Karakter Boyutu A A A
''Samimiyet Ve İhlaslı Çaba Başarıyı Getiriyor''
28 Nisan 2009 Salı 22:50

Bu hafta TES-İŞ Elazığ Şube Başkanı Celal Şenerle görüştük...
TES-İŞ Elazığ Şube Başkanı:
SAMİMİYET VE İHLASLI ÇABA BAŞARIYI GETİRİYOR

Sizi tanıyalım…

Elazığ Baskil ilçesinin Şefkat Mahallesinde doğdum. Köyümün ismini çok seviyorum. İnşallah şefkat merhamet anlamında da bize çok şey katmıştır. Köyümü çok sevdiğim için de çocuklarımın kaydını da oraya yaptım. Lise mezunuyum. Askerde voleybol oynadığım için DSİ’nin voleybol kadrosundan işe girdim. Daha sonra sakatlığımdan dolayı bırakmak zorunda kaldım aktif sporu. Voleybol hocalığına başladım ve birinci sezonda takıma final oynattım. İkinci yılında da Türkiye Birinci Ligine takımımızı taşıdık. Yaptığımı bütün işleri severek yaparım sevmediğim bir iş ne olursa olsun yanaşmam. Ticaret hayatım oldu bir süre ve daha sonra onu da bıraktım. Parayı hiç sevmiyorum. Keşke dünyadaki bütün ilişkiler menfaate dayalı olmasa… 

 
 

Başkanlığım dönemimde ilimizi teşvik kapsamına aldırdık
 
Kamuoyu sizi medyadan tanıyor…

DSİ’ye 1985’te sporcu olarak girdim ve 12 yıl mevsimlik işçi olarak çalıştım. Boş zamanlarımda ailemin de etkisiyle televizyonculuğa başladım. İlk olarak Kanal E’de daha sonra Kanal 23’te muhabirlik uzun süre yaptım. Bir kamera ve bir video ile çok zor imkânlarla yayın yapıldığı dönemlerde bu görevi yaptım. Uzun süren muhabirlik hayatım sonunda spor müdürlüğü, genel yayın koordinatörlü yaptım. Ardından cemiyetteki göreve başladım. Böyle bir camiayla uzun yıllar beraber çalıştım. DSİ’den kadro alınca artık gazeteciliği birlikte yürütemedim ve cemiyet başkanlığı ile birlikte bıraktım. Bu bırakma bize sendikacılık yolunu açtı. Gazetecilik dönemimizde de hiçbir zaman güçlüden yana olmadık hep haklıdan yana olmaya çalıştık. Cemiyet başkanlığım dönemimde de haksızlığa hep karşı oldum. O zamanlar gündemde ilimizin teşvik yasasına alınmayışı vardı. Cemiyetimizin avukatı Karakoçanlılar Dernek Başkanımız Kemal Çelebi ile birlikte Türkiye’de bir ilk olarak teşvik yasası ilimizin de içinde olduğu birkaç şehri daha içine aldı. O mücadele de güzel bir şekilde sonuçlandı. Haksızlığa karşı olmak hayat felsefemiz oldu inşallah bundan sonra da bu hal üzere devam edebiliriz.

 

Ülke genelinde ilk üç içerisindeyiz
 

Peki, biraz da Tes-İş’i tanıyalım. Hangi iş kolları size bağlı?

Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası adımız. Yani bu alanlarda çalışan işçilerin bağlı bulunduğu bir sendikayız. 34 şubeli ve merkezi Ankara’da olan bir sendikayız. Bölge şubesi olarak hizmet veriyor bu 34 kolumuz. Malatya, Adıyaman’ın bir kısmı, Tunceli, Bingöl bize bağlı… Kapsam alanımız çok geniş olduğu için ülke genelinde şubeler arasında ilk üç içerisindeyiz. Sendikamız tarihi eskiye dayanan bir sendika… Şu an Tes-İş genel başkanımız Türk-İş genel başkanlığını da yürütüyor. Çok köklü bir geçmişe sahibiz… Şubemiz ise geniş bir alanı içine alıyor. Tabi böyle olunca biraz uzun bir mücadele verdik başkanlık için. Beraber yaşadığın insanlar seni biliyor ama diğer illere kendimizi anlatmak için uzun bir mücadele verdik. Bir iki seçimden sonra zaferle ayrıldık. İş yoğunluğuna hiç of demedik. Demeyeceğiz de… Doğru olanı yaptığın zaman, mücadeleni yaparken vicdanın rahatsa gerisi Allah’a kalmış isterse başarıyı verir isterse vermez.

