Mehmet Çiçek

m.cicek@el-aziz.com 11 Nisan 2012 Çarşamba 00:02 DİĞER KÖŞE YAZILARI

12 EYLÜL ANADOLU İNSANINA TİCARET KAPILARINI AÇTI


Sabataistlerin kontrolündeki tarih kitapları hep Türklerin Anadolu’ya sadece “manevi yücelik” için geldiği yalanını yazar. Örneğin Fuat Köprülü, İlber Ortaylı, Ömer Lütfi Barkan ve benzeri bir çok tarihçi kitaplarında Türklerin bu toprakları sadece “kâfirlerden temizlemeye”, yani “İlay-ı kelimetullah” için geldiğini söyler ki büyük yalandır. Oysa bu sabataist yazarlar, Türklerin bu topraklara “ilay-ı kelimetullah” amacının yanında ipek yolu ile “ticaret” için de geldiklerini yazmazlar.

Osmanlıdan önce de Türklerin Bursa’ya gelip ticaret ile uğraştıklarını da yazmazlar. (bkz; Fahri Dalsar: Bursa’da İpekçilik) Oysa Türkler bu topraklara ticaret için o kadar çok gelip gitmeye başladılar ki Orhun abidelerinde bile bu konuya değinilir ve Türklerin kervanların peşinden gidip yurtlarını terk etmemeleri, Ötüken’de oturup sadece kervan yollamaları” buyruğu yer alır.

Niçin tarihçiler Selçuklu ve Osmanlının bir ticari kervansaraylar imparatorluğu olduğunu anlatmıyor? Yavuz Bahadıroğlu adlı sabataist yazar çıkmış “Osmanlı bir sevgi devleti idi” şeklinde romantik eserlerle tarih kitapları yazıyor ki tamamen yalandır. Tam tersine Osmanlı sevgi devleti değil, “ticari ve askeri” bir devlet idi. Türklerin kurdukları devletler islamı yaymak esas görevinin yanında birer ekonomi ve askeri deha ürünüdür.

Peki bu yalanları yazmanın ve bu yalanları hakim bir görüş gibi tüm ülkenin eğitim müfredatına kadar sokmanın amacı nedir? Ticaret için gelen Türkleri es geçip, sadece dervişleri, evliyaları, Yunus Emreyi, Hacı Bektaşı, Pir Sultanı, Karaoğlanı, Dadaloğlunu, Aşık Veyseli anlatmanın amacı nedir. Amaç Türkleri ticaretten uzaklaştırmanın altyapısını hazırlayıp ticareti Yahudi çocuklarının tekeline vermenin psikolojik temellerini tesis etmektir.

Sabataistlerin ticari hâkimiyeti 1980 ihtilali ile darbe yemeye başladı. Sabataistler 1980 darbesinden ve Kenan Evren’den bu yüzden nefret ederler. Aradan bu kadar yıl geçmesine rağmen sakız gibi ağızlarında geveledikleri tek şey “12 Eylülcüler yargılansın, yargılansın, yargılansın…”

Sabataist zihniyet ya da statükocu İstanbul zihniyeti, kendilerinden olmayanların köle olarak kullanılmasını öngören kabbalist firavun görüşünün günümüzdeki tezahürüdür. Günümüz felsefi Temelleri Siyonist Rotshild ve Rockefeler ailelerine dayanır. Rotshild ailesi ABD federal bankasının sahibidir ve burada bastıkları dolarları Amerikan hükümetine yüksek faizle borç olarak verir ve tüm dünyadaki Siyonist para ağını kontrol eder. Rockefeller ailesi ise İsrail ile beraber tüm dünyaya atadıkları baronlar ile operasyonel faaliyetleri yürütür.

