REİS NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?

Yeni Diyanet İşleri Başkanı'nın Adil Öksüz bağlantısı dudak uçuklatacak...

18 Eylül 2017 Pazartesi 10:53 < GÜNDEM


Yeni Diyanet İşleri Başkanı'nın Adil Öksüz bağlantısı dudak uçuklatacak.
Çiçeği burnunda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş daha çok tartışılmaya devam edecek.
Evet, Erbaş FET֒nün en önemli platformlarından biri olan KADİP (Kültürlerarası Diyalog Platformu)nun yönetim kurulu üyesiydi.
Evet, FETÖ'nün Abant Toplantıları'nın müdavimleri arasındaydı.
Evet, Erbaş FETÖ'nün kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'nin etkinliklerinde vitrine çıkıyor, onlar için "gönül erleri" diyordu.
Keşke sadece bu kadar olsaydı!
15 Temmuz darbesinin merkezi Akıncı Üssü'ydü.
15 Temmuz'un yazılabilmiş tarihine göre Akıncı Üssü'nde FETÖ'nün beyni ise Adil Öksüz'dü.
Nasıl olduysa o gece gözaltına alınan Öksüz, "Tarla bakmaya gitmiştim" dedi, serbest bırakıldı ve zeytinyağı gibi kaçıp gitti.
Hala aranıyor...
Malum; Adil Öksüz, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Yardımcı Doçent'ti.
Herkesin bildiği sır, Adil Öksüz'ü 1994 yılında henüz bir yüksek lisans öğrencisiyken üniversiteye alan ve okulda himaye eden isim eski Dekan Prof.Dr. Suat Yıldırım'dı. FETÖ sanığı Yıldırım, 4 Eylül 2015'te firar etti.
Yıldırım, Sakarya'da İlahiyat Fakültesi'nin kurucuları arasındaydı, "üniversitenin imamı" olarak biliniyordu. Belki de tüm bu nedenlerle Sakarya İlahiyat Fakültesi, FETÖ'nün kalelerinden biriydi.
Şimdiki Diyanet İşleri Başkanı Erbaş işte bu fakülteden çıktı. Suat Yıldırım'la hem okulda hem FETÖ kurumlarında beraber çalıştı.
Tabii Adil Öksüz'le de.
Gelelim konumuza.
Sahi Adil Öksüz'ün doktora tezi neydi?
YÖK arşivinde Öksüz'ün 2003 tarihli tezi "Ceza Hükümleri açısından Tevrat ve Kuran" başlığını taşıyor.
Dinlerarası Diyalog Projesi'ne uygun şekilde, iki kitabı Ceza Hükümleri açısından karşılaştırıyor.
Tavır olarak iki kitabın ceza kanunlarının benzeştiğini öne süren Öksüz, Tevrat'ın ceza hükümlerinin zina ya da cinayet gibi suçlarda sanılanın aksine Kuran'dan daha sert olduğunu öne sürüyor.
Şaşırtıcı değil, Öksüz'ün tez danışmanı Suat Yıldırım'dan başkası değil.
Öksüz, Yıldırım'ın danışmanlığında hazırladığı tezini juriye sunarak "doktor" ünvanını kazandı..
Peki bu juri kimlerden oluşuyordu?
Öksüz'ü "doktor" yaparak akademide önünü açan isimler kimlerdi?
Hayatın "tesadüfleri" şaşırtıcı!

Zira, Öksüz'ün jürisinde gözümüze hemen çiçeği burnunda Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş çarpıyor.
Malum, Suat Yıldırım'dan söz ettik. FETÖ çatı davasında sanık olan Yıldırım, şu an firarda.
Jürideki diğer isim, FETÖ'nün ekran yüzlerinden, STV programcısı ve İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Davut Aydüz darbeden sonra tutuklandı.
Jürideki Muhammed Aydın, halen Sakarya Üniversitesi Temel İslam Bilimleri Bölümü'nde akademisyen ve son günlere kadar adı Erbaş'la birlikte Diyanet İşleri Başkanı adayları arasında geçen isimdi. (Nedense Diyanet'in başına geçeceği düşünülen isimler, hep Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden...) Aydın'ı sık sık TRT'de dini programlarda görebilirsiniz.


 

Foto: Muhammed Aydın, Cumhurbaşkanı ile selfie’de gülümserken...

Jüride Sakarya'dan olmayan, Marmara Üniversitesi'nde görevli kişi ise Yakup Çiçek. Kamuoyunda son olarak intihal davasıyla gündeme gelen ve bir konferansta başkasının tebliğini sunmasını "sehven oldu" diyerek ceza almaktan kurtuan Çiçek, Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nde ve Yakın Doğu Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nde öğretim üyeliği yapıyor.

İşte belki de Türkiye tarihinde bugünden bakıldığında "ne tezmiş, ne juriymiş, ne savunmaymış" dedirtecek Adil Öksüz'ün doktorasının kısa öyküsü böyle.

Tezin kaynakçaları arasında olmasa olmaz tabii ki Fethullah Gülen de var.

