TÜRKİYE-İSRAİL DENGESİ

Pentagon Suriye’de PKK/PYD güçlerine İsrail hesabına destek vermek için Başkan Trump ile mücadele ederken TSK’nın konumu olağanüstü önem taşımaktadır. Suriye’de TSK’dan izin ve destek alınmadan Pentagon’un yapabileceği hiçbir şey yoktur.

16 Mayıs 2017 Salı 22:57 < MANŞET
Trump-Pentagon bilek güreşinde eksen
 
TÜRKİYE-İSRAİL DENGESİ

 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti öncesinde ön görüşmeler için ABD’ye gönderilen ‘ağır toplar’ hiçbir işe yaramadı. Tam aksine Başkan Trump imzaladığı kararname ile Suriye’de PKK-PYD’ye silah yardımını resmileştirerek ‘ağır topları’ alabildiğine itibarsızlaştırdı.
 
Türkiye’nin ‘ağır topları’ ABD’ye gitmeden önce, Yahudi Lobisinin iki ‘ağır topu’ yaptıkları İsrail ziyaretinin ardından Beştepe Külliyesinde gayri resmi kabul edilip görüşme yapıldığı -gizliliğine rağmen- medyaya yansıdı. Bu iki ‘ağır top’ ABD’ye döndüklerinde, Rıza Zarrab davasına müdahil olup lehte bir rapor hazırlamış, Adalet Bakanlığı sitesinde yayınlatmış!
 
ABD’ye gönderilen ‘ağır toplardan’ Hakan Fidan’la İbrahim Kalın’ın İsrail’e yakınlığı, artık deşifre edilmiş açık sır niteliğinde; yani biliniyor lakin konuşulmuyor. Bu durumun, Beştepe Külliyesi ile İsrail arasında spesifik bir diyalog, işbirliği ve dayanışma niteliğinde olduğunun şüphe bulutları ülke ufuklarını çepeçevre sarmış durumda.
 
Neyse ki Başkan Trump’ın arkasındaki ABD derin devleti bu senaryoya limon sıkarak artık sahnelenemez hale getirdi. Pentagon’un zaten uzun süredir Suriye’de PKK/PYD güçlerine yaptığı gayri resmi silah yardımı ve lojistik desteği resmileştirerek alenileştiren kararname, sanki bir taşla iki kuş vurmuş gibi…
 
Birinci kuş, İsrail’in Pentagon üzerinden Beştepe Külliyesi ile Başkan Trump’a karşı ittifaka girme planı bozulmuş oluyor. Sonuçsuz kalan Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’ın temaslarını gören Beştepe Külliyesi umduğunu bulamadığı İsrail ile işbirliği ve dayanışmaya pek sıcak bakamayacak; ihtiyatlı, mesafeli duracaktır.
 
İkinci kuş ise Pentagon PKK/PYD güçlerine yaptığı silah ve donanım desteğini istediğinde siyonist medya desteğiyle hiç olmamış gösterip Türkiye’nin geliştireceği politikalara eleştiri getirir, aleyhinde kamuoyu oluşturabilirdi. Artık bunu yapamayacak! Pentagon’la PKK/PYD arasındaki ittifak silah yardımına ilişkin kararname ile resmileşti, inkârı mümkün değildir.
 
İsrail, özellikle Fırat Kalkanı harekâtıyla kendisini oldukça sıkıntıya sokan Türkiye’ye karşı Pentagon’u baskı unsuru olarak kullanıyordu. Ama Pentagon ile Başkan Trump arasındaki bilek güreşi bunu zorlaştırıyordu. İsrail bu handikabı aşmak için Beştepe Külliyesi ile ittifak kurma planı yapıp hayata geçirmeye çalışıyor…
 
Beştepe Külliyesi de Başkan Trump’ı daha güçsüz görüyor olmalı ki bu ittifaka sıcak bakıp ona göre vaziyet almış görünüyor. Bunun iç politikadaki yansımaları önemli mesajları içeriyor. Barlas Ailesinin Beştepe Külliyesi nezdindeki yükselen itibarı İsrail’in hayli mesafe aldığını göstermektedir. Gazeteci Cem Küçük’ün işaret fişeğini yaktığı İslamcıları AKP’den tasfiye planına, Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Tekkeye mürit devşirmiyoruz’ sözleriyle sıcak baktığı izlenimini verince şüpheler iyiden iyiye arttı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan millî derin devletin kendisi yerine Abdullah Gül-Ahmet Davutoğlu ikilisini tercih ederek kendisinden desteğini çektiği düşüncesinde olduğu izlenimini veriyor. Olağanüstü Büyük Kongrede Genel Başkanlığı üstlenip, AKP’yi ‘fabrika ayarlarına’ tekrar döndüreceği sinyallerini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan hiç ummadığı bir yerden zorluk ile karşılaşmış durumda. Başkan Trump’ın arkasındaki ABD derin devleti ile milli derin devlet, adeta ittifak içinde, hatta aynı merkezden yönetiliyor gibi Beştepe-İsrail ittifakını engelliyor.
 
