Bakınız şu
haberi asıl kaynağı olan www.habertaraf.com sitesinden değil ondan alıp yayımlayan Numan
Kurtulmuş yanlısı Gazete Boyut adlı internet sitesinden alıntıladık:
“SP`de yeni bir olağanüstü kongre süreci tartışılırken, SP Genel
Başkanı Numan Kurtulmuş`a muhalif ekipte yer alan Şevket Kazan bu hafta
içerisinde CHP Genel Sekreteri Önder Sav`la gizli bir görüşme yaptı.
HaBertaraf`ın aradığı Şevket Kazan görüşmeyi doğrularken, görüşmenin çok gizli
yapıldığını ve bunun sızmasını hayretle karşıladığını ifade etti. Kazan,
görüşme içeriğine ilişkin ise; CHP`nin "kongre partisi" olarak
bilinmesi nedeniyle Önder Sav`la kongre usulüne ilişkin bilgi alışverişinde
bulunduklarını söyledi.
KURTULMUŞ`U
DEVİRME TAKTİĞİ Mİ ALDI?
HaBertaraf`a konuşan SP`ye yakın kaynaklar, Şevket Kazan`ın Önder Sav`dan
"adam devirme" konusunda taktik ve bilgi aldığını öne sürdüler. SP
Kongresinde Numan Kurtulmuş`a bayrak açan ekipte yer alan Şevket Kazan,
önümüzdeki günlerde yapılması tartışılan bir olağanüstü kongre için, Baykal`ı
devirerek yerine Kemal Kılıçdaroğlu`nu getiren ve bunu da bir dergiye verdiği
röportajında itiraf eden CHP Genel Sekreteri Önder Sav`dan taktik aldı.
ŞEVKET KAZAN SAV GÖRÜŞMESİ İÇİN NE DEDİ?
HaBertaraf`ın ulaştığı Şevket Kazan, Önder Sav`la yaptıkları görüşmeyi
doğrularken, "Sayın Sav eski bir dostumuz ve aynı zamanda meslektaşımız.
Kendileri kongre partisi olarak tanındıkları için, kongre konularında bilgi
alışverişinde bulunduk. Kendileri sık sık kongre yapıyorlar. Biz de kongre
sürecimizde herhangi bir usul hatası yapmamak için kendilerinin tecrübelerinden
istifade etmek istedik. Bu görüşme Sayın Sav`la benim aramda yapılan kişisel bir
görüşmeydi. Bunun size kadar ulaşmış olmasına hayret ediyorum" diye
konuştu.”
Evet; Şevket
Kazan’ın bu şekilde yapmaya çalıştığı hinlik şu: Kendisi geçtiğimiz hafta
yapılan olaylı, fiyaskolu Saadet Partisi olağanüstü genel kongresinde Numan
Kurtulmuş karşıtı bir pozisyon alıp yine her zamanki gibi Erbakan’ın yanına 4
ayak üzerine düştü ya…
Önceki
olağan genel kongrede Şevket Kazan’ın birtakım baskılar örgütleyerek Erbakan’a
dayatıp sonuçta Saadet Partisi Genel Başkanlığına tek aday gösterilmesini
sağladığı Numan Kurtulmuş; bu olağanüstü kongrede Erbakan’ın çocukları ile
birlikte kendisini ve Oğuzhan Asiltürk’ü de liste dışı bırakınca durumu
düzeltelim diye müdahale ettiler. Ancak hiç beklemedikleri şekilde kongrede
kargaşa çıktı ve her şey berbat oldu.
Çünkü hatasını
düzeltelim derken ürküttükleri Numan Kurtulmuş adeta zücaciye dükkânına dalan
fil gibi kongre salonunu tarumar etti… Söz buraya gelmişken bir hususa açıklık
getirelim. Kongre salonunda sadece Numan Kurtulmuş karşıtlarının kürsüye
yürüdüğünden hep söz edildi. Oysa Numancılar önce Oğuzhan Asiltürk’ün üzerine
yürüdüler, sonraki girişimler bunun bir nevi rövanşı niteliğinde oldu. Medya
her zamanki gibi Numan Kurtulmuş’u sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeye
çalışıp olayı çarpıtarak verdi…
En ufak
bir olumsuzluğa ima ile bile olsa değinmediği halde konuşmasını yapıp kongre
salonundan ayrıldıktan sonra olaylar zuhur etmesine rağmen her şey Erbakan ile
ilintilendirilerek Numan Kurtulmuş olup bitenlerden tamamen soyutlandı ve
aklanmaya çalışıldı.
Sonuçta
Şevket Kazan-Oğuzhan Asiltürk ikilisi kaş yapayım derken göz çıkarmış oldular
ve hiç istemedikleri bir rezalet durumla karşı karşıya geldiler.
Televizyonlara
çıkıp konuşan Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk her ne kadar Numan Kurtulmuş’u
olup bitenlerden sorumlu tutsalar da yapılması gereken yeni bir kongrede yeni
bir genel başkan adayı gösterilmesini asla istemiyorlardı!
Onlar
sadece olaylı kongrede büyük yara alan Saadet Partisi ile Genel Başkan Numan
Kurtulmuş’un yeni bir kongre yapılarak üzerinde mutabık kalınan bir liste ile
durumlarının düzeltilip itibarlarının iade edilmesini istiyorlardı.
Ancak
Erbakan bu fırsatta asıl sorunun kaynaklandığı Numan Kurtulmuş ile birlikte onu
kendisine dayatan Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk’ü de Saadet Partisi yönetiminden
uzaklaştıracak bir yeni kongre toplamak üzere start verince bunlar yeni
oyunlara girişiyorlar.