 

Üye sayınız kaç?

Şubemizin 2330 üyesi var. Ama gittikçe düşüyor. Çünkü artık sendikacılığa tüm dünyada bakış değişiyor. Biraz daha etkisinin kırılması amaçlanıyor bu da bize yansıyor bu sebeple de üye sayımız düşüyor. Sendikacılık mücadele demektir. Hak arama demektir. Bunun sonucunda pek çok hak da elde ettik. Tabi Sosyal Güvenlik Yasasına zamanında karşı çıktık. Şu anda bazı eksikleri var tabi. Ama göçebe bir toplum olduğumuz için biraz da yolda diziyoruz biz yasalarımızı…

 

Bir dönem bağlı bulunduğunuz haklarınızı savunmasını istediğiniz sendikaya başkan oldunuz. Ne tür sıkıntılarınız vardı, şimdi çözmek için ne tür çalışmalar yapacaksınız?

Bizim en temel isteğimiz toplu sözleşme hakkıdır. Şu an böyle bir hakkımız yok. Genel merkezin toplu sözleşme taslağına girmeye çalışıyoruz önerilerimizle… İstediğimiz maddeleri bu taslağa sokmaya çalışıyoruz. Genel merkezimiz bu anlamda mücadelesini yürütüyor. Ama tabi sendikacılığa bakış değiştiği için artık mücadele de daha zor veriliyor.

 

Kaynanaların zalim olduğu dönemde gelin, Gelinlerin zalim olduğu dönemde de kaynana olduk
 

Sendikacılıkla ilgili henüz erken olduğu için ayrıntıya girmeyelim… Biz biraz daha basın geçmişinize dönelim.

İşin zor olduğu dönemde biz gazetecilik yaptık. Bir Diyarbakır sözü vardır kaynanaların zalim olduğu dönemde gelin, gelinlerin zalim olduğu dönemde de kaynana olduk diye… Biz de en zor dönemlerinde gazetecilik yaptık şimdi de sendikacılık. O zamanlar biz yine kamudan maaş alıyorduk durumumuz iyiydi. Ama asgari ücretten daha az alan ama her an koşuşturmaca içinde olan arkadaşlarımız vardı. Beraber gidiyorduk kilometrelerce uzaktaki deplasmanlara… Hiç unutmuyorum bir seferinde Van DSİ maçı var üst lige çıkacağız. O zaman da parola 3-2-1 diye… Sırtımda kamera vardı elimde de mikrofon tek başıma hem sunuyorum, hem çekiyorum çok komik bir şekilde görev yapmaya çalışıyordum. Tabi ki o zamanlar imkânlarımız çok iyi değildi. Ama biz yine de o atmosferi ilimize yansıtmaya çalışıyorduk. Çektiğimiz kaset çamur gibi de olsa o kaseti nasıl olurda hızlı şekilde merkeze kavuştururuz diye çalışıyorduk. O zaman yönetici Ahmet Turan vardı aracı Mercedes’ti ona verdik kaseti hemen televizyona yetiştirmesi için çünkü en hızlı araç onun aracıydı. Yani bizim diksiyonumuzla maç anlatıyorduk işte… Mesela bir Yusuf Boydak’ın maç anlatışı hala daha konuşur biz o dönemlerde bu işi yapıyorduk ve müthiş de heyecanla ve tat alarak yapıyorduk. Hayatımda böyle bir dilim olduğu için çok mutluyum.
 

Elazığspor’u bir kesimin değil herkesin takımı yapmak lazım…
 

Elazığspor’a konu gelmişken biraz duralım üstünde… 3-2-1 parolasına inat şimdi de 1-2-3’e doğru dur denilemeyen bir geri gidiş var. Siz Elazığspor’u çok yakından tanıyan biri olarak neler söyleyeceksiniz?

Bir kere taşıma suyla değirmen dönmez. Stada gidiyorsunuz yine aynı insanlar geliyor. Elazığspor meselesini tüm ilin meselesi görmediğiniz müddetçe bu sorunlar aşılmaz. Yani takım bir türlü belirli bir kesimden çıkarılıp tüm halkın takımı yapılamadı. Ayrıca bilinçli bir yapıya da sahip değiliz. Birinci lige çıktığımız zaman baktık ki ikinci ligdeki maçlarımız daha ilgi çekiyordu. Mesela birinci ligde Galatasaray geliyor seyircisi bizim seyircimizden fazla. Çabuk doyuma ulaştık biz. Galatasaray-Elazığspor maçına gelen taraftar karşı takımın yıldızlarını görmeye geliyordu ve ne zaman bize bir gol atar diye izliyordu. Takım bilincini kaybetmişti. Yani bu bilince sahip olmak lazım… Ve dediğim gibi belirli bir kesimin takımı olmaktan çıkarmak tüm ile yaymak lazım.


