Spor Editör

spor@el-aziz.com 12 Aralık 2015 Cumartesi 15:50 DİĞER KÖŞE YAZILARI

İYİ Kİ KRİZDEN LİDERLİK ÇIKARABİLEN FUTBOLCULARIMIZ VAR!


Sezona hedef koyarak başlayan ve kısa periyotlarla düşüş gösterse de beklenenin üstünde bir grafik çizerek ilk yarının son iki haftasına kadar gelen Elazığspor kazanmaya devam ediyor.

Bordo Beyazlı oyuncular iki maç üst üste evinde oynadıkları fikstür avantajını çok iyi değerlendiler ve 6 değil, belki 9-12 puanlık iki zor maçı kazanmayı bildiler.

Formda bir Alanyaspor ile birlikte Göztepe’nin ardından deplasmanda en çok puan toplayan KDÇ Karabükspor’u yenerek büyük bir başarıya imza attılar.

Sahada çok kritik imzalar atarak taraftarını sevindiren futbolcularımız bu galibiyetlere ne kadar seviniyor ve mutlu olabiliyorlar işte orası tam bir muamma.

Çünkü imza attıkları sözleşmelerdeki taahhütler yerine getirilmediği için çok zor günler geçirdiklerini biliyoruz. 9 futbolcu cesaret edip alacaklarını tahsil edebilmek için son çare TFF’ye başvurmuş olsa da diğer futbolcuların bu duruma daha ne kadar dayanabileceklerini ve ne zaman patlayacaklarını hesap etmek ise zor!

Canlarını dişlerine takarak aldıkları başarılı sonuçlar ve oturdukları liderlik koltuğunun cazibesi şehre bir heyecan ve vicdanlara bir hareket getirir mi, bekleyip göreceğiz…

Şu haftaya kadar sadece primlerle karınlarını doyurup evlerine ekmek götürmeye mahkum edilmiş bu insanların emeğini takdir etmemek elbette mümkün değil ama bu işin böyle devam etmeyeceği de ortada!

Artık kronikleşmiş ve sık sık tekerrür eden maddi kriz sendromu ile hayatına devam etmek zorunda olan Elazığspor Kulübü’nü yönetenler bakalım bu hastayı tedavi edebilecekl bir yol ve yöntem bulabilecekler mi!

Yani dememiz o ki, yüksek tansiyon ve sürekli krize rağmen futbolcularımızın karakterli ve dirençli yapısı Elazığspor’u buraya kadar taşıdı ancak burada tutunabilmek için artık top tamamen Yönetim’de…

Bu topu nasıl oynar, hangi kanattan atağa kalkar, hangi taktikle sonuca gider orası tabi ki kendi bilecekleri bir mesele.

Başkan’ın sıkıştıkça basına ve bazı makamlara yüklenmesine alıştık ama kendisi 4 yıldır bu memleketin huyuna suyuna henüz alışamadı.

Geçen sezon ligin sonlarına denk gelen Denizli maçı sonrası yaşanan krizi zar-zor atlatarak güçlükle lige tutunabilen Elazığspor’un yaşadıklarından ders çıkarılması gerekirken, aynı sıkıntının bu sezon hem de çok erken yaşanması manidar değil mi!

9 futbolcunun TFF’ye gitmesinin ardından oynanan Alanya maçı sonrası basın odasında Elazığspor’un bu zor günlerinde eleştirilerin yapıcı olmasını isteyen Başkan Öztürk; bu eleştirilerin takımın motivasyonunu etkilediğini belirterek, takımın kendisinin değil, Elazığ’ın takımı olduğunu söylemesi ne kadar doğru!

“Ben bu takımı canlandırmak isterken acımasız eleştirilerle karşılaşıyoruz ve heyecanımız düşüyor…” şeklinde serzenişte bulunan Sayın Öztürk’ün herhalde ağzından çıkanları unutma gibi bir hastalığı da var!

Sezon başlamadan önce, başta transfer meselesi olmak üzere yaptığı diğer bütün açıklamalar arşivlerde dururken, kulübü yine kriz içine sokan politikaların müsebbibi kendisi değilmiş gibi davranması insanlara pes dedirtiyor doğrusu.

“Almak isteyen varsa bırakım!” tehdidi ise tıpkı sürekli ertelenen kongreler gibi artık bir Elazığspor klasiği oldu ve bu sözün kaç kere tekrarladığını bile unuttuk!

