MİLLİ GÖRÜŞ SİTELERİNDE ŞU KONU DOLAŞIYOR

Konu hem günümüze hem geleceğe ışık tutuyor...

31 Mart 2011 Perşembe 23:52 < GÜNDEM
"DİNİ NECM EDEN ADAM'IN ALAMETİ 28 KEZ İHRAMA GİRMESİDİR..! O MERİH ŞAFAĞA ÇALDIĞINDA ZALİM HÜKÜMDARLAR DÜŞÜRÜLDÜĞÜNDE ÖLÜR..! O'NUN ÖLÜMÜNDEN SONRA HİLAFETİN MERKEZİNDE BÜYÜK SARSINTILAR OLUR VE O DİYARLAR YERLE YEKSAN OLUR.. KISA BİR ...SÜRE SONRA DA MÜSLÜMANLARIN ÜZERİNE FECİ KATLİAMLARIN VUKUU BULDUĞU SAVAŞ ÇIKAR..! TAM BU ESNADA ALLAH'IN İZNİYLE DİNİ NECM EDEN ADAM'IN ÖĞRETİLERİNİ ÜSTLENEN BİR KUMANDAN MÜSLÜMANLARDAN BİR ORDU TEŞKİL EDER... KUDÜS FETH OLUNUR..." (Muhyiddin-i Arabi -Saatlerin Hazinesi Fi Muallak-ı Gayb-ül İlm)
 
Yukarıdaki yazıyı Meriç Gündoğdu isimli biri bir Facebook grubunun Erbakan hoca ile ilgili yazıştığı bir sitede yazmış.
 
Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin böyle bir kitabı mevcut. Ve bu kitap 1973 yılında aşağıda göründüğü gibi Selahaddin Alpay isimli bir yazar tarafından Türkçeye çevrilmiş. Kitabın kapağı aşağıda görüldüğü gibi.
 

İki ayrı baskısı

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

KONUYU TEYİT EDEN BİR YAZI

Muhyiddin İbn Arabi

Ö. Faruk KARAMAN - Haberdem

 
             Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın vefatından sonra sanal alemde bir metin dolaşmaya başladı.  Bu metni  Muhyiddin İbn Arabi adlı İslam alimi kaleme almıştı. O metin şöyledir:

"Dini necm eden adam'ın alameti 28 kez ihrama girmesidir..!

O merih şafağa çaldığında zalim hükümdarlar düşürüldüğünde ölür.!

O'nun ölümünden sonra hilafetin merkezinde büyük sarsıntılar olur ve o diyarlar yerle yeksan olur.

Kısa bir süre sonra da müslümanların üzerine feci katliamların vukuu bulduğu savaş çıkar..!

Tam bu esnada Allah’ın izniyle dini necm eden adam'ın öğretilerini üstlenen bir kumandan müslümanlardan bir ordu teşkil eder.

Kudüs feth olunur...”

***

Muhyiddin İbn Arabi Endülüs’te yaşamış ve sonraki yıllarda Şam, Bağdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan tanınmış alim ve şeyhlerle görüşmüş ve genç yaşlarda ilim sahibi olmaya başlamıştır.

 İslam düşünürleri ve alimleri arasında ayrıcalıklı bir yeri olan Muhiddin Arabi, geçmiş ve gelecek hakkında verdiği bilgilerle de kendisinden söz ettirmiştir. Geçmiş ve gelecekle ilgili bilgilerin de yer aldığı 500 den fazla eseri bulunmaktadır. Önemli eserlerinden biri olan "Fütuhatı Mekiyye"de ruhlarla görüşülebildiğini açıklar. Ruhlarla görüşmesinin nasıl olduğunu da üç maddeyle özetler:

l- Rüya yoluyla,

2- Onların ruhaniyetlerini davet edip görüşerek,

3- Bedenimden ruhumu ayırıp, onların yanına giderek.

 

"Tabutüs Sekine" adlı eserinde ise şöyle der: Allahü Teala bana öyle nimetler ihsan etti, bildirdi ki, istesem kıyamete kadar gelecek tüm velileri, kutubları, isim ve nesebleri, olayları bildirebilirim. Fakat bazıları inkar ederler de manevi kazançlarından kaybederler diye korkuyorum.

Ancak yine de gelecek ile ilgili bazı olayları kitaplarında bildirmiştir. Hatta Nostradamus"un Muhittin Arabi"nin bu kehanetlerinden alıntılar yaptığı da bazı araştırmacılar tarafından iddia edilmektedir. Yaşamı sırasında yoğun eleştirilere maruz kalan Muhiddin Arabi vefatından kısa bir süre önce bir sohbeti esnasında “Sin, Şın"a gelince, Muhiddin"in kabri ortaya çıkar. Sizin taptığınız, benim ayaklarımın altındadır.”  Demişti. Bu sözleri dinleyenler hiç bir şey anlamadılar. Bu sözlerden kısa bir süre sonra 78 yaşında Şam"da vefat etti.

