İran
gezisini tamamlayan Erbakan basın toplantısı yaptı:
ALINAN
KARARLARI SAADET PARTİSİ YÜRÜTECEK!
Erbakan, yaptığı 10 günlük İran ziyaretini tamamlayıp Ankara’ya döndükten sonra
bir basın toplantısı tertipleyerek değerlendirdi ve basın mensuplarının
sorularına cevap verdi. İlci Otelde yaptığı basın toplantısında Saadet
Partisi’nin önde gelen birçok yetkilileri yer alırken yine Genel Başkan Prof.
Dr. Numan ortalıkta yoktu.
Daha önce de mahkeme kararı ile memnu haklarının
iade edilmesi üzerine sona eren 11 yıllık 3. siyasi yasaklı döneminin sona
ermesi vesilesiyle Erbakan’ın Saadet Partisi Genel Merkezinde ve ertesi gün
İran gezisine başlarken yine İlci Otelde yaptığı basın toplantılarında da
Saadet Partisi yetkililerinin hazır bulunmasına karşın Numan Kurtulmuş yoktu.
Erbakan’a karşı sistematik şekilde tavır koyup
başka tellerden çalan ve Saadet Partisi’ni Millî Görüş çizgisi dışına çıkarmaya
çalışan Numan Kurtulmuş, işbirlikçi çevrelerin desteği ile yürüttüğü ihanetinin
artık gizlenemediği, mızrağın çuvala sığmadığı noktaya gelmiş bulunuyor. Bu
şekilde, Erbakan’a karşı bayrak açıp iç savaş başlatacağı günlerin de uzak
olmadığı görüntüsünü vermiş oluyor.
Genel Başkan Numan Kurtulmuş’un bu aykırı tutumu ve
olumsuz yaklaşımı karşısında Erbakan’ın basın toplantısındaki açıklamalarında
yer alan şu ifadelerin nasıl tahakkuk ettirileceği hususu önem kazanmaktadır:
Bu
mülahazalarla yeni bir barış ve saadet dünyasının kurulması için ilk adımları
atmak üzere adı geçen yürütücü görevini Türkiye’de Saadet Partisi’nin
yapmasının, İran’da ise İran Parlamentosu’nun çoğunluğuna destek veren ve
Ayetullah Harrazi’nin Genel Başkanlığı’nı yaptığı partinin yürütmesinin yapılan
müzakereler esnasında uygun olacağı görülmüştür.
Engin devlet ve diplomasi tecrübesine sahip,
dünyanın, özellikle İslam Âleminin çok önemli ülkesi ve Türkiye ile birlikte
D-8’in kurucu üyesi olan İran’ın tüm üst yöneticilerinin kapılarını ardına
kadar açıp bağırlarına bastıkları Erbakan’ı Millî Görüş’ün tek temsilcisi
Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un kale almayışı çok ilginç.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni en üst düzeyde
temsil eden en yetkili bir konumda olmasa Erbakan’a İran’ın böyle olağanüstü
süper bir muamele yapmasının düşünülemeyeceği gerçekliği karşısında ister
istemez Numan Kurtulmuş’un sırtını kime ve nasıl bir güce dayadığı sorusu akla
gelmektedir.
Erbakan’ın, Türkiye’de ve dünyada nasıl bir güç ve
etkinliğe sahip olduğunu -uluslar arası siyaseti az çok bilen herkesin
anlayabileceği açıklıkta ortaya koyan- 10 günlük İran gezisine ilişkin basın
toplantısının tam metni şöyle:
Türkiye
ve İran komşu ve kardeş iki Müslüman ülkedir. Her ikisi de İslam Konferansı'nın
üyeleridir. Her ikisi de D-8'lerin kurucusudur. Aralarındaki işbirliğinin her
sahada azami dereceye çıkartılması hem iki ülke halkı, hem de Ortadoğu ve bütün
dünya insanlığının refahı bakımından son derece faydalı ve lüzumludur.
Ortak hedefler ve işbirliğini arttırmak ve geliştirmek için her iki ülkenin
yöneticileri ve halkı büyük bir arzu ile yıllardan beri çalışmaktadır. Bu yolda
büyük mesafeler kat edilmiştir.