Beştepe Külliyesi ile İsrail arasındaki ittifakın Beyaz Saray engeliyle karşılaştığı görülüyor. Eğer Hakan Fidan ve İbrahim Kalın ABD’deki temaslarında başarılı olsalardı plan tıkır tıkır işleyecek, İsrail de diyetini isteyecekti. Başkan Trump’ın buna imkân vermediği görülüyor.
 
Şimdi artık Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Başkan Trump’ın görüşmesinde, Beştepe Külliyesi hangi ABD ile stratejik işbirliği yapacağına karar vermek durumunda kalacaktır. Pentagon, Başkan Trump karşısında Türkiye’nin yardımına ihtiyaç duymaktadır. Başkan Trump’ın da aynı minvalde Pentagon’a karşı Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu bir vakıadır.
 
Pentagon Suriye’de PKK/PYD güçlerine İsrail hesabına destek vermek için Başkan Trump ile mücadele ederken TSK’nın konumu olağanüstü önem taşımaktadır. Suriye’de TSK’dan izin ve destek alınmadan Pentagon’un yapabileceği hiçbir şey yoktur. O yüzden Pentagon Başkan Trump’a karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ittifak kurmak zorundadır.
 
Türkiye’nin Aşil Topuğunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne pahasına olursa olsun 2019’da yeniden seçilmek istemesi olduğunu İsrail keşfetmiş bulunuyor. Bunun için yeterli güvence verebilirse istediğini yaptıracağını düşünüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın referandumdaki oyunun -MHP dışında- % 40’a düşmüş olması İsrail’i bir hayli umutlandırmışa benziyor.
 
Lakin şimdiye kadar millî derin devlet karşısında tek bir başarısı dahi olmayan İsrail’in işini kolaylaştıracak hiçbir şey uğrayacağı akıbeti değiştirecek değildir. Buna en az, biz eminiz.
 
Başkan Trump ve arkasındaki güç Türkiye’nin Suriye’deki asıl müttefiki Rusya ile de ittifak arayışı içindedir. ABD’deki iki derin devletin karargâhları, Beyaz Saray ve Pentagon olarak nicedir karşı karşıyadır. Oğul Bush ve Obama döneminde de bu böyleydi. Hatta Nixon’ı ve Clinton’ı da ABD’deki kurulu kadim sistem hedefine koymuştu. Ancak hiçbir zaman Trump ile yaşanmakta olan kavga kadar ciddi ve aleni olmadı. Başkan Trump ve arkasındaki güç, Pentagon’u üs edinmiş bulunan kurulu sisteme karşı bir ölüm-kalım mücadelesi vermekte, kaybetmemek için de herkesle stratejik ittifak kurmaktan çekinmemektedir.
 
İsrail’in son zamanlardaki art arda yaptığı suikast saldırıları karşısında sessiz kalan Rusya, aynı saldırılara maruz kalan Türkiye ile Suriye’de stratejik ittifak içerisindedir. Lakin Rusya, tıpkı ABD ve Türkiye’deki gibi İsrail uzantısı güçlü bir yapılanma ile de mücadele vermenin nicedir sıkıntılarını yaşamaktadır. İsrail; Türkiye, ABD, Rusya içinde savunma durumunda!
 
Karşısındaki Erdoğan-Putin-Trump troykası ittifakını kırmaya çalışan İsrail’in Erdoğan’a en zayıf halka nazarıyla baktığı anlaşılıyor. Trump’ı hedefine koyarken Putin’den destek alma gibi bir ümidi bulunmuyor. AKP’nin kuruluşu ve fabrika ayarlarının yapılmasında Erdoğan’ı desteklemiş olan ABD Yahudi Cemaati -tüm yaşananlara rağmen- yeniden kontak kurarak işbirliği ve dayanışma içerisine girmeyi planlamaktadır. Kuyruk ve evlat acısına rağmen bu işbirliği, dayanışma kamuoyu tepkisini de aşarak başarılı olur mu, tutar mı; görülecektir.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 2019’da seçilme teminatı vermeye çalışan Dünya Siyonizm’ine nasıl, ne kadar güvenileceği aşılması çok zor bir handikaptır. İslamcıları AKP’den tasfiyeyi planlaması ise ayrı bir handikap oluşturmaya aday görünüyor. Zaten kişisel oyu % 40 olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçilmek için % 10’luk bir ilave oya ihtiyacı ortadayken İslamcı tabanı küstürmesi halinde daha da büyüyecek açığı nasıl kapatacağı bilinmemektedir.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP’nin desteğini alması ise milli derin devlet istemeden asla olmaz. Devlet Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş için referandumda verdiği destek de milli derin devletin isteği doğrultusunda gerçekleşti. 2019 Seçimine daha epey zaman var, kimse şimdiden bir bağlantıya girmez, girse bile sürdürülebilir olması zor.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin hayati çıkarlarını 2019 seçimi için pazarlık konusu yapması halinde sonuç alabilmeyi, hele bunu garanti etmeyi düşünmesi akla ziyan bir hırs ve tutkudur. Hele ipin ucunu İsrail’in eline verirse ülke ve kendisi için de felaket olur.
 
