Ömer Polat

01 Kasım 2010 Pazartesi 18:58 DİĞER KÖŞE YAZILARI

AHİR ZAMAN FELSEFESİ

İnsanoğlunun birçok problem karşısında kendi aklıyla bulduğu çözüm yollarının arkasında faydadan çok, zararlar gizlidir.

Pozitif tıp biliminin hastalıklara karşı ürettiği ilaçların yan etkileri daha büyük hastalıklara yol açmaktadır.

Sosyal, siyasi ve ekonomik sorunlar da böyle. Çözüm yolları diye sunulan reçetelerin altından çok daha büyük sorunlar çıkıyor.

Maddi sorunlar elle tutulur, gözle görülür diyelim.

Manevi sorunların, yanlış düşüncelerin ve yanlış hayat felsefelerinin tahribatını anlamak, bunlara yeniden çözümler üretmek, insan ömrünün kifayet edeceği işler olmadığı için, bu sorunlar birer 'sapkınlık' olarak gelecek nesillere devrediyor.

Vahiy kaynaklı çözümlerde böyle bir yan etki görmek mümkün değildir.

Tabiat, evren ve insan ile ilgili görünen-görünmeyen ne kadar gerçeklik varsa; sorunlar, sorunlara getirilen çözüm yolları ve sonuçların, modüler parçalar gibi birbirleriyle birebir bütünleştiği görülür.

Modern eğitim sisteminin yanı sıra çocuk eğitimimizin faydasını-zararını tartışmaya açmak gerekir.

Çocuklarımızın körpe dimağlarını daha ilk andan itibaren hiçbir felsefesi olmayan anlamsız ve amaçsız masal, hikâye ve efsanelerle dolduruyoruz.

İleride çocuğun dünyaya, olaylara ve sorunlara nasıl bakacağı önemsenmiyor. Böylece gelecek nesiller ahiret hayatını hesaba katmadığı gibi dünyayı da sosyal gerçeklikten uzak, masal tadında yaşamaya başlıyor.

Böyle bir eğitim sistemi ancak; kitleler halinde yaşayan, kitleler halinde düşünen ve kendisi ile ilgili kararları kendisi alamayan bir insan sürüsü meydana getiriyor.

Ahir zaman neslinin karakteristik özelliği, hayat felsefesi; hastalığının, acınası halinin ve çer-çöp gibi darmadağınık olmasının sebebi kitleler halinde yaşatılması, kitle psikolojisi ile hareket ettirilmesi olarak karşımıza çıkıyor.

Oysa vahiy kültürüne sahip bir insan için ileri görüşlülük, fayda ve zarar hesabı cihanşümul olduğu gibi ahireti de içine alıyor.

Dolayısıyla da problemlere karşı en kapsamlı ve sağlıklı çözüm yolları üretilebiliyor.

Ahir zamana dair, içinde bulunduğumuz duygu ve düşünce atmosferini, sosyal ve siyasi gerçeklikleri ifade eden vahiy temelli uyarıları seküler eğitim felsefesiyle yetişen ahir zaman nesli bir türlü anlayamıyor.

En bariz ve beliğ anlatımlar karşısında bile, zihin kapasitesini sıfırlıyor ve "....... peygamber mi, biz peygamber miyiz, sahabe devrinde mi yaşıyoruz, biz sahabe değiliz" gibi inanç esaslarını savsaklama yolunu seçiyor.

"İnsan ahir zamanda mü'min olarak yatacak, kâfir olarak kalkacak; sabah evden mü'min olarak çıkacak, akşam eve kâfir olarak dönecek." hadis-i şerifini kitle psikolojisi ile dinliyor.

Ya da "ahir zamanda imanı elde tutmak kor ateşi elde tutmak gibidir." vahyini bir masal olarak dinliyor.

Hâlbuki bu hususlar, üzerinde önemle durulması gereken -bizimle ilgili, akıbetimizle ilgili- sosyal bir gerçekliktir.

Günümüzün sosyal ve siyasi olaylarını, hayat felsefemizi bu gerçeklikle birlikte mütalaa etmemiz gerekmiyor mu?

Yazılı ve görsel medyanın, etkin siyasetin ve liderlerin bizi sürüklediği istikamet ile 'ahir zaman gerçekliği' arasında bir bağlantı kuramadan, nasıl vahyin temsilcisi olunabilir?

Ahir zaman felsefemizi vahyin değişmez kurallarına ve uyarılarına göre yeniden gözden geçirmek zorundayız.

Eve kâfir dönmek, cemiyetimizin batıl fikirlerinden etkilenmek, riyaset sevdasıyla yanıp tutuşmak, zevklerimizin esiri olmak ya da ekmeğimizin tadını inanç esaslarımıza tercih etmek anlamına geliyorsa tevil yoluna gitmeden hayat felsefemizi gözden geçirmemiz gerekir.

Akşam kâfir olmak, akşam haberleriyle büyülenmek ve temel değerlerimize yavaş yavaş düşman olmak anlamına geliyorsa 'ahir zaman gerçeği'ne direnmeden inanç felsefemizi gözden geçirmemiz gerekir.

Kor ateşi elde tutmak; değişime direnmek, ganimete koşmamak, azlıktan ve kınanmaktan yılmamak ve sadıklarla beraber olmak anlamına geliyorsa bunları bilerek ve inanarak yapmak gerekir.

Siyasetimiz, düşüncemiz, felsefemiz vahyin işaret buyurduğu sosyal gerçekliklerle birebir örtüşmüyorsa bu gafletimiz bizi hadis-i şerifin uyardığı kitlelerin bir ferdi haline getirmiş olabilir. -Allah korusun-

O.G.

1751 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 04:37
Güneş 06:00
Öğle 12:24
İkindi 15:51
Akşam 18:36
Yatsı 19:53
DÖVİZ KURLARI
USD 3.4840     EURO 4.1760     IMKB 106481     ALTIN 146,563