Bu sabataist Yahudi zihniyetini, Türkiye’de en dramatik şekilde bir ibret belgesi olarak tarihe mal eden Ankara’nın ilk valilerinden Nevzat Tandoğan, gösteri ve yürüyüş yapan gençleri huzuruna getirtip şöyle hitap etmiştir: “Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik lazımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekliyse onu da biz getiririz. Size ne oluyor? Sizin iki vazifeniz var: Biri, çiftçilik yapıp ürün yetiştirmek, ikincisi, çağırdığımızda askere gelmek.”

12 Eylül yargılansın diyenler neden 1980 öncesi Türkiye’nin 70.000 köyü olmasına rağmen, marketlerde sadece İstanbul’daki Polonezköy’ün peynirinin bu ülkede satıldığını açıklayamazlar. Çünkü Evren ve ekibinin gerçekleştirdiği darbenin oluşturduğu türbülans, bu ülkede Anadolu insanı da peynir satsın, ticaret yapsın, ürünlerini satabilsin diye kapı araladı. İşte bunların 12 Eylül’e nefreti bu yüzdendir. Amaçları yeniden ticareti ele geçirip haksız kazançlarına devam etmektir. Anadolu’yu alt bayileri gibi yönetecekleri devir 12 Eylül ile son buldu.

Aziz milletimizin tarihi bize gösteriyor ki; hak geçmesin diye 1000 yıl değirmenlerinde (buğday taneleri zarar görmesin diye) tavuk bulundurmadı. İsraf olur diye birden fazla minare yapılmasın diyen kanaatkâr İspirizade gibi hocalar vaazlar verdi. Aziz Türk milleti yüzyıllarca duvarlar yıkıp köprüler yaptı. Tarihte en çok köprü yapan Milet bu millettir. Bugün İsrail Gazze şeridine duvar yapıyor sorun bitmiyor. Oysa İsrail’in duvar ördüğü yerlere bu millet köprüler yapmıştı.

Türk insanının yüzyıllardır bu coğrafyada sadece toprakla uğraşması, gizli yahudi sabataistlerin ise ticaretle uğraşması bile sabataizmi yeterince açıklayabilmelidir. Neden bu kadar büyük oranda Türk çiftçi iken, tüm Yahudiler ticaret ile zenginleştiler? Allah rızası için, neden Türklerden büyük tüccarlar ve tacirler çıkmaz oldu? Bu millet geri zekâlı mı? Çünkü başta sabataist İttihat ve Terakki oluşumu ile kendilerine özgü yasaları çıkaran sabataistler, “gayrimüslimlerin toprak satın almasını ve askere gitmelerini” yasaklıyordu. Çünkü “savaşmak ve toprakla uğraşıp ürün yetiştirmek” Anadolu müslümanına kalsın diye bu kanunları çıkarmışlardı.

Savaşlarda ölen ya da marabalıktan kafasını kaldıramayan Anadolu insanının yerine, ticareti ve zenginliği, bunun yanında şehir kültürünü, edebiyatı ve sanatı ele geçirdiler. Oysa İslam’ın en önemli emirlerinden biri ticaretle uğraşmaktır. Peygamberimiz “kazancın onda dokuzu ticarettedir” demesine ve bizzat efendimizin ticaretle uğraşmasına rağmen, Müslüman Türkün ticaretle uğraştırılmaması ancak ve ancak sabataist mucize ile açıklanabilir.

12 Eylül ile derin milli devlet kontrolü ele geçirdikten sonra yabancılara toprak satışı yasasının çıkması sabataistlere vurulan en büyük darbedir. Artık Yahudiler toprak ve mülk satın alırken Müslüman Türk çocuğu ticaret ile uğraşmaya başlamıştır.

Şu nokta çok önemlidir; sabataist medya tarafından eleştirilen en önemli konu AKP hükümetinin cari açığıdır. Cari açığı dile getirenler, ulaşılamaz denen 100 milyar doları geçen ihracat rakamına ulaşan Türk insanının ticari zekâsını adeta hasetlerinden çatlayarak görmezden gelmektedirler. Milli Görüş dışındaki partiler zamanında, özellikle Ecevit ve ANAP dönemlerinde 5 milyar doları geçmeyen ihracat, bir sömürge ülkesinden bile aşağıda idi.

