Kerem Efe

kerem.efe@outlook.com.tr 16 Ağustos 2017 Çarşamba 00:59 DİĞER KÖŞE YAZILARI

AFRİN’E HAREKâT HEMEN BAŞLAMALI


 
Uzun yıllardır İslam coğrafyasında ve bilhassa Türkiye’de “terör” üzerinden birtakım “algı” operasyonları yürütülmektedir. Bu operasyonlar küresel Siyonist sermayenin egemen olduğu Batı ülkelerince yönetilmektedir. Küresel sermayenin algı oluşturmadaki etkili propaganda gücü elbette elindeki medya imkânlarından kaynaklanmaktadır.
 
Türkiye’de kimi işbirlikçi medya çevreleri uzun yıllar PKK’nın Kürtleri temsil ettiğini dolaylı veya dolaysız empozeye çalıştı. Hâlbuki PKK bugün olduğu gibi dün de ilk kurulduğu gün de bölücü bir terör örgütüydü. Hiçbir zaman Kürtler için, Kürtlerin hak ve özgürlükleri için mücadele etmedi. PKK’nın Kürtleri temsil ettiği iddiası kocaman bir yalandı ama önemli olan algıydı.
 
Erbakan’ın “hile rejimi ve köle düzeni” dediği 1923 vesayet mekanizması uyguladığı ırkçı, dayatmacı, horlayıcı, dışlayıcı ve yasakçı politikalarla Kürtleri PKK’nın ağına düşürdü aslında. Faturası ağır 30 yılın sonunda PKK yalanı yalama olmaya yüz tutunca, bu defa HDP gibi siyasi bir parti projesi öne sürüldü.
 
HDP’nin PKK’ya kuyruk olması neticesinde Kürt halkının gözü çabuk açıldı. ‘HDP Kürtleri temsil ediyor’ yalanına sarılanlar da çok geçmeden hayal kırıklığına uğradı. Şimdi PKK can çekişirken, HDP de hatasının bedelini ödemektedir.
 
Türkiye’dekine benzer bir senaryo bugün Suriye’de sergilenmektedir. PKK’nın Suriye uzantısı olmasına rağmen PYD terör örgütü ısrarla Suriye Kürtlerinin tek temsilcisiymiş gibi gösterilmektedir. Bu algı operasyonu da bizzat Siyonizm güdümlü Batı tarafından yönetilmektedir.
 
Suriye’de Kürt nüfusun genel nüfusa oranı %8’dir. Yani, her 100 Suriyeliden sadece 8’i Kürt’tür. 2014 yılından beri Suriye’de nüfus sayımı yapılmadı. Ayrıca 2011’de iç savaş çıkana kadar Esed rejimi Kürtlere kimlik bile vermedi. Dolayısıyla Suriye’deki Kürt nüfusla ilgili elde resmi veri yok. Suriye’de 1,5-2 milyon arasında Kürt yaşadığı tahmin ediliyor sadece.
 
Suriyeli uzmanlara göre Kürtler içerisinde PYD yanlısı kişi sayısı öyle iddia edildiği gibi fazla değil. Kürt nüfusun çok azı PYD’li, en fazla yüzde 10’u PYD destekçisi.
 
PYD işgal ettiği bölgelerde terör estiriyor, halka baskı uyguluyor. Çıkardığı sözde askerlik yasalarına göre her aileden en az bir genci militan olarak alıyor, aksinde ise aileyi sürgün ediyor. On binlerce Suriyeliyi evinden yurdundan eden PYD işgal ettiği bölgelerde etnik temizlik yapıyor.
 
Suriye’de Kürtlerin çoğu dindar kimlikleriyle tanınıyor ama PYD’nin dini bir hassasiyeti yok. Cuma namazlarında hutbelere bile karışan PYD’nin dinlere özellikle İslam’a bakışı PKK ile aynı.
 
