Karakter Boyutu A A A
HAYIR DEMEK MANTIKSIZLIK
24 Ağustos 2010 Salı 18:42

Dr. Ömer Deniz ülkeye pek çok açıdan özgürlük getirecek olan referandum için evet denilmesinin özellikle engelliler için çok gerekli olduğuna vurgu yaptı

Şizofreni Derneği Başkanı Psikiyatrist Dr. Ömer Deniz gazetemize derneklerini tanıttı, ihtiyaçlarını sıraladı. Çözülmesi için ise referandum oylamasının evet çıkmasının şart olduğunu belirtti…

REFERANDUMDA HAYIR DEMEK MANTIKSIZLIK

Dr. Ömer Deniz ülkeye pek çok açıdan özgürlük getirecek olan referandum için evet denilmesinin özellikle engelliler için çok gerekli olduğuna vurgu yaptı… Özgürlük isteyenin, ülkenin gelişmesini isteyen her bireyin de evet kullanmasının gerekliliğine vurgu yaptı. Bu anayasa değişikliğine hayır demenin mantıksızlık olduğuna dikkat çeken Dr. Deniz eksiği varsa eksiği söylenir onların düzeltilmesi istenirdi baştan beri kökten hayır denmesinin mantığını anlayamıyorum dedi.
 

Kısaca sizi tanıyarak başlayalım…

1965 Elazığ Sivrice doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Elazığ’da tamamladıktan sonra 1983’de Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim. 1989’da mezun olup mecburi hizmetimi tamamlamak üzere Diyarbakır Ergani’de göreve başladım. 1991’de Elazığ Ruh Sağlığı Hastanesinde pratisyen hekim olarak göreve başladım. 1995’de psikiyatri ihtisasını kazandım ve 19 Mayıs Üniversitesi’nde 4,5 yıl okuduktan sonra Elazığ Ruh Sağlığı Hastanesinde Uzman doktor olarak göreve başladım. 2 yıl sonra başhekim yardımcılığına atandım. 2008’in ocak ayında oradaki görevimden istifa ettim.

Pedatem Psikiyatri Merkezimizi daha önce kurmuştuk sonra dağ merkezine dönüştürdük. Kendi kurduğumuz dağ merkezinde bir psikiyatri uzmanı ve bir psikolog arkadaşımızla beraber ilimize ve bölgemize hizmet veriyoruz. Yaklaşık 25 ilden hastalarımız geliyor. Elazığ sağlık açısından önemli bir merkez... Biz de psikiyatri alanında Elazığ’ın bu özelliğini tamamlamış oluyoruz. Elazığ’a zenginlik katmış oluyoruz bu açıdan oldukça keyifliyiz.

Derneğinizi biraz tanıyalım…

Psikiyatrinin en önemli özelliği sosyal yaşam ile olan yakınlığı. Psikiyatri hayatın her alanının içinde... Toplumda birçok sorun var. İnsanların ruhsal sorunları, ailevi sorunlar, sağlık sorunları vb… Engelliler de bu toplumun önemli parçalarından ama ne yazık ki istedikleri yaşam kalitesini yakalayamamışlar, sorunlarını kendi başlarına çözememişler. Ayrıca engellilik beraberinde yoksullaşmayı da getiriyor, bu da bir handikap… Bu sebeple sivil toplum kuruluşlarını desteklemek ve bir takım çabalar içinde olmak yıllardır gönülden yaptığım bir şey. Zor durumda olan insanlara destek olmak fayda sağlamak zaten bizim inancımızda kültürümüzde mayamızda olan bir şeydir

Yaklaşık 3 yıl önce şizofreni dayanışma derneğini kurduk. Şizofreni, psikiyatrinin uç hastalıklarından biri… Ağır bir hastalık. Günümüzde tıbbın gelişimiyle beraber psikiyatride de önemli gelişmeler oldu. Çok iyi ilaçlar üretildi. Bugün şizofreniyi daha kolay tedavi ediyoruz. Sanılanın aksine tedavisi olmayan bir hastalık değil sadece tedaviye devam ettiğiniz sürece iyisiniz bıraktığınızda hastalık belirtileri alevleniyor. Şöyle diyebilirim şeker hastalığı gibi bir hastalık , tedavisi bir iki ayla sınırlı değil ömür boyu dikkat edilmesi ve ilaç alınması gerekiyor.

Şizofreni belirtileri nelerdir?

