Serdar Arseven

sarseven@hotmail.com 24 Ekim 2015 Cumartesi 11:01 DİĞER KÖŞE YAZILARI

AK PARTİ “YANDAŞI” OLMAK!..

AK Parti’nin 1 Kasım seçiminden “tek başına iktidar” çıkartma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum.

Çok gezen, boş gezmeyen bir gazeteciyim. Gönlümden geçenleri saklama ihtiyacını pek duymam, rahatımdır.

Gizli-saklı işler çevirmediğim, bu tür işlerle uğraşmayı “vakit ve enerji israfı” olarak gördüğüm için net takılırım, adam satmam, emanet aldığım sırları kamuya açmam, bu da karşı tarafı etkiler, etraflarına kapalı olanlar bana açılır.

Tevazuu mu da korurum aşırıya kaçmadan, bu da avantaj, bir de duygularını işine fazla karıştırmazsan tamam.

Dolayısıyla iyi nabız tutarım, seçim işlerinde de böyle.

Geçen seçimde HDP’nin baraj sınırında olduğunu yazmıştım, bendenize buradan çakılabilir ama seçimin hemen öncesinde PKK partisinin mitingine düzenlenen saldırının oyları önemli ölçüde etkilediğini gözden kaçırmamak lâzım.

Araştırmacılar o saldırının HDP oylarını en az iki puan tırmandırdığı görüşünde birleştiklerine göre, Diyarbakır mitinginden önce “baraj sınırı”ndan bahsettim diye “amma da yanıldın” lâfını hak etmiş olmam.

Neyse lâfı uzattım; demem o ki, bu seçimde de iyi nabız tutuyorum ve AK Parti’nin bir önceki seçimdeki oylarını bir miktar artıracağını görüyorum.

Son haftada bir takım işler çevrilir, seçmen tercihi yönlendirilir filan, onu bilemem, şu anda görünen bu.

Yüzde 41 oy verecek bir kere, ilâvesi “kerhen” verilen oylar olacak.

Memleketin başka alternatifi olmadığından “yine AK Parti” denilecek, şimdilik görünen bu.

Neler olabilir?..

Mesela 280, 281 vekil olabilir;  276’nın biraz altında kalınabilir, 281 bir miktar aşılabilir.

Dört partinin yüzde 10’luk barajı aşacağı bir seçimden AK Parti’nin çıkartabileceği vekil sayısının üst sınırı aşağı yukarı belli, büyük bir fark olmaz.

Sayın Erdoğan’ın partinin başında olduğu dönemlerde Meclis’te aşağı yukarı üçte ikilik AK Parti çoğunluğu vardı.

Öyle olduğu halde “çatlak” tipler çıkar, en kritik oylamalarda karşı safa geçer, Sayın Erdoğan’ı çileden çıkartırlardı.

AK Parti “kıl payı” tek başına iktidara, hele koalisyona mecbur kalırsa “kontrol” iyice zorlaşır…

Bugün için “büyük farkla iktidar” gibi bir ihtimal neredeyse yok, “tek başına iktidar” ulaşılabilir  hedef.

“Koalisyon” tablosu ise çok kötü olur, çok kötü! “Tekrar” seçim olmaz da, en geç bir buçuk sene sonra “erken” seçime gideriz!..

Sonrasında mahalli idareler seçimleri filan, global ekonomik kriz ortamında gel de ayakta kal!..

•

Her ne şekilde olursa olsun, memleket çok zor bir süreçten geçecek.

Ve her ne şekilde olursa olsun bu süreci AK Parti ile götürecek.

Diğer partilerden bir numara çıkmayacağını 7 Haziran sonrasında gördük.

Bir numara çıkabilirdi, HDP-CHP-MHP koalisyonu!

O da Allah muhafaza, bu ülkenin Esed Türkiye’sine dönmesi demekti.

Neyse ki bu olmadı, neyse ki CHP ile koalisyon da olmadı.

•

Memleketin birliği, beraberliği, gelişmesi, kalkınması, dış dünyadaki itibarı, ne varsa AK Parti’ye teslim.

Yandaşı mandaşı boşverin…

Bizim AK Parti’den kişisel menfaatimiz filan yok, daha önce de yazdığımız gibi AK Parti en çok kendisine “söven”lere itibar etmiştir yıllar boyunca, omurgasız tiplere filan…

Mesele “ben” meselesi olsaydı farklı bir pozisyon alırdım, mesele “ülke” meselesi olduğundan AK Parti’yi desteklemek durumunda kalıyorum… Memleket “şer ittifakı”nın pençesine mi düşsün, esnafımız kepenk mi indirsin, milyonlarca vatandaş maaş alamaz halleri mi gelsin…

“Hayvan” dediğin sadece yıkmayı bilir…

Yıktıktan sonra yerine ne koyacağını düşünmek ise “insan” işidir.

Efendim;

AK Partili kritik bir süreç daha…

Önümüzdeki birkaç yıl çok önemli, dış kaynaklı ekonomik gelişmelerin yol açacağı olumsuzluklar bizi çok daha fazla etkileyecek.

ABD Merkez Bankası işi “sıkıya” alacak, bütün piyasalarda “kaynak” sıkıntısı tırmanacak…

Vesaire..

•

Bu sürece  “koalisyon”la girersek iş bitmiş demektir;  bu memlekette koalisyon asla yürümez, kuruluşta verilen rüzgâr bir süre sonra terse döner, alabora oluruz.

Böyle bir ortamda “terörle mücadele” biter, “çözüm süreci” biter, terör örgütü de devlet de iyice sertleşir, Güneydoğu’da sokağa çıkılmaz.

Memleketin diğer bölgeleri de bundan nasibini alır, öyle CHP’nin kıyıları filan da huzur bulamaz; böyle bir kaos ortamında ne turizm kalır, ne de eğlence!

AK Parti koalisyona mecbur bırakılır ve koalisyon da kurulursa, AK Parti kitlesi “fiilen” muhalefete düşmüş olur.

Bu da ülke yönetimini iyice zorlaştırır.

Sonuç olarak:

AK Parti’yi niçin destekliyorum?

Cevabını vermiş oldu galiba.

Yandaş, mandaş boş lâflar!

O.G.

1507 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:36
Güneş 07:02
Öğle 12:16
İkindi 14:52
Akşam 17:15
Yatsı 18:36
DÖVİZ KURLARI
USD 3.9224     EURO 4.6203     IMKB 104782     ALTIN 163,034