Havasından geçilmeyen üçüncü sınıf yazar, bücür şair İbrahim
Tenekeci yıllardır Millî Gazete’de dolgu malzemesi olarak bir şeyler çiziktirir
durur.
Bugüne kadar ne Millî Görüş’ü ve ne de liderini savunan bir yazı
yazmadığı gibi dişe dokunur bir fikir kırıntısı da köşesinde yer almış
değildir.
Erbakan ve Millî Görüş davasına karşı geçmişte dışarıdan yapılan
haksızlıklar, hukuksuzluklar, saldırılar; içerinde yaşanan ihanetler,
vefasızlıklar, savrulmalar, kopmalar hakkında İbrahim Tenekeci kendisine
verilen köşede fikir ve dava adamlığı bir yana o kadar öykündüğü edebiyat adına
ne yazmıştır?
Kocaman bir hiç!
İbrahim Tenekeci o kadar basit, sığ, düzeysiz, sıradan biri ki;
40 yıllık Millî Görüş davası, kurucu Liderine ve camiaya inat dışarıdan destek
içeriden himaye gören bir tufeyli tarafından adeta araklanıp bir yerlere
götürülürken oralı olmamaktadır.
Fakat bu yapılanlara yüreği yanan gençler, arkasına sığınmaya
çalıştığı bir iftar programında araklamacı genel başkan karşısında tepkilerini
ortaya koydular diye adeta ayaklanıp tozu dumana katmaktadır.
Millî Görüş davasını kavrayacak idrakten yoksun İbrahim
Tenekeci, Numan Kurtulmuş’un iftarına kutsiyet izafe etmeye çalışmaktadır. Bir haramzadenin
iftarına ne kadar kutsiyet atfedilebilir ki?
Millî Görüş’ün 40 yıllık siyasi mücadelesini temsil eden Saadet
Partisi herhangi bir mücadele sonucu olmaksızın tam bir lütuf olarak kendisine tevdi
edilmişken, tüm uyarılara rağmen olağanüstü bir kongre ile kişisel ihtirasları
uğruna bir maceraya sürükleyip fitnelere kapı açan kendisi değilmiş gibi şimdi
zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyor.
Bu haramzadenin yediği bir sürü haltları savunmak da şu İbrahim
Tenekeci gibi yağdanlıklara düşüyor.
Bir de elini suya sabuna dokundurmaktan söz ediyor haddini
aşarak. Oysa dokunduğunu söyleyip fakat adeta banyo yaptığı su sabun filan
değil vıcık vıcık bir yağdır.
Suya sabuna dokunan adam; iyi niyetli temiz yürekli gençlerin
analarının ak sütleri kadar hakkı ve görevi olan Millî Görüş davasını
sahiplenmesine değil, Numan Kurtulmuş ve etrafındaki kalantorların uyduruk bir
tüzük maddesinin arkasına sığınarak 1250 delegeden sadece 310’unun oyu ile
genel başkanlık koltuğuna yapışıp kalmasına karşı çıkar.
Ama İbrahim Tenekeci’nin beklentisi davalarına sahip çıkan
gençlerden değil; çeyrek genel başkandan!
İbrahim Tenekeci işte bu yılışma çabasını suya sabuna dokunmak
olarak yutturmaya çalışıyor.
Soytarı.
Bu dava ne çektiyse bu sümüklüböcek tıynetlilerden çekti.
>>>>>O<<<<<
O.G.

































