Milli Görüş kahramanları İstanbul’da yeni bir
destan yazmaya hazırlanıyor.
2014 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde Saadet Partisi İstanbul’da %10’un
üzerinde oy alabilir. Bazı ilçelerde iyi bir çalışmayla belediye başkanlığını
kazanabilir; bu ilçelerde il genel meclisi üyeleri, Büyükşehir meclis üyeleri
ve meclis üyeleri çıkarma potansiyeli mevcuttur. Biraz gayretle 15-20 ilçede
rahatlıkla meclis üyeleri çıkarmak mümkün.
Bunların gerçekleşebilmesi için azim ve kararlılıkla şu adımların atılması
yeterlidir:
1- Sağlam bir niyet.
2- Çalışmalardan uzaklaşmış Milli Görüşçülerin en az iki yıl sürecek seçim
seferberliğine katılımını sağlamak ve bütün teşkilat kademelerini canlandırıp
aktif hale getirmek.
3- Tüm teşkilat kademelerinde modele uygun haftalık ve aylık çalışmaları
düzenli olarak yapmak. Sandık bölgesi eğitim çalışmalarını artırmak.
4- Milli Gazete, tv5 ve Ajans5 başta olmak üzere Milli Görüş çizgisinde yayın
yapan kuruluşları desteklemek, yaygınlaştırmak ve onların bu sürece katkılarını
artırmak.
5- Yerel seçim çalışmalarına şimdiden başlamak;
* Bir yıl hazırlık dönemi olarak planlanmalı: Teşkilat kademelerindeki
eksiklikler tamamlanmalı, önceden belirlenip ilan edilmiş objektif kriterlere
dayalı, puanlama usulüyle belediye başkan adayı tesbit edilmeli, meclis üyesi
ve il genel meclisi üyesi adayları geçici listesi oluşturulmalı.
* Yerel Yönetimler Okulu açılıp adaylar ciddi bir eğitim programına tabi
tutulmalı.
* Seçimlere bir yıl kala görkemli tanıtım programlarıyla adaylar araziye indirilmeli.
Arazi çalışmalarındaki performans değerlendirmesi sonucu meclis üyeleri
listedeki sıralama seçimlere iki ay kala belirlenmeli.
İstanbul teşkilatı bu çalışmaları yapacak potansiyele fazlasıyla sahiptir.
İstanbul her dönemde Milli Görüş’ün kalesi olmuştur.
Her seçim önemlidir, ama bu seçimler çok daha önemli. İşte bu seçimleri önemli
kılan bazı nedenler:
1- 2014 Baharında yapılacak olan seçimlerde biz sadece belediye başkanı ve
meclis üyeleri seçmeyeceğiz; kendi geleceğimizi seçeceğiz.
2- Çünkü 2014 yılı birinci Dünya savaşı başlangıcının 100. yılı... Yüzü Batı’ya
dönük ve milletimizi Batıcı politikalarla oyalayan iktidarlardan kurtarmak için
tarihi bir fırsat yakalanmış olacak.
3- İktidarın başı İstanbul’a girişlerde vize uygulayalım, bu şehir bu nüfusu
kaldırmaz diyordu. Kendi iktidarları döneminde tam tersi uygulamalarla
yapılaşmayı daha çok artırdılar. Rant uğruna İstanbul’un tarihi dokusunu
bozdular, her yer betonlaştı. Maazallah deprem çadırı kurulabilsin diye ayrılan
boş yerlere dahi binalar dikildi.
4- İstanbul’u yabancı marketler istila etti. Büyükşehir belediye başkanları
kime ve niçin hizmet ettiklerinin farkında bile değiller.
5- Gelecek nesilleri yetiştirmek şöyle dursun, bunların sisteminde geçmişte iyi
yetişmiş nesiller dahi büyük oranda dönüştü, heba oldu gitti.
Bu olumsuz gidişatı geriye çevirmek için 04 Aralıkta yapılacak olan İstanbul il
kongresi bu bakımdan ciddi öneme sahip. İlk adım Türkiye’nin en büyük kapalı
spor salonu olan Sinan Erdem’de atılacak. Salonun içini ve dışını hınca-hınç
dolduracak olan İstanbullular saflarını belli edecek, bu salonda “Milli Görüş
buluşması” yaşanacak. Türkiye’nin ve Dünya’nın gözü kulağı bu salonda
olacaktır.