En baştan yeniden başlamak lazım…
 

Şu an takıma ciddi yönetim de gelse, büyük meblağlarda paralar da gelse bir türlü kötü gidiş engellenemiyor. Bu nasıl aşılabilir?

Benim o dönemlerde de söylediğim bir söz vardı… Öze dönmek lazım diye… Yani kadronuzu kendi çocuklarınızdan oluşturmaya gerekirse bir daha amatörden başlayarak yeniden yapılanmaya gitmek lazım. Ve arkası da alt yapıya destek vererek desteklenmesi lazım... Bakın Trabzon’a dağı taşı oyuyorlar ki düzlük oluştursunlar. Bizim ilimizin ise her yönü müsait… Bir tarlaya iki taş koysanız zaten saha ihtiyacını giderir. Bu tür imkânlar sağlanarak devamlılık sağlanabilir yoksa geçici birkaç önlemle ve belirli isimlerle sürdürmek tabi ki mümkün olmaz. Her zaman valiye, her zaman belediyeye, her zaman iş adamına ne kadar gidebilirsin ki… İşte sonuçta böyle oluyor…

 

Amacım faydalı olmak iyi bir iz bırakabilmek
 

Genç ve yakışıklısınız… Bugüne kadar da istediğiniz işleri yaptığınızı söylediniz. Bundan sonra neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Yakışıklılıkla ilgili şu komik anımı anlatayım… Bir gün berberime gitmişim saçımı şöyle yap, böyle yap diye söylüyorum bana ne gereği var zaten yerinde var dedi. Ben de tamam dedim… Sonra yine bir gün gittim benden daha çirkin biri oturuyor koltukta bir baktım ona da yerinde var dedi… Baktım bana özel bir söz değil... (gülüşmeler) Tabi çok şükür henüz yaşımız müsait yakışıklıyız da… Hedef değil de bugüne kadar nasıl şerefimle yaşadıysam bundan sonra da şerefimle yaşmak derim tek derdim. Faydalı olmak ve iyi bir iz bırakabilmek... Faydalı olabildiğim süre içinde de bu görevi yürütmeyi düşünüyorum. İki seçim kaybettim ve maddi olarak da önümüzdeki 30 yılımı ipotek altına almış oldum. Hayat sürekli insana bir şeyler öğretiyor. Keban’da iki yıl kaldım. Ve çok şey öğrendim. Bir dinlenme süreci yaşadım. Ailemle vakit geçirme imkânı buldum. Başıma gelen her olayda hayır gördüm şimdi de Allah bu görevi nasip etti hakkımızda hayırlısı demek ki buymuş diyorum.
 

Samimiyet, iyi niyet, ihlâslı çaba olunca başarı da geliyor
 

Gazeteciliğe katlamayla başlayıp cemiyet başkanlığına yükseldiniz o zaman başarılı bir dönem yürüttünüz. Mevsimlik işçilikten sendika başkanlığına geldiniz. Bütün görevlerinizde de başarınızın sırrını neye bağlıyorsunuz?

Samimiyet, iyi niyet, ihlâslı çaba olunca başarı da geliyor. Ve o zamanlar biz hep görevimiz ne ise onu yaptık. Cemiyette gazeteci arkadaşları bir arada tutmak, buluşturmak zaten görevimizdi bunu yaptık. Nalsı ki muhabirlik dönemlerimizde de haber getirmek görevimiz olduğu gibi… Biz samimiyetle görevimizi nasıl iyi yaparız diye çalıştık sonuçta da Allah başarıyı nasip etti.

 

 
Basına geri dönmek istemiyorum
 

Basın hayatına tekrar yazarlıkla veya başka bir şekilde dönmeyi düşünüyor musunuz?

