, Mehmet Ertuğrul ve ben…
Çalışma sisteminiz ne olacak?
Üyelik sistemi ile çalışacağız.
Henüz yeni bir dernek olduğumuz için bu çalışmalara başlamadık ama en kısa
zamanda üye kaydetmeye başlayacağız.
Üyelik için şartlarınız olacak mı? Kimler üye olabilir?
Biz fikri, amacı belli olan bir
sivil toplum örgütüyüz. Görüşlerimizi benimseyen bizlerle birlikte olmak
isteyen herkese kapımız açık.
Neler yapmayı planlıyorsunuz?
Öncelikle eskiden beri Akıncılar
misyonuna gönül veren arkadaşlarımızı bir araya getirecek “vuslat gecesi’”
programı düzenleyeceğiz. Bu anlamda çalışmalara başladık. Şimdi yönetim
kurulundaki arkadaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.
Bu çalışmalar kısa bir süre sonra
tamamlanarak nezih bir mekânda bu programı icra edeceğiz. Yine kültürel ve
sanatsal anlamda çalışmalarımızı da bünyemizde kurduğumuz komisyonlar
marifetiyle başlatmış bulunmaktayız. Amacımız derneğimizin aynı zamanda bir
fikir ve sanat kulübü misyonunu da yerine getirmek. Bu anlamda çeşitli şiir
günleri, konferanslar, kişisel gelişim seminerleri, aile içi iletişim. Verimli
çalışma ve sınav heyecanını yenme gibi kişisel gelişim seminerlerimiz olacak.
Bunların yanında eğer başarabilirsek bir de aylık dergi çıkarmayı hedefimize
koyduk. Bilimsel, sanatsal ve kültürel muhtevası yana güne ve güncele de bakan,
halkın gündemine dair söyleyecek sözü olan bir dergi bu. Şimdiden ismini bile
belirledik. Umarım bahar mevsimi gönüllere akıncılar cemresinin yeniden
düşmesinin de iklimi ve mevsimi olacak.
Sonra ise gençlerin eğitimine katkı
sağlayacak, yaz tatillerini değerlendirmelerini sağlayacak aktiviteler içinde
olacağız.
Derneğinizin yeri nerde?
İzzetpaşa Cami arkasında geçici
olarak hizmet veriyoruz. İnşaallah kısa süre sonra daha ferah bir yere geçmeyi
planlıyoruz.
Geçtiğimiz gün tarihçi bir doçent İngiliz arşivlerinden aslında
Kıbrıs’ı fethedenin Erbakan olduğunu belgeleriyle gün yüzüne çıkardı. AKP’li
yöneticiler Avrupa Milli Görüş teşkilatını ziyaret etti. Bu gelişmeleri 28 Şubat’tan rövanş alınıyor denen bu süreçte nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Erbakan Hocamız hep söylüyor Milli
Görüş milletimizin özüdür diye… Milli Görüş hak bir davadır ve hak üzerinden ne
tür badireler geçerse geçsin değerinden bir şey kaybetmez günü geldiğinde orta
yere çıkıverir. Erbakan Hocanın Kıbrıs’ı fethettiği bu günlerde ortaya çıkıyorsa
belli ki artık bazı hakikatlerin gün ışığına çıkma vakti gelmiştir. Ayrıca
AKP’li yöneticilerin Avrupa Milli Görüş’ü ziyaret etmeleri artık bu ülkede
Milli Görüş’ten uzaklaşanın iktidar olma şansının kalmadığının bir
göstergesidir. Milli Görüş dünya insanlarının kurtuluşunu isteyen ve bunun için
çalışan bir davadır.
Akıncılara ilgi nasıl?
Kurulduğumuzu basın yayın organları
vasıtasıyla ilan ettiğimiz andan itibaren çok olumlu ve güzel tepkiler aldık.
İl dışından yüzlerce arkadaşımız aradı ve tebrik duygularını ilettiler. Yine il
içinde bulunan birçok arkadaşımız sıcak yüreklerinden akan takdir duygularını
ilettiler. Bizler de onların bu duygularına karşılık gelecek faaliyetlere imza
atacağız.
Akıncıların vizyonu ne olacak?
Elazığ Akıncı Gençliği hiçbir zaman
kavgadan yana olmayacak. Ülkeyi bölen ve zayıflatan çatışma ortamlarına
girmeyecek ve bu tür senaryolara alet olmayan bir gençlik kuruluşu olacak.
Geçmişte olduğu gibi karanlık
odalarda yazılan kirli senaryolara çekmek isteyenler elbette her zaman olacak.
Ancak feraset sahibi bu mümtaz camia asla bu oyunların figüranı olmayacak.
Tıpkı 12 Eylül öncesinde olduğu gibi..
Geçmişte böylesine önemli bir
misyonu ifa eden Akıncılar Derneğinin yeniden çalışmalara başlamasının
heyecanını ve gururunu yaşıyoruz.
Bir taraftan ülke meselelerine
duyarlı gençler yetiştiren bir taraftan da gençleri uyuşturucu, alkol, kumar
gibi zararlı alışkanlıklardan koruyarak altın bir nesil yetişmesi için gayret
sarf eden Akıncılar Derneğinin misyonuna kaldığı yerden devam etmesi elbette
önemli bir gelişme.
Gençlerimiz kendi eğitim alanları
dışında, sosyal, kültürel ve sanatsal etkinlikler ortaya koyacak ve kendi
özgüvenlerini gösterecekler.
Ülkemiz üzerinde oynanan kirli
oyunlara hiçbir zaman bulaşmayan ve alet olmayan, her alanda kendini
yetiştirmiş şuurlu ve donanımlı gençler yetiştirme yanında demokrasinin, halk
iradesinin, özgürlüklerin, dünyada ezilen, hor ve hakir görülen mazlumların
sesi olmaya devam eden bir neslin yetişmesine vesile olmak bizler için de ayrı
bir mutluluk.
Bizler şuurlu gençler yetiştirme
adına bugün de faaliyet gösteren kuruluşlarımızın tecrübelerinden istifade
edeceğiz. Elbette ki bu vakıf ve derneklerimiz de bizlerin hedeflediği bir
nesil yetiştirme ve ülkeye katkı sağlamaya çalışmaktalar. Bizler de bu anlamda
bu tür çalışmalara destek vermekteyiz. Yoksa alternatif olma gibi bir
düşüncemiz asla olmadı ve olamaz.
Bizlerin bu gayretleri şuurlu bir
nesil yetiştirmeden öte bir çalışma değildir. Derneğimizi kurduktan sonra da
camiamızın önde gelenlerinin yüreklendirici ve bizlere cesaret verici
konuşmaları bizlere daha bir sorumluluk yükledi. Bu mükellefiyet duygusuyla
çalışmalarımızı yürütüp bu gök kubbede hoş bir şada bırakabilirsek ne mutlu
bize. Geçmişin misyonunu güne taşımak ve bu uğurda gayret sarf etmek isteyen
tüm kardeşlerimizi derneğimize bekliyoruz.
Röportaj: Osman Gürses
Fotoğraf: Muhammed Gürses