Restini görüp almak isteyenler olduğun da ise tık nefes gelip o koltuğa oturduğu da hatıralarda canlılığını koruyor.

“Destek yok, para yok, kaynak bulamıyoruz v.s” söylemleriyle gündemi sürekli meşgul edenlerin önce 3 sezonda yapılan transferlere ve getirip gönderdiklerine anlaşılır bir izahat getirmeleri gerekiyor.

Çünkü destek bir güven meselesidir. Sarsılmış bir güvenle destek beklemek ise tek taraflı bir hayalden başka bir şey değildir.

Önce bu sarsıntının durdurulması için adımlar atılması gerektiği hala anlaşılamamış ise vay Elazığspor’un haline!

Bilinen ve bilinmeyen borçlara bir de kimsenin tahmin bile edemediği temlik eklenirse varın siz düşünün bu kulübün halini!

3 hafta önce yaşanan teknik heyet değişikliğini; “takımı hedefe götürmek amacıyla yaptık!” diyenlerin bugün yeniden gelidikleri o koltuğa sağlam oturup iyi bir bir hesap yapması ve bu takımın devre arasında önünün tıkanmaması için adımlar atması gerekiyor.

Yoksa kongelerde belli şahısların el kaldırıp indirmesiyle elde edilen GÜVEN'le Elazığspor'un bırakın bir arpa boyu yol alması, aşamayacağı dağlara çarpması bile söz konusu...

Şimdilik tek tesellimiz ise krizden liderlik çıkarabilen bir futbolcu topluğuna sahip olmamızdır!..

*****

Hedefe doğru giderken alınan değerli puanlar maç fazlası ile olsa da Elazığspor’u ikinci kez liderlik koltuğuna oturttu. Tabi bunda bu sezon PTT 1. Lig’de alınan sürpriz sonuçlar ve böylece oluşan puan tablosunu da unutmamak gerekir.

İşi koparıp götüren ve farkı açan bir takım şu ana kadar henüz çıkmadı. At başı giden yarışta ipi göğüslemeye aday an itibariyle neredeyse 12-13 takım var.

Son deplasman yenilgisini 3. Haftada Balıkesirspor karşısında alan Karadeniz ekibi 2. Yenilgisini Elazığspor karşısında alarak liderlik koltuğundan düştü.

İbrahim Üzülmez kupa maçı dahil 5 maçta takıma futbolculuğu döneminde sahip olduğu hırs dışında pek fazla bir katabilmiş değil.

Eldeki malzeme ile bir şeyler yapmaya çalışıyor ancak mevcut kadronun aksayan yönleri bu maçta da kendini ortaya koydu.

Defansı bir kenara bırakacak olursak, orta alan ve gol bölgesindeki yetersizlik giderilemez ise ki (sonuçlanmış alacaklar yüzünden) bu çok zor, o zaman Sayın Üzülmez’den çok şeyler beklenemeyeceği ve ikinci yarıda işimizin hiç kolay olmayacağı ortada.

Yapılan 24 transfere rağmen aksayanların yerine koyulacak alternatiflerin bulunamıyor olması fazla söze hacet bırakmadan transferin ne kadar başarılı olup olmadığını yeterince anlatıyor zaten…

*****

Dün oynanan ve zirveyi yakından ilgilendiren maçı kısaca değerlendirecek olursak:

Öncelikle son 10 dakika da gelen 2 golle önemli bir dönüş yapan ve en az 6 puanlık bir maçtan ceplerindeki krize rağmen yüreklerini ortaya koyarak yüzünün akıyla çıkan futbolcularımızı tebrik etmemiz gerekiyor.

İlk 15 dakika iki takım birbirini tanımak adına kontrollü bir oyun sergiledikten sonra Karabük kadro kalitesini ortaya koyarak üstünlüğü ele almaya başladı.

Orta alanda Segbefia ve Traore ikilisini kilitleyen konuk takım aradığı golü 31. Dakikada Zenke ile bulduktan sonra soyunma odasına da üstün girmeyi başardı.

Elazığspor’un beyni konumundaki Cleyton’u ilk yarıda bu rolünü iyi oynayamaması gelişen atakların sonuçsuz kalmasına neden olurken, son adam eksikliği de rakibin ekmeğine yağ sürmüş oldu.