Bütün bunların gerçekleşmesi için çok şeye değil, tek bir şeye ihtiyaç var:
İnanmak…
Bu ifadelerimizin doğru anlaşılabilmesi için bir önceki yerel seçim sonuçlarına
bakmamız yeterli olacaktır.
İşte iki yıl önce 2009 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’nin %10’un üzerinde oy
aldığı ilçeler:
1- Sultanbeyli: % 21,7
2- Ümraniye: % 21
3- Üsküdar: % 20,5
4- Esenler: % 18,1
5- Gaziosmanpaşa: % 14,7
6- Fatih: % 13,4
7- Sultangazi: %13,1
8-Bağcılar: % 13
9- Arnavutköy: %12,8
10- Beyoğlu: %12,8
11- Başakşehir: % 11,7
12- Eyüp: % 11
13- Pendik: % 10,8
14- Kağıthane: % 10.4
15- Beykoz: % 10
Bazı “HAS”sas konular var, onlara girmek istemiyorum. Şu kadarını söyleyeyim;
bu neticeler –kelimenin tam anlamıyla- genel başkanın partiye ihanet ettiği
dönemde elde edilmiştir. O dönemde yukarıda belirttiğimiz ve kısa bir özetini
sunmaya çalıştığımız usül çerçevesinde seçim çalışmalarına bir yıl kala
adaylarımızı belirlemiş, teşkilatı araziye indirmiştik. Büyük kongrede genel
başkan değişikliği olmuştu. Yeni genel başkanın talimatıyla arazi çalışmaları
iki ay engellenmiş, tüm adaylar değiştirilmeye kalkışılmış, motive edilen,
arazide çalışmaya devam eden il genel meclisi ve meclis üyeleri listelerine
müdahale edilerek allak bullak edilmiştir. Hızını alamayan genel başkan
İstanbul il başkanının ve teşkilatların görüşünü dahi sormadan “tepeden indirme”
bir Büyükşehir adayı tayin etmiştir. Zaten seçimde alınan netice ortada:
Büyükşehir belediye başkanının aldığı oy % 4,6
İlçe belediye başkanlarının İstanbul ortalaması % 9,3
Arada ciddi “FARK VAR!” değil mi?
Milli Görüşçü profile sahip bir Büyükşehir adayı sadece İstanbul ortalamasını
tuttursaydı bile Saadet’in oyları % 10’un çok, çok üzerinde gerçekleşebilirdi.
Mini bir hatırlatma: İstanbul işe erken başladı. İlçe teşkilatları ve belediye
başkan adaylarının uyumlu ve bereketli çalışmaları bu neticeyi getirdi. Mesela
Ankara, seçimlerde ortalama % 1 oy aldı. Maksadımız kardeşlerimizi incitmek
değil, sadece konu anlaşılsın diye bir mukayese yapmak istedik.
Teşkilatların görüşü ve talepleri dikkate alınmadan, üzerinde ciddi çalışılmış
plan-program yapılmadan; sadece seçime girmiş olmak için girilen seçimler fayda
yerine zarar veriyor:
Böylesi mukaddes bir toplulukta bulunmak başlı başına Allahın bize bahşettiği
büyük bir nimettir. Hiçbir topluluğa nasip olmayan potansiyel Milli
Görüşçülerde mevcuttur.
04 Aralık’ta Sinan Erdem de Saadet Partisi İstanbul il kongresinde buluşuyoruz…
Gönlümüzü ve kapımızı tüm kardeşlerimize açıyoruz…
2014 yerel seçimleri için hep beraber dev bir adım atıyoruz…
Araziden kopmadan, terimiz soğumadan çalışmalara devam ediyoruz…
2015 yılında yapılacak olan genel seçimlerde güçlü bir grupla meclise
giriyoruz…
İnşaallah.
O.G.

































