Mesud Akgül

mesud.akgul@gmail.com 16 Mayıs 2017 Salı 21:55 DİĞER KÖŞE YAZILARI

TRUMP, YPG’YE SİLAH YARDIMINI RESMİLEŞTİREREK TÜRKİYE’YE BÜYÜK İYİLİK YAPTI!


 
ABD’deki yerleşik düzenin tüm torpilleme çabalarına rağmen son yapılan Başkanlık Seçimlerinde ipi göğüsleyen Donald Trump, küresel Siyonist nizam için en büyük tehdit unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.
 
Ancak Trump ve arkasındaki ulusalcı derin devlet iradesi için savaş henüz bitmiş değil daha yeni başlıyor.
 
ABD’deki Siyonist hegemonyayı bir seçimle mağlup edip devletten tasfiye etmek olanaksızdır.
 
Kaldı ki Bill Clinton dahil sonrasında yapılan bütün Başkanlık Seçimlerini küresel güç odaklarının belirlediği adaylar kaybetti.
 
Yani Siyonizm, ABD’de Trump’la ilk seçim yenilgisini tadıyor değil.
 
ABD’yi Siyonist ideallere hizmet merkezli tasarlayan ve bu uğurda dünya jandarması misyonunu yükleyen yerleşik Masonik sistemin salt seçim yenilgileriyle yok edilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.
 
Donald Trump’ı destekleyen ulusalcı derin devlet yapılanması ile İsrailci Neo-Con kadroları arasındaki savaş ABD’de olağan hızıyla sürmekte.
 
Bu iktidar mücadelesi henüz neticesi belli olan, kazanan ve kaybeden tarafın ilan edildiği bir savaş olmaktan uzak bir görüntüde.
 
Bu gerçek dolayısıyla Yahudi lobilerinin olağanüstü karalama kampanyalarına rağmen Beyaz Saray’a oturmayı başaran Trump’ın hâkim düzene rağmen hareket etme kabiliyeti oldukça sınırlı.
 
Başkan Trump hem kendisini iktidara taşıyan ve kalmasını sağlayan ulusalcı derin mekanizmanın isteklerini hem de Siyonist odakların arzularını karşılamak mecburiyetinde.
 
Hatta sahip oldukları küresel güç itibariyle Yahudi mahfillerin istek ve arzularına çok daha fazla itibar etmek zorunda!
 
Aksi halde o makamda 5 yılını tamamlaması risk altında.
 
Bütün bu gerçeklere rağmen İsrail yanlısı küresel şirk cephesinin iddia ettiği gibi Trump’ın seçimleri kazanması kesinlikle bir yol kazası olarak nitelenemez.
 
Çünkü Trump’ın arkasında ABD derin devletinde ulusalcı diye tanımlanan, kendilerine Beyaz Hıristiyanlar da denilen (WASP) bir kadronun desteği var.
 
Dünya Siyonizm’i Başkan Trump’a adım attırmıyor olabilir ama her türlü hile, provokasyon ve komploya rağmen Beyaz Saray’ı kontrol altına alma hususunda zafiyet sergilediği de açık.
 
Başkan Trump’ı ne devirebildi ne de teslim alabildi.
 
Siyonist nizamın ağababalarının Trump’ı etkileyemediklerini, yönlendiremediklerini, isteklerini dayatıp sonuç alamadıklarını söylemek elbette zorlama bir değerlendirme olur.
 
İsrail yanlısı devlet yapılanmasının Başkan Trump’a dayatıp imzalattıkları son kararname, ABD’nin PKK/PYD/YPG terör örgütlerine ağır silah yardımı yapmasını resmileştiren kararname oldu.
 
Bu imzanın zamanlama olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesine denk getirilmesinin elbette bir anlamı var.
 
Türkiye buna benzer dayatmaları geçmişte ABD yönetimine de yapıyordu.
 
Örneğin Eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Suriye meselesini konuşmak için Ankara’ya ineceği günün akşamında TSK Fırat Kalkanı operasyonunun düğmesine basmıştı.
 