Şizofreni, normal dışı hastalıkların ve duyguların hâkim olduğu bir hastalık. Yalnız her anormal davranışa şizofreni belirtisi diyemeyiz. Bazen halisünasyon görenler geliyor biz onlara direk şizofreni demiyoruz. Maalesef toplumda böyle bir yanılgı var normal olmayan bir şey anlatılınca hemen deli gözüyle bakılıyor.

Şizofreni, direk beynin biyolojik yapısıyla alakalı gelişen, genetik ve çevresel faktörlerin çok etkili olduğu ağır bir ruhsal hastalıktır. Tabi hafif, orta, ağır olmak üzere dereceleri var. Buradaki temel kıstas davranış bozukluğu ile duyu ve algılamadaki bozukluk… Yani gerçeklikten kopmak…

Şizofreni mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tabi tedavide bir takım zorluklar olmuyor değil. Normalinde kişi kendinde hastalık belirtisi görünce doktora gitmek ister. Ama şizofreni de böyle değil çünkü hasta hastalığını kabullenmiyor ve gördüğü halisünasyonların varlığına tereddütsüz inanıyor. Dolayısıyla başkasının desteği olmadan tedaviyi de reddediyorlar. Hatta bazen zorlamalı müracaatlar ile doktora getiriyoruz çünkü aile bireyleri de getiremiyorlar. Bu tür zorlukları var.

Psikolog ile psikiyatr arasındaki fark nedir?

Psikiyatri uzmanlarını halkımız psikolog diye nitelendirir. Hâlbuki aralarında büyük farklar var. Psikiyatri uzmanı 6 yıllık tıp eğitiminden sonra 5 yıl psikiyatri ihtisası yapmış ardından uzmanlık sınavına girerek bir kliniği idare edebilecek kapasitede yeterliliğe sahip olduğuna dair uzmanlık belgesi alır ve görevine başlar. Oysa psikolog dediğimiz kişinin şizofreni tedavisi ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Çünkü doktor değil, üniversitenin Fen Edebiyat Fakültesinin Psikoloji bölümünden mezun olan tıpla hastalıkla tedaviyle ilgileri olmayan sağlık çalışanlarıdır. Tabi ruh sağlığı hizmetinde onların da önemli bir misyonları var bu küçümsenemez.

Dernek olarak hedefleriniz neler?

Dernek olarak bu yıl esas amacımız ilimizin SODES kapsamına alınmasından sonra bir proje hazırladık ve bu projemiz de valilik onayından geçti şu anda devlet planlama Teşkilatında... İnşaallah oradan da geçecek ve Türkiye’de ilk olacak bir projeyi hayata geçireceğiz. Projemizin adı Şizofriend Kafeterya… Şizofrenin şizo’sunu aldık friend de İngilizce’de arkadaş demek… Amacımız şizofreni sorunu yaşayan hastaları toplumla kaynaştırmak. 100 bin TL bütçeli bir proje ve onaylanacağı hususunda büyük bir inanç taşıyorum.

Projemiz onaylanırsa hayata geçtiğinde hastalarımızın toplumla bir araya gelebileceği bir ortam oluşturacağız.

Ruhsal sorunlar beyindeki sorunlardan meydana geliyor. Beyni güçlendirici neler yapılabilir?

Biz artık ruhsal sorunların biyolojik etkilerden meydana geldiğini biliyoruz. Bunun için de organik ürünleri tavsiye ediyoruz. Depresyon, anksiyete, panik atak gibi birçok ruhsal sorunun temelinde biyolojik sorunlar var. Beyindeki bazı maddelerin düzeylerinde bozulmalar meydana geldiğinde bu tür rahatsızlıklar meydana gelmektedir. İşte biz tedavilerimizde bu bozulan oranları yeniden normale çekmeye çalışıyoruz. Şeker hastalığı gibi… Nasıl ki onda da değerlerin normale dönmesi için ilaç tedavileri, diyetler, insülin öneriliyorsa ruhsal sorunlarda da bozulan değerleri normale döndürmeyi amaçlıyoruz.

Engellilerin her zaman ihtiyaçlarının çözüme kavuşturulması için beyanatta bulunduklarını görüyoruz. Nedir bu ihtiyaçlar?

Biz 6 engelli derneği bir araya gelerek bir platform kurduk. Altı Nokta Körler Derneği, İşitme Engelliler Derneği, Elazığ Sakatlar Derneği, Omurilik Felçliler Derneği ve Zihinsel Engelli Çocuklar Derneği… Bu arkadaşlarla bir araya geldiğimizde tek başımıza mücadele vereceğimize bir araya gelerek birlikte olmanın gücünü kullanalım dedik. Bunun üzerine Hazar Gölünde üyelerimizle bir araya geldik.

