Sene 1526…
Sömürgeci, soykırımcı, ikiyüzlü, yemek yediği kaba i...yen Fransa, o
vakitlerde fena halde sıkışmıştı. Acziyet ve zillet içinde kıvranıyordu.
Cihan padişahı Sultan Süleyman Han’a elçi göndermiş, yardım istiyor ve
yalvarıyordu; kurtar beni Almanlardan diye…
O yıllarda Habsburg İmparatorluğu akrabalık bağlarını kullanarak
Avrupa’nın önemli bir kısmına egemen olmuştu. Almanya, Avusturya,
Macaristan, İtalya İspanya gibi ülkelerin kimisi direkt kimisi de
dolaylı olarak Habsburg imparatorluğu’na bağlanmıştı.
Avrupa’da Habsburg’lulara direnebilen sadece iki ülke kalmıştı; İngiltere ve Fransa…
Roma-Cermen İmparatoru Şarlken İtalya-Pavia’da tutuştukları muharebede Fransa Kralı Fransuva’yı mağlup edip esir alır.
Fransızlar İstanbul’a elçi gönderip Osmanlıdan yardım isterler. Kral
Fransuva’nın yardım isteğini kabul eden Kanuni bir ferman gönderir. İşte
Osmanlı’nın ihtişamını gösteren azamet dolu satırlar:
Ben ki; sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç
veren; Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve
Azerbaycan'ın ve Şam'ın ve Halep'in ve Mısır'ın ve Mekke ve Medine'nin
ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve nice memleketlerin
sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan
Süleyman Han'ım.
Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Fransuva'sın.
Hükümdarların sığındığı kapıma elçinle mektup gönderip, ülkeni düşman
istila edip, şu anda hapiste olduğunu bildirip, kurtuluşun konusunda
bizden yardım talep ediyorsun. Söylediğin her şey dünyayı idare eden
tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden haberdar oldum.
Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünü hoş
tutup üzülmeyesin. Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek
ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de
atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler
fetheylemekteyiz. Gece gündüz daima atımız eyerlenmiş ve kılıcımız
belimizde kuşatılmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allah'ın
istediği ne ise olur. Bundan başka haberleri gönderdiğin adamından
öğrenesiniz. Böyle biline…
Mohaç Savaşı ve Viyana kuşatmasısında yaşananlardan gözü korkan Alman
İmparatoru Şarlken, Fransa Kralı Fransuva’yı derhal serbest bırakır.
Avrupa’nın haritasını biz çizdik
16. yüz yılda Fransa, İngiltere Hollanda gibi devletler Osmanlının
Habsburg’lulara karşı mücadeleye girmesiyle hayat hakkı bulabildiler.
Nitekim 1532 yılında Fransa Kralı Fransuva Venedik elçisine, Şarlken’e
karşı Osmanlılar sayesinde güvence altında olduğunu söylüyordu.
Bu tarihten sonra gelen Fransa Kralları da Osmanlı’dan yardım almaya
devam ettiler. 4. Henri (1589-1610) zamanında Fransa’da Krallığın
otoritesi yeniden sağlandı. Ekonomi düzlüğe çıkmaya başladı. Hemen ilk
fırsatta bizi arkadan vurmayı planladılar. AB’nin fikir babalarından
olan 4. Henri’nin sinsi planı şöyleydi: Hbsburg İmparatorluğunu
dağıtmak, Müttefiki(!) olan Türkler’i Asya’ya sürmek, Rusya’nın dışarıda
bırakıldığı yeni bir Avrupa kurmak…
Fransızlar bizden aldıkları destek sayesinde ayakta kaldıklarını çabuk
unuttular. 17. yy’ın ortalarından itibaren bir taraftan Osmanlı’nın
sunduğu nimetlerden istifadeye devam ederken, diğer taraftan aleyhimize
çalıştılar. Güneş lakaplı Kral 14. Lois Girit’te Osmanlılara karşı
Venediklilere yardım gönderdi. Daha sonra da azılı düşmanları olmalarına
rağmen Osmanlılar karşısında zor durumda bulunan Avusturya’nın
yardımına koştular. Fransız birliklerinin muharebeye dahil olmasıyla
Avusturya’yı bozgundan kurtardığı gibi savaşı aleyhimize çevirdi.
1663’te yaşanan bu gelişme bizim tarihimizde çok mühim bir yer tutar. Bu
tarihten 20 yıl sonraki 2. Viyana kuşatmasından da olumlu netice
alamayan Osmanlı bir daha toparlanamaz. Osmanlı güç kaybeder ve
parçalanır, İslam Birliği dağılır…
Ey Batıcılar!
Ey Batıcı geçinenler!
Ey Batı’dan geçinenler.
Hangi gruptan olursanız olunuz.
Bilesiniz ki; Batılılar ikiyüzlüdür, kalleştir, alçaktır…
Bunlar sadakat nedir bilmezler; Bunlar “insan hakları” diye bir mefhuma
inanmazlar, Bunların mayası bozuk, Bunların hepsi aynıdır, Bunların
ortak özelliği; İslam düşmanlığıdır.
Bunlar “… tek dişi kalmış canavar”lardır. Bunların topluluğu da, birliği de Medeniyeti de başlarına çalınsın.
Lütfen! Artık kendimize gelelim. Bu aziz milleti daha fazla oyalamayalım. İslam kardeşliğinden başka kardeşlik, dostluk olmaz.