Ona düşman olanlar, mezarının üzerini çöplerle doldurdular. Aradan yıllar geçti. Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Han Şam"a geldi. Kabrini buldurup üzerindeki çöplerden temizletti. Üzerine bir türbe yaptırdı. Muhiddin Arabi"nin ölmeden önce sizin taptığınız benim ayağımın altındadır dediği yeri kazdırdı. Kazılan yerden l küp altın çıktı. Böylelikle Muhiddin Arabi"nin "siz Allahü Teala"ya değil de paraya tapıyorsunuz" dediği anlaşıldı. "Sin, Şın"a gelince" sözünün de ne anlama geldiği böylelikle ortaya çıkmış oluyordu. Muhiddin Arabi Arapça olarak Sin harfiyle Selim"i; Şın harfiyle ise Şam"ı ifade etmişti. Söylediklerinin tüm ayrıntıları böylelikle ortaya çıkmış oluyordu.

***

Yazımızın başında bahsettiğimiz yazı Muhyiddin Arabiye aittir. Baktığımızda yazıda bahsedilenler Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anımsatmaktadır. (En iyisini Allah bilir)

Bu konuda düşünmek ve araştırma yapmak gerekmektedir.

 Muhyiddin Arabi’ye ait olan Fütûhat-ı Mekkiyye kendi el yazısı ile yazılmıştır veTürk-İslam Eserleri Müzesi ‘ndedir.

Haberdem

 
O.G.   
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • mustafa balkara - 27 Ocak 2018 Cumartesi 22:30
    Merihin şafağa çalmasını düşündüm burada. En belirleyici oydu. Bakınız merih yani mars Erbakan'ın vefat ettiği tarihte gökyüzünde hangi konumdaymış. 27 Şubat 2011 için. http://www.nakedeyeplanets.com/mars-2011-13.htm şu linkte turuncu çizgi marsın konumunu gösteriyor. Sağdan gelip sola gidiyor. Mavi çizgi ise ufuk çizgisi. Cidden çok ilginçmiş. Hilafetin merkezi şu an için tbmm. Çünkü oraya devredildi 1924'te. Orada büyük sarsıntılar olur diyor ve ankara için yerle yeksan olur diyor. İyi yorumlamak gerek. Ne kadar doğru bilemeyiz bunu. Biz zahire bakmak mecburiyetindeyiz. En doğrusunu Cenab-ı Hakk bilir.
  • mehd19 - 23 Ağustos 2017 Çarşamba 16:35
    hz mehdi ile ilgili 10 yıldır bir çok hadisi inceleyiyorum, mehdi eğer bu yüz yılda gelecek ise ; 2019 - 2020 yılları gibi kabe de ortaya çıkacaktır, eğer bu olmazsa yüzyıl daha bekleyin durun bakalım !
  • cevdet battal - 13 Aralık 2015 Pazar 22:38
    "Dini necm eden adam'ın alameti 28 kez ihrama girmesidir..!
    açık açık necmettin erbakanın adını yazmış, ve başka bir siteden de okuduğuma göre 28 kez hacc ettiği söyleniyor. en doğrusunu Allah bilir.
  • S.hüseyin Motor - 23 Kasım 2015 Pazartesi 06:36
    Kitabın ismini yanlış vermişsiniz..Doğrusu budur..Futuhat-El Mekkiye
  • hacı kahraman - 09 Nisan 2011 Cumartesi 12:06
    gaziosmanpaşa'da erbakan hocayı anma toplantısında,İsmail müftüoğlu kendi ağzından siyasete nasıl girdiğini anlattı;1971 yıllarında bir konferansta erbakan hoca;bir milletvekili adayı gönüllü birini ister, önlerde oturan avukat ismail müftüoğlunun yanında, ozamanların en etkili hocanın oğlu oturmaktadır; bu kişi ismail müftüoğluna israrla aday olmasını tembihler daha sonra hikmetini anlatacağını söyler, neyse ismail müftüoğlu ayağa kalkar ve aday olmak istediğini açıklar; o zamanların en etkili hocası 1965 yıllarında tüm bölge camilerinde muhiddin arabi nin bu ileri görüşünü anlatır ve derki necmettin adında bir zat gelecek ve konyadan islami hareketi başlatacak. o zatın adını ve oğlunun adını öğrenmek istiyenler ve bu olayın gerçek olup olmadığını hakkında terettütde kalanlar ismail müftüoğlu ile konuşabilir; e-mail: i.muftuoglu@hotmail.com kaynak: http://www.saadet.org.tr/kisi/ismail-muftuoglu
  • selahattin - 04 Nisan 2011 Pazartesi 21:25
    El aziz yöneticileri bu nasıl gazetecilik anlayışı böyle. Mademki Saatlerin Hazinesi isimli bir kitap ve içinde Erbakan Hoca'yı çağrıştıran ifadeler var. O halde lütfen gereğini yapın ve kitabı bulup bahis mevzuu olan ifadelerin sayfa numarasını tespit edip kitabın tercümesinin doğru yapılıp yapılmadığını da kontrol ettirin. Eğer ifadeler gerçekten o kitapta sizin kamuoyu ile paylaştığınız gibiyse te'vili de her halde bir alime yaptırıp yine kamuoyu ile paylaşırsınız. Unutmadan kitap İstanbul'da Bilim, Sanat Vakfı Kütüphanesinde mevcuttur. İnternetten katalog taraması yapabilirsiniz.
  • mehmet mehmed - 04 Nisan 2011 Pazartesi 19:55
    herkes kitabı okuduğunu söylemiş ama haberi dikkallı okuyunca el azizin vermiş olduğu kitap adıyla diğer yazarın vermiş olduğu kitabın farklı olduğu görünüyor. bahsedilen kitap el yazısı imiş ve türk islam eserleri müzesindeymiş
  • mehmet kara - 25 Mart 2011 Cuma 07:01
    kıtabı zaten okumustum.boyle bı bılgı yok ıcınde .lutfen yanlıs yonlendırmeyelım mılleti.mıllı gorus sıtelerınde de ıcraat konusulyor...
  • Uğur Tanış - 21 Mart 2011 Pazartesi 16:16
    SP’de Oğuzhan Asiltürk çatlağı

