Sururi Seçmen

s.secmen@el-aziz.com 16 Mayıs 2017 Salı 21:56 DİĞER KÖŞE YAZILARI

OLAĞANÜSTÜ AKP KONGRESİNDE “İSLAMCILAR TASFİYE” EDİLECEK Mİ?



Referandumla gerçekleşen anayasa değişikliğinin yürürlüğe giren maddelerinin bir gereği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21 Mayıs 2017 Günkü olağanüstü kongre ile AKP Genel Başkanlığına gelme imkânı bulmasıdır. Ancak kongrenin başka da sonuçları olacağı beklentisi doğmuş bulunuyor.

Gazeteci Cem Küçük, bir televizyon programında Mehmet Barlas’ın oğlu Cemil Barlas ile katıldığı bir söyleşi sırasında “FETÖ tehlikesi bertaraf edildi şimdi ise İslamcıların AKP’den tasfiye edilmesi vaktidir” şeklinde sözler sarf etmişti.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hindistan gezisi dönüşü gazetecilerden gelen soru üzerine “Biz tekkeye mürit devşirmiyoruz” şeklinde verdiği cevabın yol açtığı tartışmalar medyada sürerken yapmak zorunda kaldığı açıklaması ise şöyleydi: Benim adıma yalnızca Cumhurbaşkanı sözcüsü konuşabilir.

Çevir kazı yanmasın kabilindeki bu sözleri de sadra şifa olmaya, kimseyi tatmin etmeye yetmediği bir yana, tartışmalara yeni boyutlar ekledi. Pelikancı denilen bir grubun basılı, görsel, sosyal medyada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gösterdiği hedeflere yönelik karalama, iftira, yıpratma, itibarsızlaştırma kampanyalarında başı çektiği kamuoyunca bilinmektedir.

O kampanyaların hedefindeki kişilerden olan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Deniz Baykal’ın % 49’un adayı olabilir iddiasına cevap verirken Pelikancılardan da söz ederek “Nasıl organize olduklarını herkes biliyor; yapılanları suskunluk ile izlemek anlamlıdır.” şeklinde konuşmuştu.

Her devrin adamı nitelemesi ile birlikte adı anılan Mehmet Barlas, karısı Canan Barlas, oğlu Cemil Barlas ve kayını -Soros Vakfı temsilcisi- Can Peker her zaman AKP iktidarını desteklediler. Aynı zihniyete mensup öbür çevreler AKP karşıtlığı yapıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik her türlü kampanyada yer alırken asla onlara iştirak etmeyen Barlas Ailesi elde ettiği güveni şimdi değerlendirmek ve siyasi sonuçlara tahvil etmek üzere harekete geçti. Pelikancı trollerin Erdoğan’ı savunmayı yalınkılıç sürdürmeleri de büyük itibar elde etmelerini sağlamıştır.

Barlas ailesinin mensubu bulunduğu malum çevreler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve AKP iktidarını daha evvel agresif şekilde karşılarına almış olduklarından artık diyalog ve İşbirliği yapmak için sadece bu kanalı kullanabilmektedirler. Barlas’a hiçbir AKP’li “daha önce bize şunu, şunu yapmıştı; niye unuttunuz?” diyemez. O nedenle malum çevreler Barlas Ailesini, AKP içinde operasyon yapmak üzere köprü ya da Truva Atı olarak kullanmaya çalışıyorlar.

Ancak Barlas Ailesinin de mensubu bulunduğu malum çevreler küresel güçlere sırtlarını dayadıkları için “güçlü olsalar” dahi toplumsal tabanları CHP’lidir. AKP tabanını büyük ölçüde oluşturan İslamcı denilen kesiminse Millî Görüş partileri seçmenleri olduğu yadsınamaz bir realitedir.

Yandaş denilen medyanın büyük kesimiyle “büyük sermayenin” Barlas Ailesini desteklediği bir vakıadır. Lakin AKP tabanını yitirecek olursa medya ve sermaye desteği ile sadece ayakta kalamaz. Kaldı ki, yeni sisteme göre bir siyasi partinin ayakta kalması de pek bir önem taşımayacaktır. Mutlaka toplumun %50+1’inin desteğini alması gerekir.

“Büyük sermaye” ve “ana akım medya” geçmişte tümüyle CHP’yi desteklemiş olmasına rağmen hiçbir zaman iktidar yapamamıştır. İlaveten vesayetçi kurum, kuruluşlar da ağırlıklarını koydukları halde CHP iktidar olamamıştır.

Olağanüstü AKP Kongresinde şayet “İslamcılar” diye yaftalanan “milli ve yerli” unsurlar tasfiye edilip “masonik/renksiz” unsurlarla ikame edilirlerse, Erdoğan efsanesinin sonunun başlangıcı olur.

Planın bir diğer boyutu ise şudur: El-Aziz olarak yıllardır ısrarla dile getirdiğimiz gibi Saadet Partisi kabuk yönetimi masonik karanlık odanın kontrolüne girmiş, her konuda gayrimilli politikalara alet olmaktadır. AKP’den “İslamcıları” tasfiye ederlerse bu sayede Saadet Partisi güçlenecektir. O takdirde hem AKP, hem de Saadet Partisi İsrailci “renksiz/masonik” zihniyetin kontrolüne girmiş olacaktır. Böylece Pelikancı troller bir taşla iki kuş vurmuş olacaklardır.

Başbakan Binali Yıldırım Yeni Şafak gazetesinden gelen Pelikancı trollere ilişkin bir soruya verdiği sert cevapla konuya farklı bir boyut getirmiş bulunuyor. Bazı yazarlar bu sözlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldığı değerlendirmesinde bulundular. Pelikancı trollerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde olduğu realitesini 11. Cumhurbaşkanı Gül de gayet anlaşılır şekilde ima etti. Başbakan Binali Yıldırım’ın Pelikancı trollere yönelik sert ifadeleri kongreye nasıl yansır?

Bunu şimdiden öngörmek çok mümkün değilse bile, önemli bir endişe kaynağı olduğu söylenebilir. Nitekim Başbakan Binali Yıldırım olağanüstü kongre olmaz diye açıklamada bulunduktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan aksine karar aldı.

21 Mayıs’taki Olağanüstü AKP Büyük Kongresinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güç kaybına uğrayacağına dair güçlü sinyaller, endişeli yorumların yapılmasına neden olmaktadır. Umarım Cumhurbaşkanı Erdoğan kişisel kaygılarla AKP’yi ve dolayısıyla da Türkiye’yi riske atmaz.

Sayı: 965
438 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 04:02
Güneş 05:34
Öğle 12:34
İkindi 16:17
Akşam 19:21
Yatsı 20:46
DÖVİZ KURLARI
USD 3.5161     EURO 4.1312     IMKB 107202     ALTIN 145,202