Bundan önceki krizlerde, Türkiye, dövizi içerde tutmak için yüksek faiz veriyor bu da hem bütçeyi çökertip bizi İMF’ye mahkûm ediyor hem de korkunç bir enflasyon girdabına sokuyordu. Yabancılar ise “dediğimizi yapmazsanız paramızı çeker gideriz” tehdidi ile ülkemizde istediği yeri ya da stratejik kuruluşu ya da bilgi ve belgeyi ele geçiriyordu. Oysa toprak alınıp götürülemez. Bu yüzden yabancıya mülk ve toprak satmanın katma değeri çok yüksektir. Ayrıca hükümetler istedikleri anda bir bahane ile bu topraklara ve mülklere el koyma yetkisine sahiptir. Ergenekon çetesi uzantılarının, Aydınlık Dergisi, İşçi Partisi, Atatürkçü Düşünce Derneği, CHP gibi siyaset üreten kurumların toprak satışına şiddetle karşı çıkmalarının nedeni budur. İsrailli Yahudiler bile “kutsal topraklardan arazi satın alıyoruz sevap işliyoruz” tuzağına düşürülerek binlerce dönüm çorak arazi, milyarlarca dolar karşılığında normal fiyatının çok üstünde kakalandı. Kısaca 12 Eylül ihtilali ile başlayan bu dönüşüm, toprağı yahudiye, ticareti Müslüman Anadolu gencinin emrine verecek büyük bir dönüşümdür. Bu açılımı iyi görmek ve ne pahasına olursa olsun Müslüman Türk gencinin de büyük bir oranda ticaretin içine sokulması gerekmektedir.

Kim ne derse desin Ak Partinin temelini oluşturan Milli Görüş felsefesi uygulandığı anda sabataist İstanbul sermayesinin korkulu rüyası başlıyor. Sabataistler İstanbul merkezli ticaret coğrafyalarını Anadolu tüccarları ancak alt bayileri olursa nefes almasına izin veriyordu. Ancak 1980 ihtilalinden sonra Anadolu’nun ayağa kalkma çabaları Ak Partinin Milli Görüş çizgisi ile doruğa ulaşmaya başlamış durumdadır. Yeni uyanan sabataist İstanbul tüccarları ise “atı alan Üsküdarı geçtikten sonra” Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanması için çırpınmaya başladılar.

Son açıklanan teşvik planı 12 Eylül’ün devamı seklindedir ve bu teşvik Anadolu sermayesindeki büyümenin ivmelenerek artmaya devam edeceğini göstermektedir. Özellikle altı bölgeye ayrılan teşvik planında en büyük yatırımı ve teşviği Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinin aldığını görüyoruz. Bu nokta tamamen Milli Görüş açılımıdır. Çünkü sabataist Yahudi haham Haim Nahum’un ortaya koyduğu plana göre “doğu aç ve işsiz bırakılacak, Ergenekon benzeri tertiplerle işkence ve köy yakmalarla halkın dağa çıkıp terörist olmaları sağlanacak böylece doğu bölünerek İsrail’e yumuşak lokma haline getirilecekti”. Oysa yeni teşvik planı “Haim Nahum doktrini” olarak adlandırılan ve sabataist Yahudilerin kontrolündeki tüm hükümetlerce titizlikle uygulanmış bu plan sona erdirilerek akamete uğratılmıştır. Bu büyük bir tarihi Milli Görüş zaferidir. Anadolu insanına ticari anlamda motor olan 12 Eylül, Anadolu’nun kalkınması ve Türkiye’nin yeniden lider ülke olması ile sonuçlanacaktır.

Sayı: 703

 
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:03
Güneş 06:24
Öğle 12:15
İkindi 15:23
Akşam 17:55
Yatsı 19:11
DÖVİZ KURLARI
USD 5.7865     EURO 6.7031     IMKB 98631     ALTIN 227,097