Bu operasyonun Joe Biden’ın ziyaretinden önce gerçekleşmesi, uluslararası Siyonist/Haçlı ittifakına, “Ben sizi takmıyorum” demekti.
 
Şimdi de İsrail, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesinde Başkan Trump’a PKK/PYD/YPG terör örgütlerine silah yardımını resmileştiren kararı onaylatarak dünyaya, “Ben Türkiye’yi kale almıyorum” demeye getiriyor.
 
Elbette Trump’a dayatılan ve YPG/PYD terör örgütlerine silah yardımını yasal hale getiren kararın asıl amacı Beyaz Saray ile AK Parti iktidarını karşı karşıya getirip ilişkileri çıkmaza sokmak.
 
Daha doğrusu Türkiye derin devleti ile ABD’deki partneri ulusalcı derin devlet yapılanması arasındaki işbirliği ve dayanışmayı torpillemek.
 
Siyonist egemen güçler hem Başkan Trump’a Suriye’deki PKK/PYD/YPG terör örgütlerine silah yardımı yapılmasını dayattılar hem de kontrol ettikleri küresel medya gücüyle bu karara imza attığı için Trump aleyhine yoğun bir karalama kampanyasının düğmesine bastılar.
 
Yahudi böyledir işte…
 
Hem dediğini size dayatıp yaptırır ardından da kabul ettirdiği kararın pisliğini üzerinize sıçratıp kamuoyunda sizi dünya barışına en büyük tehdit unsuru olarak gösterir.
 
Yahudi’yle âşık atmak her kişinin işi değil vesselam!
 
Türkiye’yi yöneten üstün akıl, Başkan Trump’a dayatılan kararnamenin arkasındaki üst aklın İsrail olduğunun bilincinde olduğu için konuyla ilgili oldukça dikkatli ve temkinli bir yaklaşım sergiliyor.
 
ABD merkezli Siyonist medya organları ile içimizdeki işbirlikçi medya yapılanmasının olağanüstü taciz, tahrik ve kışkırtmalarına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım’ın yaşanan hadiseyle ilgili oldukça dikkatli, yapıcı ve tamir edici bir dil kullanmasının altında yatan gerçek budur.
 
AK Parti iktidarı imzalanan kararname bahanesiyle Başkan Trump ve yönetimini hedef alıp düşmanca sert eleştiriler yönelttiği an Türkiye, İsrail’in kucağına düştü demektir.
 
Çünkü İsrail’in de asıl hedefi Türkiye ile Beyaz Saray’ı karşı karşıya getirip iyi işleyen ikili ilişkileri bozmak bunu başardıktan sonra da bozulan Türkiye/İsrail münasebetlerini yeniden baştan sona tanzim etme fırsatı yakalamak.
 
Suriye’deki iç savaş dolayısıyla Pentagon’un PKK/PYD/YGP terör örgütlerini desteklemesi karşısında ABD ile karşı karşıya gelmiş bir Türkiye’nin İsrail’in kucağına düşmesi kolaylaşacaktır.
 
Ülkemizdeki İsrail kuklası medya mensuplarının Pentagon’un PYD/YPG’ye silah yardımı yapmasını bahane ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben, “ABD ziyaretini iptal et” yaygaraları koparmalarının arkasındaki asıl hedef Türk/ABD ilişkilerini germektir.
 
Allah’ım bugünleri de görecek miydik?
 
Yıllardır ülkemizde ABD mandacılığını savunan, uşaklığını şeref sayan, ABD denilince ağızlarından bal damlayan, kullandıkları her 3 kelimeden birisi ABD olan, ABD’yi her fırsatta koruyup kollayan Kripto Yahudi medya unsurlarının günümüzde bir Türkiye Cumhurbaşkanına yönelik,”Sakın ABD’ye gitme, ulusal onurumuzu, çıkarlarımızı koru” diye kampanya yapması Allah’ın intikamı olsa gerek.
 
Erbakan ve Milli Görüşü 50 yıl boyunca Siyonizm, ABD ve Batı düşmanı olduğu için kınayan, karalayan, iftira atıp çamur sıçratmaya çalışan aynı malum Yahudi odaklar şimdi kalkmış milletin onurunu korumak adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ABD’ye gitme diye sesleniyorlar.
 