Herkes
Numan Kurtulmuş’u Şevket Kazan dayattı, Oğuzhan Asiltürk karşı çıktı diye biliyor.
Bu ikili eskiden beri iyi polis kötü polis ya da düşman kardeşler rolü
oynuyorlar. Erbakan’a yönelik mahfillerde hazırlanan komploları her zaman birlikte
oynuyorlar.
Şevket
Kazan, Deniz Baykal’ı tasfiye edip Kemal Kılıçdaroğlu’nu ikame eden CHP’nin
Politbüro üyesi ve derin devlet temsilcisi Önder Sav ile sözde bir gizli görüşme
yaptı ve sonra medyaya sızdırdı. Oyuna figüranlık eden medya da Şevket Kazan’ın
kasıtlı açıklamasını doğru okuyarak “bir genel başkan nasıl devrilir” konusunda
Önder Sav’dan akıl danıştığı şeklinde verdi.
Şevket Kazan
hinlikle bu yaptığını Erbakan’a da teşmil ederek Numan Kurtulmuş karşısında zor
duruma sokup elini zayıflatmak istiyor. Teşkilat içerisinde artık lanetli
duruma geldiği için bu şerrini Erbakan’ın sırtına sarmaya çalışıyor.
Açıkçası
Erbakan’ın Numan Kurtulmuş’u devirme girişimini bu yaptığı ile gölgeleyip olumsuz
etkileyerek sonuçsuz bırakma amacı güdüyor!
Şevket
Kazan Oğuzhan Asiltürk ikilisinin Erbakan ve Millî Görüş’e karşı mahfillerde
hazırlanan komplolara çanak tutma olaylarının geçmişte pek çok örnekleri var…
Adeta
geliyorum diyen 12 Eylül 1980 darbesinden sadece 6 gün önce, 6 Eylül 1980 Günü
Millî Selamet Partisi Konya’da KUDÜS MİTİNGİ tertipledi. O mitingde
Nurettin Şirin adlı ajan provokatör İstiklal Marşı okunurken bir grupla
birlikte oturma eylemi yaptı. Bu olaylı Kudüs Mitingi 12 Eylül
darbesinin önemli gerekçelerinden biri sayılarak Erbakan ve üst düzey MSP
yöneticilerinin yargılanmasına neden oldu.
O
sırada MSP Konya Belediye Başkanı olan Mehmet Keçeciler Konya’daki askeri
yetkilinin kendisini mitingin yapılmaması konusunda uyardığını, durumu
Erbakan’a ilettiğini ve ancak Şevket Kazan-Ouzhan Asiltürk ikilisinin ısrarı ve
dayatması üzerine mitingin yapıldığını yıllar sonra basına açıkladı.
Şevket
Kazan keza Erbakan Başbakanlığında kurulan 54. Hükümete karşı 28 Şubat 1997 post modern darbe sürecinin başlangıcı
olan Sincan’da tankların yürütülmesine vesile olan bu kez bir KUDÜS GECESİ
tertipledi yine Nurettin Şirin denilen ajan provokatör ile birlikte. Bu defa
Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ı da aralarına aldılar.
Sonra Adalet
Bakanı olarak gidip Bekir Yıldız’ı cezaevinde ziyaret edip provokasyonun
etkisini arttırmaya çalıştı.
Şevket
Kazan yine Susurluk olayı bahanesiyle Erbakan ve 54. Hükümete karşı mum yakma
ve ışık yakıp söndürme protestoları yapılırken “bu yapılanlar Alevilerin
mumsöndüsüdür” diyerek yine ateşe körükle gitti.
Şevket
Kazan daha sonra bir tesadüf eseri(!) 28 Şubat’ın bıçkın generali Çevik Bir ile
uçakta yan yana koltuğa düşüp koyu bir sohbet geliştirdikten sonra karşılıklı
adres teatisinde bulunup görüşmek üzere sözleşerek ayrıldılar.
Şevket
Kazan-Oğuzhan Asiltürk ikilisi, -her zaman ifade ettiğimiz gibi- ABD Yahudi
Cemaati Temsilcisi olduğunu söyleyen Musa Saffet Bayramâşık adlı Dönmenin Millî
Selamet Partisi kilit noktalarına, kapatılan Millî Nizam Partisi yerine açılma
izni verilmesi karşılığında yerleştirilen demirbaş işbirlikçilerden en önemli
ikisidir.
Millî
Görüş partilerindeki bütün ayrılıkçı hareketleri bu ikili tertipledi. Bütün
fitne ateşlerini bu ikili yaktı. Her zaman başkaları Millî Görüş’ten koptu,
onlar ise daima Erbakan’ın yanına 4 ayak üzerine düşütüler.
Ancak
artık bu yaptıkları her iki çekirgenin de son atlayışıdır. Erbakan bu
olağanüstü kongrede Numan Kurtulmuş ile birlikte bu ikiliden de kurtulmuş
olacak, Allah’ın avn-ı inayeti ile.
Bu
niyetini bildikleri Erbakan’a karşı Sabetayist-Masonik mahfillerde hazırlanan
birtakım senaryoları oynayarak komplolar tertiplemeye çalışıyorlar. Ama artık sökmeyecek.
Çünkü Erbakan onlar için bir nihai tasfiye planı yapmış bulunuyor. Kurdukları
tezgâhları başlarına geçirmesi hiç zor olmayacaktır.
>>>>>>>>>>>>>>O<<<<<<<<<<<<<

