    http://haber.gazetevatan.com/Haber/366310/1/Gundem

    20.03.2011


    Hizbullah'ın kurucusu olmakla suçlanan Abdulvahap Ekinci

    - Partide Oğuzhan Asiltürk’e yakınlığınız nedeniyle size “derin adam” gözüyle bakılıyormuş. Bunun böyle olmasının geçmişinizle ilgisi var mı?
    - Kesinlikle hayır. Bu iddia bizim “Mlli Görüş” anlayışımıza ve geleneğimize aykırıdır. Biz aldığımız terbiye ve eğitim çerçevesinde başta milli görüş lideri Erbakan hocamız olmak üzere Oğuzhan Asiltürk gibi, Şevket Kazan gibi büyüklerimize saygım sonsuzdur. Milli görüş hareketinde şunun ve bunun kanadı diye bir şey olamaz.

    http://www.marmarahaber.net/haber_detay.php?haber_no=10066
    20 Mayıs 2009
  • Abdullah Özel - 21 Mart 2011 Pazartesi 15:32
    Kitabın hangi sayfa yada bölümünde olduğu hakkında bilgi var mı?
  • ali ölmez - 21 Mart 2011 Pazartesi 09:51
    ben bu kitabı inceledim.içinde söylenen tarzda bir metin yok.saygılar
  • mhtr - 21 Mart 2011 Pazartesi 00:32
    Arkadaşlar, bir haberi yayınlıyorsunuz, iyi hoş güzel. Delilleriyle birlikte mantıklı geliyor insana. Ama o kitabı okuduk, böyle bir ifade geçmiyor! Son dönemde adnan oktar taraftarları bu konuyu çokça dile getiriyor. Kitabın varlığı doğrudur. Ama bahsi geçen ifade kitapta yok. Zaten gaybtan haber veriyor, yayınlarken dikkat etmiyor musunuz bu gibi şeylere?
  • orhan akdağ - 21 Mart 2011 Pazartesi 00:25
    bahsedilen kitabı okudum içinde böyle bir bilgi yok. varsa sayfasını da yazın.
  • safder yeniceli - 20 Mart 2011 Pazar 23:26
    Evet yalan sanırım doğru olmasını isterdim kitabı indirdim okudum ama böyle birşeye rastlamadım aynen bu kitabtı. tıp konularından bahsediyor başağrısı karın ağrısı vs bunlara ayetlere şifa vs bunlardan bahsediyor
    keşke sizde okumadan koymasaydınız buraya
    Ama ben defalarca baktım bulamadım eğer bulan varsa sayfasını yazsın bakaym
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:08
Güneş 06:30
Öğle 12:14
İkindi 15:16
Akşam 17:46
Yatsı 19:03
DÖVİZ KURLARI
USD 5.6626     EURO 6.5275     IMKB 96455     ALTIN 222,078