Eğitim ve Araştırma Hastahanesi Başhekimi Prof. Dr. Hayrettin Yekeler
Artık bizler hastaların yolunu gözlüyoruz
Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
1961 Sivas Kangal doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi Sivas’ta yaptım. 1985 yılında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. 3 yıl Kastamonu’da mecburi hizmet yaptıktan sonra Patoloji ihtisasımı yapmak üzere Elazığ’a geldim. 21 yıldır da halen Elazığ’dayım. İhtisasımı tamamladıktan sonra üniversitede öğretim üyeliği yaptım. 16 yıl üniversitede çalıştıktan sonra 2004’ün mart ayında Elazığ Devlet Hastahanesi’ne başhekim olarak atandım. Evliyim 4 çocuğum var. Hastahanenizde yakın zamanda büyük değişiklikler oldu. Nedir bu değişiklikler? Hastahanede 5 yıldır başhekim olarak çalışıyorum ve bu beş yıl içinde epey hizmetler yaptık. Bildiğiniz gibi hastahanemiz bir bölge hastahanesi. Çevre illerin de sevk merkezi konumundadır. Ve bölgenin en yoğun hastahanesidir. Göreve başladığımızda 125 yatağı, 14.500 m2 kapalı alan, 19 poliklinik, 5 ameliyathane, 14 yoğun bakım yatağı, 2 tane acil sedyesi vardı. 395 bin poliklinik giriş yapılıyordu, yılda 15.000 hasta yatıyordu, 3900 da ameliyat yapılıyordu. Yıllık geliri de 16 milyon 500 bin TL idi…
28 milyon TL’lik hizmet yaptık
Biz hastahanede otomasyonun sağlıklı olmadığını kaçakların olduğunu tespit ettik. Ve ilk iş olarak da bunu sağlıklı hale getirdik. Böyle olunca gelirimiz de arttı. 1,3 milyon TL olan aylık gelirimiz 2,7 milyon TL’ye yükseldi. Tabi böyle olunca da hastahanede bazı hizmetler yapmamızın önü açıldı. Bugüne kadar hastahanemize yapılan 28 milyon TL’lik hizmetin 21 milyon TL’si döner sermayemizden gelen para ile olmuştur. Tabi yapılan değişikliklerden sonra hastahanemize hasta girişi de artmıştır. Bu da gelirimizi arttırmıştır.
10 yılda %40’ı Bir yılda %60’ı bitti
Hastahanemizde ayrıca 1998’de inşaatına başlanmış bir 150 yataklı ek bina inşaatı vardı. Genel bütçeden 2 milyon 300 bin TL ile %40’ı bitirilmişti. Biz geri kalan işi sadece bir yılda ve 4 milyon TL harcayarak bitirdik. Ve bu paranın tamamı da döner sermaye kaynaklı…2006 yılında da Sağlık Bakanımız Recep Akdağ’ın katılımıyla açtık. Yoğun bakım ünitesi ile 186 yatak kapasitesine sahip. 8 adet modern ameliyathanesi, acil ünitesi, adli tabiplik ünitemiz var.
Klimalı, en fazla 3 yataklı odalar
Daha sonra hastahanemizde deprem dayanıklılık araştırması yaptırdık ve 1980 yapımlı poliklinik bloğumuzun güçlendirme ihtiyacı olduğunu gördük. Ve burada da deprem güçlendirme ve modernizasyon yaptık. Bunu da 2007’nin sonunda 5 ayda 10.700 m2’lik alanda bitirdik. Önce 7.200 m2 olan alanı 8,5 Milyon TL harcayarak deprem güçlendirmesi ve modernizasyonuyla 3500 m2 ‘ye çıkarmış olduk. Ayrıca bu modernizasyonla hastahanemizin %80’i klimalandırılmış oldu. Artık koğuş sistemi de terk edildi. En fazla 3 kişilik odalarımız var artık. Ayrıca yemekhane, çamaşırhane, arşiv, eğitim salonu ve poliklinik alanımız, ameliyathanemiz, yoğun bakım ünitemiz var burada…
Açık kalp ameliyatları yapabiliyoruz
2008’in ilkbaharında hastahanemizde anjiyografi ünitemizi devreye koyduk. Hudut sahillerimizden hibe olarak getirttik, 1 milyon TL değerinde bir malzeme. Stent, balon uygulamaları çok iyi bir şekilde arkadaşlarımızca yapılıyor. Yine açık kalp ameliyatlarına başladık. İstanbul Siyami Ersek Hastahanesi ile bakanlığımız tarafından entegre edildik açık kalp cerrahisini kurmak üzere… Oradan Prof. Dr. İbrahim Yekeler ve ekibi hastahanemize geliyorlar. Şimdiye kadar 11 adet açık kalp ameliyatı yaptık hepsi de şifa ile taburcu oldular.
