Elazığ’da durumdan vazife çıkarıp Millî Gazete abonelerini iptal
ettirme kampanyası açan bir grubun türediğine ilişkin bilgiler bize ulaşmış
bulunuyor.
Millî Gazete’nin Erbakan ve Millî Görüş’e ihanet eden bir yönetim
eline geçtiğini söyleyerek bu ihanetten
desteğimizi keselim şeklinde akla ziyan bir gerekçe ile aboneleri tek tek
dolaşıp Millî Gazete’yi kesmelerini söyleyen geri zekâlı ya da fırsatçı
kişilere asla itibar edilmemelidir.
Hiç kuşkusuz son günlerde Millî Gazete’nin Millî Görüş camiasını
sıratı müstakime, dosdoğru yola yöneltmek, her halükârda hakkı üstün tutan
tutumunu sürdürmek yerine; zikzaklı, ikircikli, bir nala bir mıha vuran,
belirsiz, inançsız, yalpalayan, menfaati hak sebebi sayan sapkın tutumu hiçbir
şekilde tasvip edilemez.
Ancak Liderimiz Erbakan başımızdadır, fitne ve ihanet hareketine karşı
mücadelesini sürdürmektedir. Bu mücadele de bundan öncekiler gibi Allah’ın avnı
inayeti ile mutlaka kazanılacak ve sahili selamete ulaşılacaktır.
Saadet Partisi ve Millî Gazete yeniden Millî Görüş çizgisine getirilip
hakkı üstün tutan, tüm insanlığını iki cihan saadeti için çalışan niteliğine
kavuşturulacaktır.
Akıbetin muttakilerin, zaferin inananların olduğuna iman edenler asla
Millî Gazete aboneliklerini kesmemelidirler. Bunun için çalışanların da fitne
ve ihanetin bir parçası olduğunu bilmelidirler.
Gün, abonelerini gazetesini bırakmaya çağırma günü değil; tam aksine
Millî Gazete’yi her zamankinden daha büyük bir itina ve dikkatle izleyip
okumalarını ve doğru ile yanlışı ayırıp mutlaka doğrunun yanında yer
almalarını, yanlışa karşı mücadele etmelerini söylemenin günüdür.
Bu arada Millî Gazete abone kampanyasını da hiç araklıksız sürdürmek
gerekir. İhanet ve fitnenin beli kırıldığında yeniden hamle yapma ve iktidar
yürüyüşüne hız vermek için hazır vaziyet almak lazımdır.
Şu anda en azından Yahudi’nin Türkiye’de Saadet Partisi’nin tek
iktidar alternatifi haline geldiğini görüp değerini kavradığı kadar;
inananların da Millî Görüş, Saadet Partisi, Millî Gazete, Anadolu Gençlik gibi
kurum ve kuruluşlarımızın değerini kavramaları, var güçleri ile sahiplemeleri
gerekir.
Millî Görüşçüler, inkârcıların dışarıdan saldırılarına karşı
verdikleri bilinçli, sabırlı ve kararlı mücadeleyi; münafıkların içeriden
başlattıkları fitne, fesat, nifak hareketine karşı da vermelidirler.
Allah’a ve Resulüne kesin bir bilgi ile iman edenler için asla yenilgi
ve umutsuzluk söz konusu değildir. İnkârcılar
istemeseler de Yüce Allah mutlaka nurunu tamamlayacaktır.
Allah vadinden
dönmez. Allah’ın vadine inanmaktan dönenler ise en çok hüsrana uğrayan
bedbahtlar olacaklardır.
Haydi salaha! Haydi felaha!
Bunun için hiç ara vermeden zafere kadar inkârcılara karşı cihada, inanlar için de emr-i bil m’aruf ve nehy-i an’il münker
farizalarını yerine getirmeye devam…
>>>>>O<<<<<

































