TRUMP DİRENİYOR

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon önceleri örtülü olarak desteklemekte olduğu terör örgütü PKK’yı artık alenen ve resmen destekliyor.

03 Mayıs 2017 Çarşamba 01:39 < MANŞET
Pentagon Türkiye’ye karşı bastırıyor;

TRUMP DİRENİYOR
 
ABD Savunma Bakanlığı (silahlı kuvvetleri) Pentagon önceleri örtülü olarak desteklemekte olduğu terör örgütü PKK’yı artık alenen ve resmen destekliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri PYD üssünü bombalayınca, Pentagon’un üniformalı adamları PKK’nın kırmızı listede aranan en azılı elebaşlarını yanına alarak vurulan bölgeyi ziyaret ediyor ve önce resimlerini ardından görüntülerini yayınlatarak Türkiye’ye mesaj gönderiyor, gözdağı veriyor.
 
Pentagon bununla da yetinmeyip PKK-PYD güçlerinin ABD bayraklı zırhlı araçlarla kalkan oluşturarak himayesini üstleniyor. Daha önce benzeri bir korumayı Münbiç’te yapmış PYD -PKK işgalinin devam ettirilmesini sağlamıştı. Pentagon bütün bunları IŞİD ile mücadelede PYD ile ittifak ettiği gerekçesiyle yapıyor. Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘eğer derdiniz IŞİD ise terör örgütü ile ittifak kurmak bir devlete yakışmaz, Rakka’ya birlikte girelim elinden alalım’ demesini duymazdan, anlamazdan geliyor. Böylece Pentagon’un derdinin IŞİD olmadığı açık-net ortaya çıkıyor. Peki, o halde Pentagon’un derdi nedir?
 
Ama önce derdini değil Pentagon’u mercek altına alıp biraz tanımaya çalışalım. Pentagon, NATO ittifakını kontrolünde tutan Dünya Siyonizm’inin askeri gücüdür. İsrail’in güvenliğinin ve bekasının bekçiliğini, dünyanın ise jandarmalığını yapan Pentagon’da Yahudi olmayanı asla general yapmazlar. Pentagon NATO üzerinden TSK’da da Yahudi muhibbi olmayana üst düzey görevlere gelme şansı tanımazdı. Lakin o durum; 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde art arda darbeler yediğinden giderek İsrail aleyhine bozuldu. Ergenekon ve 15 Temmuz olaylarında da İsrail muhibbi generaller çok büyük oranda tasfiye edildiler.
 
Tabii bunlar öylesine, kendiliğinden değil; Erbakan’ın ordu bünyesinde kurduğu milli derin devlet teşkilatı marifetiyle gerçekleştirildi. 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat 1997 Müdahalesi gibi; 27 Nisan 2007 E-Muhtırası, Ergenekon’un Darbe Planları, FET֒nün 15 Temmuz Darbe Girişimi de millî derin devletin karşı hamleleriyle sonuçsuz bırakıldılar. Bunların tamamı Pentagon’da planlandı; lakin hiçbiri amacına ulaşamadı!
 
Bölücü terör örgütü PKK’nın da Pentagon kontrolündeki TSK mensuplarınca kurulduğunu, konuya ilişkin yazılıp çizilenleri takip etmiş olanlar bilmektedirler. PKK ile mücadelenin çok uzamasının, örgütün giderek güçlenmesinin nedeni de Pentagon’a bağlı TSK içindeki bazı unsurlardı. 15 Temmuz Darbe Girişimi püskürtüldükten ve karşı darbe başlatıldıktan sonra TSK’nın PKK ile mücadelede ve başlattığı Fırat Kalkanı harekâtında gösterdiği olağanüstü başarının nedeni de Pentagon’a bağlı unsurların tasfiye edilmesidir.
 
Biraz tanıdığımızı varsayarak şimdi “Pentagon’un derdi IŞİD değilse ne?” konusunu ele alabiliriz… Bugüne kadar İsrail’e tek mermi sıkmayan Beşşar Esat yönetimi ve IŞİD’le asla bir sorunu olmayan Pentagon’un asıl derdi kontrolünden çıkmış olan Türkiye’dir. Ne var ki, IŞİD içinde de Türkiye’den çok ABD ve NATO müttefiklerini hedef alan etkin unsurlar var...
 
Pentagon kontrolünden çıktığı için IŞİD’in Batı ile mücadeleyi esas alan unsurların Türkiye etkisine girdiğini düşünmektedir. O nedenle Batılı çevrelerle yerli işbirlikçileri mütemadiyen Türkiye’nin IŞİD’i desteklediğini dillendirmektedirler.
 
Dünya Siyonizm’inin güdümünden çıkmış bir Türkiye ve Pentagon’un kontrolünden çıkmış bir TSK İsrail için en büyük tehdit ve tehlike kaynağıdır. Bu nedenle Pentagon’un asıl derdi bağımsız, özgür, milli çıkarlarını esas alan iç ve dış politikalar üretip geliştiren Türkiye’dir.
 
