SAADET'TEN AĞUSTOS DİVANI

Saadet Partisi Ağustos Ayı İl Divan Toplantısı GİK Üyeleri Av. Bekir Kılıç, Burhan Sadak, İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğlu, Merkez İlçe Başkanı Mustafa Kodat, partililerin katılımıyla gerçekleşti.

25 Ağustos 2014 Pazartesi 20:58 < MİLLİ GÖRÜŞ

Saadet'ten Ağustos Divanı 

Toplantının basına açık bölümünde açılış konuşmasını yapan İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğu, İlk olarak Ak Parti Genel Başkanlığı görevine getirilen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na değindi. Hacıbekiroğlu, Öncelikle yeni görevinde sayın Davutoğlu'na başarılar dilediklerini ve hayırlı hizmetlerde bulunmayı Cenab-ı Allahtan niyaz ettiklerini belirtti.

Saadet Partisi ve Milli Görüş anlayışı olarak mücadelelerinin kişilerle veya şahıslarla değil, zihniyetlerle olduğunu belirten Hacıbekiroğlu, 13 yılda Tayyip Erdoğan veya Davutoğlu isimlerini değil AKP zihniyetinin yapmış olduğu tahribatları dile getirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Hacıbekiroğlu, Davutoğlu'nun dış işleri bakanlığı görev süresinde komşu ile sıfır problem derken bir anda Türkiye'nin komşusuz kaldığını, Arap baharı süre zarfında izlenen yanlış politikalarla ciddi hata ve veballere ortak olunduğunu ifade etti. Davutoğlu'nun görev süresince Türkiye'nin dış politikada şahsiyetini ve heybetini kaybettiğini söyleyen Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğlu, Filistin başta olmak üzere ortadoğuda devam eden katliamların her geçen gün şiddetle arttığını, körü körüne batıya bağlılık politikasının ne yazık ki hala aynı ısrarla devam ettirildiğini sözlerine ekledi.

Hacıbekiroğlu, Batılı sistemden hayır gelmeyeceğini, çözümün derhal İslam birliği ve İslam Birleşmiş milletlerini aktif hale getirmek olduğunu ve yeni göreve gelen Davutoğlu'nun derhal Milli Görüş politikalarına laf ile değil fiili olarak geri dönmesi gerektiğini, john Kerry ile değil kurulan İslam Birliği ülkeleri ile Filistin Meselesine çözüm arayan bir hükümet arzuladıklarını söyledi.

Ahlaki ve Manevi Tahribat Her Geçen Gün Artıyor

Daha sonra Türkiye'nin genel politikalarına değinen İl Başkanı Hacıbekiroğlu, Anadolu’nun geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığının bitme noktasına gelmesinden büyükşehirlere doğru gerçekleşen göçler sonucunda büyükşehirlerde de toplumsal olayların yaşandığına dikkat çekti. “İstanbul’un nüfusu 7-8 milyondan 16 milyona dayandı. Sadece İstanbul’a yapılan çılgın projelerle çok az bir zaman sonra nüfus 30-40 milyona ulaşacaktır. Bunun da emareleri var zaten Anadolu boşalıyor. Peki göç eden insanlar gittikleri yerlerde memnunlar mı? Göç edilen iller acaba huzur içinde mi? Hayır. Bununla beraber toplumsal olaylar da oluyor, daha önce cami önüne bırakılan bebekleri artık çöplüklerden topluyoruz. Sonra cinayetler, kapkaç olayları, hırsızlık vb. Nitekim Adalet Bakanlığı Ağustos ayı içerisinde yayınlamış olduğu bir rapora göre, cezaevleri Cumhuriyet tarihinin en yüksek doluluk oranına ulaşmıştır. Yani rakamla 151 bin kişi işlediği suçlardan dolayı cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Peki bu insanlar durup dururken mi suç işledi de içeri girdi? Önceki gün tespit edildiği kadarıyla bir yıl içerisinde Türkiye’de kadın cinayeti 169 olarak belirtildi. Bu cinayetlerin temelinde huzursuzluk, huzursuzluğu tetikleyen ise geçim sıkıntıları ve çoğu da Anadolu’dan ekmek bulmak için göç eden insanlar” şeklinde konuştu.