FETÖ'nün polis örgütlenmesini yazan "İmamın Ordusu"nun yazarı Ahmet Şık'ın FETÖ'yle suçlandığı, FETÖ'yü ekranlarda suçlayan Kadri Gürsel'in telefonunda Bylock olan isimlerden aldığı basmakalıp mesajlarla FETÖ'ye bağlandığı, FETÖ ile ilgisiz olduğu açık olan birçok akademisyenin KHK'larla sorgusuz sualsiz üniversiteden atıldığı Türkiye'de, darbenin mimarlarından Adil Öksüz'ü "doktor" yapan çalışma arkadaşı Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanı oldu.

Keşke biraz Adil Öksüz'ü anlatsa, ama herkese FETÖ dersleri verecek!

Sahi, 15 Temmuz darbesi başarılı olsa, Ahmet Şık nerede Ali Erbaş nerede olurdu?

Gerçekten 15 Temmuz başarısız mı oldu?
 
Barış Terkoğlu-oda tv
 
Mehmet Görmez’in Diyanet İşleri Başkanlığı’nı bıraktırılmasının ardından yeni başkanın kim olacağı merak konusuydu. 

Yeni Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın olduğu açıklandı. 

Peki kimdir bu Ali Erbaş?

Erbaş’ın geçmişi, eski Başkan Mehmet Görmez hakkındaki tartışmaları gölgede bırakacak cinsten. Kendi internet sitesinde yer alan özgeçmişine göre Erbaş, 1997-2002 yılları arasında 5 yıl Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcılığı, 2006-2011 yılları arasında iki dönem aynı fakültenin Dekanlığını yürüttü. 2003-2011 yılları arasında Sakarya Üniversitesi’nde Senato Üyesi, 2006-2011 yılları arasında ise aynı üniversitede Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. 2011 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne atandı.


ÖKSÜZ’LE ORTAK NOKTALARI

Erbaş, 15 Temmuz’un en önemli isimlerinde Adil Öksüz’le aynı dönemde Sakarya Üniversitesi’nde görev yaptı. Adil Öksüz’le yeni Diyanet İşleri Başkanı Erbaş arasındaki tek ortak özellik bu değil. 15 Temmuz’dan sonra gözler Öksüz’ün öğretim görevlisi olduğu Sakarya Üniversitesi’ne çevrilmişti. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hacı Mehmet Günay, Adil Öksüz’ün üniversiteye 93 yılında Suat Yıldırım tarafından alındığını söylemişti. 

Ali Erbaş’la Suat Yıldırım’ı buluşturan yer ise FET֒nün en önemli platformlarından biri olan KADİP/Kültürlerarası Diyalog Platformunun yönetim kurulu oldu. Suat Yıldırım KADİP’in yönetim kurulu başkanıyken, Ali Erbaş da yönetim kurulu üyesiydi.

 

 

ABANT TOPLANTILARI’NDAN KİMSE YOK MU DERNEĞİ’NE…

Erbaş, FETÖ lideri Fethullah Gülen’in onursal başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Birliği’nin her yıl düzenlediği Abant Toplantıları’na da katılım gösterdi. 



Ve Kimse Yok Mu Derneği…

Dernek, OHAL KHK’sıyla FET֒yle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Yeni Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ise derneği önemseyenler, faaliyetlerine katılanlar arasındaydı. Derneğin Sakarya’da düzenlediği bir geceye katılan Erbaş yaptığı konuşmada derneğin çalışanları olan FETÖcüler için “gönül erleri” diye bahsetmişti.

Sonuç olarak, AKP FET֒yle her alanda mücadele ettiğini söylerken, mücadelenin en önemli kurumlarından biri olması gereken Diyanet İşleri Başkanlığı’na geçmişi çok tartışmalı bir ismi getirdi.

Odatv.com
O.G.

1474 defa okundu.
Etiketlerdiyanet işleri başkanlığı prof. dr. ali erbaş diyanet
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • EDİTÖR - 18 Eylül 2017 Pazartesi 15:48
    Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türkiye Gazetesinin tezviratı üzerine FETÖ mensubu gerekçesiyle Mehmet Görmez'i Görevden aldı, FETÖ'nün has adamı Ali Erbaş'ı DİB'in başına getirdi. 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişiminin göbeğindeki MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ise himayesine aldı. Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ne yapmaya çalışıyor? Gerçekten FETÖ ile mücadele mi ediyor; yoksa başka bir şey mi yapıyor?
  • EDİTÖR - 18 Eylül 2017 Pazartesi 13:28
    Cumhurbaşkanı Erdoğan ne yapmaya çalışıyor? Türkiye Gazetesinin FETÖ mensubu olmakla itham ettiği Mehmet Görmez'i görevden alıp FETÖ'nün has adamı olduğu anlaşılan Ali Erbaş'ı Diyanet'in başına getirmek ne demek? Reis ne yapmaya çalışıyor?
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:56
Güneş 07:25
Öğle 12:24
İkindi 14:49
Akşam 17:10
Yatsı 18:33
DÖVİZ KURLARI
USD 3.8910     EURO 4.5831     IMKB 109666     ALTIN 156,548