Kanser araştırma ve göz nakil üniteleri
Yine hastahanemizde koruyucu sağlık hizmetleri açısından Kanser Araştırma bölümümüz var… Burada toplum taraması yapılıyor. Ayrıca tıbbi onkoloji birimimizi kurduk. Burada da kemoterapi uygulamalarımızı yapıyoruz. Ayrıca kornea transplantasyonları yapılıyor. İnşallah göz bankası kuracağız. Doç. Dr. Turgut Bey başkanlığında inşaallah göz bankamızı da oluşturacağız. Yine bu tadilat ve deprem güçlendirmesi ile beraber 27.000 m2 alanda çevre düzenlemesi çalışmaları da yapıldı. Daha sonra Tıbbı Atık Deposu yaptık. Yine 2008’in Kasım ayı itibariyle Sarahatun Hastahanesi bize bağlanmış oldu. Böylece kadromuz da genişlemiş oldu. 33.000 m2 kapalı alan, 560 yatak, 80 poliklinik, 11 ameliyathane, 71 yoğun bakım yatağı, 12 acil muayene sedyesi ile yıllık muayene sayımız 780.000’e, yatan hasta sayımız 30.000’e, ameliyat sayımız 12.000’e çıktı ve hastahane gelirlerimiz de 40 milyon TL’ye yükseldi.
Türkiye’nin en başarılı ve ISO belgeli hastahaneleri arasındayız
Bu arada 2006 yılında hastahanemiz Türkiye’nin en başarılı hastahanelerinden olarak bakanlık tarafından belirlendi. 2007 yılında ISO kalite belgemizi aldık. Hastahane sadece fiziki olarak değil statü olarak da değişti. Artık Eğitim ve Araştırma Hastahanesi oldu… Evet… Hastahanemiz 2006 yılında eğitim ve araştırma hastahanesi unvanını aldı. 2008 sonunda hastahanemizde genel cerrahi, göz ve patolojide şeflerimiz ve asistanlarımız göreve başladı. Böylece hastahanemizde eğitim ve öğretim faaliyetleri de fiilen başlamış oldu.
Yanık, Hemodiyaliz ve Yeni Doğan Çocuk Üniteleri Açtık
İlimizin ve bölgenin en büyük eksiklerinden biri de yanık ünitesiydi. Bir yanık ünitesi açtığınızı da öğrendik… Tabi… Yanık ünitemizde 7 adet yatağımız var. Bölgede şu ana kadar yanık ünitesi yoktu. Ama artık %40’a kadar olan yanıklarda çok başarılı hizmetler veriyoruz. Ayrıca hemodiyaliz ünitemiz var artık. Eski araştırma hastahanesinin bize devredilen binasında çok güzel bir hemodiyaliz ünitesi atçık. Yine orada nükleer tıbbi atık ünitemizi açtık. Ayrıca yeni doğan çocuk ünitesi de açtık. Önceden sadece Fırat Üniversitesinde bu hizmet verilebiliyordu. Ama tabi çok yoğun oluyordu. Hastahanemizde de şu an ikinci ve üçüncü basamak yoğun bakım hizmeti verme çalışmaları içindeyiz. Gerekli cihazlarımız aldık personel eğitimlerimizi yapıyoruz.
Fizik tedavi ve görüntüleme merkezi oluşturuyoruz
Yeni bölümler açmayı düşünüyor musunuz?
Üniversitenin bize devrettiği binada öğretim üyelerinin kullandığı bir yer var. Şimdi o binanın ihalesine çıktık 60 yataklı bir fizik tedavi ünitesine dönüştürmeyi düşünüyoruz. Yine görüntüleme ihalesine çıktık. Hastahanemizde ambarlar olarak kullandığımız alanı modern bir görüntüleme alanına dönüştüreceğiz. MR, tomografi, ultrasonografi gibi hizmetlerin verilebileceği modern bir görüntüleme merkezi olacak. Çünkü hastahanenin dışında olması çok büyük bir sıkıntı… Acile gelen hastalar ancak ambulanslarla görüntülemeye gidebiliyordu. Onu inşallah acil’in alt kısmına alarak hastaları dışarı çıkarmadan bu sıkıntıyı da gidermiş olacağız.
