Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Mustafa Erdik, Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat ve Kandilli Rasathanesi Müdür Yardımcısı Doç.Dr. Meral Özel, 8 Mart sabahı Elazığ'da meydana gelen ve 41 kişinin ölümüyle sonuçlanan 6.0 şiddetindeki deprem nedeniyle basın toplantısı düzenledi.
3'ün üzerinde 72 artçı sarsıntı
Toplantıda konuşan Prof.Dr. Erdik, "Bu tip bir deprem, kırsal konut bölgesinin altına geldiği zaman hasar kaçınılmaz oluyor. Depremden sonra artçı şoklar rasathane tarafından takip edilmektedir. Ana sarsıntının ardından meydana gelen ve büyüklüğü 2.0 olan depremler binin üzerine varmıştır. 3'ün üzerinde ise 72 tane sarsıntı kaydedilmiştir. Bu tip depremlerden sonra çok fazla karşılaşmadığımız 5.0'ten büyük 3 deprem var" dedi.
Hasarlı eve girmeyin çağrısı
Prof.Dr. Erdik, bölgedeki halka hasarlı binalara girmemeleri çağrısında da bulundu.
Depremin takip edilmesi gereken bir konu olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Erdik, "Deprem bölgesinde bulunan insanların hasarlı evlere girmemeleri gerekir. Bu binalar en ufak bir şokta yıkılabilir" ifadesine yer verdi.
Prof.Dr. Mustafa Erdik, bölgede 1900'den sonra 6.0'nın üzerinde deprem olmadığını hatırlatarak, bu depremin yüzyıllık bir aradan sonra bu bölgede yaşandığını kaydetti.
Doğu Anadolu fayının 1874, 1875, 1905 tarihlerinde ve son olarak da 1971'de bir yırtılma olduğunu dile getiren Erdik, harita üzerinde yaptığı anlatımda şunları söyledi:
"O bakımdan bu 6.0 büyüklüğündeki ve arkasından oluşan 5.0'in üzerindeki üç depremin şu bölgeyi (Doğu Anadolu fay hattı) yırtmaya çalıştığını düşünüyoruz. 6.0 büyüklüğündeki depremlerde yüzey yırtılması çok fazla görülmeyebilir. Doğu ve Kuzey Anadolu fayındaki yırtılmaları biz 7.0 büyüklüğündeki depremlerde görüyoruz."
Haiti ve Şili ile tektonik ilişki yok
Basın mensuplarının soruları üzerine, Haiti ve Şili depremiyle Elazığ depremi arasında bir bağlantı olmadığını da söyleyen Kandilli Rasathanesi Müdürü Mustafa Erdik, "Bunlarla Türkiye'nin üzerinde yer aldığı Alp - Himalaya kuşağı üzerinde hiçbir tektonik ilişki yok" dedi ve ekledi: "Bundan sonra hiçbir deprem de olmayabilir. Bundan sonra 3 yıl sonra, 5 yıl sonra, çok büyük bir deprem de olabilir. Bu işin predüksiyon kısmına giriyor. Spekülatif bir predüksiyon yapamıyoruz."
Fayın tek bir karakteristik depremle kırılmasının 7 şiddetindeki bir depremle olacağını, küçük depremle kırılması durumunun ise 30 ayrı 6 şidetindeki depremle gerçekleşeceğini belirten Erdik, "7.0 civarında şiddet kırsal konutlarda yüzde 20'sinde yıkıma neden olabiliyor. 8.0 şiddetine geldiği zaman buradaki yıkılma yüzde 40'lara kadar varabilir." dedi.
Prof.Dr. Erdik, 6.0 şiddetindeki bir depremin, Türkiye'nin her yerinde her zaman olabilecek bir deprem olduğunu kaydederek, bu şiddetteki depremlerin diğer faylara fazla enerji transferi yapmadığını savundu.
Doğu Anadolu fayı çok kırıklı
Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Dr. Doğan Kalafat ise, bölgenin Türkiye'de en fazla deprem aktivitesine neden olan bölge olduğuna işaret ederek, iki fayın kesim noktasının koridoru olan bölgedeki fayın çok kırıklı olduğunu vurguladı.
Arda Efe