Orada üyelerle söyleşi yaptım. Neler istiyorsunuz diye… Öncelikle bu etkinliğin her sene yapılmasını istediklerini söylediler. 20 gün sonra ikincisini karayolları kampında yaptık. 20 gün sonra da Polis Kampında yaptık. Geçen bir engelli arkadaşımızda hiç Çırçır şelalesini görmediklerini söyledi. Belki oraların sahipleri de bizleri davet ederler belki de bu sizin aracılığınızla olur.

Sonuçta Türkiye nüfusunun yaklaşık %13’ü engelli... Demek ki Türkiye’de 10 milyonun üzerinde engelli var. Zihinsel engelli, bedensel engelli karışık yani... Bunlar toplumun parçaları birimizin amcası, ötekinin annesi, birinin kardeşi hepsi içimizden birileri. Ne yazık ki şunu görüyorum engelliler çocuklarını topluma çıkarmaktan utanç duyuyorlar. Ailesinde engelli biri olduğunu paylaşmaktan utanıyorlar. Bu çok olumsuz bir düşünce çünkü anayasaya göre tüm vatandaşlar eşit haklara sahip. Ama ne yazık ki uygulamada bu kardeşlerimiz eşit haklara sahip değiller. Seyahat edemiyorlar, evlerinden çıkamıyorlar, sosyal yaşama katılamıyorlar, haklarını arayamıyorlar ve ailelerine büyük bir yük getiriyor bunlar. Bu tür sıkıntılar yaşanmadan anlaşılmıyor. Ancak aynı şartları yaşayan aileler birbirlerinin sıkıntısından anlayabiliyorlar.

En son aileleri MÜSİAD’ın iftar yemeğinde bir araya getirdik. Değerli başkan Metin Bulut bizi davet etti, arkadaşlar da büyük keyif aldılar. Bu manevi ayda toplanmanın hazzı bambaşka. Engelliler bu tür etkinliklerden çok memnun kalıyorlar. Toplumla kaynaşmak onları çok memnun ediyor. Özgüvenlerini besliyor onlara güç veriyor. Ama yine de önümüze çok engel çıkıyor. Biz etkinliklere giderken kamyon kasalarında tekerli sandalyeleri taşıyoruz. Bir ulaşım problemi var. Bu gün bizim isteğimiz şu; bir tekerlekli sandalyeli, bir görme engelli, bir işitme engelli evinden çıksın belediyenin ya da toplumun sağladığı aracına binsin kimseden destek almadan, kimseye bağımlı olmadan kendisine ait olan bir sosyal mekana gidebilsin, orada vakit geçirebilsin, ibadetini yapabilsin sohbetini yapabilsin, yine ailesine yük olmadan geri dönüp evine gelebilsin. Bunun o kadar çok faydası var ki. Sürekli evde kalmaktan bunalmayacak ve bu engelli arkadaşımız ailesini de bunaltmayacak bu onlar için de çok iyi olacak. Hepimizin işi gücü var para kazanıyoruz peki bu parayla başkasına destek olmayı düşünmüyorsak, ramazanda zekât vermiyorsak, insanlara yardım etmiyorsak, sadece kendi karnımızı doldurmayı düşünüp başka açları aklımızdan bile geçirmiyorsak tüm dünyada sizin olsa hiçbir önemi yok.

Sizin arcılığınızla Elazığ’daki hayırseverlere, iş adamlarına, yetkililere şu mesajı vermek istiyorum. Bu hepimizin sorunu… Yarın bir gün çocuğumuzun hatta kendimizin özürlü olmayacağını hiç kimse garanti edemez. Bunları düşünerek engellilere canı gönülden destek olmalıyız. Maddi imkanı olmayanlar  manevi olarak, maddi imkanı olanların da ellerinden geldiğince destek olmalarını bekliyoruz.

MÜSİAD’ın iftarından bahsettiniz. Orada yaptığınız konuşmada engellilerin sorunlarının aşılmasında referandumun büyük rol oynayacağını ifade ettiniz…

Bu konuyu zaman zaman engelli arkadaşlarla da görüşüyorum, benim de vicdani kanaatimce bu konudaki düşüncemi şöyle açıklamak istiyorum. Aklımızla düşündüğümüz zaman referandumda yapılması gereken değişikliklere EVET dememek mantık dışı bir şey olur. Hayır diyenlere de saygımız var bu bir tercihtir. Bir kere engelliler açısından çok önemli bir farklılık olacak nedir bu?