Fakat; halihazırda yaşadığımız dünya şartları ve önemli tarihi dönüm noktasında
bundan böyle işbirliği çalışmalarının daha büyük bir gayretle ve atılımla
yürütülmesi gerekmektedir.
Bunun nasıl gerçekleşebileceği hususunda fikir teatisinde bulunmak maksadıyla
İran Parlamentosu'nun çoğunluğuna destek veren ve Ayetullah Harrazi'nin Genel
Başkanı olduğu parti önemli bir adım atmış ve kardeş Türkiye'nin 54.
Hükümeti'nin Başbakanı ve Türkiye'deki 40 yıllık Milli Görüş Hareketi'nin
Lideri olarak beni İran'a davet etmiştir.
Bu davete icabet ederek İran'da kaldığım 10 günlük süre esnasında Ayetullah
Harrazi Beyefendi'nin yaptığı çok mükemmel bir program çerçevesinde İran'ın
kıymetli devlet adamlarıyla görüştüm. Ayetullah Harrazi Beyefendi'nin
partisinin ileri gelenleriyle muhtelif toplantılar yaparak;
1- Türkiye ile İran arasındaki münasebetlerin azami derecede geliştirilmesi,
2- Ortadoğu'da barışın nasıl tesis edilebileceği,
3- Irkçı Emperyalizmin kontrolünde olan hali hazır dünya yapısının bütün
insanlara saadet getirecek bir saadet dünyasına çevrilmesi için,
Nelerin nasıl yapılabileceği üzerinde geniş fikir teatisinde bulunulmuştur.
Ayetullah Harrazi Beyefendi tarafından hazırlanan program ve İran
yöneticilerinin büyük ilgi ve sevgileri sayesinde 10 günlük ziyaret programı
hemen hemen bugüne kadar hiçbir davetliye nasip olmamış bir program olarak
gerçekleşmiştir. Bu ziyaret esnasında 10 gün içerisinde şu görüşmeler ve
çalışmalar geçekleştirilmiştir.
12 NİSAN
PAZAR
Tahran'a
varış. İmam Humeyni Havaalanında Ayetullah Harrazi ve Türkiye’nin Tahran
Büyükelçisi Selim Karaosmanoğlu tarafından karşılanma.
Ayetullah Harrazi başkanlığındaki parti yöneticileri ile otelde toplantı.
13 NİSAN
PAZARTESİ
İran
Eski Cumhurbaşkanı Ayetullah Ali Ekber Haşimi Rafsancani ile görüşme
(İran İslam Cumhuriyeti Düzeninin Yararını Teşhis Konseyi Başkanı ve Tahran
Cuma Namazı İmamı)
İran Eski Cumhurbaşkanı Ayetullah Hatemi ile görüşme.
Dışişleri Bakanı Muttaki ile Bakanlıkta görüşme ve yemek.
Tahran Belediyesi Şehir Konseyi Başkanı ile görüşme.
Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Selim Karaosmanoğlu'nun 54. Hükümet Başbakanı
Necmettin Erbakan onuruna verdiği akşam yemeğine iştirak.
15 NİSAN
ÇARŞAMBA
İran Meclisi'ne ziyaret. Genel Kurul Salonuna Davet. Yaklaşık 40 dakika Genel
Kurul salonunda çalışmaları, izlerken parlamenterlerle de tanışma ve görüşme
fırsatı bulduk.
İran Meclis Başkanı Larijani'yi ziyaret ve ikili görüşme
Azad Üniversitesi'ni ziyaret. Rektör Prof. Jasbi tarafından karşılama ve
brifing, öğle yemeği
Milli İtimat Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ayetullah Kerrubi ile
görüşme ve Akşam yemeği.
16 NİSAN
PERŞEMBE
-Kum
Şehri’ne varış. Vali Yardımcısı Ali Kumi tarafından karşılama.
-Ayetullah
Şehristani ile görüşme.
-Ayetullah
Musevi Erdebili ile görüşme (Azeri Ayetullah)
-Medreseler
Birliği Başkan Yardımcısı Ayetullah Muktedai ile görüşme (Savcılar Kurulu Eski
Başkanı)
-Yüksek
Öğrenim öğrencilerine “İslam Medeniyeti” konulu konferans verilmesi
-Ayetullah
Nuri Hemadani ile görüşme
-Hz.