Hastahanemizden dışarıya hasta göndermeye gerek kalmıyor
Peki bu kadar modernizasyon ve açılan yeni bölümlerden sonra eksik kalan ne olacak hastahanenizde?
ERC ünitesi açmayı düşünüyoruz. Ve bir eksiğimiz de radyo terapi uygulamalarını yapamamak. Bu eksiğimizi de tamamlarsak artık hastahanemizde hiçbir eksik kalmayacak. Ayrıca Sağlık Bakanlığımızın ilimizi bölge sağlık merkezi yapma düşüncesi var. 1.100 yataklı bir bölge hastahanesi yapılması düşünülüyor. Bu da olursa ilimize çok büyük bir katkı sağlanmış olacak. Şu an hastahanemizde 1400’e yakın eleman çalışıyor kadrolu... Bu az bir rakam değil. Bu yıl 50 milyon TL’ye yakın sermaye girdisi olacak. Diğer hastahaneleri de işin içine katarsanız sağlık sektörü ilimize büyük bir girdi sağlıyor. İnşallah sağlık kenti olunca ilimiz bu çok daha aratacaktır. Ayrıca Pet City kurma niyetimiz var, organ transplantasyonu ve tüp bebek bölümü kurmayı düşünüyoruz. Yani hastalarımızın artık bu ihtiyaçlar dışında başka şehirlere gitmesine gerek yok diyebilirim. Şu an hastahanemizde 112 uzman, 25 pratisyen olmak üzere 137 tane hekimimiz var. Ayrıca üst ihtisas dallarımızda da doktorlarımız var. Onkolojide iki tane uzmanımız var. Gastroenterolojide iki tane uzmanımız var. Radyasyon Onkolojisinde bir tane uzmanımız mevcut. Üniversite hastahanemiz var orada da çok değerli hocalarımız var. Yani radyoterapi ihtiyacı da özellikle karşılanırsa –ki en kısa sürede bunu da getirmeyi düşünüyoruz- dışarıya hasta gönderme devri ilimiz için bitecek. Kanser teşhisini ya da diğer hastalıkların teşhisini zaten ilimizde yapıyoruz bunun için her türlü gereksinime sahibiz. Tedavi için de kemoterapi uygulanabiliyor ama radyoterapi şu an için uygulayamıyoruz. Şimdiden bile artık dışarıya hasta göndermeye gerek kalmıyor diyebilirim.
Önceleri devlet hastahaneleri olumlu bir olayla pek anılmıyordu. Ama şimdi çok gelişmiş imkânlara sahip özel sektörle baş edebiliyor ve geçebiliyor da…
Bu Sağlık Bakanlığının getirdiği politikaların sonucudur. Bakanlığımız sağlıkta dönüşüm politikasını uyguluyor. Hükümetin göreve başladığı dönemden itibaren sağlık alanında çok büyük gelişmeler gösteriliyor. Bu politikanın ilk hedefi de insan memnuniyeti kaynaklı hizmetler üretmektir. Daha kaliteli hizmet sunma hedefi vardır. Bu uygulamalar içerisinde hastalara hekimini seçme özgürlüğü getirilmiştir. Ayrıca özel sektörün de önü açılmıştır. Hastaların oralara da gidebilmesinin önü açılarak… Hastahanemizde her hekime bir poliklinik odası uygulaması getirilerek hastanın istediği hekime gitme hakkı doğmuştur. Biliyorsunuz bir zamanlar SSK’ya bağlı hastahaneler vardı. Ve o hastalar sevk olmadıkça hiçbir hastahaneye gidemiyordu. Şimdi ise artık istedikleri hastahanede istedikleri doktora gidebilme imkânına sahip olmuşlardır.
Artık bizler hastaların yolunu gözlüyoruz
Bu yeni sistemin hastalara ne gibi faydaları olacak? Galiba bakılan hasta sayısı kadar doktorlar da para kazanıyorlar, bu da daha çok hastaya bakmak istemek demek mi?