Engellilerin, çocukların, yaşlıların yani toplumda zor durumda olanların lehine, kişilerin yararına düzenlenecek, farklı ve avantajlı yasalar artık anayasaya aykırı olmayacak. Tabi eğer evet olursa... Engellilerin sosyal haklarını geliştirmek açısından referandum çok önemli bir imkân sağladı. Onlara çok önemli bir avantaj katacağını düşünüyorum. Engellilerle çok içli dışlı olan biri olduğum için onlara fikirlerini soruyorum onlar da benim fikrimi alıyorlar ve tamama yakının görüşü aynı yönde EVET demeyi düşünüyorlar. İnşallah 12 Eylül’deki referandum evet olur ve engelliler de bunun avantajlarından faydalanırlar. Ülkemiz de daha demokratik ve Avrupa normlarına daha yakın bir ülke haline gelir diye temenni ediyorum.

Doğal besinlerden cevizin beyne faydası olduğu söylenir. Sizin görüşünüz nedir?

Beslenme konusu birinci olarak benim uzmanlık alanıma girmiyor. Bu konuda uzman olanların görüş bildirmesini daha uygun buluyorum. Ben şuna inanıyorum. Allah çok güzel meyveler sebzeler yaratmış bizim için. Ceviz de gerçekten çok yararlı bir meyve ben de yiyorum ve tavsiye ediyorum. Tabi ki bunları tedavide ilaç olarak kullanmıyoruz ama faydalı olduğundan şüphemiz yok. Şekli de zaten beyin gibi… Beynimiz gerçekten bir cevizin şeklini andırıyor hatta minyatür bir beyin gibi. İnanların bu meyveyi tüketmelerinin son derece faydalı olduğuna inanıyorum.

Psikolojik sorunlarda inancın etkisini nasıl görüyorsunuz?

Şunu çok açık şekilde ifade etmek isterim; depresyonu örnek verecek olursak, Japonya’da, Amerika’da, Afrika’da, Avrupa’da, Türkiye’de yapılan istatistikler depresyonun erkeklerde %10 - %13, kadınlarda %20- %25 oranında görülen bir hastalık olduğunu gösteriyor.

Bu açıdan bakınca inanç faktörünün çok büyük önemi yok gibi ama şu açıdan bakınca önemli… Depresyonun en önemli neticelerinden biri intihar. Bana gelen hastalara soruyorum intihar düşünceniz oldu mu, ağlayıp cevap veriyorlar evet oldu, ama inancıma ters düştüğü için yapamadım vazgeçtim. Burada inanç çok önemli işte…

Ve koruyucu bir rol oynuyor. Bazen hastalanmak inançsızlıktır gibi bir takım önyargılar oluyor. Bize gelen hastaların içinde dini görev yapan hocalarımız da, üniversiteden hocalarımız da, bürokrat kesimi de var. Sonuçta hepimiz insanız nasıl ki gözümüz bozulabiliyor, belimiz ağrıyabiliyorsa, bedenen zor durumda kalabiliyorsak ruhsal olarak da hepimizin sıkıntı, stres, gerginlik gibi sıkıntılar yaşama olasılığı var. İnançların hastalıkların olumsuz neticeleri hakkında koruyucu özellikleri var.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu konudaki fikirlerimi Elazığ halkına ve El-aziz Gaetesi okurlarına iletme şansı verdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Elazığ halkının ve El-aziz Gazetesi okuyucularının Ramazanlarını kutluyorum. Kendilerine hem bedensel, hem ruhsal, hem sosyal sağlık diliyorum. Sağlığımız yerinde olursa diğer konuları aşmak daha kolay olur bu yüzden Allah’tan en büyük dileğimiz sağlık, tekrar teşekkürler…

Fotoğraf: Muhammed Gürses

Röportaj: Osman Gürses

 