Masume’nin türbesinin ziyareti
-Kum
valisi Dr. Kazemi Ardekani’nin Valilikte Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın onuruna
verdiği akşam yemeğine iştirak
-Tahran’a
hareket
17 NİSAN
CUMA
-Tahran’da
Cuma namazı
-Cuma
Namazı Müessesi Yöneticisi Muradi ile sohbet
-Kur’an
Müzesi’ni ziyaret
18 NİSAN CUMARTESİ
-Dışişleri
Bakanlığı Uluslararası Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’ni ziyaret
Katılımcıların çoğu büyükelçi olan hazıruna sunum
-İran
Milli Güvenlik Konseyi’ne ziyaret ve sunum
19 Nisan
PAZAR
-İran
Yüksek Yargı Başkanı Ayetullah Şahrudi ile görüşme
-İran
Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecad ile görüşme
20 NİSAN PAZARTESİ
-İran
Dini Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney ile görüşme
21 NİSAN
SALI
-İran’ın
özel Durna Havacılık ve Uzay şirketi Genel Müdürü Yakup ANTASARY tarafından
Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a İran’daki uçak sanayii hakkında brifing verilmesi
22 NİSAN ÇARŞAMBA
-Milad
Kulesi’nde gezi ve Milat Kulesi Yönetim Kurulu Başkanı A. Golrokhi’nin Prof.
Dr. Necmettin Erbakan’a tesise ilişkin teknik bilgilendirme sunumu
-İran
gezisinin değerlendirildiği ve uluslararası medyanın da büyük ilgi gösterdiği
basın toplantısı
Görüldüğü
gibi, tarihi İran seyahatimiz esnasında başta;
İran’ın
dini Rehberi Muhterem Ayetullah Hamaney ve Cumhurbaşkanı Muhterem Mahmut
Ahmedinecad olmak üzere, Meclis Başkanı Laricani, İran eski Cumhurbaşkanları
Ayetullah Rafsancani ve Ayetullah Hatemi, Yüksek Yargı Başkanı Şahrudi,
Dışişleri Bakanı Muttaki, İran Parlamentosu’nda 40 milletvekili bulunan Milli
İtimat Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ayetullah Kerrubi ile çok
önemli görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
Milli
Güvenlik Konseyi’nde de bir sunum yapma imkânı bulduğumuz seyahatimiz böylece
en üst düzeyde bir seyahat olarak tarihe geçmiştir. Kardeş ülke İran’da ancak
devlet başkanlarına gösterilen yakın alaka ve itibar ile Karşılandık ve
ağırlandık. Bütün görüşmelerimizde gördüğümüz samimi ve kalbi yaklaşımdan
dolayı büyük mutluluk duyuyoruz.
Ayrıca
biraz önce okumuş olduğumuz seyahat programımızda görüldüğü gibi kardeş ülke
İran’ın “ilim merkezi” olan Kum şehrinde de Ayetullahlarla ilmi anlamda görüş
teatisinde bulunduk ve Kum’da yüksek öğrenim gören öğrencilere “İslam
Medeniyeti” konulu bir konferans verdik. Dışişleri Bakanlığı Uluslararası
Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’ne ziyaretimizde de çoğu büyükelçi
olan hazıruna dünyamızın içerisinde bulunduğu halihazır durumla ilgili önemli
bir sunum gerçekleştirdik.
Yine
İran’ın önemli üniversitelerinden Azad Üniversitesi’ni ziyaretimizde de
bilimsel ve teknolojik gelişmenin önemi konusunda temaslar gerçekleştirdik.
İran’ın özel Durna Havacılık ve Uzay Şirketi Genel Müdürü Yakup Antasary’den
aldığımız İran’daki uçak sanayii hakkındaki brifing de önemli temaslarımız
arasında yer aldı.
Bütün
bu temaslarda İran’ın kıymetli yöneticilerinin Türk halkıyla aynı gayeleri
benimsedikleri, iki ülke arasındaki münasebetlerin hızla gelişmesini, bölgede barışın
sağlanmasını ve ırkçı emperyalizmin kaba kuvveti üstün tutan adaletsiz dünyası
yerine; bütün insanlara hakkını veren, sömürü yerine kardeşçe işbirliği yapan,
“Yeni Bir Dünya” nın kurulmasını arzu ettikleri apaçık bir şekilde görülmüştür.