Tabi ki… Performansa Dayalı Döner Sermaye Uygulaması var şimdi… Bununla personel yaptığı hizmet karşılığı hak ettiği parayı alıyor artık. Dolayısıyla bu personelin daha azim ve şevkle çalışmasını tetiklemiştir. Bunların hepsi tatlı bir rekabeti de getirmiştir. Gerek kurumlar arası gerek kurum içi… Ve bu şekliyle hastahaneler kendini geliştirme gereği duymuşlardır. Onun için bu rekabet halka çok iyi yansımaktadır. Dediğim gibi bu uygulanan sağlık politikasının bir getirisidir. Biz halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak görüyoruz. Şu anda da iyi bir trend yakaladık ve iyi hizmet veriyoruz. Tabi dediğim gibi iyinin sonu yoktur. İyinin daha iyisi vardır. Daha iyiyi yakalamak için çalışacağız.
Hastahanelerin genelinde bir yenilenme, kaliteli hizmet verme dönemine girilmiş bulunuluyor. Bu da maddi kaynak gerektiriyor. Hastahanelere maddi kaynak sağlayan uygulamalar nelerdir?
Performansa Dayalı Döner Sermaye Uygulaması, kalitenin artması, otomasyonun sağlıklı tutulması hastahanenin gelirlerini arttırıcı faktörlerdir. Yani artık ne kadar iyi hizmet verirseniz o kadar çok kazanıyorsunuz. Şu anda hasta memnuniyeti oldukça yüksek bir seviyede tutuluyor.
Sisteme para girdisi olunca aksayan yönleri de fark ediyoruz
Artık hastahanelerde uzun yıllar giderilemeyen aksaklıkların birden giderildiğini görüyoruz. Bu neden kaynaklanıyor?
Tabi artık uygulamalarla girdi artınca bunları hizmete dönüştürme gereksinimi de doğuyor. Böyle olunca aksayan yönler fark edilebiliyor ve imkânlarla da giderilebiliyor. Az önce hasta memnuniyetinden bahsettik bunu sağlamak için hastayı da dinlemeniz gerekir. Bunun için Hasta Hakları Birimini kurduk. Eskiden hastaların şikâyetlerini iletecekleri, sıkıntılarını iletecekleri birimler yoktu. Şimdi var ama ona da müracaat çok az… Aksayan yönler elbette yine de oluyor. Çünkü sonuçta hastalıkla uğraşıyoruz. 24 saatin her anında oluşabilecek bir husus… Hele ki acil vakalar. Ve bizim acilimiz ilimizdeki neredeyse tüm acillerin geldiği bir servis. Günlük 550 acil vaka ile ilgileniyoruz. Tabi bu yoğunlukta da aksayan yönlerimizi görüyoruz. Ve gideriyoruz da… Dediğim gibi artık hasta memnuniyeti üzerine çalışıyorsunuz ve gelen talepleri de değerlendiriyorsunuz. Hosteslik sistemimiz var, LCD ekranlarda sıra gösteriyoruz, elektronik boardlarda hangi polikliniklerde hangi doktorun olduğunu yazıyoruz. Ve bekleme sıkıntısına büyük bir çözüm getirerek oturma yerleri yaptık. Şu an hastahanemizde aynı anda 650 kişi oturabiliyor.
Hastahanelerde bazen iki teşhis koyma sıkıntısı olabiliyor. Bir doktor hastanın çok ciddi bir rahatsızlığı olduğunu söylerken il dışına giden hastalar öyle olmadığını öğreniyorlardı ve hakikat da öyle çıkıyordu. Bu tür vakalar az olsa da hastanın güvenini sarsıyordu. Şimdi bu ön yargı tamamen kırıldı mı hastanın tamamen güvenini aldığınızı söyleyebilir misiniz?
Bu tür sıkıntılar az olsa da genelde şahsi doktor hatalarından, teknik imkânsızlıklardan kaynaklanabiliyordu.Ama artık çok iyi imkânlarla ve iyi bir kadro ile hizmet veriyoruz. Ve hizmet verdiğimiz süre içinde de bu tür bir şikâyet çok şükür almadık. Yani bunlar zaten ender görülen olaylar ama tabi ki güven kırıcıdır. Lakin biz artık hastalarımıza kalite belgeli hizmetimizle güven verdiğimize inanıyorum.
Son olarak da özel hayatınıza gelelim… Sivaslısınız ama uzun yıllardır ilimizdesiniz. Nasıl buluyorsunuz Elazığ’ı?
21 yıldır Elazığ’dayım ve çok seviyorum. Kültürü de memleketime çok benziyor. İnsanları da öyle… Seviyorum ve çok da memnunum burada yaşamaktan ve buraya hizmet etmekten.