1322 defa okundu...
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
El-Aziz'in yıllardır dikkat çektiği ve dikkatli olmaya çağırdığı Milli Görüşçüleri bir kez de Adnan Hoca uyarıyor
DENİZLİSPOR: 0 ELAZIĞSPOR: 1
Bordo Beyazlılar zorlu Denizli deplasmanında M. Ozan'ın kafa golüyle 3 puanın sahibi olurken 19. Hafta sonunda en yakın rakibi ile aradaki puan farkını 4'e çıkardı...
ADNAN HOCA’NIN SÖZÜNÜ ETTİĞİ ERGENEKONCU
Adnan Oktar A9'daki programında kendisini yıllar önce ziyaret eden ve ziyaret esnasında polis baskınının gerçekleştiği bir MSP'linin Ergenekoncu olduğundan söz etmişti. Fatih Altaylı 06.01.2000 tarihinde Hürriyette yazdığı dönemde bu kişinin kim olduğunu açıkça yazmış. İşte o Ergenekoncu...
TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
Türkiye Cumhuriyetinin önemli resmi kutlamalarından olan19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramındaki törenler artık stadyumlarda yapılmayacak...
ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
Geçtiğimiz hafta Habertürk'te yayınlanan programda Ergenekon ve Balyozdan tutuklanan subaylar için 'Onlar kahraman' diyen Saadet Partisi'nin önde gelen ismi Oğuzhan Asiltürk'e tepkiler sürüyor. Milat gazetesi yazarı Nevzat Çiçek de bugünkü yazısında Asiltürk'ün açıklamasına tepki göstererek, bazı sorular yöneltti.
ASİLTÜRK'E ERGENEKON TEPKİSİ BÜYÜYOR
Müntesiplerinin bile çok fazla savunamadığı Ergenekon terör örgütünü SP'nin ağabeyi diye lanse edilen Oğuzhan Asiltürk'ün savunması tüm kesimlerde büyük tepki yarattı.
İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
1 Şubat 2012 tarihinde Kanal A Televizyonu'nun konuyla ilgili görüşlerine başvurduğu Şevket Kazan konuya bihaber rolleri yaparak, Asiltürkle aynı görüşleri savundu ve Ergenekona destek çıktı
» SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
» DENİZLİSPOR: 0 ELAZIĞSPOR: 1
» ADNAN HOCA’NIN SÖZÜNÜ ETTİĞİ ERGENEKONCU
» TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
» ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
» ASİLTÜRK'E ERGENEKON TEPKİSİ BÜYÜYOR
» İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
OĞUZHAN ASİLTÜRK’E GÖRE YAHUDİLERLE POZ VEREN İLKER BAŞBUĞ ABD KARŞITI VATANSEVER GENERAL!
OĞUZHAN ASİLTÜRK'E GÖRE KUDÜSTE AĞLAMA DUVARI ÖNÜNDE DUA EDEN, KÖKTEN DİNCİ YAHUDİLERLE POZ VEREN İLKER BAŞBUĞ ABD KARŞITI VATANSEVER GENERAL!
İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
1 Şubat 2012 tarihinde Kanal A Televizyonu'nun konuyla ilgili görüşlerine başvurduğu Şevket Kazan konuya bihaber rolleri yaparak, Asiltürkle aynı görüşleri savundu ve Ergenekona destek çıktı
ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
Geçtiğimiz hafta Habertürk'te yayınlanan programda Ergenekon ve Balyozdan tutuklanan subaylar için 'Onlar kahraman' diyen Saadet Partisi'nin önde gelen ismi Oğuzhan Asiltürk'e tepkiler sürüyor. Milat gazetesi yazarı Nevzat Çiçek de bugünkü yazısında Asiltürk'ün açıklamasına tepki göstererek, bazı sorular yöneltti.
SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
El-Aziz'in yıllardır dikkat çektiği ve dikkatli olmaya çağırdığı Milli Görüşçüleri bir kez de Adnan Hoca uyarıyor
EL-AZİZ’İ DOĞRULAYAN İTİRAFLAR
El-Aziz Gazetesi'nin 12 Eylül'le ilgili olarak yıllardır ortaya koyduğu gerçekler yavaş yavaş aydınlanmaya başlıyor...
TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
Türkiye Cumhuriyetinin önemli resmi kutlamalarından olan19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramındaki törenler artık stadyumlarda yapılmayacak...
Elazığ’ın nüfusu 558.556
Elazığ'ın nüfusu, 2011 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 558.556...
» OĞUZHAN ASİLTÜRK’E GÖRE YAHUDİLERLE POZ VEREN İLKER BAŞBUĞ ABD KARŞITI VATANSEVER GENERAL!
» İKİ KRİPTO ERGENEKON’DA BULUŞTU
» ASİLTÜRK'E ZOR SORULAR...
» SAADET PARTİSİ’NDEKİ ERGENEKONCU KİM!
» EL-AZİZ’İ DOĞRULAYAN İTİRAFLAR
» TÜRKİYE YENİDEN İSLAM’A DÖNÜŞ YOLUNDA
» Elazığ’ın nüfusu 558.556
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  

bayrak



                                      
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.238 01 31
Eposta: osmangurses23@hotmail.com