1923 hile rejimi ve köle düzeninde 90 yıldır milletin inancına, kimliğine, haysiyetine, onuruna, ulusal çıkarlarına saldırıp ihanet eden Sabetayist Yahudi odakların aniden hidayete gelip Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “ABD’ye gitme” diyerek çağrı yapmaları doğrusu gözlerimi yaşarttı!
 
ABD’ye gitme kampanyasının baş aktörlerine seslenmek istiyor ve diyorum ki;
 
Ulan köftehorlar…
 
Ödünç akıllar…
 
Kiralık kalemler…
 
Satılmış mankurtlar…
 
Madem derdiniz milletin onuruydu, ulusal çıkarlarıydı, ülkenin bekasıydı o zaman ne diye 50 yıl Erbakan ve Milli Görüş düşmanlığı yaptınız?
 
Başkan Trump’ın Suriye’deki Türkiye düşmanı terör örgütlerine silah yardımını onaylaması kararının altına imza atmasını isteyen Yahudi odaklar olsa bile belli ki Türkiye derin devletinin partneri ABD’deki ulusalcı devlet yapılanmasının da ciddi bir itirazı olmamış!
 
Peki, neden?
 
Başkan Trump, PKK/PYD/YPG terör örgütlerine silah yardımını resmileştirerek bilsin ya da bilmesin Türkiye derin devletine çok büyük bir iyilik yapmış oldu!
 
Her şeyden evvel, Başkan Trump bu kararın altına imza atmayıp veto etseydi dahi Pentagon, Türkiye düşmanı terör örgütlerine silah yardımını yapmayı sürdürmeye devam edecekti.
 
Zaten Başkan Trump’ın düne kadar resmi imzaladığı bir kararname olmamasına rağmen Pentagon’un yıllardır PKK/PYD/YPG teröristlerine silah yardımı yaptığı bilinen bir husus.
 
Yani Trump imzaladı diye Pentagon terör örgütlerine silah yardımı yapmaya yeni başlıyor değil!
 
Pentagon, Beyaz Saray’a bağlı bir askeri kuvvet değildir.
 
Pentagon, İsrail’in güvenliğini kendisine yaşam sebebi sayan Yahudi generaller tarafından idare edilip yönetilen bir Siyonist organizasyondur.
 
Erbakan, Yahudi olmayan Pentagon’da general olamaz diyordu.
 
Pentagon, bilinenin aksine ABD veya halkının güvenliğini değil İsrail’i dış saldırılara karşı koruyup kollama misyonu doğrultusunda dizayn edilmiş bir askeri güçtür.
 
Bu yüzden Trump imzalasın ya da imzalamasın Pentagon İsrail’den aldığı talimatla PKK/PYD/YPG terör örgütünü zaten yıllardır besliyor.
 
Başkan Trump’ın yaptığı bu silah yardımını resmileştirmekten ibaret.
 
Bu resmileştirme düşünülenin aksine İsrail’in değil Türkiye’nin menfaatlerine hizmet etti!
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardır ABD ve Batıya seslenerek, “Sizin NATO’daki müttefikiniz Türkiye mi? yoksa terör örgütleri mi? Gelin Rakka’yı birlikte DEAŞ’tan temizleyelim!” teklifini dillendirse bile Türkiye’nin gerçek sahibi üstün aklın Rakka’ya askeri operasyon yapmak gibi bir niyeti ya da planı asla yok!
 
Türkiye, bu niyetini kamufle etmek için ise PKK/PYD/YPG’nin terör örgütleri olduğunu ve ABD ile Batının bu örgütlere silah yardımı yaptıkları için Rakka’ya düzenlenecek olan askeri operasyona katılmayacağını söylüyordu.
 
Ancak Pentagon’un Başkan Trump’a rağmen İsrail’den aldığı emirle terör örgütlerine yaptığı silah desteğinin resmi bir devlet politikası olarak uygulanmamış olması Türkiye’nin Batıya karşı elini zayıflatıyordu!
 