Ümit Tütünci’ye kenara Kenan Şahin’i sahaya sürerek kinci yarıya başlayan İbrahim Üzülmez’in soyunma odasında “Kaybedebiliriz ama kimse pes etmeyecek!” şeklinde motive ettiği takımın mücadele hırsının rakibin direncini yavaş yavaş düşürdüğüne şahit olduk!

Karşılıklı girilen gol pozisyonlarını değerlendiremeyen iki takımdan daha hırslı olan taraf Elazığspor olsa da kaleci Serdar Alanya maçında olduğu gibi yine önemli kurtarışlar yaparak arkadaşlarına destek ve moral veren isim olarak öne çıktı.

Seyirci desteğini de arkasına alarak daha istekli bir oyun ortaya koyan Bordo Beyazlılar’ın çalışkan oyuncusu Tom’un kaleci Andrıano’nun büyük hatasıyla beraberliği sağlayan golü atması hem takımı hem de tribünleri ateşledi.

Panikleyen Karabükspor bu golden 10 dakika sonra Cleyton’un usta işi pasıyla Hakan Bilgiç’in golüne engel olmayınca Elazığspor deplasman fatihini dize getirip maç fazlası ile de olsa liderlik koltuğunu devralmış oldu.

Burada söylemeden geçemeyeceğimiz en önemli husus ise forvette ısrarla Ümit’in üzerinde duran İbrahim Hoca’nın golleriyle takımı taşıyan oyuncu olan Serdar’ın bu üretkenliğinin düştüğünü göremiyor olması.

İbrahim Hoca geçmiş maçların tamamını izledi mi bilemiyoruz ama, bu maçta bizim gördüğümüz Ümit Tütünci sayesinde Elazığspor sahada 10 kişi oynadı ve ilk yarıyı da 1-0 mağlup bitirdi.

İbrahim Hoca’nın geldiği günden bu yana Ümit, o olmadıysa Kenan ısrarı ile birlikte oynattığı oyun formatı Serdar’ın 9 golde takılı kalmasına neden oldu diye düşünüyoruz.

Dolayısıyla genç hocanın bu duruma acilen bir çare bulması gerekiyor…
 
*****

Bu sene sürpriz sonuçların alındığı çok değişik bir lig izliyoruz.

Birbirlerinin nefesini enselerinde hisseden takımlar kıyasıya bir mücadele veriyor.

Son olarak Alanya’yı deplasmanda deviren Adanaspor’da Play-Off potasına girmiş bulunuyor.

Giresun ve Alanya’nın puan kayıpları ise Elazığspor’a yaramış durumda. Eğer Göztepe G. Antep BŞB deplasmanından en az 2 gollü bir üstünlükle ayrılamaz ise haftanın lideri Elazığspor olacak!

Haydi hayırlısı!

****

Önceki sezon yenilendikten sonra hemen her maçta olumlu olarak gündeme gelen Atatürk Stadı’nın zemini göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. Son maçta da TRT spikerinin dile getirdiği gibi birçok Süper Lig takımını geride bırakarak PTT Lig’in en iyi zeminine sahip olan Atatürk Stadı’ndaki ses düzeni ise tam bir tezat.

Şu stada iyi bir ses düzeni kurmanın maliyeti çok mu yüksek ki, haftalardır dillendirilmesine rağmen Yönetim bundan kaçınıyor anlamak mümkün değil.

Son olarak Karabük maçında istiklal marşı okunurken yaşanan rezaleti tüm Türkiye izledi maalesef.

Gollerin ardından tüm statlarda duyduğumuz anons ve sevinç ambiyansı Elazığspor taraftarına da fazla görülmemeli ve bu sorun kısa sürede bir şekilde halledilmelidir.
 
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • muhsin çelik - 13 Aralık 2015 Pazar 18:09
    Genel kurulu canlı izledim, adamlar hesap vermiyor, ne kulubün borcu belli ne kendisinin alacağı. Kaldır indir yapıp hesapları onayladılar. Salonda kimse yoktu. Anlaşılan destek veren de yok. Allah Elazığspor'un sonunu hayretsin. Yazık oluyor bu takıma. Takım böyle başarılı iken yine para oyunlarıyla hevesler kursakta kalacak gibi.
DÖVİZ KURLARI
USD 5.4794     EURO 6.2177     IMKB 104862     ALTIN 230,026    
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:01
Güneş 06:22
Öğle 12:36
İkindi 16:00
Akşam 18:40
Yatsı 19:57