Bu
arzuların biran evvel tahakkuku ve geliştirilmesi için Türkiye ve İran’ın en
yakın bir işbirliği halinde gayretle çalışmalarının icap ettiğine görüşmeler
esnasında bütün taraflarca inanılmıştır.
Görüşmeler
esnasında yukarda belirtilen hedeflere ulaşılması için İran ve Türkiye’de ve
bilahare D-8’ler ve diğer ülkeler (D-60) ile halkı ezilen diğer ülkelere
(D-100’ler) teşmil edilmek üzere bir takım işbirliği merkezleri ve
müesseselerin kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu müesseselerin koordinasyon
merkezlerinin tanzimi ile birbirleriyle koordineli bir çalışma gereklidir.
Bu
beyanda;
Yukarıda
belirtilen üç hedefe yönelik olarak yani; ikili ilişkilerin geliştirilmesi,
bölgesel barışın tesisi ve Yeni Bir Dünya’nın kurulması hedefleri istikametinde
gereken çalışmaları yapmak üzere;
-Nelerin
hangi öncelikle yapılması lazım geldiğini araştıran ve planlayan merkez,
-Siyasi
planlama ve işbirliği merkezi
-Ekonomik
işbirliği merkezi
-Ekonomik
düzen araştırma merkezi
-Kültürü
geliştirme merkezi
-Sosyal
Hizmetler işbirliği merkezi
-Teknoloji
geliştirme merkezi
-Medya,
tanıtma ve şuurlandırma merkezi
-Kadın,
aile ve çocuğu koruma merkezi
-Diğer
lüzumlu merkezler
-Ve
bu merkezlerin hizmetlerini görebilmeleri için gereken müessese ve kuruluşların
tesislerinin planlı ve programlı bir şekilde çalıştırılmaları ve çalışmalarının
takibi gibi çok önemli görevlerin ifa edilmesi lüzumlu bulunmaktadır.
Bu
müesseselerin tesisi, murakabeleri, çalışmalarının takibi ve dünyanın neresinde
olursa olsun fakir ve muhtaç olan kimselere yapılacak yardımlarla ilgili merkez
ve müesseselerin tesisi ve çalıştırmaları için yukarıdaki hedefleri benimsemiş
güçlü kuruluşların yürütücülük yapmaları büyük önem taşımaktadır.
Bu
mülahazalarla yeni bir barış ve saadet dünyasının kurulması için ilk adımları
atmak üzere adı geçen yürütücü görevini Türkiye’de Saadet Partisi’nin
yapmasının, İran’da ise İran Parlamentosu’nun çoğunluğuna destek veren ve Ayetullah
Harrazi’nin Genel Başkanlığı’nı yaptığı partinin yürütmesinin yapılan
müzakereler esnasında uygun olacağı görülmüştür.
HİÇ
ŞÜPHESİZ, BU İŞBİRLİĞİ İÇİN TEMEL ŞART VE YÜRÜTÜCÜLÜK GÖREVİNİ YAPACAK OLAN
PARTİLERİN KENDİ ÜLKELERİNİN KANUNLARI VE NİZAMLARI İÇİNDE ÇALIŞMALARI TEMEL
ESAS OLACAĞI DA BU MÜZAKERELERDE TARTIŞMASIZ ÖN ŞART OLARAK KABUL EDİLMİŞTİR.
Bu
esaslar dâhilinde çalışmalara başlanması ve “ Yeni Bir Dünya” nın kurulması
için iki kardeş ülke İran ve Türkiye’den başlamak üzere D-8’ler,diğer Müslüman
ülkeler yani D-60’lar ve diğer ezilen ülkeler yani D-100’ler olmak üzere toplam olarak 5 milyarlık bir insan
topluluğuna sahip küresel bir işbirliği organizasyonu bütün insanlığın saadeti
ve yeryüzünde, Ortadoğu da barışın tesisi için gerekli bir adım olarak görülmüş
ve bu yolda çalışılması lazım geldiği hususunda görüş birliğine varılmıştır.
Saygıyla
arz olunur.
(Kaynak: www.ajans5.com)


