İşte Başkan Trump, terör örgütlerine yapılan silah yardımını resmi devlet politikası haline getirerek Türkiye’nin Rakka’ya düzenlenecek askeri operasyona katkı sağlamasını adeta imkânsız hale getirdi!
 
İsrail, bu kararname ile Türkiye/ABD yönetimlerini çatıştırmak, kavgaya tutuşturmak isterken yine farkında olmadan Türkiye’nin ekmeğine yağ sürmüş oldu.
 
Ayrıca Başkan Trump, bu kararnamenin altına imza atarak müesses nizama karşı elini güçlendirdi ve iktidarına yönelik en büyük tehdit oluşturan Yahudi lobilerinin seçkin adamı FBI Başkanını tek kalemde harcama fırsatını yakaladı.
 
Aksi halde Donald Trump’ın FBI Başkanını harcamasına asla göz yumulmazdı ve bedeli ağır ödettirilirdi!
 
Belli ki PKK/YPG/PYD terör örgütlerine silah yardımını resmileştiren kararnamenin altına imza atmak konusunda Yahudi lobileriyle bir pazarlık söz konusu olmuş.
 
“Bu kararı imzalarız ama FBI Başkanının kellesini isterük” denilmiş olmalı yerleşik düzene.
 
Yerleşik düzen ne yapsın?
 
Bir yanda Türkiye ile ABD’yi düşman ülkeler olarak karşı karşıya getirme seçeneği…
 
Diğer yanda FBI Başkanının kellesi…
 
Siyonist hegemonya için öncelik Türkiye ile ABD’nin arasını bozmak olduğu için mecburen FBI Başkanının kellesini vermiş olmalı!
 
İsrail, bu kararnameyi Başkan Trump’a dayatıp imzalattığı için arzu ettiği hiçbir hedefine ulaşamadı!
 
Hem Türkiye ile ABD arasında siyasi kriz çıkarmaya muvaffak olamadı hem de sadık adamı FBI Başkanının kellesinden oluverdi!
 
Üstelik Suriye’deki Türkiye düşmanı terör örgütlerine Pentagon’un yaptığı gayri resmi silah yardımını resmileştirerek Rakka’yı DEAŞ’tan almak için düzenlenmesi muhtemel askeri operasyona Türkiye’nin katkı sağlamasını adeta imkânsız hale getirdi.
 
Kısacası İsrail ve Dünya Siyonizm’i Türkiye’yi içine düşürmek için kazdıkları kuyuya bir kez daha yine kendileri düşüverdiler.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti öncesinde gerekli temaslarda bulunmak için ABD’ye gönderilen GKB Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın dış dünyada hiçbir önem, itibar ve ehemmiyetlerinin olmadığını da bu vesileyle test edip anlamış olduk.
 
Çünkü Başkan Trump ve yönetimi bu üçlüyle görüşmelerine rağmen PKK/PYD/YPG terör örgütlerine silah yardımı yapılması kararnamesini onayladı!
 
Hani ülkemizdeki yandaş medyanın MİT’i dünya çapında bir küresel mili ve yerli istihbarat örgütü haline dönüştürdü şeklindeki yalan propaganda ile yere göğe sığdırmadıkları Hakan Fidan var ya…
 
İşte bu Hakan Fidan’ın itibarının dış dünyada ne olup olmadığını da bir kez daha görmüş ve anlamış olduk!
 
Biz zaten biliyorduk da bilmeyenlere hatırlatalım istedik.
 
15 Temmuz darbe planını bile son güne kadar öğrenmekten aciz bir istihbarat kurumunun başkanının itibarından ne olur Allah aşkına?
 
Bize sorarsanız Hakan Fidan, 15 Temmuz darbe girişiminden habersiz değil bilakis darbeyi planlayan karargâha hizmet eden bir emir eri!
 
Sayı: 965
682 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:56
Güneş 07:25
Öğle 12:24
İkindi 14:49
Akşam 17:10
Yatsı 18:33
DÖVİZ KURLARI
USD 3.8910     EURO 4.5831     IMKB 109666     ALTIN 156,548