Sururi Seçmen

s.secmen@el-aziz.com 08 Ağustos 2017 Salı 23:33 DİĞER KÖŞE YAZILARI

AKP’DEKİ KEMALİST PELİKANCI VE MİLLî GÖRÜŞÇÜ REKABETİ

Her devrin adamı olmakla ünlü Mehmet Barlas, eşi Canan, oğlu Cemil ve kayını Can Paker kurdukları Pelikancı Trollerle AKP’yi ele geçirme savaşı veriyorlar. Bu aynı zamanda Yeni Türkiye konseptinden vazgeçip Eski Türkiye konseptine geri dönme savaşıdır. Kemalistler CHP ve MHP’de kaybedilen savaşa AKP’de devam ediyorlar!
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP’yi metal yorgunluğu ile itham etme nedeninin de meğerse fabrika ayarları denilen kuruluş felsefesinden saptırılmasıymış! Bu açıklamayı ben değil, AKP Sözcüsü Mahir Ünal yapıyor. Kuruluş felsefesi dışına çıkanları sözcü metal yorgunu olarak niteliyor. Metal yorgunluğu ile kastedilen nedir; sorusuna şu cevabı veriyor:
 
Ak Parti’nin Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle “Siyasetin tek limanı var o da ahlaktır” dediği temel ilkelerden, değerlerden uzaklaşan bir davranış içerisinde olması kabul edilemez bir durum olduğu için eğer böyle bir durum varsa tabii ki AK Parti bugüne kadar gereğini yaptığı gibi bundan sonra da gereğini yapacaktır.
 
Peki, “ahlak” ve “temel ilkeler, değerler” derken kast edilenler nedir? Mesela, yolsuzluğa adı karışanlar mıdır; hayır! AKP’de konuşulan böyle bir konu yoktur. “Ahlak” derken ne kastettiği belli değil. “Temel ilkeler, değerler” ile de nelerin kastedildiği meçhul. Ancak belli olan bir şey var o da şu: Metal Yorgunluğundan kasıt fiziki ya da ruhsal bir yorgunluk değil! AKP’nin ahlaki değerlerinin, temel ilkelerinin terk edilmesidir…
 
Sayın sözcü mademki, AKP’nin ahlaki değerlerinin, temel ilkelerinin ne olduğu hususunda bir açıklama yapmıyor. O halde anlamak için kimlerin temsil ettiğini izleyip görmekten başka çaremiz yok. Ahlaklarının, ilkelerinin, değerlerinin ne olduğunu bildiğimiz insanların temsil ettiğine bakarak AKP’ninkilerini öğrenmiş olacağız. Başka da bir yol, yöntem yok…
 
Eğer “her devrin adamı” Mehmet Barlas, Soros Vakfının Temsilcisi Can Peker, Pelikancı Trollerin yöneticisi Cemil Barlas,  A Haber’e programlar yapan Canan Barlas temsil ederlerse anlayacağız ki; yeni AKP’nin ahlakı liberalizm, değerleri Avrupa Birliği kriterleri, ilkeleri ise Kemalist Devrimler olacaktır.
 
15 yıllık tek başına AKP iktidarında Türkiye içeride ve dışarıda mümkün olduğu ve fırsat bulunduğu ölçüde Millî Görüş politikalarını uygulamaya koydu. Bunun sonucu yurtta sulh cihanda sulh tekerlemesiyle oluşturulan mıymıntılığı, etliye sütlüye karışmama ürkekliği terk edilerek üretilen aktif politikalarla Türkiye bir dizi kalkınma hamlesi de yaparak bölge lideri küresel bir güç haline geldi.
 
Tabii, bu nedenle de küresel güç ve içerideki işbirlikçileri AKP iktidarını, liderini hedefine koydu; demediğini, etmediğini bırakmadı. El-Aziz Gazetesi olarak AKP iktidarını izlediği Millî Görüş politikaları nedeniyle var gücümüzle destekledik…
 
Ama son zamanlarda, özellikle de 16 Nisan Referandumundan sonra Reis’te bir yeniden seçilememe ve ikbal endişesi baş gösterdi. Söylemlerinde, tavırlarında fark edilir bir değişim ve dönüşüm yaşandığına şahit olmaktayız…
 
“İki tane ayyaşın yaptığı yasa sizin için muteber oluyor da; inancın emrettiği gerçek bir vakıa niçin sizin için reddedilmesi gereken bir olay oluyor?” sözlerini Meclis’teki kürsüden haykıran Recep Tayyip Erdoğan’ı bugün ara ki bulasın…
 
Şimdi artık “Biz tekke değil siyasi partiyiz. Ak Parti’ye mürit devşirmiyoruz” gibi sözlerle bambaşka tellerden çalıyor. AKP’de yaşanan, iki tane ayyaşın ilkelerine bağlı Pelikancı Trollerle Millî Görüşçüler arasındaki mücadelede şimdilik yansız davrandığı gibi bir izlenim vermeye çalışsa bile sanki niyetini bozup da kıblesini değiştirmiş bir duruşu var. Umarım yanılıyorumdur.
 
Cumhuriyet tarihinin en inançlı şuurlu Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i kim kulağına fısıldadıysa harcamaktan çekinmedi! TGRT Çıfıt’ının adi tezviratını kale alıp itibar etmeye, milyonlarca mümini kırma pahasına niçin gerek duydu? Mehmet Görmez Hoca emekliliğini isteyip görevini bıraktığı halde, kameraların karşısına çıkıp hala aleyhinde atıp tutuyor. Bu reva mıdır?
 
Yazının burasında, memleketi Rize’de yaptığı konuşmada şunu diyordu: Defolu kişilerle bu mücadeleyi yürütemeyiz! Kim bu defolu dediği kişiler? Tarifini net yaparak efradını cami ağyarını mani bir ifade kullansa da o talihsizleri tanısak…
 
Bu defolular FETÖ mensupları mı, Ergenekoncular, yolsuzluk yapanlar mı, kim? Bu muğlak ifadelerle kastedilenler kimler? Bu suçlamaların hedefindekileri AKP teşkilatlarından tasfiye edeceğine göre doğrusu, kimler diye merak ediyorum…
 
Oysa AKP’de birbiriyle mücadele eden iki kesim var: Kemalist Pelikancılar, Millî Görüşçüler! Başkaca da adı konulabilecek bir kesim yok. Evet, hepsi bu kadar!
 
 Size bir şey diyeyim mi? Bir siyesi lideri doğrudan, bizzat tanıyamazsınız. Kimin desteklediğine, kimin karşı çıktığına bakarak ancak notunu verebilirsiniz. Şimdi gözlemlediğim; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, bugüne kadar her dediğini, yaptığını eleştiren, demediğini bırakmayan küresel sermaye medyası cömertçe övüyor…
 
Dün onlar şiddetle karşı koyarken ben destekliyordum şimdi de onlar hararetle sahiplenip savunuyor bana düşen artık desteklememektir; karınca kararınca da karşı çıkmaktır.
 
                                                            >>>O<<<
Sayı: 976
271 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 03:58
Güneş 05:31
Öğle 12:35
İkindi 16:19
Akşam 19:25
Yatsı 20:51
DÖVİZ KURLARI
USD 3.5179     EURO 4.1308     IMKB 106825     ALTIN 146,001