Ta başından itibaren Pentagon’un Suriye’de uyguladığı, bir türlü başarılı olamadığı politika Türkiye’nin başına çorap örmeyi amaçlamaktadır. Önce Beşşar Esat yönetimini Türkiye ile karşı karşıya getirerek işbirliği yapmasına mani oldu. Sonra Suriye iç savaşını Türkiye için tehdit ve risk haline getirmeye çalıştı. Ardından Türkiye-Suriye savaşı çıkarmak için birçok provokasyon yaptı. Suriye’nin -aslında İsrail’in- Türkiye’nin silahsız bir uçağını düşürmekle yapmaya çalıştığı iki ülke arasında çatışma çıkartıp Arap ülkelerini savaşa dâhil etmekti.
 
Türkiye bu tezgâha gelmeyince bu defa FETÖ aracılığıyla Rusya’nın uçağını düşürerek iki ülke arasında savaş çıkartmaya çalıştı. Türkiye, Rusya bu tezgâha da gelmemeyi başardı. Pentagon, sınırdaki yerleşim merkezlerine sürekli top atışları yapılırken, Türkiye’nin Suriye sınırından içeriye adım dahi atmasına müsaade etmiyordu. Rusya’nın izniyle Fırat Kalkanı harekâtı başlatıldı ve 2500 KM²’lik bir stratejik alan kontrol altına alındı. Bundan rahatsızlık duyan Pentagon’un artık en önemli hedefi TSK’yı Suriye’den çıkartmak oldu.
 
Başkan Obama’ya son döneminde istediğini yaptırmayı başaran Pentagon Trump Başkan seçilince büyük sıkıntılar yaşamaya başladı. Trump, ABD’nin Suriye ve Irak’ta terör örgütü unsurlarıyla değil, bölge devletleriyle işbirliği yapmayı seçim kampanyasında deklare eden bir aday olarak seçim kazanmıştı. Ayrıca ABD’nin Irak işgalinde 6 trilyon $ harcadığının bu para ile iki Amerika kurulabileceğinin altını çizen Trump iç sorunlara eğilme sözü vermişti.
 
Bu, ABD’nin dünya jandarmalığını bırakıp kalkınmasını, halkının refahını gerçekleştirmesi, kendi sorunlarının çözümünü öne çıkarması demekti. İsrail’in güvenliği ve bekasını kendisi için varlık nedeni sayan Pentagon’un ve diğer Siyonist yapılanmaların Trump ile uzlaşmak gibi bir niyeti yoktu. Bu yüzden Başkan seçildikten ve göreve başladıktan sonra Trump’ı hedef haline getirmeye, mücadeleye devam ettiler, ediyorlar…
 
Türkiye de Suriye ve Irak politikalarını ABD’de devam eden Başkan Trump ile Siyonistlerin arasındaki bu mücadelenin seyrine göre belirliyor. Küresel medya üzerinde hala etkili olan Siyonist yapılanma Trump’ı kazara Başkan seçilip ABD’nin başına bela olan bir acayip kişi olarak takdim ederek ya kontrol altına alınacak ya da bir şekilde bertaraf edilecek gibi bir algı oluşturmaya çalışıyor. Lakin gerçek bu algıdan çok farklıdır.
 
Önce bir kere ABD’deki kurulu düzenin her türlü teamül dışı yöntemlerle karşı koymasının, gayri ahlaki bir seçim kampanyası yürütmesinin ardından bütün beklentilerin aksine seçimi kazanmış olması bir rastlantı değildi. Trump’ı destekleyerek seçim kazandıran bir Ulusalcı denilen siyasi akım var. Trump’a hem ABD toplumunda hem de derin devletinde desteğini veren bir siyasi yapılanma var. Trump’ın sistem karşıtı söylemini bu siyasi güç belirliyor ve gerçekleştirmesi için ısrarlı bir destek veriyor. Dolayısıyla Başkan Trump’ın pes edip havlu atması söz konusu değildir. Arkasındaki devlette de uzantısı olan yapılanma izin vermez.
 
Bugüne kadar Başkan Trump’a birçok geri adım attırılıp birçok girişiminin engellendiği çok açık bir realitedir. Lakin Trump’ı Başkanlıktan düşürebilecek bir hamleyi oluşturdukları tüm beklentilere rağmen henüz yapabilmiş değiller. Trump’ı destekleyenler düzeni değiştirmeyi amaçlıyor. Eğer statükodan yana olanlar Ulusalcı siyasi akıma mani olalım derken ABD’yi iktidar kavgasına sürükleyip küresel sorunlarla ilgilenemez duruma düşürürlerse Türkiye’yi bu da rahatlatır ve bölgedeki gelişmelere müdahalesini kolaylaştırır.
 