Pentagon, ABD’nin desteklediği PYD’ye habire silah taşıyor. Taşınan silah miktarı abartısız BİN TIR’ı buldu. On binlerce kalaşnikof tüfek, makineli tüfek, binlerce tanksavar, yüzlerce havan topu, keskin nişancı tüfeği, gece görüş dürbünü ve kızılötesi lazer aydınlatıcı dürbünler… Sayın sayabildiğiniz kadar.
 
PYD’nin silahlı kanadı YPG’ye Suriye Demokratik Güçleri (SDF) adını öneren ABD, ordularda bile olmayan bunca silahı niçin PYD’ye vermektedir?
 
İsrail’in emriyle hareket eden Pentagon ve PYD, Türkiye’yi muhtemel Afrin operasyonunda başarısız kılmaya hazırlanıyor. Eğer bunu başarırlarsa, Türkiye’yi güneyden işgale kalkışacak, yarım kalan Sevr planını tamamlayacaklar. Hedeflenen bu.
 
Türkiye, Afrin’e askeri harekât düzenleyerek PYD terör koridorunu engellemek istiyor. Bunu bilen ABD ve İsrail, Türkiye’nin önünü kesmek için İdlib kozunu kullanıyor. Bu nedenle El Kaide ve El Nusra uzantısı ya da türevi olan cihatçı örgütleri bahane ederek İdlib bölgesine PYD’lileri yerleştirmeye çalışıyor. Türkiye’nin aksine onların amacı terör koridorunu tamamlamak!
 
ABD’nin Suriye’ye hiç olmadığı kadar yığınak yaptığını ve PYD’ye açık destek verdiğini gören Celal Şengör gibi kimi Kemalist işbirlikçiler “Türkiye bölünecek, parçalanacak” diye senaryolar dillendiriyorlarsa durum vahim demektir.
 
Olup bitenler karşısında AKP hükümeti ve Reis ne yapmaktadır peki?
 
Her ikisi de Kemalist Pelikancıların oluşturduğu girdaba kapılmış gitmekte, Pentagon-PYD-İsrail üçlü terör çetesinin elini güçlendirmek için tam tekmil çalışmaktadır. Ayrıca Türkiye-Suriye sınırı gümrük kapılarıyla ilgili kararlar almakta, uygulamakta, böylece cihatçı örgütleri İsrail’e ve PYD’ye karşı yardımsız bırakmaktadır.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Temmuz sonunda veya Ağustos başında Afrin’e ‘Fırat Kılıcı’ harekâtını başlatacakken, siyasi iktidar ve Reis sürekli harekâtı tehir etmektedir. ABD ve İsrail durmadan Afrin ve çevresine silah yığarken bu tehir yanlıştan öte bir ihanettir.
 
Bu tehir; TSK’nın Afrin harekâtını engellemek, İsrail’in talebini gözetmektir. İsrail’in değirmenine su taşımak, PYD’nin eline koz vermektir. Düşmanın işini kolaylaştırmak ve hızlandırmaktır. Açıkça İsrail’in Türkiye’yi işgal planına göz yummak, hatta destek vermektir.
 
Çok geç olmadan, iş işten geçmeden, ne yapıp edip Afrin’e şu askeri harekâtı bir an önce başlatmalı.
 
Sayı: 977
233 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • mehmet aa - 20 Ağustos 2017 Pazar 18:54
    Zati bu sınırdaki kürdistan kurma olayı ABD ile bizimkiler anlaşmalı olsa gerek yoksa sınır hattımız sapsarı haritada daha geriye ne kalmış orda göstermelik bir el bab operasyonu yapılmış olsa ne olmasa ne demekki kürdistan kuruluyor
ELAZIĞ ⇓
İmsak 04:39
Güneş 06:02
Öğle 12:24
İkindi 15:49
Akşam 18:32
Yatsı 19:49
DÖVİZ KURLARI
USD 3.4727     EURO 4.1687     IMKB 105324     ALTIN 146,596