Çok uzun bir süre geçirdim bu alanda. Çok güzel bir maratondu ama artık bugünden sonra basına dönmek istemiyorum.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Biz elimizden geldiği kadarıyla burada da en iyi şekilde çalışacağız. İnşallah burada da iyi izler bırakacağız. Bunun için projelerimizi hazırladık inşallah vakti geldikçe bunları hayata sokacağız. El-Aziz Gazetesine bizlere yer ayırdığı, destek olduğu için teşekkürlerimi sunuyorum başarılarınızın devamını diliyorum.
 

586 defa okundu...
yusuf eraslan       GEMİSİNİ YÜRÜTMEMİN DERDİNDE...   01 Mayıs 2009 Cuma 07:32
KUSURA BAKMA AMA..ELAZIĞDAKİ MEDYA MENŞEİLİ VEYA DESTEKLİ POPÜLER İSİMLERİN TEK DERDİ ..AMA TEK DERDİ.. İLA NİHAYE SİYASİ BİR GELECEK İÇİN HER TÜRLÜ ENSTRÜMANI ACIMASIZCA KULLANARAK .İKBAL PEŞİNDE KOŞMAKTAN ÖTEYE..GİTMİYOR..DSİ DE SADECE MAAŞ ALIP...GERİSİ GAZETECİ KİSVESİ ALTINDA DEFALARCA SPORU VE SİYASİ GÖRÜŞÜ KULLANIP SENDİKA BAŞKANLIĞI HEVESİ KURSAĞINDA KALIP BİR DAHA ..BİR DAHA..DİYEN KİMDİR..?SORUSUNA CEVAP ARAMAK LAZIM..BEYHUDE..BİZE ANLATMA..ŞENER..
» Tüm yazarları göster KÖŞE YAZARLARI  
ANKET Diğer Anketler
Hürriyet yazarı Oktay Ekşi başyazısında Elazığ yerine El-Aziz ismini halk istemez diye yazdı. Gerçekten öyle mi?
Asla istemem
El-aziz ismini tabii ki isterim
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» HEDEF ADİL DÜZEN
» ELAZIĞSPOR DOLUDİZGİN
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» NUMAN KOPMA NOKTASINDA
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
DÜN DE, BUGÜN DE!
İsrail, Yahudi Lobisini devreye sokarak ABD ve Avrupa Birliği ülkelerini soykırım iddiaları ile Türkiye aleyhine kışkırtıp Ermeni halkı üzerinden hedefine ulaşıp sonuca varmaya çalışmaktadır.
KERPİÇ EVLERİN FATURASI
Elazığ'daki deprem nedeniyle Cumhurbaşkanı Gül, "Devlet tüm imkânlarıyla seferber olmuş durumdadır" derken, Başbakan Erdoğan ise kerpiç evlerin faturasının ağır olduğunu ve afet bölgesi için TOKİ'ye talimat verdiğini söyledi.
DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
Bu sabah meydana gelen Karakoçan-Başyurt merkezli depremde ölü sayısının 51 ve yaralı sayısının ise 74 kişi olduğu bildirildi. 19 cenaze defnedilirken, artçı depremler dinmek bilmiyor...Şu ana kadar 90'ı aşkın artçı sarsıntı oldu...
HEDEF ADİL DÜZEN
28 Şubat 1997 post modern darbe sürecinin 13. yılında gelinen durumun bir fotoğrafını çekip bilançosunu çıkarmak ve ortaya koyduğu vizyonun ne hale geldiğine bir projeksiyon tutmak istiyoruz
Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
Nihat Genç: "Ülkede bir tek Milli Görüşçü ERBAKAN HOCA kaldı. SP yöneticileri AKP karşısında etkisiz kalıyor." dedi...
ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
Numan Kurtulmuş Erbakan'a rağmen Tantan ve Şener'le sağda birlik arayışını sürdürüyor.
DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
Deprem uzmanı Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, Elazığ'daki deprem bölgesinde incelemelerde bulunarak, Doğu Anadolu'yu bekleyen büyük deprem tehlikesine dikkat çekti ve köy dönüşüm projesinin gerekliliğine vurgu yaptı.
» DÜN DE, BUGÜN DE!
» KERPİÇ EVLERİN FATURASI
» DEPREMLE İLGİLİ SON GELİŞMELER!
» HEDEF ADİL DÜZEN
» Genç/ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ BİR TEK ERBAKAN
» ERBAKAN'A RAĞMEN İTTİFAK ISRARI
» DEPREM DEDE UYARDI VE ÖNERDİ
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
El-aziz Gazetesi-Ve Zafer Yakındır...
Telefon: 0424.233 93 68
Eposta: info@el-aziz.com