Nicedir ciddi şekilde Pentagon’un ABD’de darbe yapabileceğine ilişkin iddialar yapılmakta! Eğer Trump Başkanlıktan düşürülemezse son çare darbe deniliyor. Gerçekleşecek olursa, darbe de Türkiye’nin işini kolaylaştırır. O zaman Pentagon, ABD’yi kontrolünde tutmak için bütün gücünü kullanır. İç çatışmaları önlemeye, birlik ve bütünlüğü sağlamaya bütün gücü ile çalışmak zorunda kalır ki bu da Türkiye’ye bir müdahaleye imkân bırakmaz.
 
Eğer taraflar yenişemezse siyasi iktidar mücadelesi devam ederse Başkan Trump Türkiye ile ittifak içerisine girer karşılıklı dayanışma halinde Siyonist NEO-CON’larla mücadeleye o minvalde devam edilir. Nitekim Türkiye’nin Pentagon’u PKK’lı teröristlerle ittifak kurduğunu söyleyerek yıpratması ABD toplumunda ve siyasi çevrelerinde etkili olmaktadır. Kaldı ki bu tutumunu İsrail hesabına sürdüren Pentagon ABD toplumundan tepki alıp Yahudi karşıtlığı yapılmasına yol açmaktadır. ABD’de dehşet bir Yahudi karşıtlığı olduğundan söz ediliyor.
 
Başkan Trump ve arkasındaki Ulusalcı toplum desteği Pentagon’un dayatmalarına karşılık vermeyi sürdürüp pes etmemek zorundadır. ABD’de yaşanan görülmedik iktidar kavgasını taraflardan birinin bırakması demek yok oluşla eş anlamlıdır. Ne Siyonist NEO-CON’lar ne de Başkan Trump ve Ulusalcılar yaşanan iktidar kavgasında meydanı karşıtlarına bırakma lüksüne sahipler, ölümüne devam ettirmek zorundalar.
 
Türkiye ve Rusya ABD’deki iktidar kavgasında Başkan Trump’tan yana hareket ettiğinden, Pentagon Suriye’de köşeye sıkışmaktadır. Başkan Trump’ın eli güçlendikçe Pentagon’dan hesap sorması ve birtakım tasarruflarda bulunması mümkün olacaktır. Şimdilik emrivakiler yaparak Türkiye’nin önünü kesmeye çalışması sürdürülebilir ve sonuç alıcı değildir.
 
NATO müttefiki Türkiye’ye karşı tüm dünyanın resmen terör örgütü olarak tanıdığı PKK’ya destek verip sahip çıkmayı ABD’nin resmi politikası haline getirmeyi serdengeçti Pentagon generalleri başaramazlar. Son dönemlerde ABD’li sivil yetkililerden daha çok Pentagon’un generalleri Türkiye’yi ziyaret ediyor. Maksatları Beyaz Saray’dan bağımsız bu politikalarını TSK’ya dayatarak sonuç almak. Ancak bugüne kadar pek başarılı olamadılar.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump’la yapacağı görüşmede Pentagon’un PKK’lıları koruduğunu masaya koyacağını açıklaması birilerinin uykusunu kaçırmış olmalıdır. İsrail’e her türlü desteği vereceğine ilişkin Trump’ın sözlerinin bir retorikten öte anlamı olmadığına kanıt Siyonist NEO-CON’ların bu agresif tutumudur.
 
Başkan Trump’a Rusya’nın desteği iç politikada handikap oluştursa bile Türkiye’nin destek vermesi bir NATO üyesi ve ABD’nin stratejik müttefiki olarak büyük değer taşımaktadır. Bu desteğin ABD iç politikasında kullanılması durumunda Pentagon ve şürekâsı için aşılamaz handikaplar oluşacağı şüphesizdir.
 
Pentagon’un İsrail’in güvenliği ve bekası uğruna ABD askerlerini Suriye’ye getirtip savaşta telef etmesi iç kamuoyunda eskisinden daha fazla yankı ve tepki doğuracaktır. Ulusalcıları kızdıracak böyle bir yaklaşımı Türkiye de muhakkak ABD kamuoyuna yansıtmada elinden geleni yapacaktır.
 
ABD’de derinleşen iktidar kavgasının Türkiye’nin manevra kabiliyetine çok önemli katkıları olacaktır. Nasıl ki Türkiye’de İsrail çıkarlarını savunmayı konumlarını korumanın gereği bir misyon haline getirenler varsa; ABD’de de Yahudi Lobisi ile iktidar mücadelesinde Türkiye ile ortak politikalar geliştirmeyi pozisyonlarını korumanın gereği görev bilenler artık var.
 
Pentagon ABD toplumunun çıkarlarını göz ardı edip İsrail için Türkiye’yi karşısına almanın bedelini ödeyecektir. Başkan Trump ve Ulusalcı akım ABD’de yaşamayı Yahudiler için çok riskli duruma getirebilir. Avrupa ülkelerinde de Yahudi karşıtlığı yeniden nüksetmektedir.
 
Sayı: 963
1003 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 05:09
Güneş 06:31
Öğle 12:15
İkindi 15:15
Akşam 17:45
Yatsı 19:02
DÖVİZ KURLARI
USD 3.6704     EURO 4.3242     IMKB 108489     ALTIN 152,555