Hüsnü Mahalli

husnu.mahalli@aksam.com.tr 02 Ekim 2012 Salı 10:42 DİĞER KÖŞE YAZILARI

KONGRE

Dünkü gazetelerin tüm manşet, haber ve yorumları birbirine benziyordu. AKŞAM'ın 'Partili Cumhurbaşkanı' manşeti aslında Kongre ile ilgili her şeyi özetliyordu. Çünkü son kez partisinin liderliğine seçilen Başbakan Erdoğan'ın 2014 seçmileri ile cumhurbaşkanı olacağı kesinleşmiş gibi. Tabii iç ve dinamiklerde anormal bir durum gelşmezse. İç dinamikler deyince muhalefet partilerinin performansını kastediyorum. Muhalefet partileri ve özellikle CHP'nin AKP'ye karşı kullanabileceği en önemli konu olası ekonomik krizdir. Ancak görünürde AKP'ye oy verenler hükümet ne kadar zam yaparsa yapsın yine bu partiye oy vermektedir. Belki de bu genel olarak 'sağ eğilimli' Türk seçmenlerinin büyük bölümününün orta sınıf  olmasındandır. Çünkü orta sınıf insanlarının ya da genel tanımı ile esnaf denilen kesime bağlı insanların kendilerine göre sosyolojik özellikleri vardır. Bunun bilincinde olan Başbakan Erdoğan sürekli bu kitleyi kollamaktadır. CHP'nin hükümeti sıkıştırabileceği bir diğer alan  PKK konusudur. MHP'nin daha etkin  kullandığı bu alan CHP açısından zor bir konudur. Çünkü CHP  Kürt ya da PKK sorununu nasıl çözeceğini henüz kendi kafasında netleştirmiş değildir.
Olağanüstü ve beklenmeyen ekonomik bir kriz olmadığı ve PKK konusu hükümet tarafından kontrol edildiği sürece Erdoğan'ın cumhubaşkanlığını engelleyecek hiçbir konu kalmıyor. Yani 2014'te Erdoğan Cumhurbaşkanı. Bunun farkında olan Başbakan Erdoğan o zamana kadar kendisini güçlü bir cumhurbaşkanı olarak Çankaya'ya taşıyacak ve orada iki dönem kalmasını sağlayacak altyapıyı hazırlamaya çalışıyor. Amaç yeni anayasayla birlike Türkiye'yi Fransa ya da ABD benzeri bir başkanlık sistemine dönüştürmektir. Büyük olasılıkla da Fransa sistemi. Yani Başbakan Erdoğan AKŞAM'ın dediği gibi partili ve tam yetkili cumhurbaşkanı olacak ancak kendisinin atayacağı başka bir partili başbakan devletin günlük işleriyle uğraşacak. Bu durumda herkes 2014'te Çankaya'ya çıkacak Erdoğan'ın yerine kimin geleceğiyle ilgili tahminlerde bulunuyor. Ben ise bir yıllığına  2014'te başbakan olacak olanı değil 2015 Meclis seçimlerine AKP'nin nasıl bir liste ve siyasal ve ideolojik programla karşımıza çıkacağını merak ediyorum. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün her zaman hesaplarda yerinin olabilceğini düşünerek asıl sürpriz bence 2020 seçimlerinde. Telepati  ve gazetecilik sezileriyle görmeye çalıştığım o dönemde Çankaya'da bulunacak olan Erdoğan Atatürk Cumhuriyeti'nin 100. yılını ilginç bir isimle birlikte kutlamayı düşünebilir! Bunu da başarabilen bir Erdoğan 2024'te gönül rahatlığıyla Çankaya'dan ayrılır ve bu ülkenin kaderi üzerinde söz sahibi olmayı sürdürür ya da öyle düşünebilir. Tabii iç ve dış dinamikler aniden tüm bu hesapları bozmazsa. Türk toplumunun birçok sosyal özellikleri hatırlanarak ve iç dinamiklerde olağanüstü bir durum gelişmezse Erdoğan'ın zorlanmayacağı kesindir. Ama dış dinamiklerin Türkiye ve Erdoğan'ın tüm hesaplarını etkileyeceği de kesindir. Örneğin 'İkinci Cumhuriyeti' kurmaya çalışan Erdoğan ABD'nin İslam alemiyle ilgili planlamalarında önemli bir aktördür. İslam aleminde orta vadeli planlamalar ise genellikle 30-40 yıllık yapılmaktadır. Mübarek, Kaddafi, İran Şahı, Tunuslu Bin Ali, Yemenli Abdullah Salih, Hafız Esad hepsi  de 30-40 yıllık dönemelerde. Tabii kral, emir ve şeyhleri saymıyoruz. Ama ortada bir sorun var. ABD planlanmasının önünü kesecek ve Erdoğan'ı zorlayacak bir sorun o da Suriye konusu. Örneğin Suriye'de Esad iktidarda kalmayı sürdürür ya da dış ülkelerin desteğiyle bu ülkede iç savaş çıkar ve bu da Türkiye ve tüm bölgeye yansırsa Ankara çok zor dönemler yaşayabilir. Böyle bir durumda Başbakan Erdoğan  ABD'nin yeni bölgesel planlamalarıyla birlikte çok zorlanır. Çünkü bu coğrafyada her şey her an değişebilir ve bugün dost olanlar yarın en keskin düşmana dönüşebilir. Toplumlar ise gündelik sorunlarıyla uğraştığı ya da uğraştırıldığı için sloganlarla kolay yönetilir hale gelmektedir. Yani bilinçsiz davranabilirler. İşte size Kongre'den somut örnek.
Ahmet Hakan harika yakalamış ve dünkü köşesinde yansıtmıştı:
AK Parti Kongresi'nde şöyle bir şey oldu: Hamas'ın siyasi büro şefi Halid Meşal, Filistin davasına gönül verilmesi nedeniyle en büyük alkışı aldı. Fakat bununla beraber Sabra ve Şatilla kamplarında çoluk çocuk demeden bini aşkın Filistinli'yi katleden Hıristiyan Falanjistlerin bugünkü lideri Emin Camayel de alkış aldı. Tuhaf ama gerçek... Bir gerçek de benden: O kongre salonunda Sabra Şatilla katliamını Şaron ile birlikte gerçekleştiren Falanjistlerin başı Semir Caca da vardı. Üstelik bu adam son dönemlerde sık sık Ankara'da misafir edilmektedir.
1636 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 04:41
Güneş 06:04
Öğle 12:23
İkindi 15:47
Akşam 18:29
Yatsı 19:46
DÖVİZ KURLARI
USD 3.4910     EURO 4.1702     IMKB 104123     ALTIN 145,971