Şevket S. Baydemir

14 Mart 2009 Cumartesi 14:48 DİĞER KÖŞE YAZILARI

ERBAKAN'A 'SİZ TÜRKİYE'NİN İKİNCİ ATATÜRKÜSÜNÜZ' DİYEN GENERALLER

CHP-MSP Koalisyonu 1974 yılının ülkeye kazandırdığı anlamlı bir siyasi gelişmeydi. Böylece toplumun dışlanmış kesimleri en sağdan ve en soldan bir araya gelerek bir hükümet kurma iradesi etrafında birleşmişlerdi.
 
Kemalist Laik kökenden gelmesine rağmen bu kökeni sorgulayarak yeni bir sol kimlikle halka yakınlaşan CHP ile bu zamana kadar bürokratik oligarşi tarafından hep dışlanmış dindar Anadolu Halkının partisi MSP şimdi tarihi bir fırsatın eşiğindeydiler.
 
CHP’li Ecevit ‘Biz İnönü döneminin laiklik anlayışını reddediyoruz’ diyen, ‘İmam Hatip Liselerine sıcak bakan’ bir solcu lider konumundaydı o günlerde. Ecevit, ‘Bizim için en sakıncasız koalisyon’ şeklinde nitelemişti o günkü ortaklığı.
 
MSP Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk’ün iddiasına göre koalisyonun gerisinde kendilerine gelerek ‘Demirel sizin aleyhinizde çalışıyor. Ecevit’i tercih edin’ şeklinde tavsiyede bulunan vatansever generallerin tesiri vardı.
 
Koalisyonda 17 Bakanlığı CHP, 7 Bakanlığı ise MSP almıştı. Ecevit’in listesinde Deniz Baykal Maliye Bakanı, Orhan Birgit Turizm Bakanı olarak gözükürken, MSP’ye Başbakan Yardımcılığı, Devlet, Adalet, İçişleri, Ticaret, Tarım ve Sanayi Bakanlıkları verilmişti.
 
Devlet Bakanı olması münasebetiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü kendisine verilen MSP’li Süleyman Arif Emre; içkili, sazlı, eğlenceli mekânların işgali altında bulunan tarihi eserlere sahip çıkmakla işe başlamıştı.
 
İlk başlarda her şey güzel gidiyordu. MSP’li Bakanlar vakti geçecekse Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında müsaade alıp namazlarını kılıyor, Ecevit de buna saygı gösteriyordu.
 
‘CHP’li Milli Eğitim bakanı Mustafa Üstündağ, okullara başörtülü öğrencilerin girmesini yasaklayan genelge yayınlayan genel müdürlerden dolayı MSP’lilerden özür dileyebiliyordu’
 
MSP’liler ve Erbakan kısa dönemde siyasetin yıldızı olmuşlardı. Hatta 27 Mayıs Darbesi’nin önemli kurmaylarından ve senatoda Milli Birlik Komitesi üyesi olarak bulunan General Fahri Özdilek, Erbakan’dan bir brifing istemiş, brifingi dinleyen yarbay Suphi Karaman ağlayarak Erbakan’a ‘Siz Türkiye’nin ikinci Atatürküsünüz’ demişti.
 
Bu dönemde 12 Mart Muhtırası döneminde kapatılan İmam Hatip Liselerinin orta kısımları tekrar açılmış, İmam Hatiplerin üniversitelere girebilmesi konusunda da gerekli düzenleme yapılmıştı.
 
O dönemde Başbakan Bülent Ecevit’in en önemli sorunu bir türlü iktidar alanına alamadığı güvenlik birimleriydi. MİT ve Genelkurmay başta olmak üzere güvenlik birimleri hükümetten bağımsız davranmaya devam ediyor, kontrgerilla isimli Özel Harp Dairesi çalışmalarını sürdürüyordu.
 
Bir kere Başbakan Ecevit kendisine bağlı kurum olan MİT’ten istihbarat alamıyordu. ‘MİT, Başbakan’ın MİT’e sokmak istediği personele dahi engel koymuştu.’
 
Yapı öyleydi ki MİT, Başbakanlığa bağlı gözükmekte ancak Genelkurmay’ın emrinde çalışmaktaydı.
 
‘Bu yapı Başbakan’ın telefonlarının dinlenmesine varacak kadar’ garip durumları ortaya çıkarıyordu.
 
Nitekim aynı yıl içerisinde gerçekleşecek Kıbrıs Harekâtı boyunca Başbakan Ecevit’e Özel Harp Dairesi’nden de tek bir bilgi gelmemişti.
 
Aynı Özel Harp Dairesi, ‘Milli Savunma Bakanlığı’na başvurarak Hükümet bütçesinden pay istiyor ancak Hükümete tek bir bilgi vermiyordu’
 
Zaman içerisinde CHP ile MSP arasında doku uyuşmazlığı baş göstermeye başladı.
 
MSP’li Lütfi Doğan’ın bir dış gezi öncesi ‘Cumhurbaşkanı Korutürk’ün eşinin elini sıkmaması’ gibi tavırlar CHP’lilerin çıkardıkları Af yasasına MSP’nin yeterince destek vermemesi koalisyonu yıpratmıştı.
 
CHP ile MSP arasındaki ilişkiler Af Kanunu münasebetiyle iyice gerginleşirken Kıbrıs olayları yeniden ülkenin birinci gündemi oluverdi.
 
21 Temmuz günü Türk Ordusu Kıbrıs’a bir çıkarma yaparak buradaki Türkleri, Rumların saldırılarından korumak üzere adada bir güvenlik bölgesi oluşturdu.
 
Kıbrıs Barış Harekâtı gerek Ecevit’in gerekse CHP’nin oylarını ve itibarını yükseltmiş, Ecevit’i iç ve dış politikada daha güçlü hale getirmişti.
 
‘Bu duygu Ecevit’i hükümeti bozarak, Kıbrıs Harekâtı münasebetiyle oluşan itibarını oya çevirme arzusu olarak ortaya çıktı.’
 
Ağustos’tan itibaren Hükümet için geriye sayma başlamıştı.
 
MSP’liler olanları dikkatle izliyorlar, bir kısmına anlam veremiyorlardı. Çünkü CHP ile ilişkileri ve fikir ayrılıkları hiçbir zaman Hükümeti yıkacak bir boyuta gelmemişti onlara göre.
 
MSP’li Süleyman Arif Emre’ye göre CHP’nin bu kararının arkasında MSP’nin ‘Ağır sanayi hamlesi’ girişimi vardı.
 
Büyük ümitlerle kurulmuş koalisyon 12 Ekim 1974 günü sona erdi. Ardından Fahri Korutürk Prof. Dr. Sadi Irmak’a hükümeti kurmak için görev verdi.
1545 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:36
Güneş 07:02
Öğle 12:16
İkindi 14:52
Akşam 17:15
Yatsı 18:36
DÖVİZ KURLARI
USD 3.9175     EURO 4.6103     IMKB 103905     ALTIN 162,327