Daha yeni atlattığı 15 Temmuz felaketinin her türden komplikasyonları yaşanırken İsrail’le yeni kombinezonlara girişmenin Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir hayır getirme ihtimali olabilir mi? İsrail’in, FETÖ kamuflajıyla giriştiği 15 Temmuz saldırısını kim önlendi? Haberi eniştemden aldım diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan mı; yoksa milli derin devlet mi?
 
Trump-Pentagon bilek güreşi, aslında kurulu Yahudi düzeni ile giderek antisemitist niteliğe bürünen Ulusalcı Akım arasındaki ölümüne bir iktidar kavgasıdır. Bu iktidar mücadelesinin lanse edildiği gibi bir tarafı devlet diğer tarafı örgütsüz toplum değildir; her iki tarafın devlet içinde bir arka planı vardır. Nitekim kurulu düzen her türlü kuralı, teamülü çiğneyerek mani olmaya çalıştığı halde Trump seçildi. Göreve başlatmamak için her yol denedi yine olmadı beceremedi. Düşürmek için elinden geleni ardına koymuyor yine olmuyor, beceremiyor.
 
Bu yüzden Trump-Pentagon bilek güreşi kısa sürede sonuçlanacak gibi görünmüyor. İsrail Suriye’de kontrolünden çıkmış gelişmeler karşısında son derece tedirgindir. Pentagon’dan bölgeye büyük askeri güç göndermesini istemektedir. Başkan Trump’la destekçileri bunun gerçekleşmesine, arkalarındaki kamuoyu desteği ile izin vermeyeceklerdir. Zaman İsrail’in aleyhine işlemektedir. Buna karşın Türkiye rahattır, zaman da lehine işlemektedir.
 
Pentagon’un PKK/PYD güçlerine yaptığı silah yardımının ne kısa ne uzun vadede Türkiye için güvenlik tehdidi oluşturması mümkün değildir. Televizyon programlarında konuşmakta olan İsrailciler Türkiye’yi yanlış yola yönlendirmek için yırtınıp duruyorlar ama nafile. Hiçbir etkileri olmamaktadır. Türkiye ne yapacağını çok iyi biliyor ve hiç yanlış yapmıyor.
 
Suriye’de herkesin Kürt’ü var Türkiye’nin yok, diyerek yanlış önerilerde bulunuyorlar. Oysa Türkiye’nin bir grup Kürt ile iş tutması asla doğru değildir. Nasıl ki Irak Kürtleri Araplarla bir türlü uzlaşmaya varamadılar, güven ve ikballerini Türkiye ile entegre olmakta görüyorlarsa Suriye Kürtlerinin de sonu odur. Bu, herhangi bir zorlamaya gerek kalmadan kendiliğinden oluşacak bir durumdur. Türkiye’nin asıl sorunu İsrail’in planlarını akamete uğratmaktır.
 
İsrail’in Pentagon üzerinden PKK/PYD güçlerine sağladığı destek, kesinlikle DEAŞ ile ilgili değil, Rakka için de değil. FETÖ kamuflajı ile kalkıştığı 15 Temmuz saldırıları gösterdi ki İsrail Türkiye’yi yok etmek istiyor. NATO desteğinde FETÖ       ile başaramadığını PKK/PYD güçleri ile Pentagon desteğinde gerçekleştirmeye çalışıyor. Allah’a çok şükür ki, milli derin devlet her şeyi çok iyi biliyor ve gerekli tedbirleri de çok başarılı şekilde alıyor. Bugüne dek İsrail hiçbir planını gerçekleştiremedi, hiçbir teşebbüsünü başarıya ulaştıramadı.
 
İsrail Türkiye’yi yok etmedikçe bölgede tutunamayacağını çok iyi biliyor. Türkiye’de de çok güçlü bir yapılanması var. Lakin sermaye, medya ve siyaset tekeli çoktan kırıldı. Türkiye’yi ABD ile kıyaslamak gerekirse Başkan Trump, Turgut Özallı yıllarımız düzeyinde, 30 yıldan daha fazla geriden bir mücadele yürütüyor. Türkiye bu mücadeleyi tek başına kazanabildi. ABD’nin ise Türkiye ve Rusya gibi iki güçlü destekçisi var. İsrail kesinlikle kaybedecektir.
 
Ergenekon ve FETÖ darbe hazırlıklarının mutfağı İsrail’di. İkisini de başaramadığı gibi çok büyük zayiat verdi. Artık İsrail’in Türkiye’yi içeriden çökertme umudu kalmamış olmalıdır.
 
Sayı: 965
1084 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • EDİTÖR - 16 Mayıs 2017 Salı 23:47
    ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİ: PYD'ye silah yardımını imzalayan Trump'la "nokta koyacağız" diyen Erdoğan nasıl uzlaştı? Trump şöyle demiş olmalı: Eğer İsrail ve ABD'deki uzantıları üzerinden bana yaklaşırsan zırnık alamazsın. Onlarla kanlı bıçaklıyız. Eğer onlara karşı benimle ittifak kurarsan dükkân senin.
ELAZIĞ ⇓
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
DÖVİZ KURLARI
USD 3.6718     EURO 4.3287     IMKB 106926     ALTIN 151,370