Daha doğmayan bebekler bile 7 bin 500 dolar borçlandırıldı 

Türkiye’nin AKP döneminde tarihinin en büyük borçlanmasını yaşadığını ifade eden Hacıbekiroğlu şunları kaydetti: “AKP, 2002 yılında işbaşına geldiğinde Türkiye’nin toplum borcu 230 milyar dolar civarındaydı. Şu an 650 Milyar dolar. ‘Hükümet, IMF’ye olan 21 Milyar dolar borcu ödedi’ diyorlar. İnsanımız IMF’ye ödenen borçla Türkiye’nin borçtan kurtulduğunu zannediyor. Tabiri caizse IMF’ye olan borcumuz devede kulak bile değildi. Bugün Türkiye’de devlet borçludur, millet borçludur, tüzel kişiler borçludur hatta doğmamış bebeler bile 7 bin 500 dolar borçludur. Ağlamanın sızlamanın kimseye faydası olmadığına göre ne yapmalıyız? Görev bizler düşmektedir. Tabii ki başta Saadet Partisi’ne düşmektedir. Her bir komisyonumuz, tarım, hayvancılık, ekonomi ve sosyal olaylar alanında ne yapılması gerekiyorsa, yapacaktır.”  

Bugün ülke olarak bir çok sorun yaşadıklarını, “Fakat özellikle her seçim döneminde artan en büyük ve en tehlikeli sorunlardan biri de kutuplaşmadır. Bundan sonra başta yeni Cumhurbaşkanı ve başbakan olmak üzere bütün siyasiler üsluplarına daha çok dikkat etmelidir.” uyarısında bulundu.“Bu ülkeye verilebilecek en büyük zarar, insanları kutuplaştırmak, ayrıştırmak ve ötekileştirmektir. Çünkü bir ülke için en değerli şey Birlik ve Beraberliktir. Bunu da temin etmenin yolu ortak paydalarımızı çoğaltmak ve güçlendirmektir.” diyen İbrahim Hacıbekiroğlu, “Bu ülkede yaşayan herkes her konuda aynı düşünmek zorunda değildir. Hatta; ortak paydada buluşmak, olmazsa olmaz konularda beraber hareket etmek şartı ile bazı konularda farklı düşünmek farklı yaşamak zenginliktir.” şeklinde konuştu. Hacıbekiroğlu, “Biz sıradan bir ülke değiliz. Dünyaya bin yıl liderlik yapmış, şu anda bu potansiyeli olan bir ülkeyiz.” dedi. Kendi içinde birlik ve bütünlüğü tesis edememiş bir ülkenin kendi sorunlarını çözmesi ve başkalarına faydalı olmasının düşünülemeyeceğini kaydeden Saadet Genel İl Başkanı, devlet adamı olmanın ayırıcı vasfına dikkat çekti: “Unutmayalım ki siyasette karar verici makamında oturanların gerektiğinde ülkesini nefsinden ve partisinden çok sevemiyor veya önceleyemiyorsa ondan devlet adamı olmaz.” Hacıbekiroğlu, bir partinin mensubu olmanın ölçüsünü de, yanlışa yanlış diyebilmekte olduğunu şu şekilde dile getirdi: “Bunun yanında yine herhangi bir partilinin partisi yanlış yaptığında o yanlışa yanlış diyemiyorsa o partilinin de kendisine partisine ve ülkesine faydalı olması düşünülemez.”

 Hakaret, iftira ve tehdit dönemi geride kalsın! 

Hacıbekiroğlu şöyle konuştu: “Bir fikir sahibi fikrini anlatır veya savunurken, hakaret etmemeli, iftira atmamalı ve tehdit etmemelidir. Çünkü hakaretin, iftiranın, tehdidin olduğu ortamda barış, kardeşlik ve muhabbet olmaz. Bugün olduğu gibi gerginlik, kutuplaşma ve ancak ayrışma meydana gelir. Bu ülke Alevisi, Sünnisi ile Türkü, Kürdü,Lazı, Çerkezi ile solcusu sağcısı ile, liberali, muhafazakarı ile ortak paydalarda bir araya geldiğinde büyük bir güç ve büyük bir devlettir. Aksi taktirde kutuplaştığında egemen güçler için bir yem ve oyuncaktır.” Ülkenin bütün evlatlarının kardeşliğine vurgu yaptı.
 
EG.

 

5999 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:10
Güneş 06:32
Öğle 12:15
İkindi 15:14
Akşam 17:44
Yatsı 19:01
DÖVİZ KURLARI
USD 3.7036     EURO 4.3490     IMKB 107765     ALTIN 151,906